proje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
proje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2019 Pazar

Yepyeni Fidelerimi Sulamaya Başladım


Bir hafta önce Teos’tayken aklımda yakın geçmişte yaşadığım bir tecrübe ve onun bitmek tükenmek bilmeyen iç değerlendirmesini yaşarken, bir hafta sonra, yani şimdi onu geride bırakıp sonrasında beni nelerin beklediğine dair kafa yormaca ve iyi şeyler umut etme durumundayım. Tatil nedeniyle eşimin ve oğlumun uzakta olduğu bu iki hafta sonunda ben annemlerle her zamankinden fazla yakınken iç dünyamda da bu gelgitler yaşanıyor.


Bakarsan iki gelgitin de ortak yönü işle ilgili olması. İş yaşam dengesinin bu derece yoğun yaşandığı günümüz dünyasında bu dengenin ya da dengesizliğin tam ortasında biri olarak iş dışı aktivitelerle kafamı meşgul etmenin bana en iyi gelecek şey olduğunu hissediyorum. Bu doğrultuda ufak tefek çalışmalar yapıp gelecekte olgunlaşacak ve meyve verecek olan ağaçlarımın tohumlarını ekip onları suluyorum.


Biraz açacak olursam, geçen hafta yazlığa gelirken yolda yeni açacağım blogların isimlerini kontrol edip kafamdaki alternatiflerden en uygun olanları belirledikten sonra 5 tane yeni blog sayfası yarattım. 2007’den beri bazen yoğun bazen seyrek, bazen kendi emeğimle, bazen de alıntı ve çalıntılarla (bunu da kabul etmek, emeğe saygı göstermek gerekir) www.VolkanYorulmaz.blogspot.com üzerinde yazıp paylaşıyorum. 


Beni bilen bilir, bir iş yaparken o konu hakkında çok okur çok araştırırım. Blog dünyasına girdiğimde başarılı bir bloğun spesifik bir konuda içerikler sunması gerektiğini yerli ve yabancı kaynaklardan okudum ama kendi adımdaki bloğumda maalesef tek bir konu hakkında yazmayı başaramadım, yeri geldi bankalarla mücadelemden, yeri geldi kişisel gelişim ve kariyer tecrübelerimden, bazen ailevi konulardan, bazen de okuduğum kitaplardan hoşuma gidip de altını çizdiğim satırlardan bahsettim.

Şimdilerde ise bir yol ayrımındayım. Artık buradan, yani VolkanYorulmaz.blogspot.com’dan bana özel deneyimlerimi paylaşmaya devam ederken aşağıda bahsettiğim 5 blog’da ise spesifik olarak belirli konulara yoğunlaşacağım. Bu bloglardan 3 tanesinde Türkçe, 2 tanesinde ise İngilizce içerik üreteceğim. Gelin size yeni fidelerimden ya da başka bir deyişle ürünlerimden bahsedeyim…



Sadece Hakkımı Aradım

Tüketici tecrübelerim ve haklı müşteri deneyimlerimle ilgili başımdan geçenleri www.sadecehakkimiaradim.blogspot.com üzerinden paylaşıp hem tüketicilere haklarını hatırlatacağım, hem de benzer durumlarda nasıl aksiyon almaları konusunda onlara yön göstereceğim.



Vergi Analisti

Vergi, benim 2007 yılından beri evime ekmek götürdüğüm, çalışıp para kazanmamı sağlayan alan. Ülkemizde de vergi mevzuatı hem sık güncelleniyor, hem de gri alanların çokluğu sebebiyle tartışmalara sebep oluyor. Ben de bu işi profesyonel olarak yapan, “serbest muhasebeci ve mali müşavir” ve “bağımsız denetçi” ünvanlarına sahip biri olarak kendimi güncel tutmak için okuduklarımdan anladıklarımı ve yorumladıklarımı www.vergianalisti.blogspot.com üzerinden paylaşacağım.



Vurgulananlar

Yazmayı seviyorum ama okumak da bana iyi geliyor. Okudukça yaşadığım olumsuzluklardan uzaklaştığımı hissediyorum, adeta okuduğum kitapların içindeki dünyalara adım atıp geride bırakmak istediğim tatsızlıklardan kaçıyorum. Bununla beraber, bir arşivcilik, bir güzellikleri kendime saklama gibi bir huyum da var. Çok güçlü bir belleğim de olmadığı için, kitaplarda beğendiğim, altını çizdiğim bölümleri saklayıp sonrasında tekrar okumak hoşuma gidiyor. Bu hem o kitaptaki hikayeye/mesaja beni ışınlıyor, hem de o dönemdeki hislerimi/hatıralarıma. İşte tüm bunları artık www.vurgulananlar.blogspot.com üzerinden paylaşacağım. “Vurgulananlar” adı size biraz garip, zorlama gelebilir; şöyle açıklayayım, kendime kitap okuma alışkanlığımı geliştirmek için Kobo ekitap okuyucu aldım. Bu cihazda bir bölümün altını çizmek istediğinizde, o bölümü seçince karşınıza “vurgula” ya da “not ekle” diye iki seçenek çıkıyor. İşte blog’uma verdiğim isim de buradan geliyor.



My Highlightz

Kitap okuma sevdamdan bahsetmişken, hem tüm kitapları Türkçe bulmak mümkün olmadığı hem de İngilizce’mi canlı tutmak istediğim için İngilizce okumaya da ciddi zaman ayırıyorum. Tabi yine yukarıda bahsettiğim sebeplerden ötürü de kendime bol bol notlar alıyorum. İşte ingilice okuduğum kitaplardan hoşuma giden bölümleri artık www.myhighlightz.blogspot.com üzerinden yayımlayacağım. 


Özellikle kitaba başlamadan ya da satın almadan önce kitap hakkında yorumları merak eden okuyuculara sübjektif yorumlardan ziyade direk kitabın içeriğinden bölümler sunan www.vurgulananlar.blogspot.com ve www.myhighlightz.blogspot.com adresleri okuyucuların fikir sahibi olmasında çok faydalı olacaktır.



Unsmoke Your World

Dumansız gelecek hepimize iyi gelecek. Ben de bu konuda üstüme düşeni yapıp, insanları bilgilendirmeye, sigarayı bırakmalarına ya da riski azaltılmış ürünleri tercih etmelerine yardımcı olmaya çalışıyorum. Bu konuyla ilgili aldığım aksiyonları ve bilgilendirici içerikleri www.unsmokeyourworld.blogspot.com aracılığıyla insanlara sunmaya başladım. Tamamen kişisel bir faaliyetten hareket ederek birilerine faydamın dokunması için çalışmak beni motive ediyor.

İşte bugünlerde iş dışındaki enerjimi aktardığım yegane alanlar bu 5 blog sayfasından oluşuyor. Umarım sizler de kendinize göre birşeyler bulursunuz bu alternatifler arasından. Bu arada bu içeriği hazırlarken öyle bir yağmur yağdı ki, sanırım bu da gelecekteki bereketin işareti olsa gerek…

10 Eylül 2017 Pazar

Proje Yönetimi Esasları

5 – 6 Eylül 2017 tarihlerinde Franklin Covey’den Sibel Demirel hocamızın Proje Yönetimi eğitimine katıldım. Her hakkı saklı olan bu eğitimin içeriğini paylaşamasam da eğitimin bende bıraktığı ana öğretileri yazıp, yeri geldiğinde kullanmak üzere saklamak istedim. Franklin Covey’in websitesinde eğitim tanıtımda kullanılan şu cümle özellikle bir çoğumuzun projelere girişirken ne kadar da donanımsız bir şekilde işe başladığının altını çiziyor: “Henüz resmiyet kazanmasa da günümüz çalışanları, sessiz sedasız proje yöneticisi rolünü üstlenmeye başladı.” Ben de yönetim bilimleri alanında yüksek lisans yaparken operations managemet dersinde proje yönetimi konusunda fikir sahibi olsam da bilgileri güncelleyip işin metodolojisini yeniden öğrenmek oldukça faydalı oldu. Bakalım temel olarak neler öğrenmişim:

Özgün bir ürün, hizmet ya da sonuç yaratmak için üstlenilmiş başlangıç ve sonu olan geçici çalışmaya proje denir. Yanlış başlatılan bir proje başarısızlığa mahkumdur. Project Management Institute’a göre, bir projenin başarılı olması için zaman, bütçe ve kalite hedeflerinin üçünün de tutması gereklidir.

Proje esnasında ihtiyacı belirlemeye yönelik iyi sorular sormak başarılı bir proje için en önemli unsurlardan biridir. Özellikle önemli paydaş görüşmelerinde doğru ve açık uçlu sorular kullanılması gerekir. Mesela “ne için kullanacaksın?” bu anlamda önemli bir soru örneğidir.

Kalitenin iki farklı tanımlaması yapılmıştır. Birincisinde kalite, beklentiye uygunluk olarak ikincisinde ise kalite, kullanıma uygunluk olarak ifade edilmiştir. Bugün ikinci tanım daha anlamlıdır.

Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı kitabının yazarı Stephen Covey’e göre insanlarla hızlı olmak yavaştır, yavaş olmak ise hızlıdır.

Proje esnasında yaşanılan sorunlara yönelik bildirimlerde suçlama dilinden ziyade "veri odaklı dil"e geçiş yapılarak mevcut sorunlar gündeme getirilmelidir.

Eğitimin kapanış seansında hepimiz bu eğitimin bize proje yönetimi ile ilgili öğrettiği iki şeyi söyledik. Benim için birincisi “iş kırılım yapısı oluşturmak”, ikincisi ise “açık sorular” sormaktı.  İş Kırılım Yapısı proje kapsamında ortaya konulacak işler ve bunlara ait adımlar hiyerarşisidir. Açık Sorular ise genel bilgi (ne, nerede, ne zaman, neden, nasıl ve kim [5N1K]) toplamaya yönelik soruları ifade etmektedir. Biz öğrendiklerimizi paylaşırken hocam Sibel Demirel de ekrana Mia Hamm’ın güzel bir sözünü yansıtmıştı:

Başardığınızda kutlayın ama her başardığınızda çıtayı biraz daha yükseltin.

Google adsense

Analytics