yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2018 Salı

"Bizi Hatırla" Filminin Hatırlattıkları

Uzun zama aradan sonra sinemada eşimle başbaşa film izleme şansı yakaladım. Malum, çocuklu bir aile olunca böyle fırsatlar her zaman denk gelmiyor. Havanın ve şartların sinema izlemeye uygun olduğu bu haftasonu, Çağan Irmak'ın Bizi Hatırla adlı filmin izleyip bir hayli duygusal anlar yaşadım.

Filmin hikayesini de eleştirisini de internette pek çok kaynakta bulabilirsiniz. Bu konulara hiç girmeden filmin bana hatırlattıklarını paylaşmak isterim:

- Herşey insanlar için
- Köklerini unutma
- Sevdiklerine zaman ayır
- Merdivenleri çıkarken durursan o merdivenleri başkaları çıkar
- Çocuğunu karşına alıp konuş, diyalog kur
- Hayaller kurarken bedelini de kestirmeye bak


7 Aralık 2015 Pazartesi

Bazen Bir Yorum Gelir, Herşeye Değer...

Bazen bir yorum ya da bir mail alıyorum ve blogum vasıtasıyla tanımadığım binlerce kişiye ulaşıp onlardan birine bir şekilde faydalı olduğumu hissediyorum. İşte o an yaşadığım manevi hazzın değeri bambaşka. Onlardan birini sizlerle paylaşmak istedim. Benim gibi, kan emici bankalara elinden gelen mücadeleyi göstermiş biri...
Yeri gelmişken bu yorumun geldiği içeriği de sizlerle bir kez daha paylaşıyorum:

http://volkanyorulmaz.blogspot.com.tr/2013/11/garanti-bankas-hesap-isletim-ucretine.html

24 Eylül 2013 Salı

Robert Capa'yı Beklerken

Yeni kitaba başlıyorum bu akşam: Robert Capa'yı Beklerken

Kitabın yorumlarını okurken ilginç bir şey buldum:
Robert Capa'yı Beklerken'i okumaya başladığınız anda Nazilerin Yahudilere yaptıkları katliamın nasıl da şiirsel ve iç acıtıcı bir şekilde cümlelere döküldüğünü hemen fark ediyorsunuz.

Robert Capa'yı Beklerken okunduktan sonra bir süre daha okuruyla kalan kitaplardan. Bir yandan savaşın acımasızlığına tanıklık ederken bir yandan da aşkla ve fotoğrafla direnenlerin hikâyesi…



Eser için Doğan Kitap’ta yazılanlar ise bu şekilde:

Bir yandan savaşın acımasızlığına tanıklık ederken bir yandan da aşkla ve fotoğrafla direnenlerin hikâyesi…

20. yüzyıl savaşlarının en çarpıcı görüntülerini insanlığın belleğine kazıyan fotoğraflar için deklanşöre basan kişidir “Robert Capa”. Bir efsane isim. Bu efsaneyi yaratan da tutkulu bir aşktır. Capa’nın yoldaşı ve meslekdaşı Gerda Taro ile yaşadığı maceralı ilişki.

“Ama kendini ona en yakın hissettiği zaman Hanoi’nin birkaç kilometre uzağında, Doai Than yolunda olduğu andı. Capa uzun zamandır hiçbir şey hissedemeyinceye dek içerek ciğerlerine zarar veriyor, artık onsuz yaşamaktan bıkmış, öldürülmek için imkânsızı uyguluyordu. Sıcaklık, nem, tahtakurularıyla dolu sefil oteller, seher güneşinin altındaki pirinç tarlalarının parıltısı, balıkçıların tarlaların üzerinde dalgalanan sallanan sandalyelerinin kırılgan sırıkları, toprak yollarda yalın ayak pedal çeviren genç kızların salyangozları andıran şapkaları, dağların taze yeşili, bir pagodanın altın rengi sivri kuleleri, buzlu çay termosu, uçakların uğultusu, uzun çalıların arasında dolanan, dört bir yandaki Viet Minh askerleri. Giuseppe de Santis’in filmi gibi ‘Acı Pirinç’ adını taşıyan röportajı için son fotoğrafları çekmek üzere jipten atladı. Hendeğin öbür tarafında ilerleyen adamların ters ışıkta fotoğrafını çekmek üzere taze çimlerin yumuşak yamacına yavaşça, ayaklarını basmadan, çıktı ve birden, deklanşöre basmasıyla, klik, dünya parçalara ayrıldı. Doai Than’da. Hanoi’de.”


Kitabı bitirince yorumlarımı sizinle yine paylaşırım, bağlantıda kalın…

Google adsense

Analytics