Hayat bisiklete binmek gibidir; pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz.
18 Mart 2010 Perşembe
Stopaj Nedir?
Stopaj usulünde vergi, asıl borçludan değil, vergi sorumlusundan talep edilir. Bu yolla, gelir daha sahibinin eline geçmeden önce vergilendirilmiş olmaktadır. Videomuzda "emin olun" bu konuyla ilgili...
Raporlarda En Çok Yapılan Hatalar
Varolan Bir Rapor Üzerinden Yürüyerek Yeni Bir Rapor Yazarken Dikkat Edilecek Hususlar

Çoğumuzu bir rapor yazarken daha önce yazılmış olan raporun üzerinden gitmeyi kolaylık sağladığı için tercih ederiz. Format açısından bize önceki rapor üzerinden yürümek oldukça fayda sağlasa da ufak dikkatsizlikler yüzünden raporda büyük hatalar yapmamıza yol açabilir. İşte bu nedenle, tecrübelerimden elde ettiğim bazı hususları paylaşmak istedim ki raporu bitirdiğimizde bu hususların üzerinden giderek en çok düşülen hatalardan uzak duralım.
Raporun Dönemi: Birçok rapor belli bir dönem için yazılmaktadır. Raporu yazarken ilk iş olarak çoğumuz raporun dönemini değiştirerek başlarız. İşte böyle durumlarda sayfalarca dökümanda tek tek dönemleri değiştirmek yerine Microsoft Word’ün bize sağlamış olduğu CTRL + F özelliğini kullanarak mevcut rapordaki dönemi yeni raporumuzun konusunu teşkil eden dönemle değiştiririz. Eğer bu özelliği kullandığınızda “tümünü değiştir” özelliğinden faydalandıysanız, raporun dönemini ile aynı isimde olan ancak rapor içinde değiştirilmemesi gereken bilgiler siz fark etmeden otomatik olarak değişecektir. Bu hatalı değişikliklerden kaçınmak için ya Word’ün tek tek değiştirme imkanını kullanın ya da tümünü değiştirdikten sonra raporunuzda değiştirilmemesi gereken dönemsel bilgiler için tekrar bir gözden geçirme yürütün.
Sözleşme Bilgileri: Raporu yazmanız için dayanağınızı oluşturan dayanak sözleşme bilgileri eğer önceki rapordan farklı ise bu rapor bilgilerini mutlaka değiştirmeniz gereklidir. Raporun baş sayfalarında genelde bahsedilen sözleşme bilgileri çoğunlukla gözden kaçmakta olan önemli bir bilgidir.
Ekler ve Ekler Tablosu: Dönemi değişen raporun eklerinde de çoğunlukla değişiklik olmaktadır. Araya bir ek girmesi ya da mevcut bir ekin yeni dönem raporunda gereksiz duruma gelmesi halinde bu eki çıkarmamız gerekir. İşte bu durumlarda raporumuzun içindeki tüm ek numaraları da değişiklik gösterir. Böyle durumlarda ilgili ek numarasından sonraki tüm ek numaralarının güncellenmesine ve bunların ekler tablosundaki ile mutabık olmasına özen gösterilmelidir.
Sayı Formatları: Raporu hazırlarken birçoğumuz Microsoft Excel’de tablolarımızı ve hesaplamalarımızı hazırlayıp bunu daha sonra Word’e aktarıyoruz. İşte bu durumlarda sıklıkla karşılan hatalardan biri de sayı formatlarındaki virgül ve noktaların yer değiştirmesi oluyor. Ayarlar değişiklik gösterince rapor içerisinde bazı yerlerde bin ifadesi nokta (.) ile gösterilirken bazı yerlerde ise virgül (,) ile gösteriliyor. Yine bazı sayılarda ondalık ifadeler virgül ile gösterilirken bazılarında ise nokta ile gösteriliyor. Raporun kendi içerisinde tutarlı olması ve okuyanda kafa karışıklığı yaratmamak için istenilen formatta ifade edilmesine ve tutarsızlık varsa giderilmesine özen gösterilmelidir.
Paragraf ve Sayfa Sonları: Başlıkların sayfa sonunda kaldığı durumlarda genelde “ENTER” tuşuna basılarak paragrafın veya başlığın bir sonraki sayfanın başına gelmesine özen gösteririz. Ancak eski rapor üzerinden yürüryerek yeni bir raor oluşturduğumuzda eklediğimiz bu boşluklar bizim yeni raporumuzda alakasız yerlerde boşluklar olarak bize geri döner. Bunu önlemek için rapor yazıldıktan sonra dikkatli bir şekilde boşlukları gözden geçirmek görünüş açısından daha profesyonel bir rapor ortaya koymamızı sağlayacaktır.
Tablolar ve Toplam Satırları: Tabloları Microsoft Word ile hazırlayıp Word’ün toplama fonksiyonunu kullandığımız zaman dip toplamda hatalı sonuçlarla karşılaşmanız çok olası. Bunu önlemek için tabloları Excel’de hazırlamanızı ya da daha sonra toplam satırını hesaplamayı bir de hesap makinesi ile kontrol etmenizi öneririm. Ayrıca tutarlılık açısından tabloda belirtilen sayıların ondalık ifadeleri kaç rakamla gösterildiyse bunların tüm rapor içerisinde aynı şekilde gösterilmesi konusunda hassasiyet gösterilmelidir.
Paragraf İçerisindeki Boşluklar: Hazır olan raporda değişiklikler yaparak yeni bir rapor oluştururken cümle içlerinde bazı rakam veya kelimeleri sıklıkla değiştiririz. Bu gibi durumlar silip yerine koyarken fazladan boşluk verdiğimiz olur. Eğer kontrol açık değilse bu durumu kendimiz de test edebiliriz. CTRL+F ye basıp arama bölümüne geldikten sonra üst üste iki kere space tuşuna bastıktan sonra arama yaparsanız size rapor içerisinde isteğiniz dışında vermiş olduğunuz boşlukları getirecektir. Bunları bu şekilde düzeltebilirsiniz.
Soft ve Hard Data Mutabakatı: Raporun içinde kullandığımız tabloları çoğu kez karmaşık ve birbirine bağlı Excel tablolarında çeşitli formüller kurarak oluşturuyoruz. Raporumuzu bu tablolarla sonuca bağlarken tablolara temel oluşturan verileri de rapora ek yapıyoruz. Bazen elimizdeki Excel dökümanı ile kağıda basılı olan bu dökümanların tabloları arasında hazırlanma dönemlerinden kaynaklanan farklılıklar olabiliyor. Bunların önüne geçmek için her ikisini dikkatle inceleyip aradaki tutarsızlıkları test etmeye özen göstermeliyiz. Aksi takdirde raporda belirttiklerimizi dökümanlar ile destekleyememiş oluruz.
Sıklıkla yapılan hataları tecrübelerim paralelinde paylaşmaya çalıştım. Umarım yapma olasılığı yüksek olan bu hatalardan korunmanıza biraz olsun yardımcı olmuştur. Unutmayın, hatalar insanlara özgüdür, tıpkı hataları fark edip düzeltmenin de insanlara özgü olduğu gibi.

Çoğumuzu bir rapor yazarken daha önce yazılmış olan raporun üzerinden gitmeyi kolaylık sağladığı için tercih ederiz. Format açısından bize önceki rapor üzerinden yürümek oldukça fayda sağlasa da ufak dikkatsizlikler yüzünden raporda büyük hatalar yapmamıza yol açabilir. İşte bu nedenle, tecrübelerimden elde ettiğim bazı hususları paylaşmak istedim ki raporu bitirdiğimizde bu hususların üzerinden giderek en çok düşülen hatalardan uzak duralım.
Raporun Dönemi: Birçok rapor belli bir dönem için yazılmaktadır. Raporu yazarken ilk iş olarak çoğumuz raporun dönemini değiştirerek başlarız. İşte böyle durumlarda sayfalarca dökümanda tek tek dönemleri değiştirmek yerine Microsoft Word’ün bize sağlamış olduğu CTRL + F özelliğini kullanarak mevcut rapordaki dönemi yeni raporumuzun konusunu teşkil eden dönemle değiştiririz. Eğer bu özelliği kullandığınızda “tümünü değiştir” özelliğinden faydalandıysanız, raporun dönemini ile aynı isimde olan ancak rapor içinde değiştirilmemesi gereken bilgiler siz fark etmeden otomatik olarak değişecektir. Bu hatalı değişikliklerden kaçınmak için ya Word’ün tek tek değiştirme imkanını kullanın ya da tümünü değiştirdikten sonra raporunuzda değiştirilmemesi gereken dönemsel bilgiler için tekrar bir gözden geçirme yürütün.
Sözleşme Bilgileri: Raporu yazmanız için dayanağınızı oluşturan dayanak sözleşme bilgileri eğer önceki rapordan farklı ise bu rapor bilgilerini mutlaka değiştirmeniz gereklidir. Raporun baş sayfalarında genelde bahsedilen sözleşme bilgileri çoğunlukla gözden kaçmakta olan önemli bir bilgidir.
Ekler ve Ekler Tablosu: Dönemi değişen raporun eklerinde de çoğunlukla değişiklik olmaktadır. Araya bir ek girmesi ya da mevcut bir ekin yeni dönem raporunda gereksiz duruma gelmesi halinde bu eki çıkarmamız gerekir. İşte bu durumlarda raporumuzun içindeki tüm ek numaraları da değişiklik gösterir. Böyle durumlarda ilgili ek numarasından sonraki tüm ek numaralarının güncellenmesine ve bunların ekler tablosundaki ile mutabık olmasına özen gösterilmelidir.
Sayı Formatları: Raporu hazırlarken birçoğumuz Microsoft Excel’de tablolarımızı ve hesaplamalarımızı hazırlayıp bunu daha sonra Word’e aktarıyoruz. İşte bu durumlarda sıklıkla karşılan hatalardan biri de sayı formatlarındaki virgül ve noktaların yer değiştirmesi oluyor. Ayarlar değişiklik gösterince rapor içerisinde bazı yerlerde bin ifadesi nokta (.) ile gösterilirken bazı yerlerde ise virgül (,) ile gösteriliyor. Yine bazı sayılarda ondalık ifadeler virgül ile gösterilirken bazılarında ise nokta ile gösteriliyor. Raporun kendi içerisinde tutarlı olması ve okuyanda kafa karışıklığı yaratmamak için istenilen formatta ifade edilmesine ve tutarsızlık varsa giderilmesine özen gösterilmelidir.
Paragraf ve Sayfa Sonları: Başlıkların sayfa sonunda kaldığı durumlarda genelde “ENTER” tuşuna basılarak paragrafın veya başlığın bir sonraki sayfanın başına gelmesine özen gösteririz. Ancak eski rapor üzerinden yürüryerek yeni bir raor oluşturduğumuzda eklediğimiz bu boşluklar bizim yeni raporumuzda alakasız yerlerde boşluklar olarak bize geri döner. Bunu önlemek için rapor yazıldıktan sonra dikkatli bir şekilde boşlukları gözden geçirmek görünüş açısından daha profesyonel bir rapor ortaya koymamızı sağlayacaktır.
Tablolar ve Toplam Satırları: Tabloları Microsoft Word ile hazırlayıp Word’ün toplama fonksiyonunu kullandığımız zaman dip toplamda hatalı sonuçlarla karşılaşmanız çok olası. Bunu önlemek için tabloları Excel’de hazırlamanızı ya da daha sonra toplam satırını hesaplamayı bir de hesap makinesi ile kontrol etmenizi öneririm. Ayrıca tutarlılık açısından tabloda belirtilen sayıların ondalık ifadeleri kaç rakamla gösterildiyse bunların tüm rapor içerisinde aynı şekilde gösterilmesi konusunda hassasiyet gösterilmelidir.
Paragraf İçerisindeki Boşluklar: Hazır olan raporda değişiklikler yaparak yeni bir rapor oluştururken cümle içlerinde bazı rakam veya kelimeleri sıklıkla değiştiririz. Bu gibi durumlar silip yerine koyarken fazladan boşluk verdiğimiz olur. Eğer kontrol açık değilse bu durumu kendimiz de test edebiliriz. CTRL+F ye basıp arama bölümüne geldikten sonra üst üste iki kere space tuşuna bastıktan sonra arama yaparsanız size rapor içerisinde isteğiniz dışında vermiş olduğunuz boşlukları getirecektir. Bunları bu şekilde düzeltebilirsiniz.
Soft ve Hard Data Mutabakatı: Raporun içinde kullandığımız tabloları çoğu kez karmaşık ve birbirine bağlı Excel tablolarında çeşitli formüller kurarak oluşturuyoruz. Raporumuzu bu tablolarla sonuca bağlarken tablolara temel oluşturan verileri de rapora ek yapıyoruz. Bazen elimizdeki Excel dökümanı ile kağıda basılı olan bu dökümanların tabloları arasında hazırlanma dönemlerinden kaynaklanan farklılıklar olabiliyor. Bunların önüne geçmek için her ikisini dikkatle inceleyip aradaki tutarsızlıkları test etmeye özen göstermeliyiz. Aksi takdirde raporda belirttiklerimizi dökümanlar ile destekleyememiş oluruz.
Sıklıkla yapılan hataları tecrübelerim paralelinde paylaşmaya çalıştım. Umarım yapma olasılığı yüksek olan bu hatalardan korunmanıza biraz olsun yardımcı olmuştur. Unutmayın, hatalar insanlara özgüdür, tıpkı hataları fark edip düzeltmenin de insanlara özgü olduğu gibi.
2 Mart 2010 Salı
Sergen - Adamım Benim Ya...

Sabah işe giderken BB'den gazetelere göz atarken bir haber beni güldü geçirdi. Ne yalan söyleyeyim eski günleri anıp bir o kadar da içimin ısınmasını sağladı. Konu benim ortaokul, lise ve hatta üniversite yıllarımdaki kahramanım Sergen'le ilgiliydi.
Bizim "defansın belkemiği" Gökhan, Sergen hakkında açıklamalarda bulunmuş. Röportajın bir bölümü var ki harika! İşte o bölüm:
- Sergen’i çok seviyorsunuz anladığım kadarıyla...
- Çünkü özü sözü birdir. Ağzından çıkan neyse onu yapar. Beşiktaş’a ilk geldiğinde benim yanıma verdiler. Daha 17 yaşındaydı. “Al bu çocuğa göz kulak ol, at yarışı oynuyormuş” dediler. Aradan iki hafta geçti. Bir baktım, ben, Metin ve Sergen beraber at yarışı kuponu yapıyoruz!
Sergen bu, o şartlara ayak uydurmaz, asidir, her zaman şartları kendine uydurur. Seviyorum seni adamım...
PS: Bu yazıyı yazdım ama esgeçmeyeyim, benim için İlhan ve Pascal'ın hatta Şifo ile Kuntz'un da her zaman yeri çok özeldir.
6 Şubat 2010 Cumartesi
Pascal vs Paparazzi
Blogumdaki 50. Kayıt oldukça özel olmalıydı, o nedenle bugün bir başka blogda gördüğüm bu videoyu uzun uğraşlar sonucu indirdim ve kendi bloguma yükledim. Aklıma geldikçe açıp izliyeceğimden hiç şüphem yok :)
"Bir gün gece kulübünden çıktım, arabama bindim, etrafta hiç paparazzi falan yoktu. Kırmızı ışık yandı durdum. Arabada en sevdiğim hiphop şarkılarından biri çalıyor ben de içinde oynuyorum. O sırada iki adam yaklaştı ve "Pascal naber? Eğleniyor musun?" diye sordu. Ben de evet gibisinden oynayarak cevap verdim. Tak diye kameraları çıkardılar ve beni çekmeye başladılar. Bipppppp Bipppppppp! Sonra yeşil ışık yandı. Hızımı artırdım ve yakalayıp arkadan arabalarına geçirdim. Sonra bana tepki gösterdiler. Bippppp!"
Etiketler: seçim , tercih
beşiktaş,
hayat,
paparazzi,
pascal nouma
3 Şubat 2010 Çarşamba
2010'da İş Hayatında Neler Değişecek?

Askerlik sonrası Vergi Portalı'ndaki ilk blogum hayırlı olsun :)
Resesyon dönemlerinin ardından iş yapış biçimleri ve yönetici-çalışan ilişkisi değişir mi? Ekonomik krizin ardından iş yaşamı nasıl bir değişime uğrar? Bu soruların yanıtını araştıran iş ve yönetim dergisi Harvard Business Review 2010 yılında iş hayatında karşılaşacağımız beş önemli değişimi açıkladı.
Dergi araştırmasını yaparken şimdiye kadar global etki yaratan ekonomik krizleri incelemiş, resesyon dönemlerinin ardından farklılaşan iş yapış biçimlerini masaya yatırmış. 1981 yılında yaşanan resesyondan bu yana gerçekleşen her krizin etkileri bir araya toplayarak, kredi krizinin yaratacağı olası değişiklikler derlenmiş.
Bu çalışmayı özetlemek gerekirse 2010’da yaşanacak en önemli beş farklılık şu şekilde sıralanabilir:
1- İki iş modeli: İki farklı işte çalışmak özellikle düşük gelirli görevlerde çalışanların uzak olmadığı bir kavram. Ancak değişen sisteme göre çift işli kişilerin sayısında artış yaşanabilir. 2010 yılında şirketlerin bütçelerinde çeşitli önlemler alması görev tanımlarını daraltacak. Dolayısıyla özellikle yaratıcılığın öne çıktığı sektörlerde çalışanlar kendilerine ikinci bir iş bulma yoluna gidecek. Kazancını garantiye almak çalışanların birinci hedefi olacak.
2- Çalışma saatleri azalacak: Evet, şirketler personel sayısını kriz dönemi boyunca azalttı. Ancak yapılan iş miktarı da müşteri azlığıyla doğru orantı göstererek düşüşe geçti. Şirkette geçirilen uzun çalışma saatlerinin azalması ve mesailerin seyrelmesi 2010’da çalışanların kafasını karıştıracak. Şirketlerin teknoloji ve iş gücü tasarrufuna gitmesi, günde sekiz saati aşmayan mesailer ve haftada dört gün işe gelmeyi mümkün kılacağı gibi çalışanların ikinci iş şansını da artıracak.
3- Düzenlemeler artacak: Esnek çalışma saatleri şimdiye kadar yalnızca yöneticilerin gündeminde teori olarak yer alıyordu. Ancak krizden sonra esnek çalışma saatleri teori olmaktan çıkacak. Mobil çalışan sayısı yükselişe geçerken, bu durumu mümkün kılacak teknolojik alt yapı yatırımları artacak.
4- Rekabet ortamı değişecek: Yetenek yönetimi her zaman şirketlerin birinci gündem maddesi oldu. Çalışanların yeteneklerini ortaya çıkarmak için şirketler çeşitli projeler yürüttü. 2010 yılında da bu konunun yıldızı sönmeyecek ama şekil değiştirecek. Çalışanlar birbirleriyle yetenekleri üzerinden rekabet ederken şirketler yalnızca işi değil diğer sosyal unsurları da göz önünde bulunduracak.
5- Şeffaf olma zamanı: 2010’da şirket içi iletişim altın çağını yaşayacak. Çalışanlar kendi işlerini en iyi kendi metotlarıyla anlatacaklarını keşfedecek. Her çalışan pozisyonuna uygun geri bildirim sistemi geliştirecek. Yönetici ve çalışan birebir iletişim halinde olacak.
Görünen o ki içinde bulunduğumuz 2010 yılı iş dünyası için pek çok yeniliğe gebe gözüküyor. Bakalım bunların ne kadarı gerçekleşecek ve bu gelişmelere iş dünyasının ve yöneticilerin tepkisi ne olacak, bekleyip göreceğiz.
Orjinal metin için:
http://www.vergiportali.com/Content.aspx?Type=BlogDetay&Id=50
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)