facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
facebook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ağustos 2021 Perşembe

Anneannem Sonrası | Liderlik Üzerine

Anneannemi kaybettiğim dönem, hayat ve işler devam ediyordu ve bu süreci çok şükür ki sorunsuz, başarılı bir şekilde atlattım. Geçen dönemde iç dünyama fazlaca dönünce, daha çok yazıp üretebildiğim bir dönem yaşadım. İşte bu dönemde, Philip Morris'in liderlik enerjileri ile bu zorlu süreci nasıl yönettiğimi kaleme aldım. İçerik doğru kişilerle buluşunca da yayımlandı. Benim için de anneannemin anısına adayacağım bir ürün ortaya çıktı. Umarım okuyanlara ilham verir.




 Direk içeriğe ulaşmak için:

Unsmoke: Three Leadership Dimensions that I Experienced After My Grandmother’s Passing Away (unsmokeyourworld.blogspot.com)

Three Leadership Dimensions that I Experienced After My Grandmother’s Passing Away | by Volkan Yorulmaz | Aug, 2021 | Medium

24 Kasım 2019 Pazar

Dijital Hizmetler Vergisini Çizerek Anlattım


Anlatmak istediklerinizi kendiniz çizerseniz hem siz konuya daha hakim olursunuz hem de karşı tarafa mesajınızı daha etkili verirmişsiniz. Bunu ben değil geçtiğimiz hafta Otto Beisheim School of Management'tan aldığım "Visual Thinking for Business" eğitimini veren hocamız söyledi. Ben de bu haftasonu bu deneyimlemek için yukarıdaki çizimleri yapıp dijital hizmetlerin vergilendirilmesini en basit haliyle anlatmaya çalıştım. Yaptığım çizimlerden oluşan yalnızca bir dakikalık bu video ile hap şeklinde bir mevzuat bilgilendirmesi yapmaya gayret ettim. Umarım beğenirsiniz, yani çizimi olmasa da yöntermi :)

1 Ağustos 2017 Salı

Philip Morris’te 4 Yılı Devirdim

Güzel insanlarla, güzel bir ortamda hakettiğinin karşılığını maddi ve manevi alarak çalıştığın zaman saatler, günler, haftalar ve yıllar ne kadar da hızlı geçiyormuş.

Bugün Philip Morris camiasındaki 4.yılımı dolduruyorum. Serviste işe gitmekte olduğum şu an, cep telefonumdan bu satırları yazarken geride kalan 4 yılda biriktirdiğim deneyimlerin ve dostlukların hazinesini düşünerek kendimi, çok şükür, şanslı hissediyorum.

Önceki iş yerlerimde, ki hem PwC hem de GM benim bugüne gelmemde önemli pay sahibidir, 3 yıllık çalışma süresini (kendi tercihimle) aşamamıştım. Ne mutlu bana ki Philip Morris’te bu süreç çok daha hızlı, keyifli ve öğretici geçti.

Umarım bu ortam hep böyle güzel devam eder ve ben de buradan emeklilik için ayrılırım.

Sevgiyle,

İlk Kutlama LinkedIn'den Geldi
Facebook Artık İş Yıl Dönümlerini de Kutluyor

1 Mayıs 2017 Pazartesi

1 Mayıs'ta Kendini İyi Hissetmek

Bugün 1 Mayıs. Pazartesi gibi sevmediğim bir gün olmasına rağmen tatil gibi sevdiğim bir niteliği var. O halde yaşasın 1 Mayıs...

Tatil sabahları Okan oyun oynamak için ekstra bir motivasyona sahip oluyor. Benimse haftasonu yaparım diye düşünüp de yapamadığım "işle ilgili işlerim" (garip bir tanımlama ama öyle) olduğu için ben de Nilgün ile Pazar akşamından anlaşıp sabahtan evden kaçış planı yaptım.

Saatimi 6 buçuktan biraz önceye (genelde küsüratlı saatleri seçerim alarm için) kursam da vücut saatim beni daha erken uyandırdı. Telefonumda facebook hesabımın kilitlenmiş olduğuna yönelik uyarıyı görünce tuvalete bile girmeden ne olup bittiğini anlamak için salona gidip laptop'umu açtım. Çinden birileri hesabıma giriş yapmaya çalışmış, neyseki Facebook önlem amacıyla hesabımı kilitlemiş, şifremi değiştirip hesabımı kurtardıktan sonra hazırlanıp evden çıktım. Tam ayakkabılarımı giyerken Okan'ın da odasından çıktığını duymak kendimi adeta evden evin sahibi gelmeden çıkan hırsız gibi hissettirdi ama yapacak birşey yoktu.

7'den önce her sabah önünden geçtiğim kahvede, bu kez oturmak için bulunuyordum. Bir zeytinli poğaça ve çay alıp bilgisayarımı açtım. Güncellemem gereken guideline'larımı güncelleyip, ISO27001 ile ilgili yapmam gereken varlık envanteri ve risk analizi değerlendirmelerini tamamladım. İşlerimi hallettikten sonra ortam değişikliği için Bostanlı'daki Starbucks'a geçtim. Bu kez bir tall boy Americano'nun yanında sabahın erken saatleri için biraz yüksek volume'lü de olsa güzel bir müzik ile çalışmaya başladım. Benim için öncelikli olan maili cevaplandırdıktan sonra da kendimi bu blog içeriğini hazırlarken buldum.

Bu son paragraf bitince bir mail daha atıp bu kez eve dönüş yoluna geçeceğim. Diyeceğim şudur, farklılık iyidir, tatil güzeldir, kendinle başbaşa kalmakta verimliliği artırır. O zaman yaşasın 1 Mayıs...

Yıllar sonra gelen edit: O zaman da çalışacak tatil günü arıyormuşum, şimdi de, huy çıkmıyor...

3 Haziran 2014 Salı

Hepsiburada.com Fiyat Değişikliği Yaparak Müşterisini Mağdur Ediyor

Yoğun olarak kullanmakta olduğum alışveriş sitesi hepsiburada.com’da yaşamış olduğum talihsiz durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Mayıs ayının 3. Haftası yeni bir Samsung TV almak için araştırma yapmaya başladım. Hepsiburada’da kampanyalı olarak satılmakta olan 32H6270 modeli ilgimi çekti. Sitede geçerli fiyatın KDV dahil 1399 TL olduğu, bu fiyata son 18 adet kaldığı ve stok bitince fiyatın 1800 TL olacağı yazıyordu. Önceki alışverişlerimdeki olumlu deneyimlerime dayanarak sitede yazanların doğruluğunu sorgulama gereği duymadım. Stoğun azalması ve fiyatın ciddi oranda artacağı bilgisi sebebiyle 23 Mayıs 2014 tarihinde ürünü hepsiburada.com’dan (sipariş kodu: 29619471) satın aldım.

Teslimat ve kurulum sonrasında üründen de oldukça memnun kaldım ve siteye memnuniyetimi de bildiren bir inceleme göndererek benden sonraki potansiyel müşteriler için de yönlendirici olmaya çalıştım.
 
Ancak 30 Mayıs Cuma akşamı yaşadıklarımla adeta şok oldum. Siteye başka bir alışveriş için girdiğimde satın almış olduğum TV’nin fiyatının KDV dahil 1299TL’ye indiğini ve ek olarak 150 TL de hediye çeki verildiğini gördüm. Hediye çeki 3 gün için yapılan bir kampanya olduğu için o konuda hiçbir talebim yok ancak aynı kampanya (Dünya Kupasının Özel 11’i) altında aynı ürünün fiyatının düşürülmesi sebebiyle uğradığım zararı geri istiyorum!

Peki uğradığım mağduriyeti gidermek için ne mi yaptım?

Öncelikle durumu farkettiğim gibi hepsiburada.com’un 0850 252 40 00 numaralı çağrı merkezini aradım. Müşteri temsilcisi sitenin ürünlerin fiyatında istediği gibi değişiklik yapabileceğini ve bu durumda herhangi bir hakkımın olmadığını söyledi. Açıkçası yaşadığım durum onu hiç ilgilendirmiyordu ve bir an önce telefonu kapatmaya çalışıyordu. Yardımcı olmayacağını anlayınca üstelemeden teşekkür edip telefonu kapadım.

Hemen ardından twitter ve facebook üzerinden hepsiburada.com’un kurumsal hesaplarına yaşamış olduğum mağduriyete ilişkin mesaj gönderdim. Ardından da sikayetvar.com’da bir kayıt açtım ve şikayetimi oradan da yazdım. Bununla beraber hepsiburada üzerinden de Bize Ulaşın bölümünden durumu anlatıp gereğinin yapılması konusunda yardım istedim.

30 Mayıs Cuma gecesi tüm bu aksiyonları aldıktan sonra firmadan herhangi bir yetkili beni arayıp durumu açıklama yoluna gitmedi. Firma ile iletişime girdiğim kanallardan birbirinin aynısı “copy-paste” metinler tarafıma gönderildi. Cevap şu şekildeydi:

Ürünlerimizdeki fiyatlar, çalıştığımız ithalatçı ve tedarikçi firmalarımız tarafından belirlenmektedir; bu doğrultuda indirimlerin başlangıç ve bitiş tarihleri çalıştığımız ithalatçı ve tedarikçi firmanın fiyatlandırma politikası ile oluşmaktadır. Satın almış olduğunuz ürünün fiyatında elimizde olmayan sebeplerden ötürü farklılık yaşanmıştır.
 
Satın alma işlemi sonrası ürün fiyatında meydana gelen değişiklikler geçmiş dönem siparişlerine ne yazık ki uygulamamaktadır.

31 Mayıs 2014 günü sikayetvar.com üzerinden, 2 Haziran Pazartesi günü firmaya twitter ve facebook üzerinden geri dönüş yapıp durumu daha net bir şekilde ifade etmeye çalıştım ancak alabildiğim cevap kuru bir özürden öteye gitmedi. Hiçbir şekilde mağduriyetim giderilmedi.

 
Konuyu özetlemem gerekirse;
  1. Hepsiburada.com Mayıs ayında başlatmış olduğu kampanya ile yanıltıcı ifade kullanmış ve stoklar bitince (satın almadan önce stok sayısı 18 idi, satın alma işlemim sonrası 17’ye inmişti.)ürünün fiyatının 1800TL olacağını ilan etmişti ancak durum böyle olmadı.
  2. Farklı kanallardan defalarca iletişime geçmeme rağmen müşteri memnuniyeti adına telefon ile durumu net bir şekilde açıklayıp sorunu gidermek yerine her defasında aynı metni kopyala yapıştır yaparak adeta dosyayı bir an önce kapatma yoluna gidildi. Beni dinleme yoluna kesinlikle gitmediler. Örneğin 30 Mayıs günü 150 TL bu ürün için ek olarak hediye çeki de veriliyordu. Benim bu çek ile ilgili kesinlikle bir talebim yok çünkü satın alma yaptığım gün böyle bir durum yoktu. Ancak satın alma yaptığım gün stok bitince fiyatın artacağına dair bir ifade vardı. Firma stoğun bittiğini ifade ediyor ancak fiyatı arttırmak yerine düşürerek zarara uğradığımı kabul etse de bunu giderme yoluna gitmiyor.
  3. “Stoklar sona erince fiyatta değişiklik yapılmaktadır” diye facebook ve twitter üzerinden bir mesaj gönderildi, zaten ben de fiyatın değişecek olması sebeiyle ürünü satın almıştım ancak belirtilenin aksine fiyat 1800 TL olmadı, aksine 1299 TL’ye düştü. Yanlış ve yanıltıcı bilgi sebebiyle alışveriş anında aldatılmış oldum. İlanda fiyatın 1800TL olacağı yazmasaydı teknolojik bir ürünün ileride fiyatının düşeceğini tahmin ederek zaten bekleme yoluna giderdim.
  4. Sorunu çözmek, mağduriyetimi gidermek için hediye çeki teklif etmek ya da ithalatçı/tedarikçi firmadan zarar tazmini adına bir girişimde bulunulmadı. Yeni doğan bebeğim sebebiyle yapmış olduğum düzenli alışverişlerim gözardı edildi ve müşteris olarak memnuniyetimi sağlamak adına maalesef hiçbir aksiyon alınmadı.
Sonuç olarak bu işin takibini bırakmayacağım. Günün sonunda belki 100 TL zarar etmiş olurum ancak benim gibi diğer tüketicilerin de bu şekilde aldatılmasını önlemek için elimden geleni yapmış olurum. Hepsiburada.com’un bu şekilde yanıltıcı ve yanlış ifadelerle açmış olduğu ilan ve kampanyalar umarım benim gibi diğer müşterilerinde mağduriyetine sebep olmaz. Eğer yaşadığım sorun çözülmezse ben 100 TL kaybetmiş olurum, firma da sadık bir müşterisini. Bakalım süreç nasıl son bulacak?

4 Aralık 2013 Çarşamba

Garanti Bankası Hesap İşletim Ücretini İade Etti

Garanti Bankası ile maaş müşteri olarak ilişiğimi kesip normal bir müşterisi olmamla birlikte tarafıma hesap işletim ücreti yansıttıklarından ve bununla bir daha karşılaşmamak için hesabımı türlü zorluklara ragmen kapattığımı sizlere buradan anlatmıştım. Dilerseniz o yazıya aşağıdaki linkten de ulaşabilirsiniz:

http://volkanyorulmaz.blogspot.com/2013/11/garanti-bankas-hesap-isletim-ucretine.html

Konuyla ilgili rahatsızlığımı blogda yazdığım linki Garanti Bankası'nın facebook ve twitter hesapları üzerinden ileterek ilgili makamlara ulaştım. Öncelikle bana bu tutarların bize daha iyi hizmet vermek için alındığı gibi bir takım "laf salatası" sundular. Ben de bu tutarı ödemeyeceğim için hesabımı kapattığımı, yeni yılla birlikte kredi kartımı da kapatıp maaş bankam olan Akbank ile çalışacağımı söyledim. Açıkçası bir blöf değil, gerçekten karşılaştığım acımasız durumun bir sonucuydu bu. Neyseki karşımda göreceli olarak mantıklı biri vardı. Yaptığım işlemleri inceledikten sonra "bankamızla sürekli olarak çalıştığınızı görüyorum" diyip "size özel bir işlem yapacağız" dedi ve kartıma 55 TL bonus yükleyebileceğini söyledi.

58 TL'yi hesabımdan kesip 55 TL'yi bonus olarak almak fena bir alışveriş değildi, en azından hiç yoktan iyidi. Ben de teklifi kabul ettim.

Bugün yaptığım kontrolde paranın bonus olarak tanımlandığını ve yine vermiş olduğum otomatik ödeme talimatı ile diğer bonuslarımla birlikte bireysel emeklilik bakiyeme eklendiğini gördüm.

Her zaman size blogum vasıtasıyla önerdiğim şeyi bir kez daha önereceğim: siz de bankalara bu hesap işletim, yıllık aidat vs adı altında para ödememek için elinizden geleni yapın. Pişman olmazsınız...

23 Temmuz 2013 Salı

Linkedin'de Etki Bıraktım

Linkedin sosyal ağlar arasında en çok sevdiğim mecra. Sosyal ağlarda vakit geçirirken keyif alsam da çok fazla vakit geçirmenin bana fayda sağlamadığını ve zamanımı öldürdüğünü düşünüyorum. Ama linkedin’de farklı pozisyonlardaki profesyonellerin hangi donanımlarda olduğunu takip etmek ve üyesi olduğum gruplardaki güncellemeleri izlemek hoşuma gidiyor.

Geçtiğimiz hafta, içinde bulunduğum “iş değişikliği modu”yla ilgili biraz fazla düşünmüş olabilirim ki, bu konuyla ilgili 2 blog yazdım. Bu içeriklere buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.



Daha sonra haftasonu Seferihisar’da boş vaktimde bu yazdıklarımı Linkedin’de üyesi olduğum Yeni İK adlı grupta paylaştım. Herhangi bir grupta ilk paylaşımımı bu şekilde yapmış oldum. Onay süreci sonrası bu hafta yazdıklarım grubun sayfasında yayımlanmaya başladı. Henüz ikinci günde de grubun sayfasında haftanın en çok etki yaratanı (top influencer) olduğumu gördüm. Benim için mutluluk verici bir gelişme bu! Sizlerle de paylaşmaktan çok mutluyum…


Google adsense

Analytics