11 Ekim 2013 Cuma

Mutlu Bayramlar & İyi Tatiller

İdari tatil ile 9 günlük bayram tatilini sabırsızlıkla bekleyen, işlerin sıkışmasıyla birlikte bayram öncesi sürekli fazla mesai yapıp bu bayramı iple çeken pek çok insan var...

Bir de sürekli tatilde olan ya da tatil kafası yaşayan, kendisine her gün bayram/tatil olanlar var...

Siz hangisi olursanız olun, şu bayram tatilinde kendinize ve çevrenize iyi davranın, sayın ve sevin...

Herkese sevdikleriyle beraber nice mutlu bayramlar...
 

9 Ekim 2013 Çarşamba

İyi İnsan Olabilmek

 
Hayatta pek çok şey başarabilirsiniz ...
fakat önemli olan İYİ İNSAN olabilmektir.
~ Shams Tabrizi              

7 Ekim 2013 Pazartesi

Yapı Kredi Worldcard - Kredi Kartı Üyelik Ücreti İptali

Yapı Kredi kredi kartı olan World Card’ın kart aidatından ya da bir başka adıyla üyelik ücretinden kurtulmak için yapılması gerekenleri kaleme aldığım bloguma yoğun ilginizi memnuniyetle takip ediyorum.
Sözkonusu blog içeriğime buradan ulaşabilirsiniz:
Benim gibi pek çok kişi World Card aidatlarından yana dertli olsa gerek ki google da yapılan aramada, Yapı Kredi Bankası ve World Card’ın websitesinden sonra en çok ziyaret edilen sayfa, benim blogum.
Şimdi sizinle konuyla ilgili güncel bir gelişme paylaşmak istiyorum.
Geçtiğimiz günlerde World Card’ımı iptal ettiğime dair bir blog içeriğini buradan paylaştım:
Sancısız geçen iptal işleminin takip eden 2 gün sonra banka tarafından aradım. Neden iptal ettiğimi bir kez daha sordular, kart aidatı sebebiyle iptal ettiğimi bir kez daha söyledim. Bu kez, koşulsuz şartsız, 2014 Ekim ayına kadar aidat almayacaklarını söylediler. Kibarca reddettim. Eğer karta ihtiyacım olsaydı ya da bankaya güvenseydim, pek tabii ki değerlendirirdim.
İlginiz için siz takipçilerime teşekkür eder, kart aidatları ve üyelik bedelleri konusundaki hassasiyetinizle beni memnun ettiğinizi belirtmek isterim. Bu paralar bankalar yerine ihtiyacı olan kişilere ulaşırsa, gerçekten çok daha güzel olacak.


We're the Millers - Bu Nasıl Aile?

Havaların soğumasıyla birlikte film izleme isteğinizde yükselen bir trend varsa eğer sizlere büyük keyif alarak izlediğim bir film önerisinde bulunacağım: “We’re the Millers” . Ülkemizde “Bu Nasıl Aile?” diye gösterime girdi.

Film komedi türünde, gerçekten saçmalamadan güldüren, konuların güzel bir örgü ile işlendiği, 1 saat 40 dakika ile ideal süreye sahip bir Amerikan filmi. Özellikle birbirinden uç noktadaki karakterleri ve farklı olayları akıllıca bağlamasıyla akıcı bir seyir zevki sunan eğlenceli bir film.

İzlemenizi tavsiye ederim. Şimdiden iyi seyirler...

Filmi izleyen arkadaşlar aşağıdan devam edebilirler...

We’re the Millers / Bu Nasıl Aile ,  önce uyuşturucu satıcısı David Burke’ün yalnız hayatına dalış  yapmamızla başlıyor. İşini tıkır tıkır kurmuş olan David, yıllar sonra karşılaştığı okul arkadaşının kurduğu sıcak yuvanın çok dışındadır, yani hayatta tek başınadır ama yalnızlık konusunda tek başına değil... Film elbette bir yalnızlar ordusu kurmuyor ama hayatın dışına itilmiş, en azından kendisini öyle sanan ve ifade eden dört kişiyi zorunlu olarak biraraya getirmenin formülünü yaratıyor. Başını belaya sokma ustası David elindeki parayı ve uyuşturucuları kaptırınca büyük satıcı Brad’e borçlanır. Meksika sınırından kaçak yollarla yüklüce miktarda uyuşturucu getirebilirse durum hallolacaktır.

Filmin hikayesini anlatmaya, "Bu sorunu göze batmadan, bir karavanla tatile çıkmış aile modu yaratarak aşmayı deneyen David’in başına gelmeyen kalmaz" şeklinde bir cümleyle sürdürmek en doğrusu sanırım.

Striptiz dansçısı Rose, kimseyle cinsel ilişki deneyimi olmayan bakir Kenny, ailesini terk ederek sokaklarda yaşamaya çalışan kaçak Casey ve bizim David bir karavanın içinde ‘çakma’ bir aile oluşturur ve Meksika yollarına düşerler. Çakma aile modelini en son Demi Moore’lu The Joneses / Örnek Aile filminde izlemiştik yanılmıyorsam, oradaki toplama aile modeli fazlaca ciddi ve kuralcıydı tabii!

Burada ise kurallar yok, komedi var. Komedisini az da olsa cinsellik üzerinde kuran filmlerden bu, o yüzden bel altı muhabbetler fazlaca dönüyor! Hatta bazı yerlerde kaba komedi kıvamına yükseliyor!

Ayrı telden çalan dört kişinin birbirine alışma süreçleri, uyuşturucu yüklü koca bir karavanla yapılan absürd yolculuk hali ve bu aileye eklemlenen yan karakterlerle bir hayli güldürmeye çalışan filmin eksiği, bir türlü istediği gerilimi yaratamamak! Aslında uyuşturucunun yanlış ellere geçmesi ve Meksika’dan belalı bir grubun peşine düşmeleri filmin pek umrunda olmuyor, o daha çok ‘çakma’ ailemize, yamadığı diğer aileyle maceralar yaşatma derdinde! Yanlış anlaşılmalar, durum komiklikleri ve cinselliğin küçük dozlarla araya sızdırıldığı filmde uyuşturucu muhabbeti sadece dekor olarak kalıyor. Hatta, dikkatli bir biçimde kısa tutuluyor, bir nefes çekildiğini bile görmüyoruz yani!

Sadece "ot bebek" bölümü gayet iyiydi! Nasıl sonuçlanacak diye beklerken bir hayli radikal bir kararla ot bebekten kurtulundu...

Filmde olay örgüsü bir türlü sonuca ulaşmıyor, tam bitiyor dediğimiz yerden olmadı baştan şeklinde bir daha başlıyor. Bu da filmde belli bir sarkma yaratıyor ama çok da değil, sadece konu istenilen noktaya gelene kadar bayağı badireler atlatılıyor. Sonuçta Bu Nasıl Aile yollarda geçirdikleri zorlu ve bir yandan da keyifli yolculukta birbirlerini tanımaya çalışan dört insanın öyküsü diyebiliriz. Aile kurumuna önem verdiğini söylese de ‘toplama’ bir aile yaratarak kan bağı denen şeyin üstünü çiziyor ve Hollywood kalıplarında aileye sıkı sıkı sarılan filmlerden ayrılıyor en azından. Haftanın komedi filmi olarak belli bir ilgi gösterilebilir, hatta striptiz salınımları ve yıllara meydan okuyan vücuduyla Jennifer Aniston bile ilgi çekici olabilir!

1 Ekim 2013 Salı

Sahibinden.com’un Kiralama Sürecindeki Hızı

Teyzemin Karşıyaka Çarşı’ya yakın, 2+1 çok tatlı bir evi var. Bu evin sorunlu kiracısı Ağustos ayında “çok şükür” evden çıktı. Daha sonra hemen evin karşısındaki emlakçıyla temasa geçip evin kiraya verilmesi için işlemi başlattık. Geçen 1 aylık sürede dilediğimiz gibi bir aday (tek şartımız memur olmasıydı) çıkmadığı için emlakçımız beklentimizi karşılamadı.

Geçtiğimiz 28 Eylül gecesi TV izlerken sahibinden.com’a girip aşağıdaki basit ilanı açtım. Elimde fotoğraf olmadığı için sadece 4 satırlık bir içerik girdim. Aynı gece mail yoluyla ilanın yayımlanmaya başladığı bilgisi tarafıma ulaştı.

Cumartesi sabahından itibaren telefon ile günde 6-7 kez farklı adaylarca arandım. Sonuç olarak, ilanın yayınlandığı 3. gün, (ki bu ilk iş günü oluyor) site üzerinden ilanı görüp ulaşan bir aday ile anlaştık ve 1 Ekim günü sözleşme imzalamak üzere taraflar biraraya gelecek.
Bence internet dünyasında sahibinden.com kendi alanında ülkemiz için gerçek bir başarı öyküsü. Bu takdir edilmesi gerekn başarıyı kendimce tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.

Google adsense

Analytics