Geçenlerde kendimi garip bir şey yaparken yakaladım.
Volkan Yorulmaz
Hayat bisiklete binmek gibidir; pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz.
1 Kasım 2026 Pazar
Dikkat de Bir Portföy
31 Ekim 2026 Cumartesi
Gürültüyü Susturmak: 40'lı Yaşlarda Yatırım Psikolojisi ve Kariyer Pusulası
Ekim ayının son saatleri... Zihnimin arka planında sürekli çalışan o yorucu sekmeleri kapatıp, biraz içgörü seansı yapmanın tam vakti.
Son dönemde, ne zaman işe kısa bir ara versem ya da elime bir kitap alsam, dakikalar içinde kendimi sosyal medyada, Twitter'daki finans odalarında bulduğumu fark ettim. "Acaba piyasalarla ilgili bilmediğim yeni bir şey mi var?", "Bir fırsatı mı kaçırıyorum?" derken, o dipsiz bilgi çukuruna (doom-scrolling) düşüveriyorsunuz.
Bu, modern çağın en sinsi bağımlılığı. Gelecek kaygısını azaltmaya çalışırken, aslında o kaygıyı kendi ellerimizle besliyoruz.
FOMO Tuzağı ve Alınan Dersler
Kırklı yaşlar, insanın kariyerinde ve finansal hayatında vites büyüttüğü, birikimlerin ivme kazandığı yıllardır. Ancak tam da bu yıllarda, piyasalardaki o genel coşkuya kapılmak çok kolaydır. "Herkes kazanırken ben dışarıda kalmayayım" düşüncesi, yani FOMO (Fear of Missing Out), en rasyonel profesyonellerin bile risk algısını bozabilir.
İşin mutfağında olan, unvanında "hazine" ya da "finans" geçen biri olsanız bile insan doğası bazen mantığın önüne geçer. Portföy ağırlıklarını agresif bir şekilde artırmak veya riskli sulara fazla açılmak, işler ters gittiğinde ağır bir zihinsel yük yaratır.
Ama iyi haber şu: Alınan en sert dersler, en kalıcı olanlardır. Önemli olan, yaşanan bir türbülansın sizi gelecekte tamamen "korkak" ve felç olmuş bir yatırımcıya dönüştürmesine izin vermemektir.
Yatırımda Yeni Rota: Şirketim Benim İçin Çalışsın
Artık gürültüden uzaklaşma zamanı. Kendi adıma yatırım stratejimi, anlık spekülasyonlardan ziyade "değer ve güven" üzerine yeniden inşa ediyorum.
Ailemin ve oğlumun geleceğini garanti altına alacak o çekirdek varlıkları, daha korunaklı, sabit getirili ve risksiz araçlara park etmek en doğrusu. Ancak tamamen defansif kalmak da bir risktir. Bu yüzden, rotamı global piyasalardaki köklü devlere, hisse senedi piyasalarına çeviriyorum.
Buradaki felsefem çok basit: Madem ben PMI için çalışıyorum ve zamanımı veriyorum, o halde PMI da benim için çalışsın. Kendi çalıştığım şirkete yatırım yapıp, yanına Apple, Nvidia veya dönemsel ilgimi çeken (örneğin Eli Lilly) global devleri ekleyerek döviz bazlı, sağlam bir duvar örüyorum. Efsanevi, uçuk kaçık getiriler aramıyorum; aradığım şey gece yastığa başımı koyduğumda hissedeceğim huzur ve yaklaşan küresel dalgalanmalara karşı hazırlıklı olmak.
Kariyer Pusulası: Nereye Gitmeye Değer?
Finansal stratejiyi sadeleştirirken, kariyer stratejisini de masaya yatırmak gerekiyor.
Harika bir performans döneminden geçiyorum. Rüzgar arkamdayken daha üst rolleri zorlamak veya başka coğrafyalara yelken açmak her zaman bir seçenek. Ancak 20'li yaşların o "Neresi olursa giderim" heyecanı, yerini 40'lı yaşların ince matematiğine bırakıyor.
Eğer Dubai veya İsviçre gibi hem çocuğumun eğitimi için ikna edici hem de finansal sıçrama yaratacak bir fırsat gelirse, bavulları toplamaya değer. Ancak kolayca transfer olunabilecek ama bugünkü hayat standardımı yukarı taşımayacak alternatifler (Portekiz, Polonya, Sırbistan gibi) artık radarımdan çıktı.
Çünkü İstanbul'da kalmanın da kendi içinde ciddi bir matematiği var: Sevdiğim dinamik bir iş, iyi bir gelir, okul bursları ve oturmuş bir düzen... Bazen en büyük kariyer hamlesi, başka bir yere gitmek değil, bulunduğunuz yerde en tepeyi hedefleyecek o doğru mücadeleleri seçmektir.
Geleceğe Odaklanmak
Nihai amacım çok net: Önce oğlum Okan'ın eğitim giderlerini garanti altına almak, ardından belki balkonlu, huzurlu bir evin planlarını yapmak.
Geçmişte alınan risklerin veya yapılan hataların gelecekteki umutlarınızı çalmasına izin vermeyin. Odaklanmanız gereken tek şey, o dikiz aynasını kırıp atmak ve ön camdan ileriye bakmaktır.
Çünkü en iyi yatırım, kendi zihinsel berraklığınıza yaptığınız yatırımdır.
18 Ekim 2026 Pazar
Hayat Bazen İlerlemekten Çok Dengeyi Yeniden Kurmaktır | Rutinler, Motivasyon ve Sonbahar Notları
Son dönemde fark ettiğim bir şey var: İnsan kendini geliştirmeye, daha fazla üretmeye ve daha hızlı ilerlemeye o kadar odaklanıyor ki bazen asıl ihtiyacının durup dengeyi yeniden kurmak olduğunu unutuyor. Bu yazıda sonbaharla birlikte tekrar düşündüğüm rutinler, zihinsel yorgunluk, sağlık, motivasyon ve küçük mutlulukların hayat üzerindeki etkisinden bahsetmek istiyorum.
4 Ekim 2026 Pazar
Beynimde Sürekli Açık Kalan Sekme
Geçen hafta ilginç bir şey fark ettim.
İnsan hayatı raydan çıktığında onu tekrar yerine koyacak mucizevi bir karar arıyor.
Yeni bir şehir. Yeni bir iş. Yeni bir yatırım. Yeni bir hedef.
Bir Kahvaltı Masasının Gücü
Sürekli Bilgi Tüketmek, İlerlemek Demek Değil
"Bir insan 30 dakika boyunca sessizce kendiyle kalabilse birçok problemini çözebilir."
Modayı, Urla'yı ve Ofisi Aynı Nedenden Sevdim
FOMO'nun Gerçek Maliyeti
Belki de İhtiyacımız Olan Şey Büyük Bir Reset Değil
Finansal stresle başa çıkmanın en iyi yolu nedir?
FOMO nedir?
Dikkat dağınıklığı nasıl azaltılır?
Zor zamanlarda motivasyon nasıl korunur?
27 Eylül 2026 Pazar
Finansal Kayıp Sonrası Psikoloji: Belirsizlik, Kaygı ve Yeniden Ayağa Kalkmak
Son birkaç hafta bana, bildiğimi düşündüğüm konularda bile hayatın sürpriz yapabileceğini yeniden hatırlattı.
Yakın zamanda yurtdışında katıldığım bir global konferans ve finans çalıştayının ardından eve döndüğümde zihnim hiç beklemediğim kadar meşguldü. Normalde yatırım, finans ve risk yönetimi alanları kendime güven duyduğum konuların başında gelir. Ancak bazen insan tam da en güçlü hissettiği alanlarda önemli derslerle karşılaşabiliyor.
Bir süredir finans dünyasında yaşanan gelişmeler nedeniyle belirsizlik hissiyle mücadele ediyorum. Bu süreç, risk alma, çeşitlendirme ve duygusal dayanıklılık üzerine uzun zamandır aldığım en güçlü derslerden biri oldu. Özellikle ilk günlerde bunun uyku kalitemi, odaklanma seviyemi ve genel ruh halimi etkilediğini fark ettim.
Ama zaman geçtikçe başka bir şeyi de gördüm: Belirsizlikle başa çıkmanın yolu sürekli aynı konuya odaklanmak değilmiş.
Zihnin Tek Bir Konuya Takılı Kalması
İnsan kaygı duyduğu bir konuda sürekli yeni bilgi arıyor. Ben de zaman zaman kendimi haberleri, yorumları ve sosyal medyadaki gelişmeleri takip ederken buldum.
Bir noktadan sonra bunun çözüm üretmekten çok enerjiyi tükettiğini fark ettim.
Dışarıdan bakınca küçük görünen bazı şeylerin aslında ne kadar değerli olduğunu yeniden hatırladım. İşe gitmek, spor yapmak, birkaç kişiyle sohbet etmek, rutinleri korumak ya da sadece aileyle yürüyüşe çıkmak düşündüğümden çok daha fazla iyi geliyor.
Hayat bazen büyük çözümlerden çok küçük düzenlere tutunarak ilerliyor.
İnsanın En Büyük Dayanağı
Bu dönemde en çok şunu hissettim: İnsanın sahip olduğu şeyleri ancak kaybetme ihtimaliyle karşılaştığında fark etmesi çok kolay.
Oysa etrafıma baktığımda şükredecek çok şey olduğunu görüyorum.
Sağlıklı bir aile, sevdiğim insanlar, anlam bulduğum bir iş, destek olan arkadaşlar ve her şeye rağmen yeni şeyler üretebilme gücü...
Bazen moralimin en düşük olduğu günlerde bile bunun örneklerine rastladım. Bir yabancıya yardım etmek, oğlumun bana okulda öğrendiği bir konuyu heyecanla anlatması ya da ailece yapılan sıradan bir akşam yürüyüşü, o günün bütün ağırlığını hafifletebiliyordu.
Bunların hiçbiri büyük olaylar değildi.
Ama sanırım hayat zaten çoğunlukla bu küçük anlardan oluşuyor.
Değişiklik İyi Geliyor
Son dönemde sık seyahat ettim. İstanbul'dan İzmir'e, toplantılardan kütüphanelere, ofisten farklı çalışma ortamlarına geçerken ilginç bir şey fark ettim.
İnsan bazen sadece bulunduğu yeri değiştirerek zihnini de değiştirebiliyor.
Urla'da kısa bir yürüyüş sırasında güneşi hissederken ya da Moda'da bir kütüphanede kahvemi içerken, hayatın sorunlardan ibaret olmadığını yeniden hatırladım.
Belki de her zorlu dönemde ihtiyaç duyduğumuz şey, çözümden önce biraz perspektif kazanmak.
Bu Sürecin Öğrettiği En Büyük Ders
Bugün geriye dönüp baktığımda, yaşadığım belirsizliğin bana yalnızca finansal değil, kişisel bir ders verdiğini düşünüyorum.
Kontrol edemediğimiz olaylar olacak.
Planlarımız her zaman istediğimiz gibi gitmeyecek.
Bazen hata yapacağız, bazen şanssız olacağız, bazen de sonucunu bilmediğimiz süreçlerin içinde beklemek zorunda kalacağız.
Ama bütün bunların yanında çalışmaya, öğrenmeye, üretmeye ve yeniden inşa etmeye devam etme gücümüz de olacak.
Şu an bulunduğum noktada geleceğin nasıl şekilleneceğini bilmiyorum.
Bildiklerim ise daha basit:
Ailem yanımda.
Sağlığım yerinde.
Sevdiğim bir işim var.
Ve yarın tekrar denemek için yeni bir gün olacak.
Belki de umut, tam olarak burada başlıyor.


