gümrük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gümrük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2018 Pazartesi

Lojistik Tecrübem Hakkında

18 Haziran ile 13 Temmuz 2018 arasında Tedarik Zinciri altındaki Lojistik Departmanı’nda 4 hafta boyunca görev yaptım. Mini bir STA programı gibi değerlendirebileceğimiz bu süreçte hem gümrükle ilgili temel bilgileri öğrenip kendim için bu alanda bir alt yapı oluşturdum, hem de kendi bilgi birikimimin bir kısmını lojistik departmanıyla paylaşarak onlara faydalı olmaya çalıştım. Özellikle ülkemizin ABD menşeli tütün ve asetat ithalatına ek mali yükümlülük uygulamaya başlayacağını açıkladığı ve uygulama kararının alındığı günlerde lojistik departmanında olmak ekibin önemli kararları alma ve kritik süreçleri yönetme konusundaki dengeleri nasıl yönettiğini gözlemleyebilmem adına iyi bir fırsat oldu. (Maalesef biraz maliyetli bir fırsat oldu) 4 haftalık süreç geride kaldığında eşyanın gümrük vergisine tabi olduğu durumların belirlenmesi ve gümrükte ödenecek vergi ve diğer mali yükümlülüklerin hesaplanması konusunda temel düzeyde bilgi sahibi olmuştum. Her şeyden öte, artık gümrük beyannamesini elime aldığımda her hanesini yorumlayabilmek, karşımdaki kodların neye karşılık geldiğini bilmek için parmağımın ucundaki mevzuat kaynaklarını nasıl kullanabileceğimi öğrenmiş oldum. Peki onlara ne kattım? 4 haftalık sürecin 2 buçuk haftası 26 adet beyannameyi tüm detayları ile incelemek ve teorik olarak aldığım eğitimin uygulamaya yansımasını test etmekle geçti. Son hafta bu incelemelerimin sonucunda eriştiğim bulguları tüm departman çalışanlarına sundum. Bununla beraber, ISO9001 ve ISO27001 iç denetçisi olarak onlara geri bildirimlerde bulundum. Bilenler bilir, Thrive konusunda Influencer olarak gözlemde ve paylaşımda bulunduğumuz bir kapalı Jam sayfası var. Oradan edindiğim tecrübeyle departman içinde farkına vardığım enerji örneklerini de ekiple paylaşarak bu 4 haftalık sürecin sadece işle sınırlı kalmamasına ayrıca dönüşüm yolculuğumuza fayda sağlamasına gayret ettim. Özetle, benim için faydalı bir deneyimdi. Bu süreçte kazandığım deneyimlerden eminim ki yakın zamanda faydalanmaya da başlayacağım. Lojistik ekibiyle çalışmadan önce Youtube’dan Anadolu Üniversitesi’nin hazırladığı gümrük konulu eğitimleri izleyip bir hazırlık yapmaya çalışmıştım ama “on the job training”in kesinlikle çok daha etkin bir sonuç verdiğini gördüm.

17 Ocak 2018 Çarşamba

“Kurallar Sıfırlanıyor: Vergilemede Dönüşüm” Semineri

16 Ocak 2018 tarihinde KPMG tarafından İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen “Kurallar Sıfırlanıyor: Vergilemede Dönüşüm” konulu seminer Abdülkadir Kahraman’ın “Dijital Ekonomide Vergileme Trendleri ve Vergide Teknoloji” hakkındaki sunumu ile başladı. Seminerden bir gün önce Abdülkadir Bey’e maille aşağıdaki soruyu yöneltmiştim:

Araştırmalar neticesinde muhasebe mesleği dijitalleşme ile birlikte yok olacak meslekler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. En son “kâhin ekonomist” olarak tanınan dünyaca ünlü ekonomist Nouriel Roubini, dünyada dördüncü sanayi devrimiyle birlikte birçok mesleğin gerekliliğinin ortadan kalkacağını belirtmiştir. Yine The Economist dergisi önümüzdeki 20 yıl içinde ‘dijitalleşmenin’ hangi mesleklerin sonunu getireceği yönünde bir çalışma yayımlamıştır. Her iki araştırma sonucuna göre, gelecek 20 yıl içerisinde muhasebe sektöründe çalışan 1000 kişiden 940’ının teknolojik gelişmeler neticesinde işsiz kalacağı açıklanmıştır. Sizin bu noktada görüş ve önerileriniz nelerdir?

Abdülkadir Bey de bu soruyu aşağıdaki mail içeriğiyle yanıtlamıştı:

Volkan bey merhaba

Benim ele alacağım konular arasında bu konuya yer veriyorum. Öncelikle bu ve benzeri haberler var.



İkinci linkte muhasebe ve denetim bunlar arasında.

Ancak sunum sırasında da belirteceğim bu meslekler tam anlamıyla ortadan mı kalkar, yoksa dönüşür mü? Yarın görüşmek üzere.

Abdülkadir Bey sunumuna “UNCTAD Information Economy Report 2017”den verilerle başladı. OECD’nin 15 maddelik BEPS uygulamasına atıfta bulundu ve KPMG olarak 2017 yılıyla ilgili ülke bazlı raporlamanın istenmesine yönelik düzenlemenin hayata geçmesini beklediklerini söyledi.

Bununla beraber, dijital ekonomide “işyeri” tanımında sorun olduğunu ve tanımlamanın kolay olmadığı belirtti. Örneğin booking.com, twitter gibi firmaların ülkemiz pazarından gelir elde ettiğini ama bunu vergilemenin zor olduğunu, bu sebeple KDV, satış vergisi gibi dengeleme vergileri getirildiğini ve bu konuda taslak tebliğ olduğunu açıkladı. Benzer örneklerin spotify, apple gibi şirketler için de geçerli olduğunu ve bu sebeple gelirden ziyade hasılattan vergiye yönelim olduğunu ifade etti.

Robotik yapay zekanın hayatımıza girmesiyle transfer fiyatlandırmasında farklı ülkelerde faaliyet ve kar marjlarının örnekleme yoluyla testi yerine bütün veriyi inceleyip karar vermeye imkan sağlayacak sistemlerin hayatımıza gireceğini açıklayan Abdülkadir Bey, bu sayede şirketlerin daha sağlıklı öngörülerde bulunabileceğini ve riski daha iyi yönetebileceğini belirtti.

7061 Sayılı Torba Kanun ile ilgili olarak Halil Bağdınlı ve Güray Kurşunoğlu sunumlar yaptı. Halil Üstad torba kanun ile birçok itiraz süresinin 15 güne çıktığını belirtip, usulün esasın önüne geçtiği bazı durumlar (önceki mevzuatta 8. günde yapılan itirazın usul açısından kabul edilmemesi gibi) için bu süre artışının mükellefin lehine olduğunu ifade etti. Yapılan düzenlemelerle adres kayıt sistemi Mernis’te kanuni temsilcilerin yerleşim yeri adreslerinin bilinen adres olarak kabul edilecek olmasından bahseden Bağdınlı, bilinen adreste ikinci kez bulunulmadığında kapıya pusulanın yapıştırılarak tebligat yapılacağını ve 15 günlük sürenin başlayacağını aktardı. Kişinin Mernis’te adres kaydının olmaması durumunda ise ulusal gazetede ilan verme yöntemiyle tebliğ yapılacağı belirtildi. Her tür bildirim ve dilekçenin elektronik ortamda verilmesi için gerekli altyapı çalışmalarının yapıldığını anlatan Halil Bağdınlı, İzmir’in e-ticarette pilot bölge olduğunu ve 2018 yılı Şubat ayından itibaren bu konu ile ilgili çalıştayın başlayacağını duyurdu. İkametgah değişikliğinde bildirim zorunluluğunun kalktığını da ifade eden Bağdınlı, artık torba yasa ile değerli kağıtların da elektronik ortamda verilebileceğini belirtti. Bakanlar Kurulu’na verilen yetki ile maktu ve nisbi vergileri kağıt türleri itibarıyla ayrı ayrı artırmaya ya da indirmeye yetki sahibi olduğunu söyleyen Bağdınlı bundan sonra damga vergisinde artışların olası olduğunun altını çizdi. Transfer Fiyatlandırması yöntem belirleme anlaşmaları üzerinden alınan harçların yürürlükten kaldırıldığı ve emlak vergisi için önümüzdeki 4 yıl için artışın bir önceki değerleme döneminde belirlenen vergiden %50 fazla olamayacağına yönelik düzenlemenin de torba yasada bulunduğu belirtildi.

Torba yasa ile sunumun geri kalanına devam eden Güray Kurşunoğlu, mobil elektronik haberleşme, internet ve benzerinde ÖİV’nin tek oran olarak %7.5 olduğunu belirtti. Güray Bey, gayrimenkul sermaye iradında götürü gider oranının %15’e indirildiğini söyledi. 1 Ocak 2018’den itibaren satın alınan araçlar için MTV hesaplamasında kıstasın motor gücü ve yaş değil ayrıca çıplak fiyatın da (ÖTV ve KDV hariç bedel) dikkate alınacağı vurgulandı. Kurumların 2 yıl süreyle aktiflerinde tuttuğu taşınmazların satışlarındaki istisna %75’den %50’ye indiğini belirten Kurşunoğlu, kurumlar vergisi oranının 2018-2020 arası için %22’ye çıkarıldığını hatırlattı.

7061 sayılı Kanun’un sunumda önemli bölümleri anlatılmakla beraber yukarıdaki ifadeler aldığım notları içermektedir. Kanunun tam metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:


“Global Ticarette Güncel Konular” hakkında Murat Palaoğlu sunum yaptı. İthalat vergilerinin artmasının ithalatı frenlemek için alındığını anlatan Palaoğlu, ithalatı frenlemek için hayatımıza giren bazı uygulamaların (KKDF gibi) ihracatı da vurabildiğini belirtti. Gümrükte 23 farklı vergi kaleminin alındığını bunların içerisinde gümrük vergisinin payının %6 olduğunu ifade eden Murat Palaoğlu, serbest ticaret anlaşmaları ile korumacı politikalara karşı konulduğunu anlattı. Gümrük İdaresinin 19 farklı bakanlık ile çalıştığını, tüm bu bakanlıkların incelemelerinin gümrükte konsolide edildiğini belirten Murat Bey, aslında gümrükte bekleyen malın gümrükten kaynaklanan sebeplerle değil bu bakanlıkların işleminde olması sebebiyle beklediğini açıkladı. Murat Palaoğlu, GET-APP uygulaması ile iş sahiplerinin gümrük idaresindeki tüm süreçleri takip edebileceğini belirterek sunumunu bitirdi.

“İstihdam ve Sigorta Prim Teşvikleri ile Yeni Düzenlemeler” konulu sunumu ile İsmail Sevinç seminere devam etti. 5510 sayılı kanun ile 5 puanlık indirim sağlandığını anlatan İsmail Bey, 6111 sayılı kanun ile genç, kadın ve mesleki belge sahibi olanların istihdamına yönelik teşviğin 2020 yılı sonuna kadar geçerli olduğunu ifade etti. 2016 yılında yapılan bir değişiklikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun idari para cezalarındaki düzenlemeyle muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde sigortalıların iş yerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu gerçeğe aykırı bildiren işverenlere sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanacağı iletildi. İşe iade uyuşmazlıklarında mahkemeye gitmeden önce arabuluculuk müessesine başvurmak gerektiği yönünde düzenleme yapıldığını anlatan İsmail Bey, arabuluculuk müessesinin aldığı kararın mahkeme kararı ile eşdeğer olduğunu ifade etti.

Seminerden bir gün önce İsmail Bey’e aşağıdaki soruyu iletmiştim:

Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi uygulaması ücret gizliliğinin büyük önem taşıdığı kurumsal şirketler açısından çalışma barışının bozulması gibi ciddi sorunlar yaratacaktır. Zira şu anda ayrı ayı düzenlenen ve ayrı ayı şifre ile ilgili kurumlara gönderilen Muhtasar Beyanname ve Aylık Prim ve Hizmet Belgesi, 2018/Temmuz ayından itibaren Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi şeklinde tek belge olarak birleştirilecek ve tek şifre ile Maliye Bakanlığı sistemi üzerinden gönderilecektir. İşverenler, Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi uygulaması ile çalışanlarını kişi bazında T.C kimlik no, adı-soyadı, prime esas kazancı, prim gün sayısı, gelir vergisi matrahı, vergiden muaf olup olup olmadığı, engellilik oranı, AGİ, kesilen gelir vergisi tutarı, meslek kodu bilgilerini içerecek şekilde bildireceklerdir.

Mevcut uygulamada, çalışanların sosyal güvenlikle ilgili bilgileri (T.C kimlik no, adı-soyadı, prime esas kazanç, prim gün sayısı vd.) genel olarak şirketlerin personel bordro işlemlerini de yürüten insan kaynakları birimindeki bir ve birkaç personel tarafından SGK’ya bildirildiğinden, ücret gizliliğinin sağlanmasında herhangi bir sorun yaşanmamaktaydı. Ancak, yeni uygulamada, aynı şifre ile hem çalışanların isim bazında prime asas kazanç, gelir vergisi matrahı, kesilen vergi gibi bütün bilgilerini ihtiva eden muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin, hem de diğer vergi beyannamelerinin gönderilecek olması başta muhasebe ve mali işler çalışanları olmak üzere sisteme giriş izni olan herkes istediği kişinin ücretini görme imkanına sahip olacaktır. Uygulamanın tüm Türkiye genelinde 01.07.2018 tarihinde başladığında ücret gizliliği politikası uygulayan kurumsal şirketlerde yol açacağı sorunlar ve çözüm yolları konusunda görüşünüzü rica ederim.

Sunumunun sonunda İsmail Bey bu konudaki kaygıları İdare’nin anladığını ve yetkililerin bunları göz önünde bulundurarak çözüm üreteceklerini kendilerine ilettiklerini açıkladı.

Seminerin son sunumunu Yusuf Penezoğlu “Vergi Denetim ve Uyuşmazlıklarında Güncel Düzenlemeler”  konusunda yaptı. Tam incelemenin bir yıl, kısmi incelmenin 6 ayda tamamlanacağını belirten Yusuf Bey, bu sürelerin maksimum 6 ay uzatılabileceğinden bahsetti. Son dönemde takdir komisyonuna sevk yönteminin zamanaşımını durdurmak için kullanılması sebebiyle bunun hukuka aykırı olduğu yönündeki mahkeme kararlarının artması sonucunda yapılan düzenlemeyle ihbar söz konusu olmadığı sürece son 6 ay inceleme başlatılmadıysa zamanaşımına uğrayacak yıl için incelemenin söz konusu olmayacağı ifade edildi. Yusuf Palazoğlu izaha davet uygulamasına da değindi ve burada tartışmalı konunun vergiyi cezasıyla ödeme durumunda dava açılıp açılamayacağı olduğunu, KPMG olarak açılabileceğini düşündüklerini ama konunun uygulamaları gördükçe netleşeceğini açıkladı. Yusuf Bey vergi denetiminde süreçleri anlatırken vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından mükellef nezdinde yapılan vergi incelemesi neticesinde, bir vergi türü ve vergilendirme dönemi için düzenlenen vergi inceleme raporunda tarhı öngörülen vergi tutarının, on milyon TL’yi aşması halinde, söz konusu raporun Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonunca değerlendirileceğini belirtti. Rapor Değerlendirme Komisyonlarının, gerekli gördüğü durumlarda ya da talepleri üzerine mükellefi dinleyebileceğini açıklayan Penezoğlu, sunumunun son bölümünde uyuşmazlıkların çözüm yollarından bahsetti. Buna göre idari aşamada çözüm yolları “vergi hatalarını düzeltme”, “cezalarda indirim”, “pişmanlık ve islah” ve “uzlaşma”dır.  Yargı aşamasında ise izlenecek yol “vergi mahkemesi”, “bölge idare mahkemesi” ve “danıştay” şeklinde sıralanmaktadır.
Bu faydalı seminere davetlerinden ve paylaşılan değerli içerikten ötürü KPMG'ye teşekkürlerimi sunarım.

4 Ağustos 2017 Cuma

Gümrük ve İncelemeler

3 Ağustos 2017 tarihinde PwC Dolaylı Vergiler ekibi tarafından düzenlenen seminere katıldım. Seminerde “Gümrük Süreçleri Genel Değerlendirmesi” Cenk Ulu ve Şüheda Barlas tarafından, “Gümrük İnceleme Süreci” Av. Ezgi Türkmen tarafından ve “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü'ne İlişkin Uygulamalar ve Yerinde İnceleme” konuları Yasemin Bekgöz tarafından anlatıldı. İzmir Hilton Oteli Çakabey Salonu’ndaki seminer 13:30-17:30 saatleri arasında gerçekleşti.

Gümrük Süreçleri Genel Değerlendirmesi
“Sonradan Kontrol ve Riskli İşlemlerin Kontrolü Yönetmeliği” 2008 yılında hayatımıza girdi ve 2009 yılı ile birlikte başlayan denetimler günümüze gelinceye kadar detaylı bir şekilde yapılmaya devam etmektedir. Müfettişler incelemelerde elde ettikleri bulguları teftiş kurulu ile paylaşmakta, ardından teftiş kurulu bu bulguyu tüm müfettişlere iletmekte ve benzer konular bütün müfettişlerce incelenmektedir.

Yükümlüler ile gümrük idareleri arasında sıklıkla uyuşmazlığa konu olan durumlardan biri ithal eşyası ile ilgili royalti-lisans ödemeleridir. İthal eşyası ile ilgili olarak marka, royalti veya lisans ücreti adı altında yapılan ödemelerin gümrük mevzuatı hükümleri gereği ithal eşyasının gümrük kıymetine belirli şartların (satış koşulu olmalı, ithal edilen eşya ile ilgili olmalı) oluşması durumunda dahil edilmesi gerektiği için bu husus çok uluslu firmaların bir çoğu yönünden gümrük uyuşmazlığı konusu olmaktadır.



Yükümlülerin ithal veya ihraç eşyası ile ilgili beyan ettikleri kıymet ile gümrük idareleri tarafından yapılan denetimler sonucunda tespit edilen gümrük kıymeti arasında herhangi bir uyumsuzluk bulunması halinde kıymet uyuşmazlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple “gümrük kıymetini oluşturan unsurlar” ile “gümrük kıymetine ilave edilmeyecek unsurlar”ı ayırt etmek gerekir.
Gümrük Kanunu’nun 27. Maddesine göre, gümrük kıymetini oluşturan unsurlar aşağıdaki gibidir:
  • Satın alma komisyonları dışındaki komisyonlar ve tellaliye,
  • Gümrük işlemleri sırasında söz konusu eşya ile tek eşya muamelesi gören kapların maliyeti,
  • İşçilik ve malzeme giderleri dahil ambalaj bedeli;
  • İthal eşyasına katılan malzeme, aksam, parça ve benzerleri,
  • İthal eşyasının üretimi sırasında kullanılan araç, gereç, kalıp ve benzeri aletler,
  • İthal eşyasının üretimi sırasında tüketilen maddeler,
  • İthal eşyasının üretimi için gereken ve ithal ülkesi dışında gerçekleştirilen mühendislik, geliştirme, sanat ve çizim çalışmaları, plan ve taslak hazırlama hizmetleri;
  • Kıymeti belirlenecek eşyanın satış koşulu gereği, alıcının doğrudan veya dolaylı olarak ödemesi gereken, fiilen ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan royalti ve lisans ücretleri;
  • İthal eşyasının tekrar satışı veya diğer herhangi bir şekilde elden çıkartılması ya da kullanımı sonucu doğan hasılanın, doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal eden kısmı;
  • İthal eşyası için Türkiye'deki giriş liman veya yerine kadar yapılan nakliye ve sigorta giderleri
Gümrük Kanunu’nun 28. Maddesine göre, gümrük kıymetine ilave edilmeyecek unsurlar aşağıdaki gibidir:
  • Eşyanın, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi ile Türkiye'nin anlaşmalarla dahil olduğu gümrük birliği gümrük bölgelerine giriş yerine varışından sonra yapılan nakliye ve sigorta giderleri,
  • Sınai tesis, makina veya teçhizat gibi, ithal eşyası için yapılan inşa, kurma, montaj, bakım veya teknik yardıma ilişkin giderler,
  • İthal eşyasının satışıyla ilgili olarak bir finansman anlaşması uyarınca alıcı tarafından üstlenilen faiz giderleri;
  • İthal eşyasının Türkiye'de çoğaltılması hakkı için yapılan ödemeler;
  • Satın alma komisyonları;
  • Eşyanın ithali veya satışı nedeniyle Türkiye'de ödenecek ithalat vergileri;
  • Finansman anlaşmasının yazılı olarak yapılmış olması ve gerektiğinde alıcının; söz konusu faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için geçerli olan faiz oranı seviyesini aşmadığını kanıtlaması şarttır.
Gümrük rejimlerinin uygulanması ve ihlal edildiği haller noktasında kendini gösteren rejim ihlalleri, gümrük uyuşmazlıkları konusunda sıklıkla kendini gösteren konulardan biridir. Dahilde işleme rejimi sayesinde hammadde veya ara malın ithalat vergilerinden muaf olarak, ticaret politikası önlemlerine tabi olmadan ithalatı ve işlenerek ihracı sağlanmaktadır. Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) Ekonomi Bakanlığı’ndan, Dahilde İşleme İzni Gümrük Müdürlüğü’nden alınır. Gümrük rejimlerinin ihlali ile ilgili en çok eleştirilen konular şöyledir:

Eşdeğer eşya kullanımı
İşlem görmüş ürünün elde edilmesinde ithal eşyasının yerine kullanılan ve ithal eşyası ile asgari 8’li bazda gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTİP), ticari kalite ve teknik özellikleri itibariyle aynı kalite ve nitelikleri taşıyan serbest dolaşımda bulunan eşya

Fire/İkincil işlem görmüş ürün
İkincil işlem görmüş ürün: asıl işlem görmüş ürün dışındaki ürün (ekonomik değeri var)

Fire: işleme faaliyeti sırasında yitirilen kısım (ekonomik değeri yok)
Telafi edici vergi
Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ithal edildikten sonra üretim sürecini müteakip ihraç ürünü olarak ATR Dolaşım Belgesi eşliğinde AB üyesi ülkelere, menşe ispat belgeleri eşliğinde AB üyesi ülkelere, Serbest Ticaret Anlaşması imzaladığımız ülkelere, Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonuna veya Pan-Avrupa-Akdeniz Menşe Kümülasyonuna taraf olan ülkelere ihraç edilmesi halinde, ithal edilen eşya ile ilgili ihracat sırasında beyan usulüne tabi olarak ödenen vergidir.

Gümrük mevzuatında cezalar;
  • Vergi kaybına neden olan işlemlerden ötürü uygulanacak cezalar,
  • Usulsüzlük işlemlerinden ötürü uygulanacak cezalar
olmak üzere ikiye ayrılır.

Gümrük İnceleme Süreci
Gümrük İdaresi, Avrupa Birliği (AB) uyum sürecine uygun olarak;
  • Denetim elemanı sayısını artırmış,
  • Denetim elemanlarına çeşitli eğitimler vermiş,
  • Teknolojik gelişmelere uyum sağlamış
Yeni bir yapılanma oluşturarak, gümrük incelemelerini sıklaştırmıştır.
Şirketlerin incelemeye seçilmesi aşağıdaki sebeplerden ötürü gerçekleşir:
  • Genel konu taraması
  • Sektör incelemeleri
  • İhbar/diğer kurumlar
Avukat Ezgi Türkmen, inceleme elemanları, müfettişlerle olan iletişime yönelik olarak vermiş olduğu önerilerde, Maliye ve Gümrük’ten arayan kişiye üst düzeyde maksimum bir gün içerisinde mutlaka dönüş yapılmasını önerdi. Aksi takdirde müfettişin mükellef hakkında “benden kaçıyor” şeklinde düşünce geliştireceğini belirtti.

Gümrük veya vergi müfettişi ile mümkün olduğunca az kişinin muhatap olmasını öneren Ezgi Hanım, çok uluslu firmalardaki kişilerin spesifik işleri, şirket içinde kullanılan jargon ve benzeri sebeplerle yanlış anlaşılma ve iletişim bozukluğuna sebep olabileceğini ifade etti. Büyük resmin anlaşılması için inceleme sürecine çok fazla kişinin dahil edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
İncelemedeki en değerli şeyin tecrübe olduğu belirtildi. Basit bir sorunun nereye gideceğini bilmenin tecrübe ile paralel olduğunu anlatan Ezgi Hanım, danışmanları ve avukatları inceleme sürecinin başından itibaren sürece dahil etmeyi önerdi.

Gümrük uyuşmazlıklarında başvurulacak yollar uzlaşma, itiraz ve dava olarak sınıflandırılabilir.
a)            Gümrük uzlaşması talebi, yükümlülere gümrük vergileri ve para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde yapılması gerekmektedir. Gümrük uzlaşması kapsamına giren başvurularda; konusu 500.000 TL’ye kadar olanlar için Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Uzlaşma Komisyonları, 500.000 TL’yi aşanlar için Merkezi Uzlaşma Komisyonu yetkilidir.
Uzlaşma vaki olduğu takdirde gümrük uzlaşma komisyonlarının düzenleyecekleri uzlaşma tutanakları kesin olup, gereği ilgili gümrük müdürlüğünce derhal yerine getirilir. Uzlaşma tutanağının ilgili gümrük idaresine intikali üzerine, tahakkuk ve tebliğ edilmiş olan gümrük vergileri ve/veya kesilen para cezaları uzlaşılan tutara göre 30 gün içerisinde ödenir.
Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hallerinde yükümlüler, tahakkuk eden ve kendilerine tebliğ edilen alacaklara karşı, uzlaşmanın vaki olmadığına dair düzenlenen tutanağın tebliğinden sonra gümrük mevzuatındaki genel esaslar çerçevesinde itiraz edebilir veya dava yoluna gidebilirler.
Herhangi bir gümrük incelemesinde, daha önceden uzlaşmaya konu edilmiş ve uzlaşılmış konu ile ilgili diğer örnekler muhtemelen incelenir ve farklı uygulama varsa bu yüksek ihtimalle eleştiri konusu yapılır.

b)            Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri gerekçelerini de açıkça gösteren bir dilekçe ile itiraz edebilirler.
Mükelleflerin kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri ve para cezalarına karşı yapmış oldukları itirazların reddedilmesi halinde, ilgililerce itirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine 30 gün içerisinde başvurabilirler. Gümrük idarelerince düzenlenen cezalı tarhiyatlara karşı mükellefin dava açmaları gereken mahkemeler, vergi mahkemeleridir.

c)            Tebliğ edilen vergiye/cezaya karşı, tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde gümrük ve ticaret bölge müdürlüğüne itiraz edilmemesi halinde itiraz süresinin bittiği tarih itibariyle vergi/ceza kesinleşmektedir. İtirazın gümrük ve ticaret bölge müdürlüğünce reddedilmesi üzerine 30 gün içinde vergi mahkemesine başvurulmaması halinde, başvuru süresinin bittiği tarih itibariyle vergi/ceza kesinleşmektedir.
Vergi mahkemesinin (ilk derece) istinaf yolu açık olmayan (5.000 TL’yi geçmeyen davalar) gümrük yükümlüsü aleyhine karar vermesi, bu kararların bölge idare mahkemesine istinaf yoluyla götürülememesine sebebiyet verdiği için gümrük yükümlüsü aleyhine karar verdiği tarihte gümrük vergileri/cezaları kesinleşir.
Bölge idare mahkemesinin konusu 100.000 TL’yi geçmeyen davalarda (bunlara temyiz yolu açık değildir) gümrük yükümlüsü aleyhine karar vermesi halinde, vergi/ceza bölge idare mahkemesinin verdiği karar tarihinde kesinleşmektedir.
Bölge idare mahkemesinin konusu 100.000 TL’yi geçen davalarda gümrük yükümlüsü aleyhine karar vermesi durumunda Danıştay’a temyiz başvurusu için öngörülen 30 günlük sürenin bittiği tarih itibariyle Danıştay’da temyiz yoluna başvurulmaması halinde vergi/ceza kesinleşmektedir.
Ezgi Hanım, şu ana kadar ki tecrübelerine dayanarak, vergi mahkemesinde 1 yıl, yüksek mahkemede 3 yıl olmak üzere yargılama sürecinin ortalama 4 yıl sürdüğünü belirtti.
Gümrük beyannamesinin 44 no’lu hanesine ihtirazı kayıt şerhi konularak tarh edilen vergiye dava hakkının saklı tutulması yolundaki nota “ihtirazı kayıt” adı verilmektedir. Gümrük beyannamesinin tescil edildiği gün ihtirazı kayda ilişkin dilekçe verilmelidir. Beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergilere karşı idari itiraz yoluna başvurulabilmesi, tescil edilen beyanname için ilgili gümrük idaresine ihtirazı kayıt konulmasına bağlıdır.

Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü'ne İlişkin Uygulamalar

Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün temel amaçları aşağıdaki gibidir:
  • Güven tesisi
  • Tüm dünyada tanınma
  • Kolayca pazara girme
  • Yabancı şirketler tarafından tercih edilme
  • Müşterilerde güven
Bugün YYS sahibi firma sayısı 100’dür. 100 firmadan 19'u adının açıklanmasını tercih etmemiştir.

Liste için:
http://risk.gtb.gov.tr/aeo-listeleri/aeo-firma-listesi

15 Ağustos 2017 tarihi itibarıyla A ve B sınıfı Onaylanmış Kişi Statü Belgesi (OKSB) ortadan kalkacaktır. YYS alana kadar, şartları sağlayan mükellefler C sınıfı OKSB ile devam edeceklerdir.
YYS başvurusu gerekli tüm bilgiler ve belgeler hazırlandıktan sonra İlgili Bölge Müdürlüğü’ne yapılır. İlgili bilgi ve belgeler tam ve eksiksiz olması durumunda başvuru Ankara’daki Genel Müdürlüğe gönderilir. Başvurunun incelenmesi ve eksik bulunmaması halinde kontrol yapacak yetkili belirlenir. 30 iş günü içerisinde (uygulamada ortalama 2-5 gün sürmektedir) tüm koşullar yerinde incelememe kapsamında değerlendirilir. Düzenlenen rapor Gümrük Müdürlüğüne gönderilir. Kayıtlara alınmasına müteakip genel müdürlük 10 iş günü içerisinde raporu inceler. İncelemeye müteakip 5 iş günü içerisinde başvuru reddi veya sertifika düzenlenmesi için Bölge Müdürlüğüne bilgi verilir.
YYS başvurusu esnasında 108 soru cevaplanmaktadır.

1- Herhangi bir sorudan “0” puan alınmamış olması,

2- Ticari Kayıtların Güvenilirliği ve İzlenebilir Olması (36 soru vardır) koşuluna ilişkin sorulara ilişkin alınan toplam puanın, alınabilecek en yüksek toplam puanın % 80’inin üzerinde olması 108; 86 puan,

3- Emniyet ve Güvenlik Koşuluna (59 soru vardır) ilişkin sorulardan alınan toplam puanın, alınabilecek en yüksek toplam puanın % 65’in üzerinde olması 177; 115 puan
gerekmektedir.

YYS belgesi alan mükellefler, her yıl 108 soruya yeniden cevap verecek, ve varsa gerekli güncellemeleri yapacaktır. Üç yılda bir yerinde denetim olacaktır.
15 Ağustos 2017 sonrası için;

-              108 sorunun bulunduğu formda güncelleme

-              Yerinde gümrükleme ile ilgili kolaylık
beklenmektedir.

Bugün ve önümüzdeki süreçte gümrük, incelemeler ve YYS süreci ile ilgili bilgilerimizi tazeleyip yeni şeyler öğrendiğimiz bu faydalı seminer için PwC'ye teşekkür ederim.

Google adsense

Analytics