Haziran ayının son gününde, bu sıcak yaz gününde, Kordon Orduevi'nde oturup bu satırları yazıyorum. Düğünümüzü yaptığımız yer olması sebebiyle benim için "duygusal" bir önemi de olan bu orduevine astsubayların önceden giriş yapamıyor olması sebebiyle çok gelmişliğim yoktu.
Adından da anlayacağınız üzere, Kordon'un ortasında nefis deniz manzarasıyla gerçekten ayrıcalıklı bir yer burası. Sanırım 15 Nisan 2015'ten itibaren artık astsubaylar da buradan faydalanabiliyor. Netten resmi bir yazı bulmaya çalıştım ama ancak bir forumdan aşağıdaki mesajı bulabildim:
Değerli Meslektaşlarımız
Daha önce sizlere duyurduğumuz İZMİR KORDON subay orduevinin assubayların hizmetine sunulması konusunda edinilen son bilgiyi sizlerin bilgisine sunuyoruz. Kordon Subay orduevinden Assubaylar, Alsancak Asb.Misafirhanesinden subaylar otel kısımları hariç olmak üzere müşterek yararlanacaktır.
Zaten ben de Kordon orduevinden faydalanabileceğimizi ailece Alsancak Asb. Misafirhanesi'ne gittiğimiz bir haftasonu duyuru panosunda okumuştum. Valla bu kararın alınmasında emeği geçenler adına teşekkür ederim. Gerçekten güzel bir fırsat sunulmuş.
Bu vesileyle, böyle güzel bir tesisten böyle uygun şartlarla faydalanabildiğim için babamı da bir kez daha rahmetle anıyorum.
Hayat bisiklete binmek gibidir; pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz.
alsancak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alsancak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Haziran 2015 Salı
11 Ağustos 2014 Pazartesi
Pazartesi Sendromunu Yok Ettim
Hahaha çoook
mutluyum! Şu an Alsancak’ta Swiss Otelin yanındaki Kahve Dünyası’nda oturmuş,
filtre kahvemi içerken bu satırları yazıyorum. İnternet erişimi var ama
özellikle interneti kullanıp da ilgimi farklı yönlere çekmek istemiyorum. Hani
biraz da anda kalmak istiyorum… Ne de güzel bir Pazartesi sabahı bu böyle.
Günlerden 11 Ağustos 2014. Saat tam 10:06, gölge ve köşe bir masa, güzel bir
müzik eşliğinde kendime “off” vermiş adeta kendimi bulmak için fırsat vermişim
kendime. Çok mu abartıyorum? Asla değil… Tamamen ihtiyacım olan bu kadar basit
bir ara vermekmiş, her zamankinden farklı bir şey yapmak, biraz da kendimle
başbaşa kalmakmış…
Masayı şöyle
biraz daha önüme çekip klavyenin bi tık daha ergonomik olmasını sağladıktan sonra
nasıl oldu da böyle bir gün yaşıyorum onun detaylarını paylaşayım…
Herşey 3 Ağustos
Pazar günü Bursa’dan İzmir yönüne dönüş için yola çıkmaya hazırlanırken
başladı. Arabaya eşyaları yüklerken kuşun pislediği bir yer görüp peçete ve su
ile aracın etrafında gezmeye başlarken beni hiç de hoş olmayan bir sürpriz karşıladı.
Yaklaşık 5 gündür park halindeki aracımın sağ kapısının camı kırılmış,
üzerindeki krom çıta hasar görmüştü. “Hep mi beni bulur!” diye söylenip
hazırlıkları tamamladıktan sonra yola çıktık. Yol boyunca “Neden ben?”, “Ne
zaman/Nerede yaptıracağım?”, “Bu sene 2. Hasarı da yaptık, kasko kim bilir ne
kadar çıkacak?”, “Hafta içi önemli 2 sunumum var, servise götürecek vaktim
olmayacak, peki araç otoparkta böyle dururken başına bir şey gelir mi?” gibi
sorular ve bunların türevleri ile 300 küsur kilometre yolu alıp İzmir’e geldim.
Hafta içi tahmin ettiğim üzere oldukça yoğun geçtiği ve haftasonu da babamın
ölümünün sene devriyesi olması sebebiyle araca ihtiyaç duyacağımdan bu
Pazartesi günü için iş yerimden yarım günlük izin aldım.
Normalde pazar
akşamüstü saatlerinde başlayan Pazartesi sendromum bu kez yerini yarın sabahtan
Arkas’ta işlerimi halledip 11’de Alsancak’tan servise binmeliyim diye başlayan
planlara bırakmıştı. Sabah güneş doğduktan sonra uyandım (çok da abartmadım, alarmımdan
önce, 6:47’de) tabletten gazetelere göz gezdirdim, traş, duş ve kahvaltı
sonrası yola çıktım. Zaten eve yakın olan servise gidip durumu hasar görevlisi
arkadaşa anlattıktan sonra evrak işlerini de tamamlayıp İzban ile önce
Halkapınar’a oradan da metro ile Çankaya’ya geldim. Price’ta çalıştığım günler
sıklıkla kullandığım metroyu özlemişim. İnsanın sağına soluna bir kez daha
bakıp, sahip olduklarına şükretmesi için güzel bir fırsat yaratıyor. Keşke daha
çok imkanım olsa toplu ulaşım araçlarını kullanmak için ancak Okan da aramıza
katıldıktan sonra bebek arabasıyla toplu ulaşım araçlarından iyice çekinir
olduk. Neyse Çankaya’da inip, Hilton’un önünden geçip, Yeni Asır binasının
önünde eski günlerdeki gibi o günün gazetesinin sayfalarına baktıktan sonra Kartal
Yuvası’ndaki yeni formalarımızı inceledim ve kendimi Kahve Dünyası’na attım.
Yaklaşık yarım saattir bir yandan yazıp, bira yandan filtre kahvemi kıvamına
getirecek sütü dengeli bir şekilde ekleyerek içiyorum ve gelen geçene
bakıyorum. Hayat böyle farklılıklar yaparak harika oluyor! Abartmıyorum
gerçekten çok mutluyum. İşimi de çok seviyorum ancak arasıra farklı bir şeyler
yapmak gerektiğini de biliyorum. Bu kısa ara bana çok iyi geldi. Günün geri
kalanında kelimenin tam anlamıyla iş yerinde “yardırmaya” hazırım. Çok verimli
bir gün olacağını şimdiden kestirebiliyorum.
Etiketler: seçim , tercih
alsancak,
arkas,
hayat en güzel hediye,
hayata dair,
izban,
izmir,
kahve dünyası,
kasko,
metro,
mola ver,
Paşabahçe,
pazartesi sendromu,
PriceWaterhouseCoopers,
PwC,
toplu ulaşım aracı
16 Temmuz 2013 Salı
Sauna - Az Ama Öz Vakit
Haftasonu İzmir Grand
Efes Swiss Otel’e havuza gittim. Şehrin ortasında havuza girip dinlenebiliyor
olmak gerçekten çok güzel bir fırsat. Kabul edelim, dünyanın en güzel havuzu
değil belki ama her şeyden önce hijyenik. Çevresinde ağaçlar olması, direk
olarak güneş alması, size sürekli hizmet etmeye hazır garsonların beklemesi ve
hafif müzik yayını oldukça başarılı.
Swiss Otel’in havuzundan
faydalandığım her seferde mutlaka finali sauna ile yapıyorum. Sauna’da
geçirdiğim vakit ne kadar artarsa (şimdiye kadar maksimum 8 dakika dayanabildim
tek girişte), oradaki o yüksek sıcaklık bana o derece iyi geldiğini hissediyorum.
Bu gidişimde bol su içerek saunada kaldıktan sonra hemen ılık bir duş alıp
tekrar saunaya girdim. Özellikle ikinci girişimde vücudumdan boşalan ter, adeta
attığım toksinlerin göstergesiydi.
Bu kadar kısa sürede bu
kadar etkili olan saunanın faydalarını internetten araştırmak istedim. İşte
saunanın faydaları:
Sauna özellikle kış
aylarında çok faydalıdır. Vücudunuzun tamamiyle temizlenmesine yardımcı olan
saunanın insan sağlığına birçok yararı vardır. Sauna sadece kış aylarında deği
ayrıca yaz aylarında da çok yararlı olabilir. Vücuttaki gözenekleri açan ve
toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olan sauna ölü deri hücrelerini
temizler. Saunada 15 dakikadan uzun kalınmamalıdır.
Sauna sırasında kişi çok fazla ter atar. Bu nedenle en azında bu süre
içerisinde 2-3 bardak su içilmesi önerilir. Ayrıca saunadan çıktıktan sonra da
bol sıvı tüketmeniz gerekmektedir. Saunadan çıktıktan sonra vücudunuz normal
ısısına geri döndüğünde duş alınması gerekir.
Kalp rahatsızlıkları bulunan kişiler saunaya girmemelidir. Ayrıca hamile kadınların ve ufak çocukların da saunaya girmesi önerilmemektedir.
Saunanın Faydaları
Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirir: Düzenli olarak saunaya girmek bağışıklık sisteminizi güçlendirerek sizi hastalıklara karşı daha güçlü hale getirir. Vücut ısısının aniden yükselmesine neden olan sauna vücuttaki bakteri ve virüslerin yok olmasına yardımcı olur. Kışın yapılan sauna sizi soğuk algınlığı ve gribe karşı korur.
Kan Dolaşımını Hızlandırır: Sauna kan basıncınızı arttırmadan kan dolaşımınızın hızlanmasına yardımcı olur. Saunanın sıcaklığı kan damarlarınızı açar ve kan akışının düzelmesini sağlar.
Kanseri Engeller: Saunanın sıcaklığı kanserli hücreli öldürmede yardımcı olur ve sizi tüm enfeksiyonlardan korur.
Toksin Atılımını Sağlar: Sauna vücuttan toksin atılımın sağlamanın en iyi yoludur. Terleme yoluyla vücunuzdaki toksinlerden kurtulursunuz.
Kalp rahatsızlıkları bulunan kişiler saunaya girmemelidir. Ayrıca hamile kadınların ve ufak çocukların da saunaya girmesi önerilmemektedir.
Saunanın Faydaları
Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirir: Düzenli olarak saunaya girmek bağışıklık sisteminizi güçlendirerek sizi hastalıklara karşı daha güçlü hale getirir. Vücut ısısının aniden yükselmesine neden olan sauna vücuttaki bakteri ve virüslerin yok olmasına yardımcı olur. Kışın yapılan sauna sizi soğuk algınlığı ve gribe karşı korur.
Kan Dolaşımını Hızlandırır: Sauna kan basıncınızı arttırmadan kan dolaşımınızın hızlanmasına yardımcı olur. Saunanın sıcaklığı kan damarlarınızı açar ve kan akışının düzelmesini sağlar.
Kanseri Engeller: Saunanın sıcaklığı kanserli hücreli öldürmede yardımcı olur ve sizi tüm enfeksiyonlardan korur.
Toksin Atılımını Sağlar: Sauna vücuttan toksin atılımın sağlamanın en iyi yoludur. Terleme yoluyla vücunuzdaki toksinlerden kurtulursunuz.
Etiketler: seçim , tercih
alsancak,
fin hamamı,
Grand Efes Swiss Otel,
havuz,
hayat,
izmir,
sağlık,
sauna,
saunanın faydaları,
spa,
spor,
swiss otel
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


