imdb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imdb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2015 Çarşamba

İki Film Birden

Geçtiğimiz hafta öneri üzerine iki sağlam film izledim. Baba olduktan sonra filmlere ayıracak çok fazla vaktim olmadığından ya çok ses getirmiş filmlere, ya önceden izlediğim filmlerin devamına ya da bu örnekte olduğu gibi arkadaşların önerisi üzerine izleyebiliyorum.

Bunlardan ilki Al Pacino'nun oynadığı Danny Collins. John Lennon'un harika müzikleriyle film aile bağlarının ne kadar önemli olduğunu hatırlatırken adeta su gibi akıp geçiyor.


İkincisi ise motivasyonu yüksek, farklı bir başarı hikayesi filmi: Million Dollar Arm. Filmin sonlarına doğru öyle bir konuşma sahnesi var ki, önemli bir görüşme öncesi bu sahneyi izleyip işe koyulursanız kesinlikle başarırsınız.


Yine aynı filmden önemli bir motivasyon kaynağı ile sizleri selamlamak isterim...


8 Aralık 2013 Pazar

Gerilim Sevenlere: the Prisoners

Baktım da son dönemde çocuklarla ilgili yavaştan paylaşımda bulunmaya başlamışım. Ee moda giriyoruz artık. Dün ve bugün de (film 2 buçuk saat olduğu için 2 günde izlemeyi tercih ettim – siz tek seansta bile bitirebilirsiniz) konuyla azıcık ucundan alakalı bir film de izledim. Sizlere de öneri şeklinde bu filmden bahsetmek isterim.

Filmimizin adı “the Prisoners”.  Türkçeye nasıl çevrildi/çevrilecek bilmiyorum çünkü 27 Aralık’ta ülkemizde vizyona girecek. Filmde çocukları kaçırılan bir ailede babanın yaşadığı arama süreci ve bunun dedektifle kesişen öyküsü anlatılıyor. Sürekli olarak film size sonunu merak ettiriyor ve izlerken de o gerilim hissini görüntü ve müziklerle yaşattırıyor. Kadroda  Hugh Jackman da var desem sanırım yeterli olur.
Özellikle havaların soğuk seyrettiği bu dönemde evde sıcak sıcak izleyebileceğiniz güzel bir gerilim filmi arıyorsanız, imdb’den 8.1 almış bu filmi tercih edebilirsiniz.
 
Çocuğunuzu korumak için neler yaparsınız? Keller Dover (Jackman) her anne babanın en kötü kabusuyla karşı karşıya. Altı yaşındaki kızı Anna arkadaşı Joy ile kaybolmuştur. Dakikalar saatlere döndükçe, panik gittikçe artar. Tek ipucu sokaklarına çok önce park etmiş döküntü bir karavandır. Soruşturmayı yöneten Detektif Loki (Gyllenhaal) arabanın sürücüsü Alex Jones’u (Paul Dano) tutuklar. Ama kanıt yetersizliği nedeniyle şüpheliyi salmak zorunda kalır.

Çocuğunun hayatının tehlikede olduğunu bilen çıldırmış Dover durumu kendi ellerine almaktan başka bir seçeneği olmadığını fark eder. Çaresiz baba kızları bulmak için her şeyi yapacaktır. Ama bunları yaparken kendini kaybedebilir ve şu soruyla boğuşabilir: Adaleti aramakla suçlu olmak arasındaki sınırı ne zaman geçersin?

3 Kasım 2013 Pazar

3 Idiots - İzlenmesi Gereken Bir Film (Hatta Ötesi)

Eğer güzel bir şekilde harcamak için 3 saatiniz varsa o 3 saati "en güzel" şekilde harcayabileceğiniz şeyin adresini veriyorum: 3 Idiots

Bir Hintli filmi olduğu için belki izlemekten çekinebilirsiniz ama izledikten sonra pek çok Hollywood filminde harcadığınız vakte yanacaksınız.

Film 2 saat 50 dakika diye de çekinceleriniz olabilir, ki bilen bilir ben de öyle uzun filmlere hiç gelemem, filmin kaç dakikası kalmış diye hiç bakmadan bir çırpıda izleyeceksiniz.

Peki bu film size ne mi katacak? Kişisel gelişim ve yüksek motivasyon için bizlere sürekli dikte edilen "sevdiğin işi yap" mantalitesi var ya, onun hayatta nasıl uygulanması gerektiğini, doğru işi elimizden gelenin en iyisiyle yaptığımızda bizi mutlu sonun beklediğini gösterip film sonrası yaptıklarınıza ve yapacaklarınıza bir kez de eleştirel bir gözle yaklaşmanızı sağlayacak.

Dilerseniz imdb'den girip filmin notuna ve yorumlarına da bir bakıp referans alın ve bence  mutlaka bir ara 3 saatinizi bu güzel film için ayırın. Tavsiyemdir!

10/10

3 Şubat 2013 Pazar

İzlenmesi Gereken Bir Film: Umut Işığım

Silver Linings Playbook

İşte benim sevdiğim tarz film bu! Kesinlikle karşısında geçirdiğiniz 2 saati hakeden, hem izlerken hem de izledikten sonra içinizi ısıtan müthiş bir film.

Çok keyifle izledim, arşivimde mutlaka saklayacağım ve çevremdekilere de önereceğim. Ekşisözlük'te hızlıca yorumlarına baktım, onlar bile beğenmiş. Bugün itibariyle IMDB'de 8.1 puan almış. Ee daha ne olsun efendim, izleyin ve izlettirin.

Konuyu da kısaca kopyala yapıştır yapalım ki başka sitelerde gezinmek zorunda kalmayın:

Pat Peoples (Bradley Cooper) her zaman bardağın dolu tarafına bakan, “Her şeyde bir hayır vardır,” sözüne inanan bir adamdır. Karısı kendisini başka bir adam için terk ettikten sonra akıl hastanesinde kalan Pat, karısını geri kazanmaya ve hayatını yeniden düzene sokmaya kararlıdır. Moralinin bozulmasına asla izin vermemeye çalışan Pat anne babasının yanına taşınır ve kendisini karısının istediği türden bir adam olmaya çalışmaya adar. Ancak bu zor bir mücadeledir. Taa ki hayatı istediği gibi gitmeyen güzel bir genç kadın olan Tiffany (Jennifer Lawrence) ile tanışana kadar.Çift birlikte hayatlarını yönlendirmeye ve kendi kişiliklerine sadık kalmaya çalışacak, bu sure içerisinde benzersiz bir dostluğa, hatta aşka bir adım uzaklıkta olacaklardır.

Google adsense

Analytics