wellness etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
wellness etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2017 Cumartesi

Keyfini Sürerken Aklıma Takılanlar

Bu Cumartesi sabahı biraz pedalladım. Uzun zamandır yapmadığım bir aktivite olduğu için özlediğimi hissettim ve hoşuma gitti. Tek başıma bisikletimi sürerken bol bol düşünme fırsatım da oldu. Aklıma takılanlardan aklımda kalanlar:

- Tadında yalnızlık iyidir, fazlası ise eksikliktir.
 
- Dün katıldığım sunumda "betterment" konsepti işlenmişti ve insanların artık sağlıklı yaşamak için çok para ve efor sarfettiği anlatılmıştı. Bunu çok net gördüm, eskiye kıyasla daha fazla insan koşuyor, yürüyor, bisiklete biniyor, egzersiz yapıyor. (Ki Temmuz ayında olmamız sebebiyle bir çok insan da şehirde değil)
 
- Eskiden imrenerek baktığım villalar malesef demode olmuş, yanı başında yapılmakta olanlar tüm ihtişamıyla yükseliyor, bu da bana zamanın değişimi de beraberinde getirdiğini, değişemeyenin ise kaybetmeye mahkum olduğunu hatırlattı.
 
- Yolda kalın bir hortumun bir kaç kat şeklinde olduğu bir bölgede risk almayarak bisikletimden inerek geçtim, yanımda bir arkadaşım olsaydı ya da daha sıklıkla bisiklete binip neyi yapıp neyimyapamayacağımı daha iyi kestirebilseydim belki de risk alırdım. Demek ki tecrübe önemli, özellikle de tecrübeleri sıcak tutmak, kendini bilmek ve çevrendekilerden görüşlerini almak.

İşte böyle... Şimdi sağlıklı birşeyler yiyip, yeşil çay içme zamanı...
 


1 Mayıs 2017 Pazartesi

1 Mayıs'ta Kendini İyi Hissetmek

Bugün 1 Mayıs. Pazartesi gibi sevmediğim bir gün olmasına rağmen tatil gibi sevdiğim bir niteliği var. O halde yaşasın 1 Mayıs...

Tatil sabahları Okan oyun oynamak için ekstra bir motivasyona sahip oluyor. Benimse haftasonu yaparım diye düşünüp de yapamadığım "işle ilgili işlerim" (garip bir tanımlama ama öyle) olduğu için ben de Nilgün ile Pazar akşamından anlaşıp sabahtan evden kaçış planı yaptım.

Saatimi 6 buçuktan biraz önceye (genelde küsüratlı saatleri seçerim alarm için) kursam da vücut saatim beni daha erken uyandırdı. Telefonumda facebook hesabımın kilitlenmiş olduğuna yönelik uyarıyı görünce tuvalete bile girmeden ne olup bittiğini anlamak için salona gidip laptop'umu açtım. Çinden birileri hesabıma giriş yapmaya çalışmış, neyseki Facebook önlem amacıyla hesabımı kilitlemiş, şifremi değiştirip hesabımı kurtardıktan sonra hazırlanıp evden çıktım. Tam ayakkabılarımı giyerken Okan'ın da odasından çıktığını duymak kendimi adeta evden evin sahibi gelmeden çıkan hırsız gibi hissettirdi ama yapacak birşey yoktu.

7'den önce her sabah önünden geçtiğim kahvede, bu kez oturmak için bulunuyordum. Bir zeytinli poğaça ve çay alıp bilgisayarımı açtım. Güncellemem gereken guideline'larımı güncelleyip, ISO27001 ile ilgili yapmam gereken varlık envanteri ve risk analizi değerlendirmelerini tamamladım. İşlerimi hallettikten sonra ortam değişikliği için Bostanlı'daki Starbucks'a geçtim. Bu kez bir tall boy Americano'nun yanında sabahın erken saatleri için biraz yüksek volume'lü de olsa güzel bir müzik ile çalışmaya başladım. Benim için öncelikli olan maili cevaplandırdıktan sonra da kendimi bu blog içeriğini hazırlarken buldum.

Bu son paragraf bitince bir mail daha atıp bu kez eve dönüş yoluna geçeceğim. Diyeceğim şudur, farklılık iyidir, tatil güzeldir, kendinle başbaşa kalmakta verimliliği artırır. O zaman yaşasın 1 Mayıs...

Yıllar sonra gelen edit: O zaman da çalışacak tatil günü arıyormuşum, şimdi de, huy çıkmıyor...

Google adsense

Analytics