Eylül 2012'den beri severek kullandığım Opel Astra HB 1.3CDTI Sport aracımın bugün 3yaş bakımını önceki bakımlarda olduğu gibi yine İzmir Opel Arkas'ta yaptırdım. 2013'ten itibaren aracımın giderlerinin ne kadar olduğunu bilgi amaçlı olarak paylaşmak istedim.
Fiyatların farklı şehirleri bırakın aynı şehrin farklı yetkili servislerinde bile değişkenlik gösterdiği piyasada daha uygun ya da daha pahallıya da hizmet alanlar olabilir. İşte benim rakamlarım:
3. yıl ile birlikte hem TUVTURK muayenesi hem de egzoz muayenesinin başlaması ve artan zorunlu trafik sigortası bedeli bu yılki toplam gideri artırırken bu artışın bir kısmını düşen motorlu taşıtlar vergisi tutarı offset etmiş.
12 gün önce 290 TL fiyat aldığım trafik sigortasını değişken fiyat uygulaması sebebiyle malesef bugün 50 TL farkla yaptırmak durumunda kaldım. Bu sebeple uygun fiyatı bulduğunuzu düşündüğünüz anda ertelemeden sigorta işini halletmenizi öneririm. Kaskoda ise fiyat sabitlendiği için böyle bir riskiniz yok, o sebeple kart kesim tarihinize göre planlama yapabilirsiniz.
Astra ile yola devam etmemiz durumunda tabloyu önümüzdeki dönemlerde güncelledikçe paylaşacağım.
Hayat bisiklete binmek gibidir; pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz.
kasko etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kasko etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Eylül 2015 Pazartesi
20 Eylül 2014 Cumartesi
En Pahalı Bayram Tatili
2014 yılı Ramazan
Bayramı bana biraz pahalıya patladı. Önce Bursa’dan bayram dönüşü için
hazırlanırken sağ ön kapının kelebek camının kırıldığını ve üzerindeki krom
çıtanın zarar gördüğünü fark edip küçük çaplı bir şok yaşadık. İzmir’e dönüp aracı serviste kaskodan
yaptırıp teslim aldığım gün de eve gelen trafik cezasıyla bir kez daha şok
olduk. Bayram için İzmir’den Bursa’ya giderken 94 km hızla Ankara Caddesi’nde
radara yakalanmışım. Serviste camın bedeli 596 TL, trafik cezasının bedeli ise
172 TL. Neyse bunla gelmiş geçmiş olsun diyoruz ve cana bir şey olmasın diye
temenni de bulunuyoruz…
Bundan sonraki bayram seyahatlerinde daha yavaş ve daha güvenli yerlere park etmeyi de öğreneceğiz…Kendime ve sizlere de ders olması dileğiyle...
Bundan sonraki bayram seyahatlerinde daha yavaş ve daha güvenli yerlere park etmeyi de öğreneceğiz…Kendime ve sizlere de ders olması dileğiyle...
Etiketler: seçim , tercih
Bayram Tatili,
hasarsızlık,
kasko,
kaza,
trafik,
trafik cezası
11 Ağustos 2014 Pazartesi
Pazartesi Sendromunu Yok Ettim
Hahaha çoook
mutluyum! Şu an Alsancak’ta Swiss Otelin yanındaki Kahve Dünyası’nda oturmuş,
filtre kahvemi içerken bu satırları yazıyorum. İnternet erişimi var ama
özellikle interneti kullanıp da ilgimi farklı yönlere çekmek istemiyorum. Hani
biraz da anda kalmak istiyorum… Ne de güzel bir Pazartesi sabahı bu böyle.
Günlerden 11 Ağustos 2014. Saat tam 10:06, gölge ve köşe bir masa, güzel bir
müzik eşliğinde kendime “off” vermiş adeta kendimi bulmak için fırsat vermişim
kendime. Çok mu abartıyorum? Asla değil… Tamamen ihtiyacım olan bu kadar basit
bir ara vermekmiş, her zamankinden farklı bir şey yapmak, biraz da kendimle
başbaşa kalmakmış…
Masayı şöyle
biraz daha önüme çekip klavyenin bi tık daha ergonomik olmasını sağladıktan sonra
nasıl oldu da böyle bir gün yaşıyorum onun detaylarını paylaşayım…
Herşey 3 Ağustos
Pazar günü Bursa’dan İzmir yönüne dönüş için yola çıkmaya hazırlanırken
başladı. Arabaya eşyaları yüklerken kuşun pislediği bir yer görüp peçete ve su
ile aracın etrafında gezmeye başlarken beni hiç de hoş olmayan bir sürpriz karşıladı.
Yaklaşık 5 gündür park halindeki aracımın sağ kapısının camı kırılmış,
üzerindeki krom çıta hasar görmüştü. “Hep mi beni bulur!” diye söylenip
hazırlıkları tamamladıktan sonra yola çıktık. Yol boyunca “Neden ben?”, “Ne
zaman/Nerede yaptıracağım?”, “Bu sene 2. Hasarı da yaptık, kasko kim bilir ne
kadar çıkacak?”, “Hafta içi önemli 2 sunumum var, servise götürecek vaktim
olmayacak, peki araç otoparkta böyle dururken başına bir şey gelir mi?” gibi
sorular ve bunların türevleri ile 300 küsur kilometre yolu alıp İzmir’e geldim.
Hafta içi tahmin ettiğim üzere oldukça yoğun geçtiği ve haftasonu da babamın
ölümünün sene devriyesi olması sebebiyle araca ihtiyaç duyacağımdan bu
Pazartesi günü için iş yerimden yarım günlük izin aldım.
Normalde pazar
akşamüstü saatlerinde başlayan Pazartesi sendromum bu kez yerini yarın sabahtan
Arkas’ta işlerimi halledip 11’de Alsancak’tan servise binmeliyim diye başlayan
planlara bırakmıştı. Sabah güneş doğduktan sonra uyandım (çok da abartmadım, alarmımdan
önce, 6:47’de) tabletten gazetelere göz gezdirdim, traş, duş ve kahvaltı
sonrası yola çıktım. Zaten eve yakın olan servise gidip durumu hasar görevlisi
arkadaşa anlattıktan sonra evrak işlerini de tamamlayıp İzban ile önce
Halkapınar’a oradan da metro ile Çankaya’ya geldim. Price’ta çalıştığım günler
sıklıkla kullandığım metroyu özlemişim. İnsanın sağına soluna bir kez daha
bakıp, sahip olduklarına şükretmesi için güzel bir fırsat yaratıyor. Keşke daha
çok imkanım olsa toplu ulaşım araçlarını kullanmak için ancak Okan da aramıza
katıldıktan sonra bebek arabasıyla toplu ulaşım araçlarından iyice çekinir
olduk. Neyse Çankaya’da inip, Hilton’un önünden geçip, Yeni Asır binasının
önünde eski günlerdeki gibi o günün gazetesinin sayfalarına baktıktan sonra Kartal
Yuvası’ndaki yeni formalarımızı inceledim ve kendimi Kahve Dünyası’na attım.
Yaklaşık yarım saattir bir yandan yazıp, bira yandan filtre kahvemi kıvamına
getirecek sütü dengeli bir şekilde ekleyerek içiyorum ve gelen geçene
bakıyorum. Hayat böyle farklılıklar yaparak harika oluyor! Abartmıyorum
gerçekten çok mutluyum. İşimi de çok seviyorum ancak arasıra farklı bir şeyler
yapmak gerektiğini de biliyorum. Bu kısa ara bana çok iyi geldi. Günün geri
kalanında kelimenin tam anlamıyla iş yerinde “yardırmaya” hazırım. Çok verimli
bir gün olacağını şimdiden kestirebiliyorum.
Etiketler: seçim , tercih
alsancak,
arkas,
hayat en güzel hediye,
hayata dair,
izban,
izmir,
kahve dünyası,
kasko,
metro,
mola ver,
Paşabahçe,
pazartesi sendromu,
PriceWaterhouseCoopers,
PwC,
toplu ulaşım aracı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
