stopaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
stopaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2021 Pazar

Bireysel Emeklilik Sisteminde Neler Değişti? BEFAS nedir?

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) düzenli birikimler yapacağınız, devlet katkısı sayesinde birikimlerinizi artıracağınız, güvenli ve kazançlı bir emeklilik sistemidir.

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde birikimleriniz %25 devlet katkısıyla artarken, diğer yandan yatırım fonlarında işlem görür ve bu fonlardan da getiri sağlar. Aylık, 3 aylık, 6 aylık ya da yıllık, nasıl isterseniz katkılarınızı o ödeme periyodunda ödeyebilirsiniz. Ödeme periyodunu sizin belirleyeceğiniz BES katkı payı tutarınız, kredi kartınızdan ya da banka hesabınızdan düzenli olarak tahsil edilir. Böylece belirli bir disiplin içinde tasarruf yapabilirsiniz.

Şeffaf bir yapısı olan bireysel emeklilik sistemindeki hesaplarınız Takasbank'ta tutulur, fon paylarınızı bu hesaplardan günlük olarak takip edebilirsiniz.

Vergisel avantajları olan Bireysel Emeklilik Sistemi’nde emekliliğe hak kazanma koşulları yerine getirildiğinde stopaj oranı getiri üzerinden %15 yerine %5’tir. Yani birikimlerinizi BES’te değerlendirmek size vergi avantajı da sağlar. Ayrıca Döviz ve Altın alımlarında vergi kesintisi (%1) uygulanırken, BES fonlarınıza ilave bir vergi ödemezsiniz. Böylelikle BES’teki birikimleriniz katlanarak büyümeye devam eder.

Sistemde en az 10 yıl kaldığınızda ve 56 yaşını tamamladığınızda emekli olursunuz, bir başka deyişle mutlu, rahat ve keyifli emeklilik yılları artık sizi bekliyor demektir.

Bireysel Emeklilik Kanununda yapılan yasal düzenlemeyle birlikte, 18 yaşından küçük çocukların sisteme girmelerinin önündeki engel kaldırılmış oldu. Yapılan değişiklikle bir ailenin çocuk dahil her bir üyesi için oluşturulan sözleşmelerde bireyler ayrı ayrı %25 devlet katkısı avantajından yararlanabileceklerdir.

Bireysel emeklilik sistemindeki kişiler, bugüne kadar hangi şirketten BES sözleşmesi yaptırmışsa o şirketin sunduğu emeklilik planlarının içindeki, o şirketin emeklilik fonlarında, birikimlerini değerlendirebiliyordu. 2021 yılında yapılan değişiklikle; katılımcılar, birikimlerini, sisteme girdiği şirketin dışında diğer emeklilik şirketlerinin emeklilik fonlarında da değerlendirebilecektir. Başka emeklilik şirketlerinin emeklilik fonlarının getirilerini takip edip bunları alıp satabileceklerdir. Bugün yatırımcılar nasıl ki, herhangi bir bankanın mobil sistemi üzerinden başka şirketlerin fonlarını alıp satabiliyorlarsa, aynı uygulama BES için de başlamış oldu. Bu uygulama aynı zamanda emeklilik şirketleri ve fonları yöneten portföy yönetimi şirketleri arasında, katılımcılara yüksek getiri sağlama rekabetini de beraberinde getirecek ve bu durum yatırımcının lehine olacaktır.

Normal şartlarda, katılımcılar her ay BES için katkı payı ödemekte ve emeklilik şirketi bu katkı paylarını katılımcının seçtiği ve emeklilik şirketine ait fonlara yönlendirmektedir. Yeni uygulama ile katılımcı katkı payı ödemesini kendi emeklilik şirketinin fonuna değil, başka şirketin fonuna yatırabilecektir.

Bireysel emeklilik sistemindeki bir katılımcı fon dağılımını yılda 12 kez değiştirebilmektedir.

Katılımcılar, Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu (BEFAS)’ta sunulan fonları kendi emeklilik şirketlerinin mobil ve web tabanlı uygulamaları üzerinden alıp satabilecektir. Yeni kurulan BEFAS; emeklilik yatırım fonu paylarının, fon kurucusu emeklilik şirketi tarafından diğer emeklilik şirketleri katılımcılarına satılmasına, geri alınmasına imkân sağlayan ve Takasbank tarafından işletilen elektronik bir platformdur.

BES katılımcıları, BEFAS platformunda işlem gören fon çeşitleri arasında seçim yapabilecek ve BES’e ödeyecekleri katkı paylarını BEFAS platformunda işlem gören fonlara aktarabilecektir. 

Bol kazançlı günler...

Kaynak:

BES Nedir? | Bireysel Emeklilik | AgeSA (agesahayatemeklilik.com.tr)

10 soruda BES’te yeni dönem | Noyan Doğan | Köşe Yazıları (hurriyet.com.tr) 

https://youtu.be/zAAEUWLrRnc

18 Mart 2021 Perşembe

GİB'den Mesajınız Var - Gelir Vergisi Beyannamenizi Vermeyi Unutmayın

Geçtiğimiz Pazartesi günü (15 Mart 2021) Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan aşağıdaki SMS’i aldım.

Gelir Vergisi Kanunu’nda belirtilen gelir unsurlarından gelir elde edenler ile belirlenmiş tutarların aşılması durumunda beyanname verilmesi gereken gelir unsurları elde edenlerin her yıl Mart ayı sonuna kadar gelir vergisi beyannamesini düzenlemesi gerekiyor. Sizi kanun maddeleri ile sıkmak istemem ama dileyenler aşağıdan hangi gelirlerin kapsam dahilinde olduğuna ulaşabilir. Ben bu içerikte vergisel sorumluluklarımızdan ziyade İdare’nin proaktif yaklaşımına dikkat çekmek istiyorum.

Dijitalleşen dünya ile birlikte vergisel işlemlerde uzaktan denetim ve risk bazlı incelemelerin yaygınlaştırılması için farklı veri kaynaklarından edinilen bilgiler toplanarak, bu bilgilerden hareketle vergi incelemeleri yapılacağı ve hatta yapıldığı son yıllarda konuşuluyordu ve görülüyordu. Bu sayede yıl içerisinde iş değiştiren ve gelir vergisi beyannamesi ile bunu beyan etmeyen ücretlilere takipte bulunulması özellikle çok ses getiren bir uygulama olmuştu. Bu son tecrübe ettiğim durumda ise, İdare’nin yaklaşımını bir adım daha öteye taşıdığını ve mükellefler beyanname vermeden beyan etmesi gereken gelir(ler)i söz konusu olduğunu belirleyerek mükellefi peşin peşin uyardığını gördüm. Mükellefe gönderilen kısa mesaj ile farklı kaynaklardan mükellefin gelir kaynakları hakkında veriye erişildiği ve elden edilen gelirin vergiye tabi olduğu, beyanname dönemi içerisinde önerilen kanaldan (hazır beyan sistemi) beyanda bulunması gerektiği ve ihtiyaç duyması halinde sunulan rehberden destek alabileceği belirtiliyor.

Bir mükellef olarak, sorumlu vergicilik bakış açısıyla düşünüldüğünde bu uygulama bireylerin vergisel ödevlerini yerine zamanında ve eksiksiz getirmesi için güzel bir uygulama. Öte yandan, mükelleflere gönderilen bu kısa mesajlar aynı zamanda Hazine’nin toplayacağı vergi gelirlerine ne kadar bağımlı olduğunu göstermesi ve bunu sıkı takip etmesi açısından önem arz ediyor.

Peki gelir vergisi ülkemiz için nasıl bir büyüklüğe sahip? 2020 yılında tahsil edilen 158 milyar 814 milyon TL'lik Gelir Vergisi'nin, sadece 8 milyar 248 milyon TL'lik kısmı beyanname yoluyla tahsil edilmiş. 2021 yılı bütçesinde Gelir Vergisi hedefi ise 195 milyar 288 milyon TL olarak belirlenmiş olup, bu hedefin 8 milyar 798 milyon TL'si 4.5 milyonu aşan Gelir Vergisi mükellefinden tahsil edilecek. Ülkemizde toplanan Gelir Vergisi'nin çok büyük bir bölümü, kaynakta kesinti yoluyla toplanmaktadır. Geçen yıl kaynakta kesinti yoluyla 147 Milyar 227 Milyon TL'lik tahsilat yapılmış. 2021 yılı hedefi ise 182 milyar 694 milyon olarak belirlenmiştir.

Yeri gelmişken söyleyeyim, bana SMS gelmeden önce beyannamemi düzenleyip mesajda belirtilen geliri beyannameme dahil etmiştim. Ay sonuna kadar da tahakkuku alıp, iki eşit taksitte (Mart ve Temmuz) vergimi ödeyeceğim. Umarım ödediğimiz bu vergiler ülkemize katma değerli şekilde geri döner.

Aşağıda Nedim Türkmen’in kaleminden hangi gelir unsurlarının gelir vergisine tabi olduğunu ve hangi durumlarda gayrimenkul satışlarının değer artış kazancı olarak dikkate alınması gerektiği konusundaki makalelerinin ilgili bölümlerini bulabilirsiniz.

GELİR VERGİSİ'NDE GELİR UNSURLARI NELERDİR?

Gelir, Gelir Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde “Bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır” şeklinde tanımlanmıştır.

Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde vergilendirilen gelir aşağıdaki gelir unsurlarından oluşmaktadır.

1) Ticari kazançlar,

2) Zirai kazançlar,

3) Ücretler,

4) Serbest meslek kazançları,

5) Gayrimenkul sermaye iratları,

6) Menkul sermaye iratları,

7) Diğer kazanç ve iratlar.

BELİRLENMİŞ TUTARLARIN AŞILMASI DURUMUNDA BEYANNAME VERİLMESİ GEREKEN GELİR UNSURLARI

■ 2020 yılı içerisinde tahsil etmiş olduğu toplam mesken kira geliri 6.600 TL üzeri olanlar, beyanname vermek zorundadırlar.

■ 2020 yılı içerisinde tahsil etmiş olduğu toplam işyeri kira geliri 49.000 TL üzeri olanlar, beyanname vermek zorundadırlar.

■ Mesken kira gelirinin 6.600 TL istisna düşüldükten sonraki kalan tutar ile işyeri kira gelirlerinin toplamı 2020 yılı için 49.000 TL'yi aşması halinde, mesken ve işyeri için beyanname verilmesi gerekmektedir.

■ Ücretlilerin vergilendirilmesine ilişkin olarak 7194 Sayılı Kanun ile yapılan yeni düzenlemeden önce tek işverenden elde edilen ücretlerin tutarı ne olursa olsun beyan dışı bırakılmış iken, yeni düzenleme ile tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarın (2020 yılı İçin 600.000 TL) aşılması halinde beyanname verilecektir.

Ayrıca, tüm işverenlerden elde edilen ücret gelirlerinin toplamı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşmasa dahi, hizmet erbabının birinci işveren hariç sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamının, 103'üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 49.000 TL) aşması halinde de tüm işverenlerden elde edilen ücret gelirleri için de beyanname verilecektir.

■ Elde ettikleri ücret gelirlerinden Gelir Vergisi tevkifatı yapılmayanlar, tutarı ne olursa olsun bu ücret gelirleri için beyanname vermek zorundadırlar.

■ 2.600 TL'lik tutarı aşması halinde, beyan edilecek menkul sermaye iratları;

1) Kıyı bankacılığından (off-shore bankacılık) elde edilen faiz gelirleri,

2) Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller (01.01.2006 tarihinden önce ihraç/iktisap edilenler),

3) İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kâr paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar,

4) Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri,

5) Yurtdışından elde edilen diğer menkul sermaye iratları (faiz, repo, kâr payı vb.),

6) Her çeşit alacak faizleri.

■ 49.000 TL'lik tutarı aşması halinde, beyan edilecek menkul sermaye iratları;

1) 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan her çeşit tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi'nce çıkarılan menkul kıymetlerden elde edilen gelirler,

2) Tam mükellef kurumlar tarafından yurtdışında ihraç edilen tahviller ile tam mükellef varlık kiralama şirketleri tarafından yurtdışında ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirler,

3) Tam mükellef kurumlardan elde edilen kâr payları.

■ 2020 yılı değer artış kazancı 18.000 TL'yi aşanlar, beyanname vermek zorundadırlar.

■ 2020 yılı arızi kazançları 40.000 TL'yi aşanlar, beyanname vermek zorundadırlar.

Değer Artış Kazancı

Gayrimenkul alım satım işlemi “ticari kazanç” hükümleri kapsamında değil ise elde edilen kazanç “değer artış kazancı” hükümlerine göre tespit edilir. Buna göre, Gelir Vergisi Kanunu'nun 80/6'ncı maddesi uyarınca; ivazsız olarak iktisap edilenler hariç, iktisap şekli ne olursa olsun Gelir Vergisi Kanunu'nun 70'inci maddesinin birinci fıkrasının 1, 2, 4 ve 7 numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai üretimde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap (edinim) tarihinden başlayarak 5 yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak dikkate alınacaktır.

Söz konusu mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar, iktisap tarihinden başlayarak 5 tam yıl içinde elden çıkarıldıkları takdirde, değer artışı kazancı olarak vergilendirilecektir. Eğer elden çıkarma iktisap tarihinden başlayarak 5 yıldan daha fazla bir sürede gerçekleşmişse, elde edilen kazanç değer artışı kazancı olarak vergilendirilmeyecektir. Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkuller tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır. Dolayısıyla elden çıkarmadan doğan kazancın vergilendirme sınırını çizen 5 yıllık süre tahsis tarihinden itibaren başlayacaktır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, yukarıda yazılı mal ve hakların ivazsız olarak iktisap edilmesi durumunda, bu mal ve hakların elden çıkarılmasından sağlanan kazancın değer artış kazancı olarak vergilendirilmeyeceğidir. Örneğin, miras yoluyla kendisine yukarıdaki mal veya haklardan biri/birkaçı kalan kimsenin bu mal ve hakların elden çıkarılması nedeniyle elde edeceği kazanç, ivazsız bir iktisap olduğu için değer artış kazancı olarak değerlendirilmeyecektir. İvazsız iktisaplar dışında, iktisabın ne şekilde edildiği önemli değildir.

BELEDİYENİN TARİHİ ESAS ALINIR

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan diğer önemli bir husus ise cins tashihi yapılan gayrimenkuller ile kat karşılığı olarak müteahhit yahut konut yapı kooperatiflerinden alınan gayrimenkullerinde satılması durumunda iktisap tarihinin hangi tarih olacağıdır. Arazi vasfında iktisap edilen bir gayrimenkulün belediyelerce ifraz ve taksim işlemine tabi tutularak satılması durumunda, iktisap tarihi olarak arazinin iktisap edildiği tarih değil belediyenin ifraz işlemi sonucu arsa vasfını kazanarak cins tashihi yapıldığı tarihin esas alınması gerekmektedir. Buna ilave olarak, arsa sahibinin, arsa teslimi karşılığında almış olduğu kıymetlerin iktisap tarihi olarak tapuya tescil tarihinin (inşaatın bitmesi şartıyla) esas alınması gerekmektedir. Ancak fiili teslim tarihinin tescil tarihinden daha önceki bir tarih olduğunun tespiti halinde, fiili teslim tarihi esas alınacaktır. Öte yandan, ivazsız olarak iktisap edilen gayrimenkulün üzerine, sahibi tarafından inşa edilen veya kat karşılığı olarak alınan gayrimenkullerin, daha sonra elden çıkarılması halinde elde edilen gelir, değer artışı kazancı kapsamında değerlendirilecektir.

Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 81. maddesinin son fıkrasına göre; malların ve hakların elden çıkarılmasında, iktisap bedeli; elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere, Devlet İstatistik Enstitüsü'nce (5429 sayılı Kanun ile Türkiye İstatistik Enstitüsü-TÜİK) belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilecektir.

Uygulama örneği: Vatandaş Mustafa Gül, 01.05.2016 tarihinde 800.000 TL ödeyerek satın aldığı bir konutu 01.03.2020 tarihinde 1.600.000 TL'ye satmıştır.

Mustafa Gül tarafından değer artış kazancı olarak beyan edilecek matrah tutarı ile ödenecek vergi tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır:

Alış ve satış işlemlerinin yapıldığı vergilendirme dönemlerinin bir önceki ayına ait Yİ-ÜFE oranları birbirine bölünecek ve endeks artış oranı tespit edilecek. Söz konusu endeks artış oranı alış fiyatı ile çarpılacak, bu sayede; alış fiyatının endekslenmiş değeri bulunacaktır. 01.01.2006 tarihinden itibaren; endeksleme yapılabilmesi için, endeksteki artış oranının en az %10 olması gerekmektedir.

Nisan 2016 dönemi Yİ-ÜFE oranı: 252.47

Şubat 2020 dönemi Yİ-ÜFE oranı: 464.64

Endeks artış oranı: %84.04

Değerlenmiş alış bedeli: 800.000×1,8404=1.472.301,66 TL.

Daha sonra satış fiyatından alış fiyatının endekslenmiş değeri çıkarılarak, gayri safi hasılat yani reel kâr hesaplanacaktır. Söz konusu tutarın vergi uygulamasındaki ismi istisna öncesi değer artış kazancıdır.

Değer artış kazancı: 1.600.000,00-1.472.301,66=127.698,34 TL.

Değer artış kazancı tutarından düşülebilecek giderler ve istisnalar mevcuttur.

Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 81. maddesinin ilk fıkrasında yer alan “Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından; elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı; Vergi Usul Kanunu'nun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur” şeklindeki açıklamalara istinaden; tapuda satıcının ödediği masraf vb. giderler (%2 oranındaki tapu harcı) değer artış kazancı tutarından indirilebilir.

127.698,34 – 32.000,00 = 95.698,34 TL.

Ayrıca; 2020 yılında yapılan satış ile ilgili 18.000,00 TL'lik istisna tutarı da; değer artış kazancından indirilebilir.

Bunun sonucunda; 95.698,34-18.000,00=77.698,34 TL vergiye tabi matrah olarak ortaya çıkar.

77.698,34 TL. tutarındaki vergi matrahı için 2020 yılı Gelir Vergisi tarifesine göre ödenecek vergi tutarı; 16.448,55 TL olarak hesaplanacaktır.

Vatandaş Mustafa Gül, 2021 Mart ayının başından son günü akşamına kadar beyanname vermeli, mart ayı ile temmuz ayının sonuna kadar olmak üzere 2 eşit taksitte hesaplanan vergi tutarını ödemelidir. 

9 Ocak 2017 Pazartesi

Nedir Bu Otomatik Katılım Sistemi?

Önce zorunlu bireysel emeklilik olarak anılan ardından da içindeki “zorunlu” ifadesinin irrite edici olmasından ötürü otomatik katılım sistemi şeklinde isimlendirilerek hayatımıza giren son model emeklilik sisteminin öne çıkan özelliklerini kendimce toparlamaya çalıştım.

Bu çalışmayı 9 Ocak 2017 itibarıyla hazırlıyorum, ülkemizin değişken dinamikleriyle bakalım zaman içerisinde sistemde ne gibi değişiklikler olacak hep beraber göreceğiz.
  
45 Yaşından Küçük bir Türk Vatandaşıyım, Sisteme Dahil Olacak Mıyım?
  • Çalışan sayısı 1.000 ve üzerinde olan bir işverene bağlı olarak özel sektörde çalışanlar 01.01.2017 tarihinden itibaren, 
  • Çalışan sayısı 250- 999 arasında olan bir işverene bağlı olarak özel sektörde çalışanlar ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki cetvellerde yer alan merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarında çalışanlar  01.04.2017 tarihinden itibaren,
  • Çalışan sayısı 100-249 arasında olan bir işverene bağlı olarak özel sektörde çalışanlar 01.07.2017 tarihinden itibaren,
  • Çalışan sayısı 50-99 arasında olan bir işverene bağlı olarak özel sektörde çalışanlar ile mahalli idareler ve kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışanlar 01.01.2018 tarihinden itibaren,
  • Çalışan sayısı 10-49 arasında olan bir işverene bağlı olarak özel sektörde çalışanlar 01.07.2018 tarihinden itibaren,
  • Çalışan sayısı 5-9 arasında olan bir işverene bağlı olarak özel sektörde çalışanlar 01.01.2019 tarihinden itibaren,
işverenleri aracılığıyla bireysel emeklilik sistemine otomatik olarak dahil edileceklerdir.

Benim Zaten Bireysel Emeklilik Sözleşmem (BES) Var, Beni Etkiler mi?

Otomatik katılım sistemine dahil olma şartı taşıyan tüm çalışanlar sisteme dahil olacaktır. Otomatik katılım kapsamı dışındaki BES sözleşmesiyle otomatik katılım sistemine devam edemezsiniz.

Otomatik katılım kapsamında elde edilen emeklilik ve Devlet katkısına esas süreler ile diğer hak ve yükümlülükler otomatik katılım kapsamında kurulmamış BES sözleşmeleri ile birleştirilemez.

İşverenim Zorunlu Olarak Beni Sisteme Soktu, Nasıl Çıkarım?

Çalışanların emeklilik planına dahil olduklarının kendilerine bildirilmesinden sonraki iki ay içerisinde sözleşmeden cayma hakkını kullanarak plandan ayrılabilirler.

Ocak 2017’de işveren tarafından sisteme dahil olduğu bildirilen bir çalışan cayma hakkını işverenin bildirim tarihinden başlayarak 31 Mart 2017 tarihine kadar kullanabilecektir. Çalışanın iki ay içerisinde emeklilik planından çıkması durumunda ödemiş olduğu katkı payları varsa hesabında bulunan yatırım gelirleri ile birlikte 10 iş günü içerisinde kendisine iade edilecektir.

Cayma Hakkımı 2 Ay İçerisinde Kullanamadım, Şimdi Ne Yapacağım?

Cayma hakkının tanındığı iki aylık süreden sonra sistemden çıkış yapılabilmesi mümkün çalışan bu durumda yapmış olduğu ödemeleri varsa hesabında bulunan yatırım gelirleri ile birlikte fon kesintileri ve oluşacak diğer kesintiler düşüldükten sonra geri alabilecektir.

Otomatik Katılım ile BES’e Girdim Diyelim, Maaşımdan Ne Kadar Kesilir?

Çalışanlar prime esas kazançlarının % 3’ü kadar katkı payı yatıracaklardır. Yani her ay varsa fazla mesainiz, herhangi bir ödülünüz, kısacası maaşınızla birlikte alacağınız her türlü menfaatiniz üzerinden %3 o ay otomatik katılım sistemine aktarılacaktır.

Otomatik Katılımdan Caydım ya da Çıktım, Rahata Bağlayabilir Miyim?

Maalesef hayır. Emeklilik Gözetim Merkezi, mevcut verilere göre her takvim yılı sonunda, bir önceki takvim yılında bir işyerine bağlı emeklilik planından ayrılan çalışanlardan aynı işyerinde çalışmaya devam eden ve müteakip Nisan ayı sonu itibarıyla kırk beş yaşını doldurmayacak olanları tespit eder. EGM, söz konusu çalışanları ilgili emeklilik şirketine bir ay içerisinde bildirir. Söz konusu emeklilik şirketi EGM bildirimini izleyen ay sonuna kadar tespit edilen çalışanları ilgili işverenlere, Kanunun Ek 2 nci ve Geçici 2 nci maddesi kapsamında sisteme tekrar dâhil edilmelerini teminen bildirir. İşverenler, bildirimi izleyen ikinci ayın sonuna kadar söz konusu çalışanlarını sisteme dâhil ederler.

Peki Sistemden Çıkmadım, Devlet Baba Ne Verecek?

Çalışanlara iki ay içerisinde cayma haklarını kullanmamaları durumunda bir defaya mahsus olmak üzere 1.000 TL tutarında ilave devlet katkısı sağlanacaktır. (Bakanlar Kurulu, bu tutarı yarısına kadar artırmaya veya yarısına kadar azaltmaya yetkilidir.)

Aynı zamanda emeklilik hakkını elde etmesi halinde hesabında bulunan birikimi en az on yıllık, yıllık gelir sigortası sözleşmesi kapsamında almayı tercih eden çalışana birikimin %5’i tutarında devlet katkısı sağlanacaktır.

Diğer taraftan mevcut bireysel emeklilik sistemindeki hükümlerde geçerli olacak ve katılımcılara yukarıda belirtilen devlet katkısının haricinde bireysel emeklilik hesabına ödenen katkı paylarının %25 karşılık gelen tutar kadar devlet katkısı sağlanacaktır.

İki aylık cayma süresinden sonra sistemden ayrılan katılımcılar ise,

a) En az üç yıl sistemde kalırlarsa Devlet katkısı hesabındaki tutarın %15’ine,

b) En az altı yıl sistemde kalırlarsa Devlet katkısı hesabındaki tutarın %35’ine,

c) En az on yıl sistemde kalırlarsa Devlet katkısı hesabındaki tutarın %60’ına

hak kazanacaklardır.

Bir de tabloda göster diyenler için:
Sistemde tamamlanan yıl sayısı
  Devlet katkısı hak ediş oranı
0-3
%0
3-6
%15
6-10
%35
10-Emeklilik Öncesi
%60
Emeklilik Dönemi
%100

Emekliliği Görür Müyüm?

Otomatik olarak bireysel emeklilik sistemine katılan bir çalışan Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu gereğince sisteme giriş tarihinden itibaren en az on yıl sistemde bulunmak koşulu ile 56 yaşını tamamladıktan sonra emekli olmaya hak kazanacaktır.

Devlet Baba %25 Verecek ama Nereye Kadar?

Hükümet 2016 yılı Aralık ayının son haftasında yaptığı açıklama ile aylık brüt asgari ücretin  1.777,50 TL olduğunu açıkladı. Böylece 2017 yılı için belirlenen yıllık brüt asgari ücret 21.330 TL oldu.

Eğer sizin yatırdığınız yıllık toplam BES katkı payı 21.330 TL ve üzerinde olursa, alacağınız toplam devlet katkısı 2017 yılı için 5.332,5 TL’yi geçemez. Bu yüzden BES ödemeniz 2017 yılı için aylık en az 1.777,50 lira ya da yıllık 21.330 lira ise siz maksimum BES devlet katkısını alıyor olacaksınız. Bu tutarın üstünde yapacağınız ödemelerin devlet katkısı açısından size bir katkısı olmayacaktır. Bu arada mevut BES ile otomatik katılım sistemi için devlet katkıları ayrı ayrı takip edilmektedir, yani ikisinin üst limiti birbirinden bağımsızdır.

1.000 TL başlangıç devlet katkısı yıllık limitten ayrı hesaplanır.

İşten Ayrıldım, Peki Ya Şimdi N’olcak?

Çalışan işten ayrılması durumunda, doğrudan emeklilik şirketi ile tüm iş ve işlemlerini gerçekleştirecektir. Çalışan katkı payı ödemeye dışarıdan devam edebilir veya hesabını sonlandırabilir.

İşten ayrılan çalışan, Müsteşarlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde en az ilgili takvim yılının ilk altı ayında uygulanacak asgari brüt ücretin yüzde üçü oranında katkı payı ödemeye devam edebilir. Çalışan kaktı payı ödemeye ilişkin talebini, işten ayrılma tarihini izleyen ayın sonuna kadar şirkete bildirmek zorundadır.

İşten ayrılma tarihini izleyen ayın sonuna kadar ilgili şirkette dahil olduğu plana dair herhangi bir bildirimde bulunmazsa, bu sürenin sonunda şirket çalışan ile iletişime geçerek, çalışanın hesap numarası bilgilerini alır ve 20 işgünü içerisinde yedinci fıkrada belirtilen belge ve formlar gerekmeksizin sözleşmeden ayrılma işlemini gerçekleştirir. Çalışanın yazılı bir şekilde veya güvenli elektronik iletişim yöntemlerle belirtmiş olduğu banka hesap numarasına birikimi ve varsa hak kazanılmış devlet katkısı tutarı şirket tarafından yatırılır.

Çok İyi Bir Transfer Yaptım ama Yeni İş Yerimde Otomatik Katılım Kapsamında Emeklilik Planı Yok, Napcaz?

Çalışan iş değiştirdiğinde yeni işvereninde otomatik katılım kapsamında bir emeklilik planı yok ise, mevcut emeklilik planına devam edebilir. Çalışan, işyeri değişince yeni işyerindeki plana birikim transferi ya da plan değişikliği ile geçiş yapar.

Değişikliği Severim, Peki ya Fonlarımı Ne Sıklıkla Değiştirebilirim? 

Çalışanlar yılda 6 defa fon dağılım değişikliği yapabilir. Ayrıca yılda 4 defa emeklilik planı değiştirilebilir.
 
Ben Yatırdığımı Bilirim ama Ya Devlet?
 
Devlet katkısı hesabımdaki tutarları şirketimden veya Takasbank’tan, internet sitesi veya çağrı merkezi yoluyla takip edebilirim.
Elim Bu Aralar Biraz Sıkışık, Ara Verebilir miyim?

Dilerseniz katkı payı yatırmaya ara verebilirsiniz. Ara verme hakkı 3 ay süre ile kullanılabilir. Ara vermeye devam etmek isteyen katılımcı, her 3 ayda bir en az 1 ay ödeme yapmalıdır.
 
Birikimim Ne Kadar Güvende?
Çalışanların birikimleri emeklilik fonlarında ve devlet güvencesi (Takasbank’ta saklanıyor) altındadır.
 

 

31 Ocak 2016 Pazar

Kar Dağıtımı ve Vergilendirilmesi

Yeminli Mali Müşavir Çağlan Ahmet Gencer, 18 Ocak 2016 Pazartesi akşamı İzmir SMMM Odası’ndaki “Kar Dağıtımı ve Vergilendirilmesi” konulu sunumuna şirketlerin modern hedefleri, geleneksel muhasebeye göre kar ve IFRS açısından karı tanımlayarak başladı. Buna göre şirketlerin modern hedefi kontrol ve performans değerlendirmesidir. Geleneksel muhasebede net kar, öz sermayeyi finanse etmek için kalan tutardır. IFRS/TFRS seti açısından toplam gelirden diğer kapsamlı (toplam) gelir unsurları dışındaki giderlerin indirilmesi sonucu bulunan pozitif değer kardır.

Gelir Vergisi Kanunu Madde 38’de bilanço esasında ticari kazancın tespiti açıklanmıştır. Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfından sahip veya sahiplerce:

1. işletmeye ilâve olunan değerler bu farktan indirilir;

2. işletmeden çekilen değerler ise farka ilâve olunur.

Kar dağıtımının temel ilkeleri; net kar ilkesi, esas sermayenin korunması ilkesi ve şirketin borçlarını ödeme gücüne sahip olması ilkesidir.
Kar dağıtımında verilecek kararlar; kar dağıtılıp dağıtılmayacağı, ne kadar kar dağıtılacağı ve ne zaman kar dağıtılacağıdır.

Kar dağıtım politikalarını etkileyen başlıca faktörler; kanunlar, şirket sözleşme şartları, piyasa koşulları, kültür, karlılık oranı, enflasyon, pay sahiplerinin yaklaşımı ve benzeridir.

Kar dağıtımına yönelik temel prensipler şöyledir: 
  • Sermaye için faiz ödenmez.
  • Kar payı ancak net dönem karından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir.
  • Kar payı avansı Sermaye Piyasası Kanununa tabi olmayan şirketlerde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tebliği ile düzenlenir.
Şirket esas sözleşmesinde herhangi bir kısıtlama yoksa kar genel kurul kararı ile dağıtılabilir.

TTK’nın 519’uncu maddesine göre, yıllık karın %5’i, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçe ayrılır.

Gelir Vergisi Kanunu’na göre (GVK, 94/6-b) ;

-Tam mükellef gerçek kişiler,

-Gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara,

-Gelir vergisinden muaf olanlara,

-Dar mükellef gerçek kişilere,

-Gelir vergisinden muaf olan dar mükellef gerçek kişilere

Dağıtılan kar payları üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

Karın sermayeye ilave edilmesi kar dağıtımı sayılmaz. Dolayısıyla tevkifata tabi tutulmaz.

Kar dağıtımında vergi kesintisi, söz konusu kazancın istisna olup olmadığına bakılmaksızın uygulanır.

Kurumların tam mükellefiyete tabi kurumun sermayesine katılmalarından elde ettikleri kazanç istisnadır. Burada çifte vergilendirmeyi önleme amaçlı istisna söz konusudur.

Avans kar dağıtımı geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılabilir.

Kurum ortakları açısından kar payı elde etme, kurumun yıllık safi kazancının kesinleşmesi ile gerçekleşir.

Sermaye azaltımı konusunda güncel özelgeler bu tutarın daha önce vergilendirilmemiş fonlardan oluştuğunu kabul ederek vergilendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Kar payı dağıtılırken dağıtılan tutarın net mi brüt mü olduğunun altının çizilmesinde fayda vardır.

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında (ÇVÖA) genelde 10. Maddeler temettülere ayrılır. Bu madde hükmüne göre değişen tevkifat oranlarının kullanılmasına dikkat etmek gerekir. ÇVÖA vergilendirme de tavan sınırını verir, yani hangi oranı aşmayacağını belirtir. Ayrıca ÇVÖA’nın Protokol maddeleri de kontrol edilerek, temettülerle ilgili maddeyi düzenleyen ek hükümlerin olup olmadığı da kontrol edilmelidir.

 

20 Kasım 2015 Cuma

Bireysel Emeklilik Sisteminde Kritik Gün: 1 Ocak 2016

Blogumda daha önce Bireysel Emeklilik Sistemi ve bizlere kazandırdığı birikim yapma alışkanlığı ile %25’lik devlet katkısı hakkında içerikler sunmuştum. İlgili başlıktan önceki paylaşımlarıma ulaşabilirsiniz. 2016 yılının ise BES için ayrı bir önemi var. Müsadenizle konuyu biraz detaylandırayım.

Bildiğiniz gibi Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) katılımcı adına ödenen katkı payının ilgili yıla ilişkin brüt asgari ücret tutarının toplamı ile sınırlı olmak kaydıyla, %25’i devlet katkısı olarak hesaplanır. Rakamlarla konuşacak olursak:

2015 Yılı Brüt Asgari Ücret Toplamı= 14.850 TL

Bir Katılımcı için Hesaplanacak 2015 Yılı Maksimum Devlet Katkısı Tutarı= 14.850 TL*%25= 3.712,5 TL

2015 yılı için alınabilecek maksimum devlet katkısı tutarı, 3.712,5 TL’dir.

Bazı durumlarda katılımcının birden fazla BES sözleşmesi olabilir. Örneğin hem kendisinin yaptırdığı, hem de çalıştığı şirketin yaptırdığı 2 ayrı BES sözleşmesi olduğunu farzedelim. Peki bu gibi birden fazla sözleşmesi olan katılımcı için devlet katkısı nasıl hesaplanır?

Devlet katkısı tutarına ilişkin üst sınır katılımcı bazında uygulanmaktadır. Aynı dönemde birden fazla sözleşmesine katkı payı ödeyen katılımcının ödediği toplam katkı payı tutarı için hesaplanan devlet katkısı tutarı, ilgili ayda sözleşme başına ödenen katkı payının ağırlığına göre sözleşmelerine dağıtılmaktadır. Bir takvim yılı içinde ödenen ve devlet katkısı hesaplamasında dikkate alınacak katkı payı tutarı, yıllık brüt asgari ücret kadardır, bunu geçemez.

Yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var, eğer işyeriniz sizin için ek menfaat olarak BES ödemesi yapıyorsa, işveren tarafından katılımcı adına ödenen katkı paylarına devlet katkısı ödenmemektedir.

BES’in şu an için en avantajlı yanı sağladığı %25’lük devlet katkısıdır. Peki bu tutar ne zaman hesaba geçer? Devlet katkısı tutarı, esas olarak katkı payı ödemenizin şirket hesaplarına nakden intikal ettiği ayı takip eden ayda emeklilik hesabınıza şirketimiz tarafından aktarılır.

Eğer siz de benim gibi devlet katkısını sgüncel olarak takip etmek istiyorsanız devlet katkısı hesabınızdaki tutarı Takasbank websitesi üzerinden “e-Devlet ile Giriş” alanından e-Devlet şifresi ile giriş yaptıktan sonra “Takasbank Bilgilendirme Sistemi” alanından Takasbank şifresi oluşturabilir ve ilgili bilgilere erişim sağlayabilirsiniz

Gelelim kritik gün olarak belirttiğim 1 Ocak 2016 tarihine... Devlet katkısına hak ediş uygulaması gereği, 1 Ocak 2013 tarihinden sonra sistemde geçirdiğiniz süreye göre tabloda belirtilen oranlarda devlet katkısı hesabındaki tutarın bir bölümü veya tamamı tarafınıza ödenecektir.
 
Tabloda göreceğiniz üzere devlet katkısının en azından %15’ini alabilmeniz için sistemden çıkış için 1 Ocak 2016 tarihini beklemeniz gerekmektedir. Aksi takdirde devlet katkısı hesabındaki hak kazanılmayan tutarlar, emeklilik şirketi tarafından genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Hazine Müsteşarlığı hesaplarına ödenir.

Sistemden çıkmak gibi bir planı olanlara en azından bu kritik tarihe kadar sistemde kalmalarını ve ödeme zorluğu çekiyorlarsa ödeme planlarını durdurup 1 Ocak 2016 tarihinden sonar çıkış işlemlerini başlatmalarını öneririm.

Bununla birlikte hatırlatmam gereken bir de stopaj kesintisi konusun var. Devlet katkısının hak kazanılan bölümüne ilişkin getirisi üzerinden; tabloda belirtilen oranlar kadar stopaj kesintisi yapılır.
 
Son olarak, sistemden çıkışınızı istediğiniz gün henüz hesabınıza geçmemiş devlet katkısı tutarı varsa bunun ne olacağını açıklayayım: Müsteşarlıkça devlet katkısı ödemesi yapılmasından önce sistemden ayrılmış olan katılımcı için kendisine ödenen devlet katkısının şirket hesabına intikal ettiği gün, katılımcıya ait hak kazanılmayan tutarı Müsteşarlığa iade eder; varsa hak kazanılan tutarı iki iş günü içinde katılımcıya öder.
Umarım sistemden emekli olarak ayrılmanız nasip olur ancak emeklililik hedefine ulaşamıyorsanız da sistemden maksimum getiriyi elde etmeniz için yukarıda belirttiğim hususlara dikkat etmenizi öneririm.
 

13 Şubat 2013 Çarşamba

Borsaya Dair Bir Çelişki: Kısa Vadeli mi Uzun Vadeli mi Yatırımcı Olmalı?

Borsada yatırım yaparken yaşadığımız en büyük çekinti ne zaman alıp ne zaman satacağımız herhalde. Ancak tek çekintimiz bununla sınırlı değil. Bizim gibi yatırımcıların kafasını kurcalayan başka hususlar da var.

Aşağıdaki yazıda göreceğiniz üzere, Arif Ünver borsaya yönelik bizi bekleyen pek çok çekintiye ışık tutmuş.

Bu çekintilerden temettü gelirleri üzerinden alınan vergi kesintisi benim en çok ilgimi çekeni. Hem uzun vadeli yatırım yapmayı ve gündelik kar/zararlara takılmamayı, hem de temettü verimliliği yüksek olan hisseleri tercih etmeyi seviyorum. Ancak bu noktada karşıma stopaj konusu çıkıyor. Uzun vadeli yatırım yapan kişilerin bu özelliklerinin teşvik edilmesi gerekirken, kişi yatırımını temettü hissesine yaptıysa, elde ettiği getiri üzerinden kaynağında kesintisi yapılıyor. Bu da kısa vadede herhangi bir kesinti yapmadan alım satım yapanların mevcut stratejilerini değiştirmesini gerektirecek bir pozisyon doğurmuyor. Bu noktada piyasalara verilen uzun vadeli yatırımcı olun söyleminin altı doldurulamıyor.

Kesinlikle üzerinde düşünülmesi gereken bir husus olarak devlet büyüklerimizin bu konuya eğilmesini gönülden isterim.



Hisse senetleri piyasamızda bazı çelişkilerden bahsetmek istiyorum ve kısa kısa değinerek herkesin biraz düşünmesini rica ediyorum;


Yetkili ve etkili isimler gerek televizyonlarda gerekse yazılı basına verdiği demeçlerde Türk yatırımcısının kısa vadeli düşündüğünü ifade ediyorlar ve uzun vadeli düşünmelerini tavsiye ediyorlar. Buraya kadar tamam da, kısa vadeli al-sat yapanların kazancından vergi veya herhangi bir kesinti yapılmazken, orta ve uzun vadeli temettü odaklı düşünenler için, temettüden yapılan kesinti stopaj, insanları uzun vadeye değil kısa vadeye sevk ediyor, önemli bir çelişki…

Devam edelim, geçenlerde bir arkadaşım aradı, sektörden, hem de 20 yılı aşan bir süredir sektörde çalışmaya devam ediyor. Aynen bana ifade ettiğini aktarıyorum, “Ya arkadaş bizim genel müdür televizyona çıkıyor, yatırımcılar uzun vadeli düşünsün gerçek yatırımcı olsun diyor, biz çalışanlarla ertesi gün toplantı yapıyor, hacim düştü, müşterileriniz al-sat yapsın diyor…” Bu noktada başka bir çelişki…

Devam… Finansal okuryazarlık deniyor, seferberlik başlatılıyor, bırakın yatırımcıyı, sektörde çalışanların önemli bir kısmının finansal okuryazarlığı tartışmalı çelişkiler devam ediyor… Ülke genelinin normal okuryazarlık oranı 2010 verilerine göre ortalama 6,5 yıl, ülke geneli daha normal okuyup yazamıyor, bir de finansı okuyup yazacak, çelişki devam…

Finans merkezi olmak gibi bir hedef konuluyor, Sermaye Piyasaları’nın derinleştirilmesi hedefleniyor ama önüne gelen para kazanamayan, minik minik şirketler halka açılarak, değil derinlik, sığlık destekleniyor…

Sektörde çalışanların, Sermaye Piyasası lisansı olmadan çalışmasının önü kesiliyor, ama hiçbir lisansı olmayan yatırımcının önüne direkt al-sat ekranları konuyor, çelişkiler devam ediyor…

Türev piyasalarda yeni açılımlar yapılıyor, opsiyonlar vs. devreye alınıyor ama dayanak teşkil eden piyasa sağlık sorunu yaşıyor. Menkul kıymetin aslı sorun yaşarken sureti nasıl hayat bulacak…

Sonuç olarak bu çelişkileri yaz yaz bitirmemiz zor ama en azından çelişkiler olduğunu bilelim ki adımlar sağlıklı atılsın, çok zaman ve para kaybı yaşandı, sistemin bütününü ele almadan patinaj kaçınılmaz…

Yol alınması için, bu sektörde hayatını geçirmiş bizlerin fikirleri alınmadan bu işler arzu edilen şekilde gelişemez, finansal piyasaların dinamikleri kitaptan okuyarak anlaşılamayacak kadar gerçektir.

4 Aralık 2012 Salı

2013 İtibariyle Bireysel Emeklilik Sistemi

Yıl 2009’du, PwC’de çalışırken Garanti Bankası’ndan bir BES temsilcisi ile ofiste görüşüp sisteme dahil olmuştum. Çok da inanmadığım için sadece elimde bulunması adına bu ürünü portföyüme dahil etmiştim. Gecikmeli de olsa sistemin içindeki fonlar ve bunların getirilerini incelemeye başladım. Sonrasında da uzun vadeli bir yatırım olarak olarak görülecek bu sistemde riskli yatırımları portföyünüze dahil ederek güzel getiri elde edilebileceğini tecrübe ettim.


BES 2013 yılı itibariyle bir takım değişiklikler gösterecek. Önceden bordromuzda gelir vergisi indirimine dahil ederek vergisel avantaj yaşıyorduk. Yeni düzenleme sonrasında bu avantaj kaldırılıyor. Onun yerine devlet katkısı geliyor. Yatırdığınız tutarın %25’i kadarını (aylık brüt asgari ücretin %25’ini geçmemek koşuluyla) da Devlet Baba bizim için kendi belirleyeceği fonlarda değerlendirecek.

56 yaşıma kadar fonda kalırsam Devlet Baba’nın benim adıma yapmış olduğu %25lik yatırımı da emekli olurken alabileceğim. O kadar dayanamazsam da aşağıdakilere razı olacağım:

a) En az 3 yıl sistemde kalanlar Devlet katkısı ve getirilerinin %15’ine,

b) En az 6 yıl sistemde kalanlar Devlet katkısı ve getirilerinin %35’ine,

c) En az 10 yıl sistemde kalanlar Devlet katkısı ve getirilerinin %60’ına,

d) Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat veya malûliyet nedeniyle ayrılanlar Devlet katkısı ve getirilerinin tamamına, hak kazanacaklar.

Çevremdeki insanlara her zaman dediğim gibi, özellikle tasarruf yapmakta zorlanan, elindeki 3-5 kuruşu yatırıma yönlendirmeyi seven kişiler için BES çok güzel bir araç. Yeni düzenlemelerle daha da avantajlı bir konumda.

Ufak bir hatırlata, bence fonlarınızı mutlaka kendiniz ya da bir anlayan dostunuza düzenletin. Aksi takdirde emeklilik danışmanları çok düşük riskli bir portföy oluşturacaktır ve uzun yıllar boyunca birikiminiz sadece enflasyonla mücadele edecek durumda kalır.

Rakamlar, oranlar lazım olursa diye aşağıda mevcuttur. Hoş bu sistem de ben 56 yaşıma gelinceye kadar kaç kere değişir kim bilir ama saklamakta fayda var.


01.01.2013 tarihinden itibaren Bireysel Emeklilik hesabına yatırılan her katkı payı (İşveren tarafından ödenenler hariç) için %25 oranında devlet katkısı yapılacak. Devlet Katkısı'nın üst limiti Aylık Brüt Asgari Ücretin %25'i kadar olacak.

Yapılan düzenlemelere göre;

- İşveren tarafından ödenenler hariç, katılımcı adına bireysel emeklilik hesabına ödenen katkı paylarının %25’ine karşılık gelen tutar, Devlet katkısı olarak hesaplanacak ve Devlet bütçesine konulan ödenekten ilgili hesaba ödenecek,

- Devlet katkısı, katkı payı ödemelerinden ayrı olarak takip edilecek ve Müsteşarlıkça belirlenen yatırım araçlarında yatırıma yönlendirilecek,

- Katılımcılardan;

a) En az 3 yıl sistemde kalanlar Devlet katkısı ve getirilerinin %15’ine,

b) En az 6 yıl sistemde kalanlar Devlet katkısı ve getirilerinin %35’ine,

c) En az 10 yıl sistemde kalanlar Devlet katkısı ve getirilerinin %60’ına,

d) Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat veya malûliyet nedeniyle ayrılanlar Devlet katkısı ve getirilerinin tamamına,hak kazanacaklar,

- Devlet katkısı ve getirilerinden hak kazanılan tutarlar sistemden ayrılma veya emeklilik durumunda katılımcıya ödenecek



Google adsense

Analytics