mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2023 Pazar

Mutluluğun Temeli Sağlıktır

Cuma günü bir check-up’a girdim. Hayatımda bazı şeyler iyi gitmiyorken bir de sağlık sorunları, özellikle yüksek kolesterol çıkarsa iyice keyfim kaçacaktı. Tahlilleri yaptırıp sonuçları beklediğim esnada kitap okurken kendimi “Şimdi yine kolesterol yüksek çıkarsa…” diye düşüncelere dalmışken buldum. Neyse ki korktuğum gibi çıkmadı. Nihayet kolesterol seviyemi üst sınır seviyesine indirmişim. Doktor “ne yapıyorsan aynısını yapmaya devam et, böyle devam edersen 50’lerin ve 60’ların rahat geçer” dedi. Hastaneden eve keyfim yerine gelmiş bir şekilde döndüm. Sağlığın yerindeyse en büyük varlığa sahipsin diye kendimi motive edip şükrettim. Şükür Cuma günü keyfimi kaçıracak bir mail ya da telefon da gelmeyince haftayı güzel kapadım. Gelsin bakalım kapanış haftası…


 

22 Mart 2015 Pazar

Mutluluğu Araştırmak İçin Dünyayı Dolaşan Adamın Hikayesi

Geçtiğimiz günlerde Robin Sharma'dan gelen bir mailde okumak için önerdiği bazı kitaplardan bahsetmişti. Konularına göre inceleyip en ilgimi çekeni okumaya karar verdim: Hector and the Search for Happiness

Robin kitabı kısaca şu şekilde tanımlamıştı:

Hector and The Search for Happiness by François Lelord

I love this little, quirky book on the simple truths for leading a happy life. It's written as a story and will captivate, amuse and inspire. 
amzn.to/1Mt2EW9 

Severek okuduğum, adeta akan bu hikayede  mutluluğa giden yol madde madde işlenmiş. Klasik kişisel gelişim makalelerindeki maddelerle lütfen kıyaslamayın. Yazarımız hikayeyi o kadar güzel işlemiş ki her bir maddenin arkasında kahramanımız bir hikaye yaşıyor ve mesaj "cuk" diye yerine ulaşıyor.

İşte bu güzel kitapta mutluluğa erişmek için verilen 10 dersi paylaşmak istiyorum. Adeta hap gibi, ne dersiniz? Pek tabii ki uygulamak bizim elimizde...

“Lesson no. 1: Making comparisons can spoil your happiness”

“Lesson no. 2: Happiness often comes when least expected”

“Lesson no. 3: Many people see happiness only in their future.
"Lesson no. 4: Many people think that happiness comes from having more power or more money.”

“Lesson no. 5: Sometimes happiness is not knowing the whole story.”

“Lesson no. 6: Happiness is a long walk in the mountains.”

“Lesson no. 7: It’s a mistake to think that happiness is the goal.”

“Lesson no. 8: Happiness is being with the people you love.”

“Lesson no. 8b: Unhappiness is being separated from the people you love.”

“Lesson no. 9: Happiness is knowing your family lacks for nothing.”

“Lesson no. 10: Happiness is doing a job you love.”

“Lesson no. 11: Happiness is having a home and a garden of your own."

"Lesson no. 12: It’s harder to be happy in a country run by bad people.”

“Lesson no. 13: Happiness is feeling useful to others."
"Lesson no. 14: Happiness is to be loved for exactly who you are."
"Observation: People are kinder to a child who smiles (very important).”

“Lesson no. 15: Happiness comes when you feel truly alive."

"Lesson no. 16: Happiness is knowing how to celebrate.”

“Lesson no. 17: Happiness is caring about the happiness of those you love.”

“Lesson no. 18: Happiness could be the freedom to love more than one woman at the same time.”

“Lesson no. 19: The sun and the sea make everybody happy.”

“Lesson no. 20: Happiness is a certain way of seeing things.”

“Lesson no. 21: Rivalry poisons happiness.”

“Lesson no. 22: Women care more than men about making others happy."

"Lesson no. 23: Happiness means making sure that those around you are happy?”

Filmi de çekilen bu eğlenceli kitap size keyif verecektir diye umuyorum. Netten okuduğum kadarıyla filmi için de aynı şeyleri söylemek mümkün. Fırsat olur da izlersem onunla ilgili yorumlarımı da paylaşırım.

Hector and the Secrets of Love

Kitabın sonunda yazarın diğer kitabından ufak bir bölüme de yer verilmiş. O kitabı da okurmuyum şu an için bilmiyorum ama aşkın sırlarını da hap gibi sıralayacağından hiç şüphem yok...

“Seedling no. 1: Perfect love would be never having arguments."
"Seedling no. 2: Sometimes we argue most with the people we love most.”

8 Şubat 2015 Pazar

Ağaçta yetişmiyor!

Bugün Ayşe Arman köşesinde Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emine (Sabancı)Kamışlı'ya yer vermiş. Okurken kendimce notlar aldım. Söz uçar yazı kalır, bu yazılarda en güzel bu blogda kalır diye düşünüp saklamak istedim...

Ev ödevinizi yaptıysanız, her konuda, herkese yorum yapma hakkınız var.

Esas Holding olsun, başka yatırımlar olsun, yaptığımız en önemli yatırım, aslında çocuklarımıza yaptığımız eğitim yatırımı. London School of Economics olur, başka okul olur ama eğitim yoksa, işte bir yere gelir, tıkanırsınız, "Yapıyorum" zannedersiniz, ondan sonra bir bakarsınız küt diye ayağınızın altındaki halı çekilmiş! Ama benim durumum sadece eğitimle açıklanamaz, biraz da genlerden. Karşımdakini incitmemek ana prensibimdir ama bir şeye hakikaten inanıyorsam, söylerim.

"Kendini yetiştir gel. Var et gel. Var etmeden gelme..."

Zenginlik, kendinizi geliştirdiyseniz, ona hakikaten sahip çıkabilecek kadar kendinizi eğittiyseniz güven verir. Yoksa neler gördük, koca koca kimler yok oldular gittiler, Allah göstermesin. İngilizlerin sevdiğim bir deyimi vardır: "Ağaçta yetişmiyor!" Aynen öyle. Para, ağaçta yetişiyor zannedersen, sonbahardaki yaprak dökümü gibi yok olur gider.

Yani kendini var etmek ne demek? Yaptığın şeyde mutlu olmak bence. Bu, her ne olursa olsun.

Kendi işini kurunca 1 doların kıymetini anlıyorsun

"Biliyorsan tamam ama bilmiyorsan boş konuşma!" diyoruz, "Çünkü biri seni paçandan aşağı çeker, ortada kalıverirsin. Konuşmuş olmak için konuşma!" Arkadaş ortamında geyik yapabilirsin ama iş ortamında bilmiyorsan o konuda konuşmayacaksın!

Ben hep çalıştım. Arkadaşlarıma da söylüyorum. İlle de herkes, bilmem nereden mezun olmak zorunda değil ama herkes üretmek zorunda! Kek yapmak da olabilir, şirket yönetmek de. Paraya da dönüşebilir, hayır kurumu için de üretebilirsiniz. O zaman şımarıklığa, dedikoduya, manasız şeylere kafa yormaya gerek kalmıyor. Zaten vakit de olmuyor...

Ehliyet almak üzereyim, Londra'dayız. Babam dedi ki: "Haydi gidelim Porsche alalım!" "Yok baba, ben kullanamam onu" dedim. "Şunu alalım, bunu alalım." Yıllardır kendisine almadığı arabayı bana almaya çalışıyor! Biz bir ay dolandık galerileri. Sonunda bir Renault 5 aldık. Annem dalga geçti, "Bir ay gezdiniz, ala ala bunu mu aldınız?" diye. Ben hangi arabayı istesem babamın alacağını biliyordum. Ama o anda kendimi güvende hissetmiyorum. Önce o küçük arabamla alıştım, sonra BMW'm de oldu, Mercedes'im de...

Google adsense

Analytics