Evde kalınca Okan ve biz ekrana çok bakıyoruz diye çareyi dışarı çıkmakta bulduk. Eskiden dışarı çıktığımızda kahvaltıya ya da ağır bir akşam yemeğine giderken artan fiyatlar sebebiyle “bu kadar para verilir mi?” sorusunu yemek için değil de kahve için sormaya başladık. Harbiden ne olacak bu fiyatların hali ya, yüksek fiyatlara bir şekilde alışıyoruz derken yine fiyatlar artıyor. Okan’a şimdiki gibi değil de gerçekten arkadaşlarıyla dışarı çıktığında kullanması için harçlık vermeye başladığımda Allah gerçekten yardımcım olsun ya da bir an önce ülke 2010 yıllarının başındaki haline dönsün…
Hayat bisiklete binmek gibidir; pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz.
18 Şubat 2024 Pazar
Konular Arası Trekking
Evde kalınca Okan ve biz ekrana çok bakıyoruz diye çareyi dışarı çıkmakta bulduk. Eskiden dışarı çıktığımızda kahvaltıya ya da ağır bir akşam yemeğine giderken artan fiyatlar sebebiyle “bu kadar para verilir mi?” sorusunu yemek için değil de kahve için sormaya başladık. Harbiden ne olacak bu fiyatların hali ya, yüksek fiyatlara bir şekilde alışıyoruz derken yine fiyatlar artıyor. Okan’a şimdiki gibi değil de gerçekten arkadaşlarıyla dışarı çıktığında kullanması için harçlık vermeye başladığımda Allah gerçekten yardımcım olsun ya da bir an önce ülke 2010 yıllarının başındaki haline dönsün…
13 Ekim 2023 Cuma
Sabırla Yola Devam...
Yeniden umut etmek için o gücü içinde bulmak zor geliyor bazen… Zorlandım, kabul etmekte, içime sindirmekte, ama mevcut durumu ancak kendimin değiştirebileceğini de bildiğim için o ‘kafa’dan çıkardım kendimi.
Kalkıp yerimden,
rutinimden çıkıp tekrar mücadeleye kaldığım yerden ancak bu kez farklı bir
şeyler deneyerek bir daha başladım. “Vazgeçtim” demeden inatla devam ediyorum,
edeceğim. Kimseyle kıyaslamadan kendi yolumdan, kendimden de ödün vermeden
olacağını göstereceğim. En temel hedefim bu, biliyorum ki tüm diğer hedeflerin
bunun ancak alt başlıkları olur.
Sabırla yola
devam…
1 Ağustos 2023 Salı
PMI'da 10 Yıl Bitti, Ya Şimdi?
1 Ağustos 2013 Perşembe günü, bundan tam 10 yıl önce Philip Morris’te işe başladım. Fabrikanın kapısından adımımı attığımda adı Philsa Philip Morris Sabancı Sigara ve Tütüncülük A.Ş. idi ve benim de ünvanım Genel Muhasebe ve Vergi Analisti’ydi. Aslından fabrikanın karşı komşusu Opel Türkiye’de (General Motors Türkiye Ltd. Şti.) çalışırken “bir gün burada çalışacağım” diye hedeflediğim Philip Morris’e girmeden önce üçer yıl PwC ve GM maceralarımda da aklım hep Philip Morris’teydi. İşe başladığım pozisyonun ilanını gördüğümde bu ilan tam da beni tarif ediyor derken o beklediğim “bir gün”ün çok yaklaştığını hissetmiştim. 2013’ün Mayıs ayında başlayan mülakat süreci, eşimin hamile olduğunu öğrenmemiz, bebeğin bereketiyle geleceğini düşündüğümüz o yaz günleri derken GM’deki ihbar süremi doldurup iple çektiğim ilk iş günüme ulaşmıştım. Yeni arkadaşlar, üretimi olan bir iş yerinde çalışmak, meşhur Philip Morris yemekleri gibi pek çok merak ettiğim şeye cevap bulduğum o ilk günün üzerinden bugün tam 10 yıl geçmiş oldu.
Şampiyon olmuşçasına yumruklarımı sıkarak sevindiğim günlerim de oldu, dayanamayıp ağladığım da… En sevdiğim, güvendiğim kişileri de burada tanıdım, keşke yollarımız kesişmeseydi dediğim iş arkadaşlarım da oldu. Hayaller kurdum, bazılarına ulaştım, bazılarına ulaşmak için çabalamaya, emek sarfetmeye devam ediyorum. Nasip olur ya da olmaz, bilemiyorum ama buradaki hikayem bittiğinde çabalamadım dememek için ben elimden geleni yapıyorum, yapmaya devam edeceğim. On yıl önce ilk adımı attığımda, belki bugün için farklı şeyler hayal ederdim ama şükredip devam etmeyi biliyorum.
Geriye dönüp baktığımda, hayatımdaki en önemli kararlardan birini de yine Philip Morris’te iken kariyerim için verdiğimi görüyorum. Pandeminin hayatımıza girdiği 2020 yılında, Kıdemli Vergi Analisti olarak çalışırken neredeyse her sabah Resmi Gazete’de yeni bir vergi düzenlemesi çıkıyordu, bunun analizini yapıp şirketimizi nasıl etkileyeceğini yönelik bilgilendirme ya da sunum hazırladığım dönemde Duty Free şirketimizde bir fırsat çıkmıştı. Hem de ulaşmayı çok istediğim “Manager” ünvanlı bir pozisyondu. Bugünkü gibi uzaktan çalışmanın hayatımızda sıradan bir uygulama olmadığı o günlerde bu pozisyonun İstanbul’da olması beni zor bir karar almaya itmişti: ya kabul edip İstanbul’a taşınacaktım ya da reddedip İzmir’de kalarak bekleyecektim. “İyi ki” dediğim kararımı alırken eşimin de desteğini almış, onu çok sevdiği İzmir’den ayırmıştım ama şükür ki İstanbul bize hep iyi yüzünü gösterdi. Hayatımızdaki en önemli değişikliklerden birini Philip Morris ile yapmış olduk. İstanbul’da çok sevdiğim insanlar listesini geliştirmek de en büyük kazançlarımdan biri oldu.
Dediğim gibi, şimdilerde hayal etmeye ve o hayallere ulaşmak için çalışmaya ve kariyer yolculuğumu yönetmeye devam ediyorum. Bakalım bu yolculuk beni nereye götürecek? Nelere ulaşabileceğim? Yoksa hayal bile edemeyeceğim yerler kısmet olacak mı? Her şeyin hayırlısı… İlerlemeye devam…
23 Temmuz 2023 Pazar
Yoksa Ben İşkolik mi Oldum?
Yıllık iznimin son günündeyim ve birkaç gündür kafamdaki bu soruya takılmış durumdayım: Acaba ben işkolik mi oldum? Neden iş ile özel hayatımı ayıramıyorum ya da neden iş benim için iş saatleri sonrasında da kafamda kalıyor? Önceleri bunu sahiplenme olarak görüp belki biraz da gurur duyuyordum ancak şimdilerde acaba her şeyin fazlasının zararlı olması gibi bu da kontrolden çıkmaya mı başladı diye beni endişelendiriyor.
25 Aralık 2022 günü, yani 40. yaş günümü kutlayacağım
günden bir gün önce erken rezervasyondan Temmuz ayının tam ortası için Kıbrıs’a
ailemle gideceğim yaz tatilimi planlamış, hemen ardından yıllık izin talebimi
de girmiştim. Günler haftaları, haftalar ayları takip etti ve neredeyse 7 ay
önce ayarladığım tatilimin başladığı o Cuma akşamüstü geldi çattı. Üşenmeyip ChatGPT’den
havalı bir “out-of-office” mesajı ile yıllık izinde olduğumu önümüzdeki 1 hafta
boyunca bana mail atacak iç ve dış paydaşlarıma duyuracağım iletiyi de
hazırladıktan sonra arkamda iş bırakmadığımdan emin olarak dükkanı kapattım. Yıllık
izin kullanma konusunda oldukça cimri olan ben, son dönemde yaşadığımız acı
kaybımızın da etkisiyle bu araya iyice ihtiyaç duymuştum. 17 Temmuz Pazartesi
sabahı ilk uçak ile Kıbrıs’a uçacağımız için 3’te uyanıp yola düştük. Otele varıp
kahvaltı masasına oturduğumuzda saat 9’du ve oğlum Okan maillerimi kontrol
etmemem için bildirimleri kapamamı istedi. Onun gözünün önünde bildirimleri
kapattıktan sonra kendime “tatildesin, işi düşünme” telkinlerinde bulunmaya
başladım. Zaten havalimanında gelen kutuma düşen banka ekstrelerini de kontrol
edip okunmamış mailleri sıfırlamıştım. Artık acil durumlar için manuel olarak
maillerimi kontrol etsem olurdu. Hatta bunu bu şekilde yapacağım konusunda
yöneticimle de tatile çıkmadan önce konuşmuştum.
Outlook’ta mail ve toplantı bildirimleri kapalı, MS Teams’te “çevrimdışı görün” statüsü seçilmiş bir şekilde havuz kenarında gölge bir şezlong bulup sosyal medya hesaplarımı kontrol etmeye başladım. Wi-fi her yerden güzel çekiyor diye düşünüp akıştaki içerikleri ciddi bir miktarda tükettikten bir süre sonra “hadi yüzmeden önce acil bişey var mı bi bakayım?” diyerek outlook’a bir girdim. Bilgi amaçlı gelen mailleri hızlıca silip, aksiyon alınması gerekenleri yeniden “unread” yapıp çıktım. Bir kısmı tatil sonrasını bekleyebilirdi, ama bir kısmını sabahları erken kalkıp halletsem iyi olurdu. Hem süreçler yürür hem de tatil sonrası için yüküm çok artmazdı. Bu düşüncelerle havuza atlayıp kulaçlamaya başladım.
Oteli keşfedip nerede yenir, nerede denize
girilir, hangi havuz bar’a daha yakın gibi araştırmaları yaparken odamıza giriş
saatimiz geldi ve odaya girip dışarıdaki güneşin dik ışınlarından kurtulup
rahat yatağımıza uzanınca elim yine telefona uzandı. Yine biraz sosyal medya
dozumu aldıktan sonra kaçırdığım bir şey olmasın diye bir kez daha maillerimi
kontrol etme dürtüsüne yenik düştüm. Senaryo bir önceki ile aynıydı. Birkaç mail
bilgi amaçlıydı, okudum ve sildim. Maalesef birkaç mail yine aksiyon
gerektiriyordu. Bunları okunmamış olarak işaretledikten sonra aklımın bir
köşesinde bilgisayarımı ilk açtığımda aksiyon alınacaklar ve tatil sonrası İstanbul’a
döndüğümde halledilecekler olarak sınıflandırdım. Farkında olmadan Pazartesi
günümden Microsoft To-Do ya da One Note gibi uygulamalarda tuttuğum notlarımı
beynimde tutmaya ve hafiften yükleri almaya başlamıştım.
İkinci gün de benzer senaryoyu tekrarlayarak
ilerledi. Kaçamak şeklinde gelen kutusu kontrolleri, sınıflandırmalar,
alınabiliyorsa mobilden hızlı aksiyonlar adeta günümün rutiniydi. Ancak Salı
akşamı yemeğe gitmeden önce biraz boş vaktim olduğunda odada bilgisayarımı
açınca gördüğüm bir mail diğerlerinden daha hızlı aksiyon almamı gerektiren ve
benim dışımda da birilerinin işlem yapması ile çözülebilecek türden bir işti.
Bu arada, neden bilgisayar getirdin tatile sorusu da sorulabilir. Olur da acil
e-imza yapmam gereken bir talimat olursa diye maalesef o cihazı hafta sonu dışında
mesai günlerinde hep yanımda taşıyorum. İhtiyaç doğmasa da verdiği rahatlık bir
başka. Neyse o Salı akşam yemeğinde p whatsapp üzerinden o onay süreci hakkında
oldukça bilgili bir arkadaşımı da darladıktan (burada darlamak ifadesini
kullandığımda Microsoft Word kırmızıyla altını çiziyor ancak doğru ifade bu
çünkü arkadaşmda da yurtdışında tatildeydi bu vesileyle ondan da özür dilerim) sonra
kafamda aksiyon planımı yaptım. Odaya geçtiğimde de gerekli mailleri attım ve dönüş
aldığımda yapacaklarımı bir kez daha gözden geçirip yattım.
Yattım ama aciliyeti olan bu işin tatil sezonu olması sebebiyle yavaş ilerleyebilme ihtimali benim uykumu mahvetti. Sürekli kafamda onay sürecinde yaşayabileceğim zorluklar, alternatif çözümler, bunların denetimsel riskleri dolandı durdu. Kalitesiz, bölük pörçük bir uykunun sonunda henüz 7 olmamışken uyandım. Sosyal medya ve mail temizliği sonrasında akşam attığım mesaja 07:50’de cevap gelmesi bana “doğdu güneşim” dedirtti ve hemen bilgisayarımı açıp mailde yazan tutarlara göre dosyamı hazırlayıp onay sürecini başlattım. Ancak konunun acil olduğunu onay akışındaki kişilere de iletmem gerekiyordu ki ona göre önceliklendirsinler. Bu kez Teams’den ilgililere özel mesajlar atıp durumun aciliyetini aktardım ve kahvaltıya gittik. MS Teams’de her ne kadar çevirmdışı gözüksem de bildirimlerim açıktı, cevap geldiğinde hızlıca yazışmaya mobilden devam edebilirdim.
Öyle de oldu, Avrupa’daki paydaşlar mesaiye
başladıkça mesajlarıma dönüş almaya başladım. Pek tabii ki iş yapış şeklimizin
farklılığından kaynaklanan “Neden acil?”, “Neden önceliklendireyim?”, “Bu işi
yapan arkadaşımız Pazartesi dönecek, beklese olmaz mı?” şeklindeki
sorgulamaları aldım. Her birine “bakın ben de yıllık izindeyim ancak bu bu bu
sebeplerden ötürü konu acil, iş birliğiniz için şimdiden çok teşekkür ederim”
şeklinde geri dönüşleri tatlı dille yapmaya çalıştım. Pek tabii ki bu da benim
bir süre daha telefonla haşır neşir olmama sebep oldu.
Çarşamba’yı da bu trafikle geride bıraktıktan
sonra Perşembe günü sabah bilgisayarda mail temizleme ve cevaplama ardından
deniz ve havuz kenarında sosyal medya dozumu aldıktan sonra yine mail takibi ve
onay akışı için Teams yazışmaları ile adeta rutinleşmiş şekilde sürdü. Akşam
olduğunda ise, hem tatilin dördüncü ve son akşamı olması hem de bavul
hazırlıklarına da başlama istememiz sebebiyle erken odaya çekildik. Tabi
dayanamadım ve hadi biraz bilgisayara bakayım dedim. Bu kez enerjim de iyiydi,
aksiyon alınacak işlemlere de giriştim. Bitirdikçe keyfim yerine geliyordu. Bu
kez rutin bir iş günü gibi akşam çalışırken bir onay esnasında teknik bir sorun
dikkatimi çekti. Maalesef ki hızlı aksiyon alınması gereken ve benim dışımdaki
IT ekibinin devreye girmesi gereken bir süreçti. Hem iç hem dış paydaşlarla
çözülmesi gereken bir süreç olduğu için farklı kanallardan bir çok kişiyi
bilgilendirecek şekilde ticket açılması ve mail trafiğinin başlatılması işine
tam da gece yarısı olurken başladım. Son gece maalesef bu huzursuzlukla yatağa
girip kafamda yine yeni çözüm senaryoları kurduğum bir gece oldu. Sabahında ise
bu kez 07:50’de gelen bir mailde yoktu, aksiyon alacak kişileri beklemekten
başka çarem yoktu. Son gün olması sebebiyle 12 öncesinde odayı boşaltmadan önce
yine aksiyon almam gereken tüm işleri halledip artık başkalarının alacağı
aksiyonları pasif bir şekilde beklemek üzere bilgisayarımı sırt çantama koydum.
Gün içerisinde kaçamak mail takipleri artık rutinimdi. Hatta Outlook’un eski gönderileri sorgulama özeliğinden faydalanıp rutin mailleri cevaplama konusunda oldukça hızlanmıştım da. Bu arada hafta ortasında mobil uygulamada yapabileceğim yazım hatalarına ilişkin mail imzama bir açıklama daha eklemiştim. Tabi bu konuda da ChatGPT’ye teşekkürlerimi sunarım. Bu arada gece yarısı attığım maile otelden çıkıncaya kadar cevap gelmedi. Havalimanına ulaştığımız akşam saatlerinde ise açtığım ticket’a (en önemli aciliyet rating’i ile açmış olmama rağmen) ilk yanıt gelmişti. Okunmadı olarak işaretledim ve Cumartesi yapılacaklar listeme yazdım, tabi ki beynimde.
Cumartesi sabahına İstanbul’da uyandım. Sıcak
bir yaz günü olması sebebiyle herhangi bir planımız yoktu ve tatil öncesi
boşalttığımız buzdolabı için marketten alışveriş yaptıktan sonra biraz kendime
vakit ayırmak için bilgisayarı açtım. Youtube’dan sevdiğim kanalları dinlemeye
başladıktan bir süre sonra kafamdaki o aksiyon alınacak işlere koyulmuşken
buldum kendimi. Bilgisayarımın şarjı bitinceye kadar da bu böyle gitti. Evet o
ticket’a gelen cevapla ilgili de işlemi yaptım. Sonra akşam saatlerinde blog’um
için bir şeyler yazarım diye düşünüp bilgisayarımın başına geçtim. Hatta şarj
sorunum olmasın diye odama da çekildim. Bu kez de “Pazartesi’ye kalmasın” diye
düşünüp yine işe koyuldum ve enerjim bitince “biraz da aile vakti” deyip günü
sonlandırdım.
Ve nasıl ki Aralık’tan Temmuz’a günler su
gibi geçtiyse tatilin son günü Pazar günü de aynı hız ile geldi ve en azından
bu satırları kaleme alacak kadar kendime vakit ayırabildim. Tatilin son saatlerinde
tatil boyunca kendime sorduğum soruyu bir kez daha kendime sordum: Ben işkolik
mi oldum?
12 Nisan 2023 Çarşamba
Bir İhtimalin Ardında Bıraktıkları
Bir hafta önce bugün içim kıpır kıpırdı. Olur mu olmaz mı diye düşünürken arkadaşlarımın yüreklendirmesi ile attığım adım sonrası köşeme çekilmiş olması durumunda beni nelerin beklediğini tasarlamaya başlamıştım. Halbuki arkadaşlarım cesaretlendirmesi, sadece aklımda kalacak olan bu eylem somut bir adıma dönüşmeyecek ve ben de böyle hayaller içine düşmeyecektim. Üzerinden bir hafta geçip konuya ilişkin bir haber alamayınca da daha önce pek çok kez test edip onayladığım o söz geldi aklıma: "no news is bad news". Yalnız bu cümleyi Türkçe'ye nasıl çevirmişler diye bakarken karşıma ekşisözlük'teki "no news is good news" tanımı çıktı, yazar "birinden haber alamadıysanız, merak etmeyin telaşa kapılmayın sakin olun, eğer kötü bişey olsaydı zaten duyardınız" demiş. Bak şimdi içime ufakta olsa bir umut ışığı doğdu.
İnsanoğlu elindekilerin kıymetini bilmekte zorlanıyor. Daha önce hayalini kurduğu şeylere eriştiğinde o şeyler hızlıca standardı haline geliyor ve daha iyisini, daha fazlasını isterken buluyor kendini... Beynimiz de bir şekilde bu isteğimiz için bizi haklı çıkaracak her türlü savunmayı gerçekleştiriyor. Ama o kadar çalıştık, emek verdik, niye haketmeyelim ki diye başlayan cümleler yankılanıyor sanki beynimin içinde. Evet istiyorum ama gerçekten onu mu istiyorum yoksa onun beraberinde getireceklerini mi? İşte dürüstçe bu soruya cevap verdiğimde halime şükredip devam edesim geliyor. Ama bir süre sonra bu kez de ileride acaba erişemediklerim yüzünden pişman olur muyum diye kendime sorarken buluyorum. Zamana bırakabilmek, hayırlısı olsun diyebilmek ve kadere inanmak bu gibi durumlar için en doğru aksiyon planı olabilir.
Olur ya da olmaz bekleyip göreceğim ama şu Ramazan günlerinde dualarıma giren, beni heyecanlandırıp hayaller kurdurtan bir ihtimalin varlığı da belki şükretmek için yeterli bir sebeptir. Ne dersin Volky?
31 Ekim 2017 Salı
Her ‘hayır’da ‘evet’e bir adım daha yakınsın
Lakewood Kilisesi rahibi Joel Osteen hiç TED konuşması yapmamıştır, fakat her hafta vaazlarına şahsen katılan 40.000 kişiye ve televizyonda seyreden yedi milyona TED’e yaraşır bir performans sunar. Osteen, TED tarzına uygun olarak, vaazına her zaman bir temayla başlar. Bir vaazına, “Sizinle bugün nasıl ‘Geleceğinizde Evet Var’, bunu konuşacağım,” diyerek başladı. Bir arkadaşı hakkında kısa bir anekdotla devam etti. Arkadaşı yıllardır çok çalışıyormuş. Bir gün bir şef emekli olmuş ve işe birkaç kişi aday olmuş. Osteen’in arkadaşının kıdemi varmış, fakat daha genç ve deneyimsiz biri için terfiden geri çevrilmiş. Arkadaşı kendisini aldatılmış hissetmiş ama gücenik davranmamış, ya da elinden gelenin en iyisini yapmaktan vazgeçmemiş. İki yıl sonra, bir kıdemli başkan yardımcısı emekli olmuş ve Osteen’in arkadaşı hak ettiği terfiyi almış. “Şimdi onun pozisyonu diğer eski şef pozisyonundan çok daha üst seviyede,” dedi Osteen. “Şu anda bir ‘hayır’da olabilirsiniz ama yardım yoldadır. İyileşme yoldadır. Terfi yoldadır. Kendinize, ‘Hayır’da kalmayacağım. Evet geliyor, biliyorum,’ deyin.
İşte hikaye böyleymiş sevgili okur. Tanrı kalbinize bir hayal koyarsa, başaracağınızı bilirsiniz. Her ‘hayır’da, ‘evet’e bir adım daha yakınsınız demektir. Hikayedeki gibi, hakeden ve isteyen hepimizin geleceğinde evet olsun.
8 Ekim 2017 Pazar
Pause Tuşuna Basar Mısınız?
![]() |
| Yukarıdaki yazıyı havuzun kenarında yazdıktan sonra bilgisayarımı kapatıp bu manzarayı ölümsüzleştirdim... |
1 Ağustos 2017 Salı
Philip Morris’te 4 Yılı Devirdim
Bugün Philip Morris camiasındaki 4.yılımı dolduruyorum. Serviste işe gitmekte olduğum şu an, cep telefonumdan bu satırları yazarken geride kalan 4 yılda biriktirdiğim deneyimlerin ve dostlukların hazinesini düşünerek kendimi, çok şükür, şanslı hissediyorum.
Önceki iş yerlerimde, ki hem PwC hem de GM benim bugüne gelmemde önemli pay sahibidir, 3 yıllık çalışma süresini (kendi tercihimle) aşamamıştım. Ne mutlu bana ki Philip Morris’te bu süreç çok daha hızlı, keyifli ve öğretici geçti.
Umarım bu ortam hep böyle güzel devam eder ve ben de buradan emeklilik için ayrılırım.
Sevgiyle,
![]() |
| İlk Kutlama LinkedIn'den Geldi |
| Facebook Artık İş Yıl Dönümlerini de Kutluyor |
23 Nisan 2016 Cumartesi
Hedeflerine Giden Yol Üzerine Bir Deneme
İşte o hedefe ulaşınca belki yepyeni ve zorluk seviyesi çok daha yüksek yeni hedefler seni bekleyecektir ama sen öncelikle o yolun sonunda gördüğün ilk ışığa odaklanmışsındır. O ışığı görüp de ona ulaşmak isteyen herkesin yolu açık, başarıları daim olsun.
7 Aralık 2015 Pazartesi
Tarihlerle 2016 Yılı Oğlak Burcu Yorumları
İşte konularına ve tarihlerine göre Oğlak’ları bekleyen gelişmeler…
5-25 Ocak 2016 arası aşk hayatınızda açıklayamadığınız duygular ve gizlilik içeren ilişkiler söz konusu olabilir. Evliyseniz bu dönemde gizli İlişkiye heves etmemeli eşinize sadık kalmalısınız Yaşadığınız kaçamakların faturasını ağır ödeyebilirsiniz.
4 Şubat - 2 Mart 2016 arası Venüs'ün burcunuzdaki konumu çekiciliğinizi artıracak. Etrafınızda bulunanların ilgisini çekecek, eşinizle iyi anlaşacaksınız. Evlenmeyi düşünüyorsanız güzel bir düğünle evlenerek mutlu olabilirsiniz. Kalbiniz boşsa sizinle ilgilenenler olacak, içlerinden biriyle anlaşabilirsiniz. 28 Mart -21 Nisan arası sevgilinizle, eşinizle birlikte gezecek eğlenecek mutlu olacaksınız. Kalbiniz boşsa kısa yollarda tanışacağınız hoş çekici biriyle ilişki başlatabilirsiniz.
22 Nisan - 16 Mayıs arası eşinizle iyi anlaşacak yuvanızda mutlu olacaksınız. Sevgiliniz varsa ailenizle tanıştırmanın tam zamanı. 17 Mayıs - 10 Haziran arası aşk hususunda çok şanslısınız. Bu dönemde eşinizle, sevgilinizle iyi anlaşacak, güzel duygusal ilişkiler yaşayacaksınız. 5 -29 Temmuz arası sevgilinizle, eşinizle iyi anlaşacak çok mutlu olacaksınız. Bu dönem evlilik için güzel bir zaman. Evlenerek çok mutlu olabilirsiniz.
30 Temmuz - 22 Ağustos 2016 arası cinsellik ön planda olacak. Kalbiniz boşsa cinselliğin ön planda olduğu zevkli macera yaşayabilirsiniz. Ciddi ilişki düşünmemelisiniz. Evliyseniz duygularınızın etkisinde kalarak gizli ilişkiye heves etmemelisiniz, huzurunuz bozulabilir. 23 Ağustos - 16 Eylül arası sevgilinizle, eşinizle birlikte tatil, gezi olanaklarından yararlanabilir, güzel birliktelikler yaşayabilirsiniz. Kalbiniz boşsa gideceğiniz tatil yerlerinde, uzun yolculuklarda, fuar, seminer gibi yerlerde karşılaşacağınız üstün deneyimli biriyle anlaşabilirsiniz. Bu kişinin ikinci eşi de olabilirsiniz. Evlenmeyi düşünüyorsanız evlenerek balayına gidebilirsiniz.
10 Ekim - 2 Kasım 2016 arası yine çok şanslı olduğunuz bir dönem. Kalbiniz boşsa arkadaş çevrenizde tanışacağınız biriyle ilişki başlatabilirsiniz. 3 -27 Kasım arası gizlilik içeren ilişkiler söz konusu. Evliyseniz duygu ve isteklerinizin etkisinde kalarak gizli İlişkiye heves etmemelisiniz. 28 Kasım - 18 Aralık arası yine çok mutlu olacağınız bir dönem. Evlenmeyi düşünüyorsanız tam zamanı. Kalbiniz boşsa sizinle ilgilenenlerden biriyle anlaşabilirsiniz.19 Aralık 2016 tarihinde Merkür geri hareketine başlayacağı için elinizi çabuk tutun ve 2017 yılına yalnız girmeyin!
Oğlak Burcu 2016 İş ve Kariyer Hayatı
22 Ocak'a kadar olan dönemde arkadaşlık ve dostluk ilişkilerinizde dikkatli olmalısınız. Merkür 2-22 Ocak 2016 tarihlerinde retro hareketine başlıyor… Para ile İlgili bir konu yüzünden anlaşmazlık söz konusu olabilir. 18 Ocak - 1 Mart 2016 arası işlerinizi gizlilik içinde yürümelisiniz. Sizi çekemeyenler işinize engel olmaya çalışabilirler. 5 Şubat -2 Mart arası Venüs'ün burcunuzdaki konumu şansınızı açacak, işte başarılı olacaksınız.
3-27 Mart 2016 arası karşınıza çıkan fırsatları iyi değerlendirerek gelirinizi artırabilirsiniz. Bu dönemde çeşitli yerlerden elinize bol para geçecek. 4 Mart - 21 Nisan arası Mars'ın Balık burcundaki konumu enerjinizi artıracak. Bu dönemde kendinizi güçlü ve enerjik hissedecek, engelleri kolayca aşacak, birçok işin üstesinden geleceksiniz.
28 Mart - 21 Nisan arası yakın çevrenizin desteğini alarak işte yeni atılımlar başlatabilir, kazançlı kısa yolculuklar yapabilirsiniz. Bu dönede yakın çevrenizle iyi ilişkiler kuracak, iletişim hususunda başarılı olacaksınız. 22 Nisan - 16 Mayıs arası evinizde bolluk olacak. Ev ve aile için almak İstediğiniz şeyleri alacak, mutlu olacaksınız. 22 Nisan - 17 Haziran arası giderlerinizde artış olacak. Fazla para harcama eğiliminde olabilirsiniz.
17 Mayıs - 10 Haziran 2016 arası şanslı olduğunuz bir dönem olarak görünüyor. Yaratıcı düşünce gücü gerektiren işlerde başarılı olacak, ileriye yönelik kazançlı yatırımlar yapacaksınız. 11 Haziran - 4 Temmuz arası grup çalışmalarında başarılı olacak, güzel iş fırsatlarıyla karşılaşacaksınız. 17 Haziran - 16 Aralık arası olan dönemde Mars'ın Balık burcundaki transiti yakın çevre ve kardeş ilişkilerinizde sorunlara neden olabilir. Bu dönemde iş ve para hususunda yakın çevrenizin desteğini almanız zorlaşabilir. 5 - 2 9 Temmuz arasında ortak çalışmalardan para kazanabilir, yeni ortaklık tekliflerini değerlendirebilirsiniz.
30 Temmuz - 22 Ağustos 2016 arası eşinizin, ortağınızın, başkalarının parasından yararlanabilir, hisseli paralar, sigorta, miras gibi konulardan kazanç elde edebilirsiniz. Ayrıca şansınızı loto, toto, piyango gibi oyunlarda deneyerek havadan para kazanabilirsiniz.
Özellikle 19, 20, 21, 22 Ocak doğumlu olanlar şanslarını muhakkak denemelidirler. 23 Ağustos - 16 Eylül arası yurtdışını ilgilendiren konulardan ve uzun yol gerektiren işlerden para kazanabilirsiniz. Uzak yerlerdeki kısmetlerinize ulaşmaya çalışmalısınız, uzak yerlerden para kısmet alabilirsiniz. 16 Eylül - 9 Ekim arası İşte çok başarılı olabilir, biraz fazla çabayla istediğiniz konuma gelebilirsiniz. 10 Ekim - 2 Kasım arası arkadaş çevrenizin desteğini alarak işte atılım yapabilir, mesleki bir hayalinizi de gerçekleştirebilirsiniz. 3 - 27 Kasım arası gizlilik içeren ilişkiler söz konusu olabilir. 28 Kasım - 22 Aralık arası olan dönemde çok şanslısınız, başlatacağınız yeni atılımlarda başarılı olma şansınız fazla. 17 Aralıktan sonra hayati etkisi olan kararlar almamalısınız, Merkür'ün konumu zihinsel durgunluğa neden olabilir.
Oğlak Burcu 2016 Eğitim Yorumu
22 Ocak'a kadar olan dönemde Merkür'ün ters hareketi zihinsel faaliyetlerinizde durgunluğa neden olabilir. 23 Ocak - 13 Şubat arası zekanız işlek olacak, atılımda bulunarak başarılı olabilirsiniz. 6 - 2 1 Mart arası yakın çevrenizin yardımını alarak sorunlarınıza çözüm bulabilir, başarılı olabilirsiniz. 22 Mart - 6 Nisan arası zorlanacağınız bir dönem olarak görünüyor. Bu dönemde derslere gereken zamanı ayırmalı, gerçekçi olmalısınız.
6 - 25 Nisan arası atılımda bulunarak istediğiniz başarıyı elde edebilirsiniz. 2 - 22 Mayıs 2016 arası Merkür'ün ters hareketi zihinsel faaliyetlerinizde durgunluğa yol açabilir. 20 Mayıs - 13 Haziran arası yine çok başarılı olabileceğiniz bir dönem. Bu dönemde başarılı olmanız için sosyal faaliyetlerinizi azaltmalısınız.
30 Haziran - 13 Temmuz arası gerilimli bir dönem, Merkür'ün etkisiyle isteksizlik ve motivasyon eksikliği oluşabilir, en iyisi dinlenmeli zihninizi rahatlatmalısınız. 31 Temmuz - 27 Ağustos arası yurtdışı eğitim olanaklarından yararlanabilir, kurs ve seminerlere katılarak bilginizi artırabilirsiniz.
25 Ekim - 12 Kasım arası arkadaşlarınızın yardımını alarak atılımda bulunabilir, istediğiniz başarıyı elde edebilirsiniz. 3 - 16 Aralık 2016 arası zekanız işlek olacak, kendi çabalarınızla başarıya ulaşabilirsiniz. Başarılı olmak için dikkatli, düzenli çalışmalı, 17 Haziran - 16 Aralık arası olan dönemde arkadaş çevrenize dikkat etmelisiniz.
2016 Yılı Karşılaştırmalı Oğlak Burcu Yorumu
![]() |
| Tabloya tıklayarak büyütebilirsiniz |
5 Ağustos 2015 Çarşamba
Yoğunsun Ama...

Pek çoğumuz gündelik hayatımızda yoğunluktan bahsediriz ve hedeflerimize ulaşabilmek için adeta yarış atı gibi çalışırız. Bir sunumda gördüğüm yukarıdaki görsel, mevcut "yoğun" durumumuza rağmen bir soluk alıp, nerede ve ne durumda olduğumuzu değerlendirmemiz için ara verip alternatifleri değerlendirmemizi vurucu bir şekilde anlatıyor. Uygulayabilen kazanan tarafta olacaktır, yoğunsun ama, denemeye değer...

















