getiri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
getiri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2021 Pazar

Tasarruf Bilincimizi Hep Beraber Geliştirelim

Günümüz insanının giderek artan ortak özelliği harcamak, tüketmek ve hep daha fazlasını istemek diyebiliriz. Halbuki dünyamız hem çevresel hem de ekonomik açıdan israf temelli tüketim alışkanlıklarının sürdürülebilir olmadığına ilişkin çok net sinyaller veriyor. Gerek kendimiz gerek dünyamız için tasarruf bilincini geliştirmek bu süreçte adeta umut ışığımız.

Bu içerik FODER websitesinde de yayımlanmıştır.

İsteklerimizin dozunu ayarlamak, bütçemiz ile istek dengemizi doğru kurmak tasarruf bilinci için atacağımız ilk adımdır. Dürtüsel satın almalar, duygusal bir tetikleyiciden kaynaklanır ve genellikle gereksizdir. Kendinize "istek veya ihtiyaç" sorusunu sorduğunuzda savurganlık yapmazsınız. Savurganlığın önüne geçmek ve tasarruf alışkanlığımızı geliştirmek için kendimize maddi hedefler koymak, bu hedeflere ulaşmak için harcamalarımızı bilinçli bir şekilde yönetmek, ihtiyaç/istek dengesini kurmak ve tasarrufları nasıl yatırıma yönlendireceğimizi belirlememiz gerekir. Nasıl ki bir çocuğa kumbara hediye etmek onun tasarrufu öğrenmesi için atılan ilk adımsa, bireysel olarak kendimiz de tasarruf alışkanlığımız için bu şekilde kritik adımları belirlemeli ve bu adımları rasyonel bir şekilde atmalıyız.

Tasarruf bilincini ve kültürünü tüketimden hariç düşünmemiz mümkün olamaz. Tüketim kültürü ihtiyacımız olmayan şeyleri satın almamıza sebep olduğu gibi biraz eskiyen, yıpranan eşyalarımızı atıp yerine hemen yenilerini almamızı dayatmayı sürdürmektedir. Oysa hem bütçemiz hem de tasarruf bilincimiz bunun hedeflerimizle uyuşmadığını bize işaret eder. Eskileri dönüştürüp değerlendirmek, kullanmadığımız eşyaları satmak veya ihtiyaç sahiplerine vermek, sıfır almak yerine ikinci ele yönelmek bugün pek çoğumuzun yaptığı şeyler. Özellikle dijitalleşme ile beraber bu yönde işlemler yapabileceğimiz pek çok sanal pazar yerine de ulaşmamız çok kolaylaştı. Evde tasarruf yapmamız, geri dönüşüm kültürünü aşılamamız ve geliştirdiğimiz tasarruf tekniklerini öncelikle ailemizin içerisinde paylaşmamız dönüşümün temelidir. Böylece doğamızı, çevremizi ve bütçemizi toplumun temelinde korumaya başlamış oluruz.

Doğa ve çevre bilinci tasarruf bilincinin de gelişmesinde anahtar role sahiptir. Doğayı tanımak, dünya ekosistemini bilmek, çevreye ve doğaya duyarlı olmak ve israfın ne demek olduğunu kavramak beraberinde tasarrufu getirir. Özellikle su tasarrufu ve çevre bilinci arasında büyük bir paralellik bulunmaktadır. Aile içerisinde ve evde tasarruf tekniklerini geliştirirken dikkat edilmesi gereken şeylerin başında su tasarrufu gelir. Ailede ve evde davranışlarla örnek olmak en etkin ve sürdürülebilir tasarruf tekniklerinden biridir.

Doğal kaynakların verimli kullanılmasında enerji tasarrufu hem bireysel hem de toplumsal olarak üzerinde durmamız gereken bir alandır. Bu konuda sürdürülen çalışmaların ve politikaların en etkin şekilde topluma yansıması için doğru ve yerinde inovasyonların gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Doğal enerji kaynakları bu bağlamda en büyük önemi taşıyan alan olarak karşımıza çıkıyor. Enerji tüketiminin mümkün olduğunca azaltılması ve en ekonomik şekilde gündelik hayatta da uygulanabilmesini sağlamanın önemi her geçen yıl artıyor. Enerji tasarrufu konusunda dünya çapında bir kamuoyu oluşturmak için devletler ve uluslararası kuruluşlar düzenli olarak sempozyumlar ve toplantılar yapıyorlar. Binaların ısı yalıtımından kamu kurumlarında enerji tasarrufu sağlayan ampullerin kullanımına kadar birçok alanda yasalaşan kanunlarla enerji verimliliğine ön ayak olan devletler, bunun gündelik hayata yansımasını artırmak amacıyla kamu reklamları da yayınlıyorlar. Türkiye’de aynı şekilde bu tasarruf önlemlerini yasalaştırarak dünyanın en önemli güncel meselelerinden birine karşı gerekli önlemlerin alınmasını kolaylaştırıyor.

Daha az israf, daha bilinçli tüketim tasarruf bilinci için ilk adımı atmak anlamına geldiği gibi kaynakların doğru kullanımı da daha sürdürülebilir bir dünya için arka plana atılamayacak derecede önemli. Bugünden itibaren bu yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Haydi hep beraber tasarruf bilincimizi geliştirelim!

Bu içerik FODER websitesinde de yayımlanmıştır:

Tasarruf Bilincimizi Hep Beraber Geliştirelim - FODER (fo-der.org)

11 Temmuz 2021 Pazar

Bireysel Emeklilik Sisteminde Neler Değişti? BEFAS nedir?

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) düzenli birikimler yapacağınız, devlet katkısı sayesinde birikimlerinizi artıracağınız, güvenli ve kazançlı bir emeklilik sistemidir.

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde birikimleriniz %25 devlet katkısıyla artarken, diğer yandan yatırım fonlarında işlem görür ve bu fonlardan da getiri sağlar. Aylık, 3 aylık, 6 aylık ya da yıllık, nasıl isterseniz katkılarınızı o ödeme periyodunda ödeyebilirsiniz. Ödeme periyodunu sizin belirleyeceğiniz BES katkı payı tutarınız, kredi kartınızdan ya da banka hesabınızdan düzenli olarak tahsil edilir. Böylece belirli bir disiplin içinde tasarruf yapabilirsiniz.

Şeffaf bir yapısı olan bireysel emeklilik sistemindeki hesaplarınız Takasbank'ta tutulur, fon paylarınızı bu hesaplardan günlük olarak takip edebilirsiniz.

Vergisel avantajları olan Bireysel Emeklilik Sistemi’nde emekliliğe hak kazanma koşulları yerine getirildiğinde stopaj oranı getiri üzerinden %15 yerine %5’tir. Yani birikimlerinizi BES’te değerlendirmek size vergi avantajı da sağlar. Ayrıca Döviz ve Altın alımlarında vergi kesintisi (%1) uygulanırken, BES fonlarınıza ilave bir vergi ödemezsiniz. Böylelikle BES’teki birikimleriniz katlanarak büyümeye devam eder.

Sistemde en az 10 yıl kaldığınızda ve 56 yaşını tamamladığınızda emekli olursunuz, bir başka deyişle mutlu, rahat ve keyifli emeklilik yılları artık sizi bekliyor demektir.

Bireysel Emeklilik Kanununda yapılan yasal düzenlemeyle birlikte, 18 yaşından küçük çocukların sisteme girmelerinin önündeki engel kaldırılmış oldu. Yapılan değişiklikle bir ailenin çocuk dahil her bir üyesi için oluşturulan sözleşmelerde bireyler ayrı ayrı %25 devlet katkısı avantajından yararlanabileceklerdir.

Bireysel emeklilik sistemindeki kişiler, bugüne kadar hangi şirketten BES sözleşmesi yaptırmışsa o şirketin sunduğu emeklilik planlarının içindeki, o şirketin emeklilik fonlarında, birikimlerini değerlendirebiliyordu. 2021 yılında yapılan değişiklikle; katılımcılar, birikimlerini, sisteme girdiği şirketin dışında diğer emeklilik şirketlerinin emeklilik fonlarında da değerlendirebilecektir. Başka emeklilik şirketlerinin emeklilik fonlarının getirilerini takip edip bunları alıp satabileceklerdir. Bugün yatırımcılar nasıl ki, herhangi bir bankanın mobil sistemi üzerinden başka şirketlerin fonlarını alıp satabiliyorlarsa, aynı uygulama BES için de başlamış oldu. Bu uygulama aynı zamanda emeklilik şirketleri ve fonları yöneten portföy yönetimi şirketleri arasında, katılımcılara yüksek getiri sağlama rekabetini de beraberinde getirecek ve bu durum yatırımcının lehine olacaktır.

Normal şartlarda, katılımcılar her ay BES için katkı payı ödemekte ve emeklilik şirketi bu katkı paylarını katılımcının seçtiği ve emeklilik şirketine ait fonlara yönlendirmektedir. Yeni uygulama ile katılımcı katkı payı ödemesini kendi emeklilik şirketinin fonuna değil, başka şirketin fonuna yatırabilecektir.

Bireysel emeklilik sistemindeki bir katılımcı fon dağılımını yılda 12 kez değiştirebilmektedir.

Katılımcılar, Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformu (BEFAS)’ta sunulan fonları kendi emeklilik şirketlerinin mobil ve web tabanlı uygulamaları üzerinden alıp satabilecektir. Yeni kurulan BEFAS; emeklilik yatırım fonu paylarının, fon kurucusu emeklilik şirketi tarafından diğer emeklilik şirketleri katılımcılarına satılmasına, geri alınmasına imkân sağlayan ve Takasbank tarafından işletilen elektronik bir platformdur.

BES katılımcıları, BEFAS platformunda işlem gören fon çeşitleri arasında seçim yapabilecek ve BES’e ödeyecekleri katkı paylarını BEFAS platformunda işlem gören fonlara aktarabilecektir. 

Bol kazançlı günler...

Kaynak:

BES Nedir? | Bireysel Emeklilik | AgeSA (agesahayatemeklilik.com.tr)

10 soruda BES’te yeni dönem | Noyan Doğan | Köşe Yazıları (hurriyet.com.tr) 

https://youtu.be/zAAEUWLrRnc

20 Kasım 2015 Cuma

Bireysel Emeklilik Sisteminde Kritik Gün: 1 Ocak 2016

Blogumda daha önce Bireysel Emeklilik Sistemi ve bizlere kazandırdığı birikim yapma alışkanlığı ile %25’lik devlet katkısı hakkında içerikler sunmuştum. İlgili başlıktan önceki paylaşımlarıma ulaşabilirsiniz. 2016 yılının ise BES için ayrı bir önemi var. Müsadenizle konuyu biraz detaylandırayım.

Bildiğiniz gibi Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) katılımcı adına ödenen katkı payının ilgili yıla ilişkin brüt asgari ücret tutarının toplamı ile sınırlı olmak kaydıyla, %25’i devlet katkısı olarak hesaplanır. Rakamlarla konuşacak olursak:

2015 Yılı Brüt Asgari Ücret Toplamı= 14.850 TL

Bir Katılımcı için Hesaplanacak 2015 Yılı Maksimum Devlet Katkısı Tutarı= 14.850 TL*%25= 3.712,5 TL

2015 yılı için alınabilecek maksimum devlet katkısı tutarı, 3.712,5 TL’dir.

Bazı durumlarda katılımcının birden fazla BES sözleşmesi olabilir. Örneğin hem kendisinin yaptırdığı, hem de çalıştığı şirketin yaptırdığı 2 ayrı BES sözleşmesi olduğunu farzedelim. Peki bu gibi birden fazla sözleşmesi olan katılımcı için devlet katkısı nasıl hesaplanır?

Devlet katkısı tutarına ilişkin üst sınır katılımcı bazında uygulanmaktadır. Aynı dönemde birden fazla sözleşmesine katkı payı ödeyen katılımcının ödediği toplam katkı payı tutarı için hesaplanan devlet katkısı tutarı, ilgili ayda sözleşme başına ödenen katkı payının ağırlığına göre sözleşmelerine dağıtılmaktadır. Bir takvim yılı içinde ödenen ve devlet katkısı hesaplamasında dikkate alınacak katkı payı tutarı, yıllık brüt asgari ücret kadardır, bunu geçemez.

Yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var, eğer işyeriniz sizin için ek menfaat olarak BES ödemesi yapıyorsa, işveren tarafından katılımcı adına ödenen katkı paylarına devlet katkısı ödenmemektedir.

BES’in şu an için en avantajlı yanı sağladığı %25’lük devlet katkısıdır. Peki bu tutar ne zaman hesaba geçer? Devlet katkısı tutarı, esas olarak katkı payı ödemenizin şirket hesaplarına nakden intikal ettiği ayı takip eden ayda emeklilik hesabınıza şirketimiz tarafından aktarılır.

Eğer siz de benim gibi devlet katkısını sgüncel olarak takip etmek istiyorsanız devlet katkısı hesabınızdaki tutarı Takasbank websitesi üzerinden “e-Devlet ile Giriş” alanından e-Devlet şifresi ile giriş yaptıktan sonra “Takasbank Bilgilendirme Sistemi” alanından Takasbank şifresi oluşturabilir ve ilgili bilgilere erişim sağlayabilirsiniz

Gelelim kritik gün olarak belirttiğim 1 Ocak 2016 tarihine... Devlet katkısına hak ediş uygulaması gereği, 1 Ocak 2013 tarihinden sonra sistemde geçirdiğiniz süreye göre tabloda belirtilen oranlarda devlet katkısı hesabındaki tutarın bir bölümü veya tamamı tarafınıza ödenecektir.
 
Tabloda göreceğiniz üzere devlet katkısının en azından %15’ini alabilmeniz için sistemden çıkış için 1 Ocak 2016 tarihini beklemeniz gerekmektedir. Aksi takdirde devlet katkısı hesabındaki hak kazanılmayan tutarlar, emeklilik şirketi tarafından genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Hazine Müsteşarlığı hesaplarına ödenir.

Sistemden çıkmak gibi bir planı olanlara en azından bu kritik tarihe kadar sistemde kalmalarını ve ödeme zorluğu çekiyorlarsa ödeme planlarını durdurup 1 Ocak 2016 tarihinden sonar çıkış işlemlerini başlatmalarını öneririm.

Bununla birlikte hatırlatmam gereken bir de stopaj kesintisi konusun var. Devlet katkısının hak kazanılan bölümüne ilişkin getirisi üzerinden; tabloda belirtilen oranlar kadar stopaj kesintisi yapılır.
 
Son olarak, sistemden çıkışınızı istediğiniz gün henüz hesabınıza geçmemiş devlet katkısı tutarı varsa bunun ne olacağını açıklayayım: Müsteşarlıkça devlet katkısı ödemesi yapılmasından önce sistemden ayrılmış olan katılımcı için kendisine ödenen devlet katkısının şirket hesabına intikal ettiği gün, katılımcıya ait hak kazanılmayan tutarı Müsteşarlığa iade eder; varsa hak kazanılan tutarı iki iş günü içinde katılımcıya öder.
Umarım sistemden emekli olarak ayrılmanız nasip olur ancak emeklililik hedefine ulaşamıyorsanız da sistemden maksimum getiriyi elde etmeniz için yukarıda belirttiğim hususlara dikkat etmenizi öneririm.
 

29 Mayıs 2015 Cuma

Siz Oturduğunuz Yerden %20 Kazandınız mı?

Geçtiğimiz Salı (26.05.2015) akşamı Bonus Card'dan gelen mail dikkatimi çekti, biraz inceleyeyim dedim.
 
Özetle, kampanyaya katılan Bonus Card sahiplerinin kredi kartlarına, kullanım zorunluluğu olmadan, 1.000TL avans bonus yatırılıyor. 10 gün boyunca avans bonus bakiyesi kartlarında kalıyor, bu sürede kullanılan bonus üzerinden %5 masraf alınıyor ve kullanılan bonus miktarı 9 ayda eşit taksitlerle geri ödeniyor.

Burdan bir fırsat çıkar mı diye düşünürken, önce aklıma taksit imkanı olmayan cep telefonu alımı konusunda bu kampanyanın 1.000 TL'ye kadar olan tutar için bir fırsat yaratacağını düşündüm. O anda aklıma kredi kartımda 5 TL'den fazla bonus biriktiğinde bu tutarın otomatik olarak Garanti Emeklilik'teki bireysel emeklilik sistemine yönlendirildiğini hatırladım. İşte o an ampül yandı!

Kampanyaya katılarak avans bonus tutarının kredi kartıma yatırılmasını sağlayıp, sonrada bu bonus bakiyesini bireysel emeklilik hesabıma yönlendirerek akıllı bir yatırım yapabilirdim. Nasıl mı? 1.000 TL'yi bireysel emeklilik sistemine yönlendirerek, %25 devlet katkısı ile 250 TL'yi de birikimime yönlendirmiş olacaktım. Avans bonus tutarı olan 1.000 TL'yi 9 taksitte 111,11 TL olarak geriye ödecektim. Ekonomi kitaplarından hatırlayacağınız üzere bugünkü 1 TL yarın ki 1 TL'den değerlidir. Tıpkı hemen BES'e yatırılan 1.000 TL'nin 9 ayda 111'er TL taksitle geri ödenecek 1.000TL'den değerli olması gibi. Ayrıca 1.000  TL hemen yatırıma yönlendirileceğinden 9 ay boyunca bu tutardan para kazanmaya da devam edecektim. Aynı şekilde 1.000 liranın %25'i olan 250 TL'lik devlet katkısından da hemen kazanmaya başlayacaktım. Karşılığında ise maliyetim sadece %5'i olan 50 TL olacaktı. Kampanya koşullarını son bir kez daha dikkatli okuyup gözden kaçırdığım bir nokta var mı diye kontrol ettim, herhangi bir sıkıntı olmadığını görünce kampanyaya dahil oldum. Ardından hemen onay geldi ve 1.000 TL kartımda bonus olarak gözüktü.

Ardından heyecanla bu tutarın emeklilik bakiyeme transfer olmasını bekledim. Çarşamba günü herhangi bir hareket olmayınca önce Garanti Bankası'nı sonar da onların yönlendirmesiyle Garanti Emeklilik'i aradım. Bonus aktarımlarının otomatik olduğunu, bu sebeple 24 saat beklememi söylediler. Çarşamba gecesi de herhangi bir hareket olmayınca Perşembe tekrar Garanti Emeklilik'i aradım. Karşımdaki ilgili müşteri temsilcisi oldukça yardımcı oldu ve sorunu çözmek için devreye girdi, sesli onay sistemi ile kredi kartımdaki bonus bakiyenin bireysel emeklilik sistemine transfer edilmesi için onayımı aldı. Ve cuma sabahı itibarıyla kontrol ettiğimde kredi kartımdaki 1.000 TL'lik bakiyenin transfer edildiğini gördüm.

 
 
İşte "ödeme belgesi"ni de buradan paylaşıyorum. Sizlerde oturduğunuz yerden en az %20'lik bir getiriyi bu şekilde elde edebilirsiniz. Özellikle bankaların yüksek kart ücretleri aldığı bu dönemde sunulan bu gibi kampanyaları fırsata çevirerek kendinize risksiz bir getiri yöntemi elde edebilirsiniz. Ekonomik yönden sizlere bir faydam olduysa ne mutlu bana...
 


8 Haziran 2014 Pazar

Kredi Kartı Kampanyaları ile Verginizi Ödeyebilirsiniz

Her zaman söylemişimdir, kredi kartı, kullanmayı bilenler için faydalı bir araçtır, bilmeyenler içinse gazetelerin 3.sayfasına kadar gidebilecek bir araçtır. Akıllıca kullanılan kredi kartları kişilere finansman konusunda fayda sağlar.

Dönemsel olarak kredi kartlarının belirli harcama hedeflerine karşılık vermiş olduğu ödüller oluyor. Kesinlikle reklamını yapmak için söylemiyorum, bu konuda Garanti'nin Bonus kartı oldukça ilgimi çekiyor. Örneğin Nisan ayında 300 TL alışveriş yapana 20 TL bonus kampanyası vardı. Kampanya'ya dahil olup, Mayıs ayında ödemem gereken Emlak Vergisi tutarını ödedim ve 20 TL bonusu hakettim.

Bu ayda aynı şartlarda bir kampanya yapmışlar. Malum Temmuz ayı da araçların Motorlu Taşıtlar Vergisi 2. taksidini ödeme zamanı. Hemen bu kampanyaya da dahil oldum. Faizlerin zaten düşük gittiği şu günlerde, ne de olsa ödeyecek olduğum bu borcumu da ödeyip kurtuldum. (Gündemdeki vergi affı konusuna hiç girmeyelim, ödeyen ile ödemeyenin kesinlikle ayrıştırılması lazım!)

Sahip olduğum Bonus Plus kartın yıllık aidatı 79 TL. Bu şekilde yakalayacağım 4 kampanya ile kartın aidat bedelini çıkarmak mümkün. Ayrıca size benden bir tüyo, eğer Garanti Emeklilik'te mevcut bir emeklilik sözleşmeniz varsa, vereceğiniz emirle biriken bonuslarınızın otomatik olarak emeklilik yatırımınıza aktarılmasını sağlayıp bunun üzerinden hem devlet katkısı hem de fon performansından getiri elde edebilirsiniz. Ayrıca bonusların belirli günlerde kullanılması zorunluluğu olduğu için vereceğiniz otomatik transfer emri sayesinde bonusunuzu kullanmayı unutma gibi bir durumunuzda söz konusu olmaz.

Sözün özü, akıllıca kullanacağınız kredi kartından size zarar değil fayda gelir.

7 Kasım 2013 Perşembe

Kafayı Yormadan Kazanmak için Bireysel Emeklilik


Hem gelecek hem de tasarruf adına bugün için tek ve en iyi sistem, bireysel emeklilik.
Gelelim, getiriler konusuna. Uzun uzun anlatmayacağım, sadece basit bir örnek vereceğim. Geçmiş yılları bir kenara bırakıyorum... 1 Ocak 2013’ten itibaren yani, devlet katkılı sistem başladığından bu yanayı baz alacağım.
Diyelim ki, 1 Ocak’ta sisteme girdiniz ve her ay da 500 lira yatırıyorsunuz. Ekim sonu itibariyle, yani 10 ayın sonunda, kendi ödediğiniz katkı paylarının biriktiği hesabın toplamı, 5 bin lira oldu. Devletin sizin adınıza yatırdığı yüzde 25’lik katkının biriktiği hesaptaki paranız da bin 250 lira... Demek ki, 10 ay sonunda sistemdeki birikiminiz 6 bin 250 lira oldu.
Diyelim ki, sisteme girdiğinizde riski düşük, getirisi az hazine bonosu ve devlet tahvili ağırlıklı fonlardan oluşan bir plan seçtiniz... Ortalama getirinin de yıllık yüzde 9 olduğunu varsayalım...
Sizin yatırdıklarınız, devletin sizin adınıza ödediği katkı ve seçtiğiniz emeklilik fonlarının getirisi ile birlikte; 10 ayında sonunda, sistemdeki toplam birikiminiz 6 bin 700 liranın biraz üzerinde oluyor. Tabi bunlar üç aşağı beş yukarı rakamlar.
Yine aynı hesap üzerinden sene sonuna gelindiğinde ise sizin yatırdıklarınız, devletin katkısı ve fonların getirisi ile birlikte; bireysel emeklilik sistemindeki toplam birikiminiz 8 bin liranın biraz üzerinde olacak.
Kesintiler mi? Onu da söyleyeyim... Yönetim gideri kesintisi yıllık en fazla yüzde 2, seçtiğiniz fonun işletim gideri için yapılacak kesinti ise yine yıllık yüzde 1.09...
Basit bir hesapla, yılsonunda sizden yapılacak kesintilerin toplamı en fazla 200 lira olacak. Kesintileri de düştüğünüzde, birikiminizin tutarı 7 bin 800 lira oluyor, yılsonunda.
Şimdi soruyorum...
Bugün, yıllık 5 bin lira yatırdığınızda hangi yatarım enstrümanından kafanız bu derece rahat olarak sene sonunda yüzde 56’ya yakın getiri elde edersiniz? Ya da bu devirde; ay ay yatırdığınız, yıllık 5 bin liranızı hangi yatırım enstrümanı yılsonunda yaklaşık 7 bin 800 liraya çıkartır? Ben “bu rahatlık seviyesinde” bilmiyorum... Bilen varsa, bana da anlatsın.
Diyeceksiniz ki, ‘sen bu seneden bahsediyorsun, geçen senelerde sisteme girenlerin durumundan sözetmiyorsun’. Kısaca ona da değineyim...
2012’de hisse senedi ağırlıklı fonları seçen bireysel emeklilik katılımcıları yüzde 40 getiri... Demin bahsettiğimiz faiz, devlet tahvili gibi az riskli emeklilik planlarını seçenler ise birikimlerine yüzde 15 getiri elde ettiler.
Son 10 yıldır bu sistemde olup da hisse ağırlıklı yatırım yapanlar yüzde 435 kazandılar. Yani, risk alan katılımcılar yıllık ortalama yüzde 40’ın üzerinde birikimlerine getiri sağladılar.
Yeri gelmişken şunu da belirteyim...Bugünkü ortamda eğer bireysel emeklilik birikimlerinize yüksek getiriler elde etmek istiyorsanız, riski de göze alacaksınız. Yani, hisse senedi ağırlıklı yatırım planlarını seçeceksiniz. “Ama efendim, evvelki sene hisse senedi kaybettirdi.”
Geçen sene de kazandırdı; ne olacak şimdi... Bir-iki seneye değil, 5-10 seneye bakacaksın. Son 10 senenin rakamları ortada.
Ama yok... Risk almak istemiyorum, repo-faiz, devlet tahvili benim için yeterli diyorsanız; o zaman da aza razı olacaksınız, ‘emeklilik şirketleri az getiri sağlıyor’ diye eleştirmeyeceksiniz.
Umarım, bireysel emeklilik sisteminde getiri konusunda şimdi kafanız daha nettir.

20 Eylül 2013 Cuma

Bir Çaylak Borsada 1 Haftada Ne Kadar Kazanır?

18 Eylül günü FED'in açıklaması sonrasında BİST en çok artan borsalardan biri oldu. Gelin bir beyin jimnastiği yapalım ve bu açıklamadan bir hafta once hisse satın aldığımızı düşünelim.

Bu hesaplamada borsa ve hisseler konusunda fikir sahibi olmayan birnin, google da kısa bir araştırma sonucu ulaşabileceği Deutsche Bank'ın 11 Eylül'de yayınladığı raporu okuyarak aksiyon aldığını düşünelim.

Bakalım rapor ne demiş?

Deutsche Bank, en çok ve en az beğenilen hisseler listesinde değişiklik yaptı. Yatırımcıların Türk Telekom'da satış, Turkcell'de ise al tavsiyesinde bulunan Deutsche Bank, bunun yanı sıra atırımcılara Anadolu Sigorta karşısırnda Aksigorta almaları önerisinde bulundu.
Halkbank, Aksa Enerji, Koza Altın ve Soda Sanayi'ye en beğendiği hisseler listesinde tutan Deutsche Bank, YKB, Akenerji, İpek Enerji ve Trakya Cam'ı da en az beğendiği hisseler listesinde tutmaya devam etti.

Buna göre, yatırımcımızın sadece AL verilen hisseleri 11 Eylül sabahı alıp, FED açıklamasını takip eden 19 Eylül günü akşamı kapanış fiyatından satış yaptığını düşünelim. Sonuç ne mi olurdu?

 
 
 
Bir hafta geçmeden yüzde 8.7 lik bir getiri yatırımcımızın olurdu. Eğer yatırımcımız ben sanayi/telekom şirketlerine güvenmem, banka hisselerinden şaşmam diyip sadece Halkbank hissesi alsaydı yüzde 18 lik bir getiri elde edecekti. Gün içerisinde Halkbank hissesi 16.85 lere kadar yükseldiğini ben şahsen gördüm ama o derece ince bir hesap yapmaktan ziyade genel bir bakış açısıyla konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
 
 
Sözün özü, borsa yatırımcısı olmak riskin bilincinde olmayı gerektirir. Ancak bu riski control edebilirseniz, güzel getiriler elde etmeniz mümkündür.
 
Son bir hatırlatma, kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.
 
 
 
 


22 Nisan 2013 Pazartesi

Deutsche Bank 2013 Hisse Önerilerini Güncelledi

Daha önceki yazılarımdan birinde Deutsche Bank'ın öneri listelerini takip ettiğimi sizlere söylemiş ve 2013 yılı için hazırladıkları listeyi buradan sizlerle paylaşmıştım.

Bu liste Nisan ayının ortasında güncellendi. Yapılan bir takım değişiklikleri paylaşmakta fayda var diye düşünüyorum.

En beğendiği hisseler listesine Ford Otosan ve Türk Havayolları'nı ekleyen Deutsche Bank, Halkbank'ı en çok beğendiği, Vakıfbank'ı ise en az beğendiği hisseler listesinde çıkardı. Tav Havalimanları ve Arçelik'i en az beğendiği hisseler listesine ekledi.

Deutsche Bank, en çok beğendiği hisseler listesinde Garanti Bankası, Bank Asya, Turkcell ve Aygaz'a yer vermeye devam ederken, en az beğendi hisseler listesinde de Akbank, Albaraka Türk, Türk Telekom ve Tüpraş yerlerini korudular.

Değerlendiren tüm yatırımcılara bol kazançlar dilerim.

13 Şubat 2013 Çarşamba

Borsaya Dair Bir Çelişki: Kısa Vadeli mi Uzun Vadeli mi Yatırımcı Olmalı?

Borsada yatırım yaparken yaşadığımız en büyük çekinti ne zaman alıp ne zaman satacağımız herhalde. Ancak tek çekintimiz bununla sınırlı değil. Bizim gibi yatırımcıların kafasını kurcalayan başka hususlar da var.

Aşağıdaki yazıda göreceğiniz üzere, Arif Ünver borsaya yönelik bizi bekleyen pek çok çekintiye ışık tutmuş.

Bu çekintilerden temettü gelirleri üzerinden alınan vergi kesintisi benim en çok ilgimi çekeni. Hem uzun vadeli yatırım yapmayı ve gündelik kar/zararlara takılmamayı, hem de temettü verimliliği yüksek olan hisseleri tercih etmeyi seviyorum. Ancak bu noktada karşıma stopaj konusu çıkıyor. Uzun vadeli yatırım yapan kişilerin bu özelliklerinin teşvik edilmesi gerekirken, kişi yatırımını temettü hissesine yaptıysa, elde ettiği getiri üzerinden kaynağında kesintisi yapılıyor. Bu da kısa vadede herhangi bir kesinti yapmadan alım satım yapanların mevcut stratejilerini değiştirmesini gerektirecek bir pozisyon doğurmuyor. Bu noktada piyasalara verilen uzun vadeli yatırımcı olun söyleminin altı doldurulamıyor.

Kesinlikle üzerinde düşünülmesi gereken bir husus olarak devlet büyüklerimizin bu konuya eğilmesini gönülden isterim.



Hisse senetleri piyasamızda bazı çelişkilerden bahsetmek istiyorum ve kısa kısa değinerek herkesin biraz düşünmesini rica ediyorum;


Yetkili ve etkili isimler gerek televizyonlarda gerekse yazılı basına verdiği demeçlerde Türk yatırımcısının kısa vadeli düşündüğünü ifade ediyorlar ve uzun vadeli düşünmelerini tavsiye ediyorlar. Buraya kadar tamam da, kısa vadeli al-sat yapanların kazancından vergi veya herhangi bir kesinti yapılmazken, orta ve uzun vadeli temettü odaklı düşünenler için, temettüden yapılan kesinti stopaj, insanları uzun vadeye değil kısa vadeye sevk ediyor, önemli bir çelişki…

Devam edelim, geçenlerde bir arkadaşım aradı, sektörden, hem de 20 yılı aşan bir süredir sektörde çalışmaya devam ediyor. Aynen bana ifade ettiğini aktarıyorum, “Ya arkadaş bizim genel müdür televizyona çıkıyor, yatırımcılar uzun vadeli düşünsün gerçek yatırımcı olsun diyor, biz çalışanlarla ertesi gün toplantı yapıyor, hacim düştü, müşterileriniz al-sat yapsın diyor…” Bu noktada başka bir çelişki…

Devam… Finansal okuryazarlık deniyor, seferberlik başlatılıyor, bırakın yatırımcıyı, sektörde çalışanların önemli bir kısmının finansal okuryazarlığı tartışmalı çelişkiler devam ediyor… Ülke genelinin normal okuryazarlık oranı 2010 verilerine göre ortalama 6,5 yıl, ülke geneli daha normal okuyup yazamıyor, bir de finansı okuyup yazacak, çelişki devam…

Finans merkezi olmak gibi bir hedef konuluyor, Sermaye Piyasaları’nın derinleştirilmesi hedefleniyor ama önüne gelen para kazanamayan, minik minik şirketler halka açılarak, değil derinlik, sığlık destekleniyor…

Sektörde çalışanların, Sermaye Piyasası lisansı olmadan çalışmasının önü kesiliyor, ama hiçbir lisansı olmayan yatırımcının önüne direkt al-sat ekranları konuyor, çelişkiler devam ediyor…

Türev piyasalarda yeni açılımlar yapılıyor, opsiyonlar vs. devreye alınıyor ama dayanak teşkil eden piyasa sağlık sorunu yaşıyor. Menkul kıymetin aslı sorun yaşarken sureti nasıl hayat bulacak…

Sonuç olarak bu çelişkileri yaz yaz bitirmemiz zor ama en azından çelişkiler olduğunu bilelim ki adımlar sağlıklı atılsın, çok zaman ve para kaybı yaşandı, sistemin bütününü ele almadan patinaj kaçınılmaz…

Yol alınması için, bu sektörde hayatını geçirmiş bizlerin fikirleri alınmadan bu işler arzu edilen şekilde gelişemez, finansal piyasaların dinamikleri kitaptan okuyarak anlaşılamayacak kadar gerçektir.

25 Ocak 2013 Cuma

Borsada Kazanan Olmak

Borsada hepimiz kazanmanın derdindeyiz. Kimimiz duyum alıyoruz, kimimiz araştırma firmalarının yorumlarını dikkate alıyoruz, kimimizse tamamen kendi çalışmalarımızla ya da hislerimizle borsadaki yatırımlarımıza yön veriyoruz. Günün sonunda umarım herkes getirisi bol olan tercihler yapmış olur.

Yalnız belirtmekte fayda var, bu noktada ne kadar emek/zaman harcarsanız, bilgi birikiminiz ne kadar genişse o kadar çok kazanacaksınız diye bir şey yok. Neden mi? İşte cevabı:

İngiltere'de yayımlanan Observer gazetesi, 5 bin sterlin (yaklaşık 14 bin lira) verdiği broker, öğrenci ve kediden oluşan gruplar arasında ilginç bir yatırım araştırması yaptı. Gazete, 3 yatırım şirketi broker'ları ve John Warner Okulu'ndan yaşları 11 ile 18 arasında değişen öğrencilerden farklı takımlar kurdu. Bu takımlarla beraber Orlando isimli kedinin borsada yapacağı yatırım tercihleri araştırması yapıldı. Gruplar ellerindeki sermaye ile 1 Ocak 2012'de borsada şirket seçerek yatırım yapmaya başladı. Broker'lar şimdiye kadar sahip oldukları eğitim, tecrübe ve küresel pazarlardaki gelişmelere göre hisse senetleri aldı. Öğrencilerden oluşan grup ise kendi aldıkları karara göre yaptırım yaptı. Gruplarla eşit miktarda sermaye ile borsaya giren kedi Orlando ise en sevdiği oyuncağı fareyi numaralara fırlatarak şirket ve yatırım miktarı seçti.


TAMAMEN TAHMİN EDİLEMEZ

Her 3 ayda bir hisse senedi alıp satma hakkı olan grupların bir yıl boyunca borsada yaptıkları yatırımlar takip edildi. Son çeyrekte 497 sterlin kârla giren broker'lar, yatırım yaptıkları şirketin hisse senetlerinin yüzde 17 düşmesi ile yılı 176 sterlin karla kapattı. Dördüncü çeyreğe 292 sterlin artı değer ile giren kedi Orlando ise hisse senetlerindeki değişiklik ile yılı 542 sterlin (yaklaşık bin 500 lira) karla bitirdi. Öğrenciler ise 160 sterlin zarar etti. Bir yıl süren araştırma sonunda gazete, ekonomist Burton Malkiel'in "A Random Walk Down Wall Street" kitabıyla popülerlik kazanan "rasgele seçim hipotezinin" düşünülenden daha doğru olduğunu yazdı. Hipoteze göre borsada işlem göre hisse senetleri rasgele değer kazanıyor veya kaybediyor. Bu nedenle borsaların tamamen tahmin edilemez olduğu tezi işleniyor.

'YETENEKLİ, REKABET ZOR'

Yatırım şirketinde çalışan ve gruplardan birinde yer alan broker Justin Urquhart Stewart, kedinin tamamen içgüdüleri ile hareket ettiğini ancak 'yetenekli' olduğunu söyledi. Kedinin finansal riskleri bilmediğini kaydeden Stewart, "Kedi yetenekli rekabet etmek zor" dedi. 

14 Mart 2012 Çarşamba

Bu hisseye dikkat: PRKME

Adamım Berki, eline hatta Excel’ine sağlık…
Sen raporu yazarsan, paylaşmak da bana kalır. Şimdi izleyip görme zamanı!

IS Investment - Company Report: PRKME_Initiation_Coverage
Breathless growth to continue

We are initiating our coverage for Park Elektrik with OUTPERFORM recommendation and target price of TL8.32/share, implying a rewarding 84% upside potential from current levels. We base our optimistic stance for the stock on capacity expansions at copper and asphaltite businesses which will boost production volumes, increasing penetration in growing energy sector, buoyant outlook for copper prices and bargain multiples compared to international peers. At current levels the stock trades at 4.6x 2012E EV/EBITDA and 5.7x 2012E P/E versus international peers median of 5.0x and 11.7x respectively, i.e 9% and 51% discounts.

Increasing copper prices to support profitability. After reaching all time high levels around US$10,160/tons in February, 2011 copper prices fell as low as to US$6,800/tons in the fourth quarter of 2011. Yet, prices are again in an uptrend since the beginning of the year. Copper prices rose by 6% month to date in March reading at US$8,300/tons. Acting conservatively we kept copper prices constant throughout the forecast horizon, to say at US$8,000/tons. Therefore increase in the prices will definitely be in favor of the company both in terms of operations and the stock performance, since Park Electrik shares move in tandem with the copper prices with a correlation of 80%. Note that 15-month forward copper price hovers around US$8,500/ton currently.

Capacity investments pave the way for higher production. Park Elektrik increased its concentrated copper capacity in Madenkoy to 1.2mn tons/year from 750K tons/year in October 2011. On top of that, new capacity expansion to 1.8mn tons/year which is planned to be completed in 2013 will further increase the total concentrated copper production to c.130K dmt in 2013 from 86K dmt in 2012. Secondly, Park Elektrik sells all produced 400K tons of asphaltite to another group company, Silopi Electricity Production, with a fixed price and with the increasing capacity of Silopi Electricty from 135MW to 405MW in 2015 Park Elektrik will triple its asphaltite production.

Energy investments are on the cards. The company plans to build 50.5MW "run of river type" of HEPP in Diyarbakır with total capital expenditure of US$60mn for which the production licence will be valid for 49 years. Construction of the HEPP is expected to start in 2013 and will take approximately three years for the plant to generate revenues.

Aluminum production may be the long term catalyst. Although not included in our valuation, the company has operating licences for aluminum production in Gaziantep. Management underlined that aluminum projects take a back seat compared to copper production and no guidance for the short-term is provided.


Burak Berki

İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
Uzman | Araştırma

Google adsense

Analytics