gm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2024 Salı

Yeniden Torbalı - Fabrika Gezisi ve Şeffaf Forum


Yarın sabah, yıllar sonra Torbalı’ya gideceğim için erken kalkacağım. Okan’ın yatağa gitmesinin hemen ardından ben de yatağa girdim. Bugün sanki bir tık daha rahat mı geçti yoksa yarın İzmir’den çalışacak olmanın verdiği rahatlıktan mı bilemedim ama yatağa kucağımda laptop ile girip bir şeyler yazmak istedim.

Öncelikle, en son ne zaman Torbalı’ya gittim diye düşünürken bunu buldum: https://volkanyorulmaz.blogspot.com/2020/08/kendine-iyi-bak-torbal.html İyi ki yazıp kayıtlara almışım, demek ki 2020 yılının Temmuz ayından beri Torbalı’ya uğramamışım. Öncesinde ise bir 10 yıl kesintisiz Torbalı’da geçen bir dönemim var. Kariyerimin başlarında, yaklaşık 3 yıllık tecrübem varken Alsancak’taki (yoksa Çankaya mı demeliyim) PwC ofisinden ayrılıp  2010 yılı yazında General Motors (GM) için Torbalı’ya bir geçiş yaptım. Ardından 2013 yazında bu kez yolun karşısındaki, hayallerimi süsleyen Philip Morris’e zıpladım. Bugün itibarıyla hala SGK kayıtlarına göre en çok çalıştığım ilçe Torbalı’dır. 

Her iki maceramda da çok güzel günlerim oldu. Kötü günlerimi hafızamda tutmamayı, üzerine yazmayı sevdiğim için ben iyileri, güzelleri yanımda taşımayı tercih ediyorum. GM’de çalışırken “What a Wonderful Place to Work” diye bir blog içeriği yazmıştım daha ilk günlerimde: https://volkanyorulmaz.blogspot.com/2010/08/what-wonderful-place-to-work.html O derece hoşuma gidiyordu her şey. Sonra Philip Morris’te de anmaktan keyif aldığım, inanılmaz yorulmamıza rağmen çok keyif alarak çalıştığım, öğrendiğim ve ekip olmanın güzelliklerini yaşadığım günler oldu. 

Sonra bir sürece girdim, pandemi hayatımıza girdi, “normalleşme”, uzaktan çalışma derken bir yol ayrımında buldum kendimi ve sadece Torbalı’dan değil, çok sevdiğim İzmir’imden de ayrıldım. Özlüyorum ama kendime bunu çok dillendirmiyorum, sanki güçsüz kalırım gibi geliyor. Hem İstanbul’da güzel şehir, öyle değil mi? İyi de geldi bana, hayalini kurduğum şeylere de ulaştım. Allah büyük, belki dahası da gelir, kim bilir. Hem İzmir orada duruyor, bir şey olursa nasıl üniversiteleri bitirdikten sonra geri döndüysem yine dönerim, değil mi?

Bu kez İzmir’e, daha spesifik olmam gerekirse, dört yıl sonra Torbalı’ya “Şeffaf Forum” toplantısı için gidiyorum. Şeffaf Forumu, şirketteki çalışan temsilcilerinin yönetim ekibi ile bir araya gelip çalışanların sorunlarını ve önerilerini yönetimle paylaştıkları, yönetimden de bu konularla ilgili geri bildirim aldıkları karşılıklı bir paylaşım toplantısı olarak ifade edebilirim. Fabrikaya gittiğimde bakalım fabrikada neler değişmiş olacak. Fabrika demişken, finans, denetim gibi alanlarda kariyerine başlamış biri olarak, fabrikası olan bir iş yerinde çalışmak, üretimi görmek, üretim tecrübesi elde etmek, benim kariyerime başladığımda önemliydi ya da ben ekstra bir anlam yükleyip önem vermiştim. Şimdilerde robotik, yapay zeka, sürdürülebilirlik ne kadar seksi kelimelerse, 2000’lerin başında bir finansçı için üretim tecrübesi de o mertebedeydi. Neyse, şimdilik burada bir ara vereyim, yarın izlenimlerime aşağıda devam edeyim.


24 Aralık gecesi, uçaktan inip eve gelir gelmez Torbalı izlenimlerimi aktarmaya devam ediyorum. Sabah İzmir’e vardığımda yağmurlu olduğu için İzmir o güzel yüzünü göstermemiş olsa da yukarıdan semtimiz Karşıyaka yine çok güzel gözüküyordu. Neyse bu konuya daha fazla girmeyeyim, zaten yukarıda duygularımı paylaşmıştım.

Gelelim fabrikaya, her şey yine heyecanlandırıcı seviyede güzel. İçerideyken bazı şeyler hemen standarda bağlanıyor belki ama dışarıdan bir göz olarak bakınca nerede böyle bir yemekhane ya da bu yemek çeşitleri deyip susarım. Bu gidişimizde fabrika turu da yaptık ama üretime dair konulara ve görsellere girip risk almak istemiyorum. Zaten bilinmesi gereken kadarı PMI’ın yıllık raporunda Türkiye diye aratınca çıkıyor.


Gün içerisinde ilk kez üyesi olarak katıldığım Şeffaf Forum toplantımız ise oldukça verimli geçti. Uzun zamandır kendimi vererek pür dikkat ve uzun uzun not almamıştım. Toplantı notlarını çalışma arkadaşlarımla paylaşacağım için bu kez büyük bir özenle not aldım. Şirket yönetiminin her zamanki gibi bizim yanımızda olduğunu, varsa sorunları tespit etmek için elinden geleni yaptığını görmek çok güzel. En iyi işveren ödüllerini de alsa bir şirket çalışanı için o seviyede değilse anlamı olmuyor. Ne mutlu ki, şirketimiz bu ünvanı hem çalışanından hem de bağımsız kuruluşlardan alıyor.


Torbalı’dan uzakta kaldığım dört yılda kavşak değişmiş, trafiği artmış, fabrikada girişler değişmiş falan ama en önemlisi insanlar, çalışanlar eskisi gibi yine o sıcaklığını korumuş. Eski arkadaşlardan görüp selam verdiğim herkesin bana yaklaşımı, gösterdiği samimiyet bana çok iyi geldi. İzmir’in havasından mı yoksa geçmişin hatırına mı bilemem ama kesin olan bir şey var ki bana iyi geldi bu Torbalı ziyareti. Bir sonraki sefere kadar…



31 Temmuz 2023 Pazartesi

Celebrating a Decade at Philip Morris International: Reflections and Gratitude

Exactly 10 years ago on Thursday, August 1, 2013, my journey with Philip Morris International (PMI) began. When I stepped through the factory's doors, it was called Philsa Philip Morris Sabancı Sigara ve Tütüncülük A.Ş. at that time, and my title was General Ledger and Tax Analyst. Even before joining PMI, while working at Opel Turkey (officially called General Motors Türkiye Ltd. Şti.), our factory's neighbor, I always had my mind set on working here, thinking, 'One day, I will work at Philip Morris.' Prior to that, I spent three years at PwC and GM, but my thoughts were always on Philip Morris. When I saw the job posting for the position I eventually started, I felt like the job description perfectly fit me, and that awaited 'one day' was drawing near. The interview process, which started in May 2013, my wife's pregnancy, the days of that summer when we thought about the blessing that the baby would bring, and the anticipation of my first day at work after eagerly waiting for the end of my notice period at GM, all led me to that moment. On that first day, I met new colleagues, experienced working in a production company, and got answers to many things I had wondered about, such as the famous Philip Morris meals. Time flies and today marks exactly 10 years since that day.

There were days when I celebrated with clenched fists as if I had won a championship and days when I couldn't resist but cry. I met people here whom I loved and trusted, as well as colleagues whose paths I wish had never crossed. I dreamed, achieved some of those dreams, and continue to strive and work hard to reach others. Whether they will be granted or not, I cannot know, but I am doing my best and will continue to do so to avoid saying 'I didn't try' when my story at this place comes to an end. When I took that first step ten years ago, perhaps I imagined different things for today, but I know how to be grateful and keep going.

Looking back, I see that I made one of the most important decisions in my life during my Philip Morris journey. In the year 2020, when the pandemic entered our lives, while working as a Senior Tax Analyst, almost every morning, new tax regulations were published in the Official Gazette, and during that time, an opportunity emerged at our Duty-Free affiliate for a position with the title 'Manager,' which I had desired to reach for so long. In those days when remote work was not a common practice as it is today, the fact that this position was in Istanbul made me face a tough decision: either accept and move to Istanbul or reject it and stay in Izmir, wait for another opportunity. When I made the decision that I now say 'Thank goodness' for, I had my wife's support, but I had to separate her from Izmir, a city she loved dearly. Thankfully, Istanbul has always been kind to us. We made one of the most significant changes in our lives with PMI. Building a list of beloved people in Istanbul has been one of the greatest gains.



As I celebrate 10 years at Philip Morris International, I'm filled with gratitude for the opportunities, connections, and growth it has brought into my life. This journey has been a testament to the power of dreams, resilience, and embracing change. I am eager to continue my career journey with enthusiasm, determination, and an open heart. Here's to the next chapter and the endless possibilities that lie ahead. Let's keep moving forward together.



1 Ağustos 2020 Cumartesi

Kendine İyi Bak Torbalı

Madem bir süre Torbalı’ya gitmeyeceğim, bu fotoğraf burada son hatıra olarak kalsın. 10 yıllık Torbalı maceram 2010 yılında PwC’den ayrılıp GM’de çalışmamla başlamıştı. Opel’de çalışırken yolun karşısındaki Philip Morris’e bakıp Mümin’e “bir gün burada çalışacağım…” dediğim günlerin ardından 1 Ağustos 2013’te hayalim gerçek olmuştu. Bu tarihten 7 yıl sonra, bu kez kişisel eşyalarımı toplamak için geçtiğimiz hafta fabrikaya gittim. Alelacele çekilmiş bu fotoğraf dolu dolu geçen yılların ardından bir dönemin kapanışı olsa da aynı amaç uğruna yola devam…

1 Ağustos 2017 Salı

Philip Morris’te 4 Yılı Devirdim

Güzel insanlarla, güzel bir ortamda hakettiğinin karşılığını maddi ve manevi alarak çalıştığın zaman saatler, günler, haftalar ve yıllar ne kadar da hızlı geçiyormuş.

Bugün Philip Morris camiasındaki 4.yılımı dolduruyorum. Serviste işe gitmekte olduğum şu an, cep telefonumdan bu satırları yazarken geride kalan 4 yılda biriktirdiğim deneyimlerin ve dostlukların hazinesini düşünerek kendimi, çok şükür, şanslı hissediyorum.

Önceki iş yerlerimde, ki hem PwC hem de GM benim bugüne gelmemde önemli pay sahibidir, 3 yıllık çalışma süresini (kendi tercihimle) aşamamıştım. Ne mutlu bana ki Philip Morris’te bu süreç çok daha hızlı, keyifli ve öğretici geçti.

Umarım bu ortam hep böyle güzel devam eder ve ben de buradan emeklilik için ayrılırım.

Sevgiyle,

İlk Kutlama LinkedIn'den Geldi
Facebook Artık İş Yıl Dönümlerini de Kutluyor

21 Eylül 2014 Pazar

7 Yılda Öğrendiğim 7 Şey

3 Eylül 2007 tarihinde başladığım iş hayatımın 7. yılını kutladığım şu günlerde geriye dönüp geçen zaman diliminde gözlemlediğim veya tecrübe ettiğim dersleri kaleme alıp saklamak istedim. Böylece hem kendime bir özet hem de okuyanlara faydalanabilecekleri bir kaynak bırakmayı amaçladım.

 
Geride kalan 7 yıllık dönemin tamamını çok uluslu firmalarda ve genel olarak finans ve denetim ile ilgili alanlarda geçirdim. 2007’den 2010’a denetim ve danışmanlık alanında faaliyet gösteren PriceWaterhouseCoopers’ta, 2010’dan 2013’e dünyanın otomotiv devlerinden biri olan General Motors’ta çalıştım. Son 1 yıl 1 aydır da dünyanın bir numaralı sigarasını üreten firmada çalışıyorum. Bu üç firmada farklı ekiplerle ve yöneticilerle çalışma fırsatı buldum. Birbirinden farklı liderlik ve yöneticilik özellikleri olan kişileri gözlemledim, onlarla iletişim ve etkileşim içerisinde kendime bir şeyler katmayı hedefledim. Dolu dolu geçen bu 7 yılın sonunda aldığım dersleri özetle 7 maddede topladım: 
  • Her şeyin başı sorumluluğunu yerine getirmek
  • Planlı ol, not al, ajandanı yönet 
  • Etkin bir network sahibi ol
  • Yan masanda olan bitenden haberin olsun (büyük resmi kaçırma) 
  • Profesyonellik dedikleri şey ketum olmayı gerektirir
  • Ya bir role-model’in ya da bir coach’un olsun 
  • Heyecanı kaybetme, kaybediyorsan aksiyon al

Orta okul ve lise yıllarında tarih derslerinde savaşların sebep ve sonuçlarını sorarlar, yukarıdaki gibi maddeleri ezberlettirirlerdi. Sınavı geçinceye kadar aklımızda tutar, sonra da bir daha asla hatırla(ya)mazdık. Gelin bu 7 madde de öyle olmasın, biraz detaylandıralım.

Önce sorumluluğunu yerine getir

Çalışanın işvereniyle arasındaki iş akdinin gereği olarak öncelikle kendisine atanan sorumlulukları yerine getirmesi gerekmektedir. Her profesyonel, kendisinden beklendiği üzere, önce işini yapmalıdır. Unutmamalıyız ki, işveren tanımlanmış sorumlulukların yerine getirilmesi için para ödemektedir. Çalıştığımız firmada bizim gibi tüm çalışanların bir takımı oluşturduğunu düşünürsek, hepimizin sorumluluklarını tam olarak yerine getirmesi günün sonunda bizim de kazanan bir takım olmamızı sağlayacaktır. Ve unutmayın ki kazananlar daima ödüllendirilir ve takdir edilir.
Eğer kariyerinizde hedeflediğiniz noktaya ulaşmak istiyorsanız, önce bu birinci maddeyi layıkıyla yerine getirmeniz gerekiyor. Özellikle kariyerinizin başındayken, almış olduğunuz yüksek eğitiminize paralel olmayan daha basit işlerle meslek hayatınıza başlayabilirsiniz. Title’ınızın “assistant” ya da “trainie” unvanını içermesi, önemli toplantıları dahil edilmemeniz, ofiste geçen belirli bir sürenin basit ofis işleriyle geçiyor olması sizi demotive etmesin. Bundan hiç gocunmadan, bu işin de üyesi olduğunuz o ekipte biri tarafından yapılması gerektiğinin bilincinde olarak o işe sarılın. Öğrenmek için geçen kariyerinizin ilk yıllarında da kıdem ve tecrübeniz ile ekibin en saygın personeli olacağınız kariyerinizin son yıllarında da her işinizi önemseyip sorumluluklarınızı bilinçli bir şekilde yerine getirin. “Ya harika bir şey yap, ya da harika bir şekilde yap” sözünü mottonuz haline getirin ve size verilen sorumluluğu katma değerinizi de katarak ekibinize sunun. Özellikle performans değerlendirmelerinde amirlerinizin öncelikle bakacağı şeyi işinizi ne derece iyi yaptığınızı değerlendirmek olacaktır. Bu sebeple hedeflediğiniz performans zamları ve terfiler için öncelikle size verilen sorumlulukları yerine getirmeniz gerektiğini unutmadan işinize ve gerekliliklerine yoğunlaşın.
Planlı ol, not al, ajandanı yönet

İlk maddede işimizi iyi yapmanın öneminden bahsetmişken, işimizi yapış şeklinden hiç bahsetmedik. Benim gözlemlerim, işinde başarılı, alanına hakim her yöneticinin planlı bir şekilde çalıştığını gösteriyor. Lisedeyken bir hocamız tahtaya Fransızca bir cümle yazıp bir sonraki hafta bunun ne demek olduğunu açıklayan öğrenciye bir üst not için kanaat notu kullanacağını söylemişti. Ertesi hafta geldiğinde tahtada yazan cümlenin “not alarak çalışın” olduğunu öğrendiğimizde “bu muymuş yani” demiştik. Aslında hem okulda hem de işte not almak ve alınan notları planlı bir şekilde değerlendirip uygulamak çok önemli. Günümüz iş dünyasında birçok toplantıya giriyoruz, bunların bir kısmı bilgilendirmeden öteye gitmezken bir kısmı ise hararetli tartışmaların yaşandığı ve fikirlerin adeta çatıştığı toplantılar oluyor. Bu toplantılarda pek çok kişinin önünde not defteri mevcut oluyor ancak bu deftere ismini yazmak ya da imza atmak yerine toplantı gündemine dair önemli notlar alanlar hep günün sonunda da farkı yaratan kişiler oluyor. Tabii ki not almak sizi tek başına bir yere taşımaz, burada asıl vurgulamak istediğim planlı bir şekilde hareket etmeniz. “Ferrarisini Satan Bilge” ve “Ünvansız Lider” kitaplarının yazarı Robin Sharma’yı severek okuyorum. Kendisinin ofiste mesaiye başlamayla ilgili güzel bir önerisi var. Çoğumuzun güne bilgisayarımızı açıp, mailleri ve iş telefonumuzdaki mesajları kontrol edip bunlardan önemlilere cevap vererek başladığımızı söylüyor. İşte bunu yaparken de o günü planlamayı es geçtiğimizin altını çiziyor. Bunun yerine işe gittiğimizde ilk işimizin akşam eve giderken o gün nelerin bitirmiş olması gerektiğini planlamak olduğunu belirtiyor. Bunun için de öncelikle günlük olarak yapılması gerekenleri yazmamızı, sonrasında da belirli aralıklarla o hafta, ay ve yıl içerisinde tamamlamamız gereken sorumluluklar için ajandamızı şekillendirmemizi tavsiye ediyor. Ben de bu sistemi uygulayarak gün içerisindeki iniş-çıkışlardan etkilenmeden o gün yapmam gerekenleri basit bir şekilde izleyebiliyorum ve gün sonunda eve giderken neleri bitirdiğimi ve varsa ertesi güne sarkan işlerimi takip edebiliyorum. Notlarınızı çağın gerekliliklerine göre farklı yazılımlarda takip edebileceğiniz gibi klasik ajandalarda da izleyebilirsiniz, önemli olan sizin kendinizi rahat hissetmeniz ve yapacaklarınızın listesini eksiksiz not almanız.

Etkin bir network sahibi ol

Sabancı Üniversitesi’nde yönetim bilimleri (MBA) alanında yüksek lisansımı yaparken çarşamba günleri iş dünyasından tepe yöneticiler okulumuzda workshoplara katılırlardı. Bu workshopların birinde ülkemizde de faaliyet gösteren çok uluslu büyük bankalardan birinin yöneticisi, “iş dünyasında herşey çalışmakla olmaz, bazen kimi tanıdığınız da sizin başarılı işler ortaya çıkarmanızı sağlar” demişti. Konuyu pekiştirmek için verdiği örneklerde davetlere mutlaka katıldığını, her defasında özellikle farklı insanlarla tanışmaya özen gösterdiğini, kartvizit değiştirmenin çok önemli olduğunu ve her gün mutlaka telefon rehberini gezip bir süredir aramadığı birini arayarak network’ünü canlı tuttuğunu ve sarfettiği bu eforun hep karşılığını aldığı anlatmıştı. İşte ilk o zaman bu havalı “networking” kavramı ile tanışmıştım. Sonrasında çalıştığım şirketlerde de geniş bir network’e sahip olan her seviyeden çalışanın bir yerlere gelirken bazı engelleri daha kolay aşabildiğini gözlemledim. Bu sebeple, sadece çalıştığınız departmanda değil de diğer departmanlarda da arkadaşlarınız olsun. Sırf çıkar için de bunu yapmayın. Büyük resmi görmek ve şirketinizin operasyonlarını anlamanız için de bu size avantaj sağlar. Farklı departmandaki arkadaşınıza bir gün sizin işiniz düştüğünde bir şey rica edecekken bu size konfor alanı yaratır. Yine şirket dışında da network’ünüzün geniş olması müşteri ve tedarikçilerle ilişkilerinizde yeri geldiğinde rüzgarın sizin lehinize dönmesini, sektörde olup bitenleri de takip etmenizi sağlayacaktır. Tabii ki network’ün geniş olması kadar canlı tutulması yani bağlantılarla sıcak ilişkilerin devam ettirilmesi de önemli. Harvard Business Review’in günlük olarak yayınladığı ve gönderdiği ipuçlarında bu konuda faydalı bir öneri paylaşılmıştı: Her gün öğle yemeğini farklı biriyle yiyin. Kesinlikle öğle araları, kahve-sigara molaları, şirketin sosyal aktiviteleri network’ünüzü genişletmek, yeni bir çevre edinmek için eşsiz fırsatlardır. Bunları etkin bir şekilde değerlendirin.

Yan masanda olan bitenden haberin olsun

Network’ün öneminden bahsederken diğer departmanlardaki insanlar ile kuracağınız ilişkinin şirketinizin operasyonlarını anlamak için size fayda sağlayacağını belirtmiştim. Bu konu özellikle büyük ve çok uluslu firmaların personellerine getirdiği uzmanlaştırma kültürü sebebiyle çalışanın kendi alanına derinlemesine yoğunlaşmasından ötürü etrafında neler olup bittiğini kaçırması ihtimalini düşündüğümüzde çok daha önemli bir hal alıyor. Siz size verilen sorumluluk kapsamında işinize çok hakim olabilirsiniz, ancak günümüzün dinamik iş dünyasında bu kariyer hedeflerinize ulaşmak için yeterli olmaz. Bunu illa ki çevrenizde olup bitenleri anlayıp kendi işinizle bağlantılarını kavrayarak pekiştirmelisiniz. Özetle büyük resmi görebilmek için kafanızı kaldırın ve çevrenizi gözlemleyin. Sorumluluğunuzdaki masanın işlerine olan hakimiyetiniz sizin o masada kalmanızı sağlar, bir terfi ile amirinizin masasına ya da bir başka firmadaki amir pozisyonuna geçmeyi hedefliyorsanız mutlaka öncelikle kendi departmanınız olmak üzere diğer departmanlarda da neler olup bittiği konusunda bilgi ve fikir sahibi olmalısınız. Bununla beraber şirketinizin nasıl faaliyet gösterdiğini, operasyonun nasıl yönetildiğini, sizin sorumluluklarınızın bu operasyon içindeki önemini çok iyi kavramanız gerekir. Back-up sistemi ile çalışan organizasyonlarda bir çalışanın yokluğunda onun yerine aynı departman içerisinden biri bakar. Siz de bu back-up sistemine dahil olma konusunda istekli olursanız kendi masanız dışında bir masanın da genel olarak sorumluluklarını yerine getirebilir duruma gelirsiniz. Bu da sizin avantajınıza olacaktır. Özellikle yönetici pozisyonlarındaki kişileri gözlemlediğimde her masanın işlerini detaylı olarak bilmeseler de günün sonunda her masadaki faaliyetin operasyonu ya da finansal tabloları nasıl etkilediğini çok iyi biliyor olduklarını fark ettim. Eğer sizin de hedefleriniz tepedeki yönetici pozisyonlarıysa sorumluluklarınızı harika bir şekilde yerine getirirken ekip arkadaşlarınızın sorumluluklarını da anlayıp büyük resmi görmek için çaba sarf edin.

Profesyonellik dedikleri şey ketum olmayı gerektirir

İş hayatında bulunduğunuz pozisyon stratejik olsun ya da olmasın bir gün elinize şirketinizle, sektördeki rakip(ler)inizle, yeni çıkaracağınız ürünle, ekip arkadaşınızla ya da direk sizinle ilgili çok önemli bilgiler ulaşabilir. Bu bilgileri iyi analiz edip biriyle paylaşılabilir olup olmadığı konusunu gözden geçirmeden kesinlikle en samimi çalışma arkadaşınızla dahi paylaşmamalısınız. Bu aşamada yapacağınız yanlış bir tercih hem sizin adınıza bir hata olarak hanenize yazılır, hem de şirketinizin zarar görmesine ya da itibar kaybetmesine sebep olabilir. Yine Sabancı Üniversitesi’ndeki workshopların birinde Jan Nahum bizlere iş hayatına yönelik verdiği bir tavsiyede, yürütmekte olduğunuz bir projeyi finalize oluncaya kadar en yakın iş arkadaşınızla bile paylaşmayın diye öğütte bulunmuştu ve başından geçen benzer bir olayda kendisinin bitirme aşamasına getirdiği bir projeyi bir iş arkadaşıyla paylaştıktan hemen sonra o iş arkadaşının genel müdürden bu projenin hayata geçmesi için onay aldığında yaşadığı hayal kırıklığını paylaşmıştı. Yine benzer şekilde günümüzde sıklıkla kullandığımız sosyal medya araçlarında da (twitter, facebook, instagram, vb.) işimizle ilgili önem arz eden konuları paylaşmaktan sakınmalıyız. Bilginin hızlı bir şekilde ve dezenformasyona da uğrayabilecek bir biçimde bu kanallarda yayılması yine istenmeyen sonuçlara yol açabilir ve bu da hem bize hem de çalıştığımız kuruma zarar verir. Tabii ki duvarları olan ve iletişimi zor bir ekip arkadaşı olmadan iş arkadaşlarımızla samimi paylaşımlarda bulunup güçlü ilişkiler kuracağız. Ancak paylaşımlarımızda profesyonelliğin gerekliliklerini yerine getirip neyin paylaşılıp neyin saklanması gerektiğini tartıp ona göre hareket etmeliyiz.

Ya bir role-model’in ya da bir coach’un olsun

Ulaşmak istediğiniz kariyer hedefini belirlerken kendiniz için bir role-model belirleyip onun başarı öyküsünden esinlenerek kendi başarı hikayenizi yazabilirsiniz. Tabii ki tek bir role-model belirlemek durumunda değilsiniz, farklı özellikler için farklı liderleri örnek alıp dilediğiniz özelliklerini hayatınıza adapte edebilirsiniz. Bu noktada örnek alacağınız kişinin biyografisini okumak, yaşayan kişiler ile linkedin gibi farklı kaynaklardan iletişime geçmek, onlar üzerine yazılmış incelemeleri takip etmek size bakış açısı kazandıracaktır. Örneğin Steve Jobs’un biyografisini okuyuncaya kadar sunum tekniklerine yönelik birçok eğitim alsam da başarılı sunumlar yapmaktan uzak bir performansım vardı. Kitapta Jobs’un Powerpoint’ten sunum yapan bir kişinin anlattıklarına hakim olması için o slaytlar olmadan sunabilecek donanımda olması gerektiğini, bu sebeple kendisinin ofiste Powerpoint kullanmayı yasakladığını okudum. Ben de bundan etkilenip hazırladığım sunumlarda slaytlar hiç yokmuş gibi çalışmalarımı yapıp sunuma çıkmaya başladım. Gerçekten de bu sunum performansımı olumlu yönde etkiledi.

Pek tabii ki çalıştığınız şirkette koçluk/mentörlük sistemi varsa bunu da iş hayatınıza aktif bir şekilde adapte ederek koçunuzdan/mentörünüzden alacağınız tüyolarla iş yapış şeklinizi farklılaştırıp kendinizi ulaşmak istediğiniz seviyeye taşıyabilirsiniz. Hatta illa bu sistem şirketinizde aktif olarak kullanılmasa bile yukarıda bahsettiğim networking faaliyetleriniz kapsamında yöneticilik niteliklerini beğendiğiniz kişilerle iletişim kurup onlardan geribildirim ve öneriler toplayarak kendinizi geliştirebilirsiniz.
Heyecanı kaybetme, kaybediyorsan aksiyon al

Her sabah masanıza oturduğunuzda o gün yapacaklarınız için duyduğunuz önem ve istek, işinize olan bağlılığınızın en güzel göstergesidir. Heyecan konusunda 7 yıllık gözlemlerime göre, heyecanını kaybetmiş insanlar ay sonunda maaşını alıp ailesini geçindirmek için çalışıyor olmaktan hayıflanırken, heyecanla işine bağlı olan çalışanlar ise sürekli işiyle ilgili geliştirilebilir alanları kovalayan, ek sorumluluk almak için çaba gösteren, kendini güncel tutan ve farklılaştırmaya çalışan bireyler olarak hem kendine hem de şirketine değer katıyorlar. Hal böyle olunca da sarf edilen bu eforu birileri mutlaka görüp takdir ediyor ve bu onlara performans zammı ya da terfi olarak geri dönüyor. Bu sebeple kişi kendi durumunu değerlendirip özeleştirisini yapmalı ve eğer mevcut durumda üstlendiği sorumluluklar için heyecan duymuyorsa bir aksiyon planını hayata geçirmelidir. Peki böyle bir durumda neler yapılabilir? Kişi ek sorumluluklar isteyerek “job enrichment” olarak nitelendirilen iş zenginleştirmesi yöntemiyle yeni sorumluluklar tecrübe edebilir. Yine amiriyle durumu paylaşıp rotasyon çerçevesinde bölüm içerisinde farklı bir pozisyon ile yola devam edip daha önce yapmadığı işleri yapıp hem yeni bir şeyler öğrenmenin, hem de yeni bir şeyler yapmanın heyecanını hayatına dahil edebilir. Çalışan eğer yeteneklerinin ve donanımlarının bulunduğu departman dışında da çalışmasına elverişli olduğunu düşünüyorsa, kendisine uygun bulduğu pozisyon için ilgili departman yöneticisi ve İK yönetici ile görüşüp talebini ileterek açılacak pozisyon için havuzda kendine yer edinebilir. Yine tüm bu saydıklarımla soruna çözüm bulamıyorsa iş değişikliği ile yeni bir firmada, yeni ekip arkadaşları ve yeni sorumluluklarla kariyerine devam edebilir. Organizasyon kültürü dersinde öğretilen verilere göre çalışanların düşük performans ve düşük iş tatmini yaşamalarının sebeplerinden biride içinde bulundukları organizasyonun kültürüne tam olarak adapte olamamalarıdır. Bu sorunu aşan çalışanların performanslarında yükseliş ve buna bağlı olarak yaptıkları işten tatmin olma seviyelerinde artış gözlemlenmiştir.

Yedi yıllık tecrübemle çok uluslu firmalar başta olmak üzere çalışanların kariyerlerini yönetirken dikkat etmesi gereken hususları yukarıda özetlemeye çalıştım. Bakalım geçen zaman bu deneyim ve gözlemlerimde ne gibi değişikliklere yol açacak. Kariyer basamaklarını çıkıp kıdem aldıkça listeden neleri çıkarıp, neleri ekleyeceğim bunu zaman gösterecek.

3 Aralık 2010 Cuma

We were there because: “Wir Leben Autos”

The Istanbul Auto Show took place from 29 October through 7 November in the 120,000 square meter CNR EXPO Istanbul center. We, as GM Türkiye, were there as a whole team on 28 October. Before the event, my colleagues emphasized that I was lucky to have the chance to attend such a big event just after my third month in the company, and I also believe that I was really lucky to be a part of this family, on the way back to home.

Opel is celebrating its 20th anniversary in Turkey and due to this we were gifted to visit the Auto Show in Istanbul which is organized every two years. I was visiting the Auto Show for the first time in my life. So, before the attending, I caught up with the news about it, and one thing was common: “This year, organizers were promising a better event than ever, with major automakers around the world.”

When I entered the CNR EXPO, I saw that each brand was really well-prepared for this special event with unique shows and presentations. Objectively, our Opel brand was one of the most outstanding and most visited stands of the Auto Show. A good car combines everything: exciting design, state-of-the-art technology and innovative, environmentally friendly ideas. That is what Opel provides to customers and that’s why it was the most visited.



The day was followed by an anniversary dinner. This event was organized to provide an opportunity to meet dealers around Turkey. Having dinner with people who we work with cooperatively but mostly who we do not know (at least for me – my responsibilities do not require to interact with dealers) made me feel that in fact we are a much bigger family and network than I see in the firm. When we look at our motto, “Wir leben Autos”, “Wir” stands for the excitement and affirmative, positive attitude of our colleagues and dealers. We truly lived this feeling in our gala dinner altogether.

The next day the GM Türkiye employees met at a branch organization for an employee meeting. In this branch event, we met with our families as we did at the gala dinner. Poor me, I am not married yet, thus I was away from my fiancé but instead I was with my colleagues and their families. Then those colleagues who have been in the company since its establishment, which means working for two decades, were gifted in the stage.

In this morning meeting, Alain Visser and Andy Dunston gave small presentations which highlighted the strategic importance of our performance for the global company. Their honoring speeches were motivating and their approach towards us was so friendly.

On the way back to home, I was a hundred percent sure that these two days were so important in terms of setting closer relationships with each other as well as becoming a team. As Alain Visser points out: “If you want to build great cars, you’ve got to put your heart and soul into it, along with all the energy that involves.” Those two days energized all of us towards this aim again. By the way, special thanks go to all colleagues involved and performed in this organization.


by: Volkan Yorulmaz
General Motors Turkiye

26 Eylül 2010 Pazar

Blog'uma Gelen Yorumlar

Bu blogu açarken kafamdaki kimse okumazsa ben okurum felsefesiydi. Bugü yine bu amaca yönelik olarak blogumu bir arşiv gibi kullanmak istiyorum. Ağustos'ta GM'in Employee Blog'unda yayımlanan yazıma gelen yorumları beklettim, yeterince süre üzerinden geçti, artık yorum yazan olmaz herhalde diyerek onları burada arşivliyorum. Yıllar sonra bugünlerde aldığım keyfi tekrar yaşamak umuduyla...



Comments, Trackbacks:
Comment from: Cheryl
Volkan - thanks for your post! We often forget, once you've been here a long time, the excitement we felt when we first started at GM. It's a great feeling, and with all that is going on at GM and the momentum we're gaining, it's starting to feel better to me again, too! Don't lose that feeling!
Permalink 08/04/10 @ 09:49
Comment from: Terri
Hi Volkan - It was really refreshing to read your post. GM is a great company to work for. I have been working here for 33 years, and feel very fortunate to have spent my career in this awesome company.
Permalink 08/04/10 @ 11:41
Comment from: Janice
Volkan, I have been at GM about as long as you and I, too, remember the excitement and the sense of awe at working in such a large and complex organization. I also work with amazing people who help to create an environment that encourages outstanding performance and career growth. We are both very lucky. BTW, my husband is also from Turkey and has the same high work ethics and desire to succeed as you do. GM is lucky to have you as part of its organization.
Permalink 08/04/10 @ 12:10
Comment from: Pamela
Congratulations Volkan & welcome to the team! It is great to see how you are taking advantage of the learning that we have available. Good luck & I hope to see more from you as you continue to grow in your GM career!
Permalink 08/04/10 @ 16:17
Comment from: Christopher
Welcome to GM Volkan!! It is great to hear such positive thoughts. I'm sure you will make strong contributions to GM's success with your incredible enthusiam. Best of luck to you in your future!!!
Permalink 08/04/10 @ 16:53
Comment from: John
Merhaba!
Welcome to the company.
I had the opportunity to spend several months in Caddebostan as an exchange student and definitely developed an appreciation for your country and culture. It will be interesting to hear from you and how your expreience is developing.
Allahaismarladik
John in Memphis, TN
Permalink 08/04/10 @ 19:13
Comment from: Deepankar
Merhaba Volkan,
Welcome to the company. I have been working at GM for past ten years and I can still recall the great feeling that I had when I started working for this great company. Regardless of the ups and downs that we went through in the past few years, I do believe that great people work for this company and it has the potential to achieve the golden status that it once had. It will just take some effort from all of us to make it happen.

Iyi Gunlar!
Permalink 08/05/10 @ 20:32
Comment from: VOLKAN
Dear Colleagues,

Due to a technical problem, I could not log in to the site this week but finally the problem is solved and I am here to reply to you all.

Your thoughts and good intentions are really very important for me. As I pointed out, being a part of this huge global company is crucial for me and I will do my best to reach again those glorious days of the Company with you.

Just remember our vision statement:
"GM’s vision is to be the world leader in transportation products and related services. We will earn our customers’ enthusiasm through continuous improvement driven by the integrity, teamwork, and innovation
of GM people."

So now is the time to go on working for this wonderful company!
Permalink 08/06/10 @ 13:25
Comment from: Jeffrey
I have been with gm for along time. I remember getting shift preference,bumbed from job to job, laid off etc... transfering 500 mi. away not seeing my family I just love it
Permalink 08/06/10 @ 20:15
Comment from: Guillermina
Congratulations and please receive a warm welcome from GM Argentina. I feel exactly the same pride you do feel for GM. I'm very happy to belong to this company and I also joined as a trainee first. I'm working here since 2006, and as time goes by, my feeling towards GM gets bigger and bigger.
Permalink 08/09/10 @ 11:41
Comment from: Ghulam
Welcome on board Volkan!

Its young talent like you who will shape the future of this company - Promoting the great culture of respect for all employees is one of our great assests - Good luck for a successful future !

Qasim Khan - GM Russia Planning
Permalink 08/10/10 @ 12:39
Comment from: Nirmal
Jeffrey - sorry to hear that mate, looks like your comments are more close to reality..don't want to be -ve..but there are phases, i have had best times/projects here, people were/are great..dealt w (victim) of bad practices..but it is getting much better..more flexibility, flatter middle layer, ownership, more ways to prove individuality..so glad to see a newcomer's feedback..at the same time we still have to work out some kinks b4 we can claim the best workplace to work.
Permalink 08/11/10 @ 10:15
Comment from: Carlos
When I read your blog my mind return on the time to 1994 when I inn to GM Mexico- Silao .
Really GM is a Great company and sometimes in a day by day we forget all the benefits that the company offer to the employees .
Welcome Volkan and enjoy the trip !!
Live GM Cultural priorities
SPQC Mexico
Permalink 08/12/10 @ 10:00
Comment from: Carlos
Ok Gm is a geat company!
we have luck to work in this company!
Permalink 08/13/10 @ 22:34
Comment from: VOLKAN
I check the comments every lunch break and seeing new comments makes me think that GM is a real global company with performance oriented employees.

Best wishes to you all.
Permalink 08/17/10 @ 06:17
Comment from: Kevin
Congratulations and thanks for your enthusiasm! After loosing so many of our younger employees in the past few years GM really needs to hire and retain more young, enthusiastic employees, such as yourself, if the company is to do well in the future. I have been with GM a little over 15 years now and I still get a thrill every time I walk in to the plant and see the new cars going down the line.
Permalink 08/17/10 @ 10:08
Comment from: Charles
Welcome to GM!!!!!
Permalink 08/18/10 @ 15:38
Comment from: Michael
we have luck to work in this company, really? Try eight years of being in skilled trades and being made to cross train people to take your job, and knowing that you are of low seniority, these people will take over your job, you will be back on the line, or at best you will be working saturdays and sundays, away from your family for straight time, yes we have much luck in this company...........Yes I know you will never post this..
Permalink 08/18/10 @ 20:04
Comment from: Ronald
Welcome Volkan, I know that the last few years have been hard for many GM employees. With the great GM products out there right now I see a bright future for you and everyone else at GM, as well as Michael the skilled trade’s person who should try to count the positives, not just the negatives. I have been here for 25 years, and I'm more enthusiastic now than ever. If I had your attitude when I first started here, there is no telling how much better off I would be, as well as GM.
Permalink 08/20/10 @ 16:00
Comment from: Michael
Ronald, count the positives, not just the negatives, you must be one of those that say "just feel lucky you have a job." Everyday we lose something to the company and we are supposed to be happy about this, I guess. GM is again making billions and so it is time workers and the union stop being trampled on.
Permalink 08/20/10 @ 19:58
Comment from: Danette
I've worked for a lot of companies and I feel lucky and proud to work for General Motors. It was a long time goal of mine that I finally realized in 2008. No, it is not a perfect job, or a perfect company. With everything, however, it is up to us to choose what our life will be. I have to question why anyone who has had the negative experiences that some of you feel compelled to write about would stay with a company for 25 years! There must be something good here. We need to take ownership of our decisions. If you're not happy with something, work to change it. Don't rain all over someone elses parade. Congratulations, Volkan, and welcome to General Motors. We're a family here, and families include many different personalities. We don't always agree, but we're all in this together.
Permalink 08/24/10 @ 09:50
Comment from: Stepan
Volkan
Maintain your sence of hope and optimism.
I have worked at GM for 34 years and the one thing that can surely be said, GM provides oppurtunity. Being a poor university student , I dropped out of the university and kept a summer job on the line in the paint shop. I was 21 , sitting in 115 f heat , thinking ,"what have I done?". I said to myself, there was no looking back, so now I will make the best of my decision. I always asked for over time and through the recessions, I was always called back to other plants while others sat at home. I tested and joined the skilled trades and in 3 years, working overtime became a journeyman. All the while ,I continued to go to engineering school at night, paid for by GM , and in five years graduated an engineer. All paid for by GM. I was than promoted to salaried and achieved a masters degree, again , paid for by GM. In the course of time I became a 8th level manager and even stared in a commercial for GM. I would have had no idea of the oppurtunities GM would have provided me. True things have gotten worse lately, but in your position in a developing market country, do not be afraid to reach higher and always educate yourself as much as you can. You to may find it unbelievable how for you may go.
Good Luck !

A veteran of GM.
Permalink 08/24/10 @ 12:36
Comment from: Danette
Well said, Stepan.
Permalink 08/24/10 @ 13:16
Comment from: Laura
What a great reminder that we ALL were once young and enthusiastic. If you are inspired by Volkan's comments, remember to keep that enthusiasm strong. We can win with our best attitudes and creativity because this is a great company with the best people. Thanks for the post, Volkan, and welcome to GM.
Warren, Michigan
Permalink 08/25/10 @ 11:44
Comment from: Juergen James
Reading Volkan's message and the comments that followed brought tears to my eyes.
I can still recall vividly the thrill I felt when I joined GM as a CGIT (college graduate in training.) Actually, it wasn't that hard to remember because even after 40 some years I've never lost that feeling.
I admit that some of the "trials and tribulations" over the years dampened my outlook from time to time, but I would not take a different path if I had it to do over again.
Even now (well into my sixties) I can totally relate to the enthusiasm of new people like Volkan. After a year's abscence I recently returned as a contract employee. I am thrilled to be back and truly enjoy my job with even more enthusiasm than in my younger years.
There is a difference though. When I was new and inexperienced much of my success was attributed to the fact that I didn't know that "things couldn't be done."
Now I can continue to make a difference because I know that "things can be done!"
Permalink 09/01/10 @ 14:58
Comment from: Leonard
Reading Volkan's message and the comments that followed made me realize how much I miss the answer me now and employee blogs. The information that was passed on was great and, in my opinion, was showing how GM wanted to keep all informed. This is not being done. The new GM is more secretive than ever.
Volkan, I hope you can make a difference and please, enjoy a long time employment with GM. Welcome aboard.

6 Ağustos 2010 Cuma

What a Wonderful Place to Work

Kimin aklına gelirdi bir gün GM Employee Blog sayfasında blogumun yayınlanacağı? Ama işte hayat bu! Herşey olabiliyor. İşte yazım:

This is my fifth week in GM Turkey and as a new joiner I feel great honour to take part in this company. I know the company since 2003, the year which I had an internship for 7 weeks. 7 years have passed and the amazing company of those days is still standing the same.

During the interview process, I was asked the question: Why GM? I underlined how much I was affected by the working environment and friendly relationships in GM when I was an intern. Honestly, as a former auditor who visited many companies, I see GM Turkey so special and different. Today, it is really great to see that those characteristics of the company still remain.

My colleagues approach me so helpful and they try to assist me in every kind of matter. Seeing that there are no red borders between people motivates me a lot. Moreover, the learning materials provided enhance each employee's personal development. My manager, Berna Tezel, and supervisor, Mehmet Gogebakan, kindly show me which e-learnings I should take and what steps I should follow during my early days. As I take the certificate after successfully finishing my e-learning, they congratulate me each time and this certainly encourages me to success in another e-learning session.

Learning and education resources provided for us are really satisfactory. Having the chance of reading Harvard Business Review’s issues while I am resting at home or on the way to company keeps me updated. Additionally, practicing English online via Global English is a tool which keeps my English alive and ready for business interactions.

Becoming a part of a global company opens the door of setting relationships all over the world. Bob Zaumseil, Professional Development Manager, is a wonderful coach who answers my e-mails about my professional development and as he shares his knowledge and experience, I feel myself more valuable.

I truly believe that my job satisfaction will increase as time goes by and I will be here to share my GM experiences with my dear colleagues. By the way, once more, I want to thank Erbil Akinci, Berna Tezel and Nur Yucel to accept me to my dream job.

Google adsense

Analytics