ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2024 Cuma

Ramazanı Geride Bıraktık, Sıradaki?

Ramazan Bayramının son günü Salihli’de Okan ile karşılıklı bilgisayarlarımızı açtık, o Roblox’da reklam projesi üzerinde çalışırken ben de geride bıraktığımız Ramazan ayı ve son gelişmeleri şöyle bir değerlendireyim.


Ramazan öncesi bu içerikle (Volkan Yorulmaz: Ramazanı Beklerken) kafa olarak kendimi sahura hazırlamıştım. Hazırlıklar iyi gitmiş olmalı ki, 2 Nisan’a kadar kayıpsız oruçlarımı tuttum, Allah Kabul etsin. 1 Nisan günü kayınpederimin acil ameliyat olacağı haberini alınca arife gününe kadar ara vermek, aile ile ilgilenmek aynı zamanda işlerimi de izin almadan takip etmek durumunda kaldım. Yine sağlığın en önemli varlık olduğunu hatırladığımız bu günlerde şükredip herkesin sağlığına kavuşması ve sağlığını korumasını diliyorum.

Ramazan boyunca sosyal medya paylaşımlarına zaman ayıracak motivasyonum ve enerjim pek olmadı. Yeni bir projeye de dahil olunca, onun yükünü taşımak, yapacaklarımı planlamak falan derken boş vakitlerimde yapabildiğim 2048 oynamak ve twit okumaktan (evet kitap okumada da çok başarılı değildim) çok öteye gitmedi. Ama sahurda bir hayli youtube külliyatını takip etme imkanım oldu. O konuda her daim günceldim. Önümüz yaz, yine üreteceğim günler gelecektir. Hele bir Seferihisar’a hayırlısıyla gidelim, balkona çıkıp denizi karşıma alınca işin rengi de üretkenliğim de değişir ve gelişir.

Bu Ramazan bir kez dahi dışarıda iftar yapmadan bitti. Özellikle bu ay, ailece gidilebilecek mekanların fiks menü fiyatlarını gördükçe Ramazan’ın ruhuna aykırı olduğunu düşündüğüm için savurganlık yapmadan yemeklerimizi evde yemeyi tercih ettik. Çok şükür, hiçbir şeyden de yoksun hissetmedik.

Bir sonraki bayram olan Kurban Bayramı okullar kapandıktan bir hafta sonra başlayacak. Ülkede enflasyon ile savaş devam ederken kredi kartlarına da taksit sınırlaması getirildi. Marketlerden kurbanları taksitle almaya alışkın benim gibi bireyler için bakalım bu konuda bir esneklik getirilecek mi?

Konu ne kadar çokça ekonomiye geliyor, öyle değil mi? Daha köprü geçişi, benzin masrafı gibi yine bayramla alakalı masraflardan bile bahsetmemişken… Neyse, başlıktan çok da uzaklaşmadan Salihli’deki son saatleri aileyle geçirmek için burada keseyim. Sağlıklı ve mutlu nice bayramlara… 


9 Mart 2024 Cumartesi

Ramazanı Beklerken


Son iki üç gündür o kadar canım sıkılıyor, o kadar bunalıyorum ki kelimelerle ifade etmem çok zor. Adeta bir of çeksem karşımdaki dağlar yıkılacak durumundayım. Şükür halime deyip sabret ve devam et diye kendimde telkinde bulunsam da başarılı olamıyorum. Bir süre sonra kendime “Ne zaman?”, “Ya olmazsa?” veya “Bir daha aynı hayal kırıklığını yaşar mıyım?” sorularını sorarken buluyorum.

Dikkatimi dağıtmak için son dönemde blog içeriklerine biraz ağırlık verip Google Search Console üzerinde bloglarımla ilgili iyileştirmeler yapmaya çaba harcadım. Onların da geri dönüşü beni çok tatmin etmedi. Yine aynı yere çıktı kapılar: insanoğlu takdir edilmek, beğenilmek istiyor. Olmayınca da elindekilere şükretmek yerine ulaşamadıklarına kafayı takıyor.

Bir beklentiye girmek, sonunun olumlu da olumsuz da olabileceği bir yolculuk. “Gelsin hayat bildiği gibi” deyip göğüslemek lazım getireceklerini hayatın. Pedalı çevirmeye devam etmek gerekir tıpkı bu blog’un tepesinde yazdığı gibi. Hayat uzun, sağlıkla yaşadığımız sürece üstesinden geleceğiz. Hep güldürmese de hep ağlatmadığı da kesin, çok şükür…


Bu hafta sonu yine kahvemi Emaar Nero’da yudumlayarak yazarken yarın gece sahura kalkacağım için haftasonum nefsimi köreltme planları yapıyorum. Az önce burnuma kebap kokusu gelince öğlen kebap yemenin iyi bir fikir olacağını düşündüm. Al işte, şükredecek bir konu daha. Bardağın dolu tarafına konsantre olmuşken, hafta ortası televizyonun üstünde bir kaç çizgi belirdi. Sesinde de bir süredir cızırtı vardı. Sanırım artık çeyizimde getirdiğim emektar ile vedalaşıyoruz. Bu sabah yeni modelleri incelerken ekonomik sıkıntıya düşmeden yenisini alabilecek olmakta bir başka şükür konusu. Ramazan ayı boyunca iç dünyamı şükürle doldurmak umarım şu son günlerde yaşadığım huzursuzluğu geride bırakmamı sağlayacak.

Ramazan demek dinginlik, sakinlik, şükür, empati ve yardımlaşma anlamına geliyor benim için ama bir de keyif boyutu var. Sahurda uzun uzun kahvaltı yaparken izlediğim YouTube inceleme ve sohbet videoları her sene Ramazan deyince aklıma gelen şeylerin başlarında geliyor. Mutfakta kısık sesle bir buçuk iki saat sahur yaparken izlediğim kadar içeriği başka zaman tüketmem mümkün değil. Yarın gece TV inceleme videoları ile efsane geri dönüyor.

Bugünlük bu kadar yeter. Yukarıda bahsettiğim az okunan ama okunsa okuyanların faydasına olacağını düşündüğüm son dönemdeki içeriklerimden bir Türkçe ve bir İngilizce içeriği aşağıya bırakıyorum. Bakalım Google arama sonuçlarına nasıl katkısı olacak...

Noah Kagan yakın zamanda kitabı sayesinde tanıştığım ilham verici bir girişimci:

Will Guidara çok başarılı bir restoran işletmecisi ve iş dünyasında kullanabileceğimiz müthiş taktikler içeren bir kitabı var. Hepimizin faydalanabileceği tavsiyeleri var:
 
https://myhighlightz.blogspot.com/2024/02/unreasonable-hospitality-will-guidara.html

12 Nisan 2023 Çarşamba

Bir İhtimalin Ardında Bıraktıkları

Bir hafta önce bugün içim kıpır kıpırdı. Olur mu olmaz mı diye düşünürken arkadaşlarımın yüreklendirmesi ile attığım adım sonrası köşeme çekilmiş olması durumunda beni nelerin beklediğini tasarlamaya başlamıştım. Halbuki arkadaşlarım cesaretlendirmesi, sadece aklımda kalacak olan bu eylem somut bir adıma dönüşmeyecek ve ben de böyle hayaller içine düşmeyecektim. Üzerinden bir hafta geçip konuya ilişkin bir haber alamayınca da daha önce pek çok kez test edip onayladığım o söz geldi aklıma: "no news is bad news". Yalnız bu cümleyi Türkçe'ye nasıl çevirmişler diye bakarken karşıma ekşisözlük'teki "no news is good news" tanımı çıktı, yazar "birinden haber alamadıysanız, merak etmeyin telaşa kapılmayın sakin olun, eğer kötü bişey olsaydı zaten duyardınız" demiş. Bak şimdi içime ufakta olsa bir umut ışığı doğdu.

İnsanoğlu elindekilerin kıymetini bilmekte zorlanıyor. Daha önce hayalini kurduğu şeylere eriştiğinde o şeyler hızlıca standardı haline geliyor ve daha iyisini, daha fazlasını isterken buluyor kendini... Beynimiz de bir şekilde bu isteğimiz için bizi haklı çıkaracak her türlü savunmayı gerçekleştiriyor. Ama o kadar çalıştık, emek verdik, niye haketmeyelim ki diye başlayan cümleler yankılanıyor sanki beynimin içinde. Evet istiyorum ama gerçekten onu mu istiyorum yoksa onun beraberinde getireceklerini mi? İşte dürüstçe bu soruya cevap verdiğimde halime şükredip devam edesim geliyor. Ama bir süre sonra bu kez de ileride acaba erişemediklerim yüzünden pişman olur muyum diye kendime sorarken buluyorum. Zamana bırakabilmek, hayırlısı olsun diyebilmek ve kadere inanmak bu gibi durumlar için en doğru aksiyon planı olabilir.

Olur ya da olmaz bekleyip göreceğim ama şu Ramazan günlerinde dualarıma giren, beni heyecanlandırıp hayaller kurdurtan bir ihtimalin varlığı da belki şükretmek için yeterli bir sebeptir. Ne dersin Volky? 



13 Haziran 2018 Çarşamba

Güle Güle Ramazan, Hoşgeldin Bayram


11 Ayın Sultanı Ramazan’ı geride bırakıyoruz. Bu yıl Ramazan’ı önceki yıllara göre daha fazla yaşadım. 35 yıllık hayatımda en çok oruç tuttuğum ay olmasıyla beraber özellikle sahurda kalkıp yemek yemek, bir şeyler izleyip okumak, biraz kendimle başbaşa kalmak bana iyi geldi. Hep söylerler ya, oruç tutarken Allah güç verir diye, gerçekten de açlık, susuzluk ve uykusuzluk bünyemi hiç zorlamadı desem yeridir.

İşte böyle güzel geçen bir Ramazan’ın ardından şimdi bayramı karşılama vakti. Önümüz yaz yazacaktım ama zaten yazın da içindeyiz, artık yazın vermiş olduğu o coşkuyu da hissederek güneşin ve tüm sahip olduklarımızın tadını çıkarma zamanı.

Çok şükür…
2018'de 18 Gün oruç tutmak nasip oldu, Allah kabul etsin.


29 Mayıs 2018 Salı

Carrefour'da Hediye için Israrcı Olmak Lazım


Ramazan ayı bankaların kredi kartı kampanyaları ve marketlerin promosyonları açısından oldukça cazip kampanyaları da beraberinde getiriyor. Bu kampanyalardan makul ölçülerde faydalanmaya çalışan bir tüketici olarak geçtiğimiz 26 Mayıs 2018 Cumartesi günü öğleden sonra saat iki gibi ailemle İzmir Karşıyaka Mavişehir’deki Carrefoursa (Park Yaşam bloklarında) mağazasına gidip yaklaşık 125 TL’lik alışveriş yaptık. Kasada işlemler bitince kasiyer (ismi bende mevcut, talep edilirse paylaşabilirim) promosyonlu ürünlerden isteyip istemediğimi sordu, istemediğimi belirtip hediye Fruko gazozu vermesini rica ettim. Gazoz stoklarının bittiğini söyleyen kasiyer arkadaşa pide de kabul edebileceğimi söyledim. Bunun üzerine kasiyer pidenin saat 4’ten sonra çıkacağını söyledi. Durumu anladığımı ve bir kağıda Fruko gazozu hakettiğimi yazmasını, bir sonraki gelişimde gazozu alabileceğimi ilettim. Kasiyer hanım bunun mümkün olmadığını, işlemi bitirdikten sonra böyle bir kağıtla çıkış yapamayacağını söyledi.

Çözüm odaklı bir şekilde kendisine farklı alternatifler sunmama rağmen her defasında olumsuz yanıt alınca, konuyu yetkili bir başka kişiyle konuşmak istediğimi ilettim. Uzun bir bekleyişin sonunda başka bir çalışan geldi. Yaşananları ve talebimi bir kez de kendisine ilettim. Bana Fruko Gazozların stoklarla sınırlı olduğunu ifade etti. Bu durumda ramazan pidesini de kabul edebileceğim iletince ise pidelerin henüz çıkmadığı söyledi. Bunun üzerine, gazozu daha sonra da alabileceğimi, mevcut sorunu çözmeleri için destek olabileceğimi söyledim. Ardından bu görevli arkadaş tekrar içeri gitti ve büyük bir paket Fruko Gazoz getirip içinden bir tanesini bana verdi.

Ben teşekkür edip gazozu aldığımda kasiyer arkadaş ile aralarında stok çıkışını nasıl yapacaklarını tartışıyorlardı. İçinde bulunduğumuz ramazan ayında birbirimizi bu şekilde tatsız bir diyalogla yormaya hiç gerek olmadığı gibi Carrefour gibi büyük bir firmanın da böyle küçük hesaplarla müşterisi karşısında yarattığı imaj hiç hoş olmuyor.

Konuyla ilgili twitter üzerinden Carrefoursa resmi hesabı ile de iletişime geçtim, bakalım nasıl bir açıklama gelecek.

* Yukarıdaki içeriği yayımlayıp Carrefoursa ile paylaştıktan bir kaç saat sonra sorunu yaşadığım şubenin müdür yardımcısı tarafından arandım. Stoklarına o an için ulaşamadıklarını, şu an Fruko gazozun stoklarında olduğunu, adres belirtmem durumunda evime teslim edebileceklerini iletti. Teşekkür ederek zaten gazozu o gün alışveriş sonrası aldığımı hatırlattım. Samimi bir şekilde özür dileyip konunun genel müdürlük tarafından çözülmek üzere kendisine iletildiğini ekledi. Ve son durumda, konu her iki taraf için de mutlu sonla bitti.

19 Haziran 2017 Pazartesi

Empati Nedir Derlerse...

Empati kelimesiyle lise yıllarında felsefe dersinde tanışmıştım. Kısaca kendini karşındakinin yerine koymak olarak bildiğimiz bu kelimeyi bir örnekle pekiştirmemiz istenirse, çok güzel bir örnek var karşımızda.

Mong Hyun Yoon, Kore’deki 30 yıllık tecrübenin ardından Hyundai Assan’ın Türkiye yürüttüğü tüm operasyonlardan sorumlu tepe yöneticisi pozisyonuna atanmış. Yoon, Türkiye’de 2016 yılının başından beri çalışmaya başlamış. Mong Hyun Yoon, yazdığı mektup ile çalışanlarıyla empati yapmak adına oruç tutmaya başladığını ifade etmiş. Koreli patron "Geçen seneden başlayarak ben de HAOS ailesi ile aynı duyguları paylaşmak adına oruç tutmayı alışkanlık haline getirdim" demiş.

Mong Hyun Yoon'un mektubunu okuyanlar hoşgörü ve saygı adına atılan bu müthiş adım karşısında takdirlerini dile getirmekten kendilerini alamamışlar. Yoon, mektubunun bir bölümünde şunları söyleyerek patronun işçisini anlaması hususunda birçok şirket yönetisine de örnek olmuş: "Ben ofiste çalışmama rağmen oruç tutmak kolay olmazken, üretim hattında çalışan arkadaşlarımızın su bile içmeden çalışmaları beni bir yabancı olarak hayret içinde bıraktı. Memnuniyetimi dile getirip sizlerle gurur duyduğumu ifade etmek isterim."

Şimdi bu mektubun Türkçe halini bir okuyun ve bu yöneticinin ekibinde çalışan bir direk raporlayan kişiyi düşünün. Sizce haksızlığa uğradığından, amirinin kendisini anlamadığından, saygısızlığa uğradığından bahsedebilir mi? Kesinlikle hayır! Böyle empati yapma yetkinliğini geliştirmiş yöneticilerin hızla artması çalışma ortamlarımız için çok faydalı olur. Umarım sayıları şiddetle artar...



Google adsense

Analytics