kazanç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kazanç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2016 Cumartesi

Kehanet: Seneye Maaşınız Düşecek

Peşin peşin söyleyeyim, kahin değilim ama bir kehanetim var: 1 Ocak 2017’den itibaren maaşınızdan elinize geçen tutar azalacak. Bunun satın alma gücü, artan kurla falan da bir ilgisi olmayacak. Tamamen yapılan bir kanun tasarısından kaynaklanarak maaşınız azalacak. Bu kehanetimin gerçekleşmesi için üç ön koşul var:
  • Tasarının kanunlaşması 
  • İşvereninizin maaşınızı aynı tutması
  • Brüt maaşınızın aylık prime esas kazancın üstünde olması (2016 için 10.705,50 TL)

TBMM Başkanlığı’na 27.10.2016 tarihinde gelen “Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” ile günlük brüt asgari ücretin 6,5 katı olan sigorta primine esas günlük kazanç üst sınırının, günlük brüt asgari ücretin 7,5 katına yükseltilmesi öngörülmektedir.

Peki bu maddenin gerekçesi nedir? Şöyle belirtilmiş:

Sigortalılar için belirlenen brüt asgari ücretin 6,5 katından fazla kazancı olan sigortalılardan daha fazla prim tahsil edilerek hem bu sigortalıların daha fazla aylık ve gelir alması, hem de Sosyal Güvenlik Kurumunun prim gelirlerinin artırılması amaçlanmaktadır.
Şimdi kanun metnini biraz deşifre edip hayatımıza ne getiriyor anlamaya çalışalım…

2016 yılında prime esas kazanç tutarı şöyle hesaplanıyordu:

Brüt Asgari Ücret (aylık): 1.647 TL

Günlük Asgari Ücret: 1.647 / 30 = 54,9 TL

Günlük Prime Esas Kazancın Üst Sınırı: 54,9 * 6,5 =356,85 TL

Aylık Prime Esas Kazancın Üst Sınırı: 356,85 * 30 =10.705,50 TL

Eğer kanun tasarısı geçerse ve brüt asgari ücrette değişiklik olmazsa;

Günlük Prime Esas Kazancın Üst Sınırı: 54,9 * 7,5  = 411,75 TL

Aylık Prime Esas Kazancın Üst Sınırı: 411,75 * 30 = 12.352,50 TL

olacak.

Tavana kadar olan ücretlerde ücret üzerinden yüzde 14 SGK primi ve yüzde 1 de işsizlik sigorta primi olmak üzere toplam yüzde 15 oranında SGK kesintisi yapılmaktadır.

Asgari ücrette değişiklik olmadan bu tasarı kanunlaşırsa, maaşı sigorta prim tavanı üzerinde olan çalışanın eline geçecek maaş 247,05 TL azalacaktır. (12.352,50 - 10.705,50 = 1.647 * %15 = 247,05 TL)

Asgari ücrette de enflasyon etkisiyle bir miktar artış olacağını düşünürsek, yukarıda bahsettiğim SGK kesintileri daha da artacaktır. Dolayısıyla artan kesinti tutarı elinize geçen net maaşı azaltacaktır.

Artan kurla geçen yıla kıyasla satın alma gücünüzün ne kadar azalacağı konusuna ise moralinizi bozmamak için hiç girmeyeceğim…

PS-1. Bu içeriği yayımladıktan sonra sevgili arkadaşım, dostum Furkan Tüzün bana ulaşarak 4. şart olarak brüt maaş üzerinden çalışıyor olmanın gerektiğini hatırlattı. Kesinlikle çok haklı. 9 yıldır maaşlı olarak çalışan biriyim ve hep brüt maaş üzerinden sözleşme imzaladığım için, net maaş bana biraz uzak kalmış, bu nedenle atlamışım. Pek tabii ki net maaşta çalışan değil işveren bu maliyete katlanır.

PS-2. Bugün (24.11.2016) “Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” Resmi Gazete’de yayımlandı. 

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/11/20161124-8..htm

Buna göre:

31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “6,5” ibaresi “7,5” şeklinde değiştirilmiştir.

Buna göre, 2017 yılında asgari ücret artışı yapılmadığını varsaydığımızda dahi SGK tavanı 12.352,50 TL’ye yükselmektedir.

Bu yükseliş, bahsettiğim SGK maliyetlerinin yükselmesine sebep olacaktır.

7 Kasım 2013 Perşembe

Kafayı Yormadan Kazanmak için Bireysel Emeklilik


Hem gelecek hem de tasarruf adına bugün için tek ve en iyi sistem, bireysel emeklilik.
Gelelim, getiriler konusuna. Uzun uzun anlatmayacağım, sadece basit bir örnek vereceğim. Geçmiş yılları bir kenara bırakıyorum... 1 Ocak 2013’ten itibaren yani, devlet katkılı sistem başladığından bu yanayı baz alacağım.
Diyelim ki, 1 Ocak’ta sisteme girdiniz ve her ay da 500 lira yatırıyorsunuz. Ekim sonu itibariyle, yani 10 ayın sonunda, kendi ödediğiniz katkı paylarının biriktiği hesabın toplamı, 5 bin lira oldu. Devletin sizin adınıza yatırdığı yüzde 25’lik katkının biriktiği hesaptaki paranız da bin 250 lira... Demek ki, 10 ay sonunda sistemdeki birikiminiz 6 bin 250 lira oldu.
Diyelim ki, sisteme girdiğinizde riski düşük, getirisi az hazine bonosu ve devlet tahvili ağırlıklı fonlardan oluşan bir plan seçtiniz... Ortalama getirinin de yıllık yüzde 9 olduğunu varsayalım...
Sizin yatırdıklarınız, devletin sizin adınıza ödediği katkı ve seçtiğiniz emeklilik fonlarının getirisi ile birlikte; 10 ayında sonunda, sistemdeki toplam birikiminiz 6 bin 700 liranın biraz üzerinde oluyor. Tabi bunlar üç aşağı beş yukarı rakamlar.
Yine aynı hesap üzerinden sene sonuna gelindiğinde ise sizin yatırdıklarınız, devletin katkısı ve fonların getirisi ile birlikte; bireysel emeklilik sistemindeki toplam birikiminiz 8 bin liranın biraz üzerinde olacak.
Kesintiler mi? Onu da söyleyeyim... Yönetim gideri kesintisi yıllık en fazla yüzde 2, seçtiğiniz fonun işletim gideri için yapılacak kesinti ise yine yıllık yüzde 1.09...
Basit bir hesapla, yılsonunda sizden yapılacak kesintilerin toplamı en fazla 200 lira olacak. Kesintileri de düştüğünüzde, birikiminizin tutarı 7 bin 800 lira oluyor, yılsonunda.
Şimdi soruyorum...
Bugün, yıllık 5 bin lira yatırdığınızda hangi yatarım enstrümanından kafanız bu derece rahat olarak sene sonunda yüzde 56’ya yakın getiri elde edersiniz? Ya da bu devirde; ay ay yatırdığınız, yıllık 5 bin liranızı hangi yatırım enstrümanı yılsonunda yaklaşık 7 bin 800 liraya çıkartır? Ben “bu rahatlık seviyesinde” bilmiyorum... Bilen varsa, bana da anlatsın.
Diyeceksiniz ki, ‘sen bu seneden bahsediyorsun, geçen senelerde sisteme girenlerin durumundan sözetmiyorsun’. Kısaca ona da değineyim...
2012’de hisse senedi ağırlıklı fonları seçen bireysel emeklilik katılımcıları yüzde 40 getiri... Demin bahsettiğimiz faiz, devlet tahvili gibi az riskli emeklilik planlarını seçenler ise birikimlerine yüzde 15 getiri elde ettiler.
Son 10 yıldır bu sistemde olup da hisse ağırlıklı yatırım yapanlar yüzde 435 kazandılar. Yani, risk alan katılımcılar yıllık ortalama yüzde 40’ın üzerinde birikimlerine getiri sağladılar.
Yeri gelmişken şunu da belirteyim...Bugünkü ortamda eğer bireysel emeklilik birikimlerinize yüksek getiriler elde etmek istiyorsanız, riski de göze alacaksınız. Yani, hisse senedi ağırlıklı yatırım planlarını seçeceksiniz. “Ama efendim, evvelki sene hisse senedi kaybettirdi.”
Geçen sene de kazandırdı; ne olacak şimdi... Bir-iki seneye değil, 5-10 seneye bakacaksın. Son 10 senenin rakamları ortada.
Ama yok... Risk almak istemiyorum, repo-faiz, devlet tahvili benim için yeterli diyorsanız; o zaman da aza razı olacaksınız, ‘emeklilik şirketleri az getiri sağlıyor’ diye eleştirmeyeceksiniz.
Umarım, bireysel emeklilik sisteminde getiri konusunda şimdi kafanız daha nettir.

Google adsense

Analytics