pmsa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pmsa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2019 Pazar

PM Turkey Achieved Equal-Salary Certification

For a company to be successful—to add value, to build a strong reputation and to attract and retain top talent—it’s not enough to say that it supports equal pay for all. That company needs to prove it.

With the EQUAL-SALARY certification, companies get to put their values into action. To back their words up with facts. To take a stand for what’s right.
When you show that your organization supports fair pay for all by getting EQUAL-SALARY certified, you send a strong message and set a powerful example. Because doing the right thing not only feels good; it’s contagious.

The EQUAL-SALARY methodology was designed to allow companies around the world, in every field, to address the difference between inequality and discrimination, to ensure all employees are paid equally for the same work.
Several high-profile companies and organizations have also taken the lead in committing to pay their female and male employees fairly by getting EQUAL-SALARY certified.

Last week, I have learned that my company, PM Turkey is certified as first EQUAL-SALARY certified company in Turkey. As a male employee of this company, I am honoured for working in such an environment because this certification means providing equal remuneration for men and women for equal work and at PMI our values and principles call for nothing less. And with our Equal Salary Certification it is confirmed once again that employees are rewarded equally regardless of gender, and equal career and professional development opportunities are provided for women and men alike, respecting and encouraging diversity.

Recently, Marian Salzman, who is a member of PMI’s senior management team, wrote an article called “Equal pay is not a demand, it’s a right” and stated that “I’m also heartened to be working for a company that takes equal pay seriously. So seriously that we have engaged an external organisation to ensure we’re EQUAL-SALARY Certified globally. We hope to be the first multinational to reach this milestone.” [For full content, visit: https://www.bizcommunity.com/Article/196/820/187145.html]

I believe this motivation not only heartens Marian but also all women in PMI. I totally agree her point that “Equal pay is fair and shouldn’t be considered a demand; rather, it’s what we all have a right to expect.”
Congratulations to all the ones who had efforts while the verification was conducted and now it is time to celebrate that our company provides the equal pay standards that everyone deserves!



12 Eylül 2017 Salı

PMI Sustainability Report and Turkey

Philip Morris International Inc. joined the United Nations Global Compact (UNGC) in 2015. By doing so PMI committed to embed its Ten Principles into the strategy, culture and daily work of the company, and I am pleased to work for this company which provides such a commitment. On September 12, PMI published its sustainability report, communicating its progress in respect to the United Nations Global Compact Principles.
Besides, as a Turkish citizen, it is nice to hear an example case from Turkey in terms of strengthening our sustainability fundamentals in this report.
An example of “farm economics, mechanization and innovation” comes from Turkey. In Turkey’s oriental tobacco growing, labor is not only the main cost, but it is also the bottleneck limiting the volume that each farmer can produce, due to the labor intensive preparation of the small Oriental leaves for curing. The “vento” machine technology allows farmers to harvest Oriental tobacco leaves in bulk by enabling the curing preparation in a cotton net tube instead of the traditional practices whereby tobacco leaves need to be carefully aligned during harvesting so they can be individually sown on a string for curing.
These machines enable the farmer to make an estimated labor saving of 25 labor days/ha and allows farmers to harvest larger volumes, thereby significantly increasing income. With PMI’s technical and financial support, around 1,700 farmers, representing 27% of PMI’s volume sourced in Turkey, were using “vento” machines by the end of 2016. In 2017, we expect to source over 40% of our tobacco in Turkey to be cured using this technology.
As a PM Turkey employee, I proudly share the full report:

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Fethiye, Hillside, Toplantı ve Dahası...

​23, 24 ve 25 Mayıs tarihlerinde Philip Morris Finans ve Admin departmanları olarak 3 gün boyunca Fethiye Hillside'da kalıp bir takım toplantılar yaptık. Pazartesi sabahı 8 gibi fabrikadan yola çıkıp öğlen vakitlerinde otele varıp Çarşamba ise öğle yemeğimizi yiyip 2 gibi dönüşe geçtik.

Yiyip içtiklerimizi anlatıp görgüsüzlük yapacak değilim ama gördüklerimi ve yaşadıklarımı anlatmak isterim... Ee buyrun o halde:

Öncelikle otelde ilk dikkatimi çeken, yüksek fiyat seviyesine rağmen odaların aynı seviyede lüks olmadığıydı. Yalnız yanlış anlaşılmasın, doğal bir güzelliği ve konforu mevcuttu odaların. Doğal demişken; kaldığımız odaya giderken geçtiğimiz yolda mavi bir kertenkele vardı ve dar alanda kendince yaşamını sürdürüyordu. Biz çok dert etmedik ama herkes bundan hoşlanmayabilir.
Böyle bir yerde değerlendirilmesi gereken öncelikli konulardan biri ise deniz, bence Mayıs ayına göre denizi gayet güzeldi. Ne çok sıcak, ne de çok soğuk, ferahlamak için harika bir suyu var. Kumsalının olmaması, plajın taşlık olması dezavantajdı. Çocuklu geldiğinizde kumdan kale yapamayan bir çocuk plajda ailesiyle ne kadar oyalanır bende bir soru işareti yarattı. Plaj ve havuz çevresindeki bar hem kokteyl hem servis açısından çok başarılıydı. Barmen ve garsonların genel olarak pozitif ve güleryüzlü hali sunulan yiyecek ve içeceklerin tadıyla birleşince kesinlikle memnuniyet vericiydi.

Otele ilişkin anılarımı çektiğim "bence" birbirinden güzel doğa ve manzara fotoğrafları ile ölümsüzleştirdim. Bu etkileyici fotoğraflara ek olarak iki ünlü ile çekildiğim hikayesi olan iki fotoğraf var ki, benim adıma 3 günün bombalarıydı. 



Oteldeki ilk gecemde gün içerisinde aktif olarak telefonu kullanmamdan ötürü şarjım yüzde 4 seviyesine inmişti. O anlarda karşımda İsmail Köybaşı'nı kız arkadaşı ile görünce, kafamın da iyi olmasının vermiş olduğu cesaret ile, merhaba diyip fotoğraf çektirip çektiremeyeceğimizi sordum. "Tabii ki" gibi sıcak bir cevap alınca telefonuma yöneldim ama o da ne: "düşük pil seviyesi, kamera açılamıyor" uyarısı. "Arkadaşımdan telefon alıp gelebilir miyim?" diyip cevabı beklemeden bizim masadaki arkadaşların birinin telefonunu alıp tekrar İsmail'in yanına gittim ama bu kez de çevrede aydınlatma olmaması sebebiyle aydınlatması olmayan ön kameradan çektiğimiz fotoğrafta hiç birşey belli olmuyordu. Durumu farkeden İsmail'in kız arkadaşı kibarca fotoğraf çekme konusunda yardımcı olabileceğini söyledi. İsmail'in yardımıyla ön kamerayı arka kamera ile değiştirdik ama karanlık ortam ve yabancısı olduğum telefonun flaşın açmayı beceremediğim için bu fotoğrafta diğerinden çok başarılı değildi. Artık başka çözüm de sunacak halim yoktu, teşekkür edip şampiyonluktan ötürü tebrik edip ayrıldım. Ne yalan söyleyeyim, o gece kafamı yastığa koyduğumda hala içim yanıyordu.


Amaaa, derler ya bir kapı kapandığında başka bir kapı açılır diye, ertesi gün akşamüstü saatlerinde saunadan çıkıp havuz başında bir şeyler içerken bu kez karşı masamda Cem Yılmaz yalnız oturuyordu. Bir arkadaşımla,damarlarımızdaki alkol seviyesinin vermiş olduğu rahatlıkla, yanına gidip niyetimizi söyledik. Sağolsun kırmadı ve güleryüzüyle fotoğrafta yer aldı. Bana da güzel bir Fethiye hatırası olarak kaderin bir hediyesi oldu. Dersimizi de aldık: kaçan fırsatlara hayıflanmak yerine yenilerine odaklanmak lazım hayatta...


Otelimizin ünlülerce tercih edildiğinin de altını çizdikten sonra son bir paragrafta spor salonu için açmak isterim. Hem makinelerin yüksek teknolojisi, hem de ferah ve hijyenik ortamı ile oldukça kaliteli vakit geçirdim salonda 3 gün boyunca. Özellikle göl kenarında sanal yürüyüş yaparak kullanılan epliktik bisiklet ve tavla oynayabildiğiniz koşu bandı spor yaparken sıkılanlar için bile heyecanlandırıcıydı. Ee o kadar güzel hamur işleri, etleri ve tatlıları yiyince biraz olsun vicdanı rahatlatmak için böyle bir konaklamada spor salonuna uğramak iyi geliyor.

İzmir'e doğru yol alırken yazdığım bu yazıyı internet erişimi bulduğumda paylaşmış olacağım. Sıcak hatıralarla dolu Fethiye Hillside'ı da hep iyi anacağım...





Google adsense

Analytics