borsa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
borsa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2018 Pazartesi

2018 Hisse Senedi Önerilerim

Bir zamanlar borsa yatırımcısı iken hem iş değişikliği sebebiyle vakit ayıramama, hem de baba olmam sebebiyle daha düşük riskli gördüğüm ev alma fikriyle bir süredir hisse senedinden uzak kalmıştır. Bu 1 Ocak 2018 sabahı, pek çok insanın yeni yılda yapacaklarından duyduğu heyecan gibi ben de bir süredir kafamda olan hisse analizine vakit ayırdım. Ne kadar iyi yaptım zaman gösterecek ama içimde hala uzun vadeli hisse senedi yatırımının iyi bir tercih olacağı yönünde sağlam bir inanç var. Bunu da bireysel emeklilik sistemindeki özellikle son dönemdeki getirilerden destekleyebiliyorum.

Hal böyle olunca bazı yatırım danışmanlığı veren kuruluşların model portföylerini inceleyip bu portföylerde özellikle ilgimi çeken hisseleri belirledim. Tabii ki bu hisseler borsada efsane yazacak, paranızı katlayacak yüksek riskli hisseler değil ama inancım enflasyonu ve faizi yeneceği yönünde. Kesinlikle yatırım tavsiyesi olmayan bu hisseleri aşağıdaki şekilde belirledim.

Bir tane banka, bir tane de üretim sektöründen beni heyecanlandıran ve güvenimi kazanan hisseyi de işaretledim. En yakın zaamanda portföyüme katacağım. Her iki hisseyi de uzun vadeli yatırım olarak düşünüyorum. Bakalım durum ne olacak?

Gedik Bizim Menkul Yapı Kredi Halk Bank Yatırm Finansman Ak Yatırım İş Yatırım
AKBNK ARCLK GARAN AKBNK GARAN GARAN GARAN
CCOLA TUPRS SAHOL ARCLK TUPRS ISCTR VAKBN
TUPRS GARAN
ISCTR
SAHOL
TUPRS

20 Eylül 2013 Cuma

Bir Çaylak Borsada 1 Haftada Ne Kadar Kazanır?

18 Eylül günü FED'in açıklaması sonrasında BİST en çok artan borsalardan biri oldu. Gelin bir beyin jimnastiği yapalım ve bu açıklamadan bir hafta once hisse satın aldığımızı düşünelim.

Bu hesaplamada borsa ve hisseler konusunda fikir sahibi olmayan birnin, google da kısa bir araştırma sonucu ulaşabileceği Deutsche Bank'ın 11 Eylül'de yayınladığı raporu okuyarak aksiyon aldığını düşünelim.

Bakalım rapor ne demiş?

Deutsche Bank, en çok ve en az beğenilen hisseler listesinde değişiklik yaptı. Yatırımcıların Türk Telekom'da satış, Turkcell'de ise al tavsiyesinde bulunan Deutsche Bank, bunun yanı sıra atırımcılara Anadolu Sigorta karşısırnda Aksigorta almaları önerisinde bulundu.
Halkbank, Aksa Enerji, Koza Altın ve Soda Sanayi'ye en beğendiği hisseler listesinde tutan Deutsche Bank, YKB, Akenerji, İpek Enerji ve Trakya Cam'ı da en az beğendiği hisseler listesinde tutmaya devam etti.

Buna göre, yatırımcımızın sadece AL verilen hisseleri 11 Eylül sabahı alıp, FED açıklamasını takip eden 19 Eylül günü akşamı kapanış fiyatından satış yaptığını düşünelim. Sonuç ne mi olurdu?

 
 
 
Bir hafta geçmeden yüzde 8.7 lik bir getiri yatırımcımızın olurdu. Eğer yatırımcımız ben sanayi/telekom şirketlerine güvenmem, banka hisselerinden şaşmam diyip sadece Halkbank hissesi alsaydı yüzde 18 lik bir getiri elde edecekti. Gün içerisinde Halkbank hissesi 16.85 lere kadar yükseldiğini ben şahsen gördüm ama o derece ince bir hesap yapmaktan ziyade genel bir bakış açısıyla konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
 
 
Sözün özü, borsa yatırımcısı olmak riskin bilincinde olmayı gerektirir. Ancak bu riski control edebilirseniz, güzel getiriler elde etmeniz mümkündür.
 
Son bir hatırlatma, kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.
 
 
 
 


13 Şubat 2013 Çarşamba

Borsaya Dair Bir Çelişki: Kısa Vadeli mi Uzun Vadeli mi Yatırımcı Olmalı?

Borsada yatırım yaparken yaşadığımız en büyük çekinti ne zaman alıp ne zaman satacağımız herhalde. Ancak tek çekintimiz bununla sınırlı değil. Bizim gibi yatırımcıların kafasını kurcalayan başka hususlar da var.

Aşağıdaki yazıda göreceğiniz üzere, Arif Ünver borsaya yönelik bizi bekleyen pek çok çekintiye ışık tutmuş.

Bu çekintilerden temettü gelirleri üzerinden alınan vergi kesintisi benim en çok ilgimi çekeni. Hem uzun vadeli yatırım yapmayı ve gündelik kar/zararlara takılmamayı, hem de temettü verimliliği yüksek olan hisseleri tercih etmeyi seviyorum. Ancak bu noktada karşıma stopaj konusu çıkıyor. Uzun vadeli yatırım yapan kişilerin bu özelliklerinin teşvik edilmesi gerekirken, kişi yatırımını temettü hissesine yaptıysa, elde ettiği getiri üzerinden kaynağında kesintisi yapılıyor. Bu da kısa vadede herhangi bir kesinti yapmadan alım satım yapanların mevcut stratejilerini değiştirmesini gerektirecek bir pozisyon doğurmuyor. Bu noktada piyasalara verilen uzun vadeli yatırımcı olun söyleminin altı doldurulamıyor.

Kesinlikle üzerinde düşünülmesi gereken bir husus olarak devlet büyüklerimizin bu konuya eğilmesini gönülden isterim.



Hisse senetleri piyasamızda bazı çelişkilerden bahsetmek istiyorum ve kısa kısa değinerek herkesin biraz düşünmesini rica ediyorum;


Yetkili ve etkili isimler gerek televizyonlarda gerekse yazılı basına verdiği demeçlerde Türk yatırımcısının kısa vadeli düşündüğünü ifade ediyorlar ve uzun vadeli düşünmelerini tavsiye ediyorlar. Buraya kadar tamam da, kısa vadeli al-sat yapanların kazancından vergi veya herhangi bir kesinti yapılmazken, orta ve uzun vadeli temettü odaklı düşünenler için, temettüden yapılan kesinti stopaj, insanları uzun vadeye değil kısa vadeye sevk ediyor, önemli bir çelişki…

Devam edelim, geçenlerde bir arkadaşım aradı, sektörden, hem de 20 yılı aşan bir süredir sektörde çalışmaya devam ediyor. Aynen bana ifade ettiğini aktarıyorum, “Ya arkadaş bizim genel müdür televizyona çıkıyor, yatırımcılar uzun vadeli düşünsün gerçek yatırımcı olsun diyor, biz çalışanlarla ertesi gün toplantı yapıyor, hacim düştü, müşterileriniz al-sat yapsın diyor…” Bu noktada başka bir çelişki…

Devam… Finansal okuryazarlık deniyor, seferberlik başlatılıyor, bırakın yatırımcıyı, sektörde çalışanların önemli bir kısmının finansal okuryazarlığı tartışmalı çelişkiler devam ediyor… Ülke genelinin normal okuryazarlık oranı 2010 verilerine göre ortalama 6,5 yıl, ülke geneli daha normal okuyup yazamıyor, bir de finansı okuyup yazacak, çelişki devam…

Finans merkezi olmak gibi bir hedef konuluyor, Sermaye Piyasaları’nın derinleştirilmesi hedefleniyor ama önüne gelen para kazanamayan, minik minik şirketler halka açılarak, değil derinlik, sığlık destekleniyor…

Sektörde çalışanların, Sermaye Piyasası lisansı olmadan çalışmasının önü kesiliyor, ama hiçbir lisansı olmayan yatırımcının önüne direkt al-sat ekranları konuyor, çelişkiler devam ediyor…

Türev piyasalarda yeni açılımlar yapılıyor, opsiyonlar vs. devreye alınıyor ama dayanak teşkil eden piyasa sağlık sorunu yaşıyor. Menkul kıymetin aslı sorun yaşarken sureti nasıl hayat bulacak…

Sonuç olarak bu çelişkileri yaz yaz bitirmemiz zor ama en azından çelişkiler olduğunu bilelim ki adımlar sağlıklı atılsın, çok zaman ve para kaybı yaşandı, sistemin bütününü ele almadan patinaj kaçınılmaz…

Yol alınması için, bu sektörde hayatını geçirmiş bizlerin fikirleri alınmadan bu işler arzu edilen şekilde gelişemez, finansal piyasaların dinamikleri kitaptan okuyarak anlaşılamayacak kadar gerçektir.

25 Ocak 2013 Cuma

Borsada Kazanan Olmak

Borsada hepimiz kazanmanın derdindeyiz. Kimimiz duyum alıyoruz, kimimiz araştırma firmalarının yorumlarını dikkate alıyoruz, kimimizse tamamen kendi çalışmalarımızla ya da hislerimizle borsadaki yatırımlarımıza yön veriyoruz. Günün sonunda umarım herkes getirisi bol olan tercihler yapmış olur.

Yalnız belirtmekte fayda var, bu noktada ne kadar emek/zaman harcarsanız, bilgi birikiminiz ne kadar genişse o kadar çok kazanacaksınız diye bir şey yok. Neden mi? İşte cevabı:

İngiltere'de yayımlanan Observer gazetesi, 5 bin sterlin (yaklaşık 14 bin lira) verdiği broker, öğrenci ve kediden oluşan gruplar arasında ilginç bir yatırım araştırması yaptı. Gazete, 3 yatırım şirketi broker'ları ve John Warner Okulu'ndan yaşları 11 ile 18 arasında değişen öğrencilerden farklı takımlar kurdu. Bu takımlarla beraber Orlando isimli kedinin borsada yapacağı yatırım tercihleri araştırması yapıldı. Gruplar ellerindeki sermaye ile 1 Ocak 2012'de borsada şirket seçerek yatırım yapmaya başladı. Broker'lar şimdiye kadar sahip oldukları eğitim, tecrübe ve küresel pazarlardaki gelişmelere göre hisse senetleri aldı. Öğrencilerden oluşan grup ise kendi aldıkları karara göre yaptırım yaptı. Gruplarla eşit miktarda sermaye ile borsaya giren kedi Orlando ise en sevdiği oyuncağı fareyi numaralara fırlatarak şirket ve yatırım miktarı seçti.


TAMAMEN TAHMİN EDİLEMEZ

Her 3 ayda bir hisse senedi alıp satma hakkı olan grupların bir yıl boyunca borsada yaptıkları yatırımlar takip edildi. Son çeyrekte 497 sterlin kârla giren broker'lar, yatırım yaptıkları şirketin hisse senetlerinin yüzde 17 düşmesi ile yılı 176 sterlin karla kapattı. Dördüncü çeyreğe 292 sterlin artı değer ile giren kedi Orlando ise hisse senetlerindeki değişiklik ile yılı 542 sterlin (yaklaşık bin 500 lira) karla bitirdi. Öğrenciler ise 160 sterlin zarar etti. Bir yıl süren araştırma sonunda gazete, ekonomist Burton Malkiel'in "A Random Walk Down Wall Street" kitabıyla popülerlik kazanan "rasgele seçim hipotezinin" düşünülenden daha doğru olduğunu yazdı. Hipoteze göre borsada işlem göre hisse senetleri rasgele değer kazanıyor veya kaybediyor. Bu nedenle borsaların tamamen tahmin edilemez olduğu tezi işleniyor.

'YETENEKLİ, REKABET ZOR'

Yatırım şirketinde çalışan ve gruplardan birinde yer alan broker Justin Urquhart Stewart, kedinin tamamen içgüdüleri ile hareket ettiğini ancak 'yetenekli' olduğunu söyledi. Kedinin finansal riskleri bilmediğini kaydeden Stewart, "Kedi yetenekli rekabet etmek zor" dedi. 

Google adsense

Analytics