servis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
servis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2018 Çarşamba

Philsa Sadece Kapısını Değil Yüreğini de Açtı



12 Mayıs 2018 Cumartesi günü Kapımız Size Açık etkinliğinde yaşadıklarım, geride kalan 5 yıllık Philsa deneyimimde en unutulmaz hatıralarımdan biri olarak beni gerçekten çok etkiledi. Filmi başa sarmadan, en son sahneden, dört yaşındaki oğlum Okan’ın fabrikadan eve dönmek için servise bindiğinde ağlamaklı bir şekilde bana ve eşime söylediklerini aktararak başlamalıyım:

-          Bir daha babamın iş yerine gelemeyeceğim için çok üzülüyorum…

Uzun bir süredir beklediğimiz Philsa’nın kapılarını ailelerimize açacağı gün öncesinde Okan’a bu aktivitenin özel olduğunu, danışma komitesine bu konuda öneri götüren kişilerden biri olduğumu, uzun zamandır ailelerin katılımı için fabrikada böyle bir program düzenlenmediğini ve tekrarının olup olmayacağını bilmediğimiz için bu aktiviteye katılmamız gerektiğini anlatmıştım. Baştan sona çok keyifli geçen bu etkinlik sonrası da ister istemez Okan veda zamanı bu aktivitenin bir daha olmama ihtimalini düşünerek hevesi kursağında kalmış, adeta oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi hüzünlense de çok eğlendiği bir gün geçirdiğinin farkındaydı. Sadece o değil, aile olarak biz de çok eğlendiğimiz gibi çevremi gözlemlediğimde bizimle beraber tüm katılımcıların yüzünde o memnuniyet hissi gözle görülebiliyordu. Organizasyon sonrasındaki ilk iş gününde de memnuniyet konusunda arkadaşlarımla aynı fikirde olduğumuzu konuştuk.

Etkinlik boyunca, Philsa ailesinin bireyleri olarak tek vücut olup, kültürümüzdeki kapsayıcılık enerjisinin somut örneklerini gün içerisinde yaşama fırsatı elde ettik. Kültürel bir değişim sürecinden geçtiğimiz şu günlerde, Şirketimizin en büyük varlığı olan insanın, yani bizlerin gerçek potansiyelimize ulaşmamız için büyük bir motivasyon yaratan ve bizlerin bir aile olduğunu bir kez daha hatırlatan bu organizasyon amacına fazlasıyla ulaştı.

Sabah bizleri durağımızdan güler yüzle alan servis şoföründen, fabrikanın kapısında karşılayan ve her bir adımımızda yardım etmek için yanımızda olan organizasyon görevlilerine, sıcakta döner kesen aşçıdan, gün boyunca belki yüzlerce çocuğa türlü oyunlarla dondurma sunan dondurmacısına, Altın Çocuğun illüzyon şovundan, kum boyama atölyesinde çocuklarımızla şefkatle ilgilenen öğretmenlerimize herkes bu özel günün güzel geçmesi için üstüne düşeni yapmıştı. Tabi ki her şeyin bu derece güzel geçmesinde gerekli planlamayı, koordinasyonu ve uygulamayı yürüten başta Genel Servisler ve İşletmeler Planlama ekibindeki arkadaşlarım olmak üzere emeği geçen herkese yaşattıkları hoşnutluk için teşekkür ederim.

Önümüzdeki yıl tekrarı olur mu bilemem ama bu etkinlik hem ailelerimize yaptığımız işi ve çalışma ortamımızı gösterebilmemiz, hem de birlik ve beraberliğimizi artırarak dönüşüm yolunda kapsayıcı bir enerji yaratmamız açısından çok faydalı oldu.

Ata'mıza Saygı

Okan, babasının masasında...

Okan, Özlem Ablasını ve Serhan Abisini pas geçmedi.

Yemek, mutlu olmak için yeterli bir gerekçedir!

Sunum teknikleri derken...

Renkli kum boyama atolyesi

Seramik sanatı ve Okan
Rutin bir mesai günü gibi, serviste yine ikinci sırayı tercih ediyoruz.
En sağdaki Süper Mario ile bir türlü fotoğraf çektiremedik :)
En önden izlesem de hiç bir illüzyonda hileyi yakalayamadığımı kabul etmeliyim.


31 Mart 2015 Salı

Hakkını Vererek Yaşayın

Yazayım mı, yazmayayım mı, blog da mı yazsam yoksa bu konu hakkında sadece bi tweet mi atsam derken ipad de beyaz bir sayfa açmış buldum kendimi...

Tarih 31 Mart 2015 Salı. Saat 7:13, servisteyim. Mavişehir'den Torbalı yönüne doğru yola çıkacağız. Benim için haftanın ilk iş günü. Yıllık izinleri planlı bir şekilde eritmek için Pazartesi bir günlük izin kullanıp haftasonuyla birlikte üç gün dinlenmiş oldum. Dinlenmek demişken ne kadar hakkını verdim, işte o tartışılır. 

İzni planladığınız zaman, planlanan andan izne çıktığınız ana kadar özlemini duyduğunuz o kadar çok şey yapmak istiyorsunuz ki, ne kadar dolu dolu yaşayıp keyif aldığınız anlar olsa da "ah keşke şunu da yapsaydım" dediğiniz mutlaka oluyor. Üç günlük kısa bir tatil olsa da üç günü fena geçirmedim. Herşeyden önce hep ailemle biraradaydım. Ama bu sabah işe gitmek için çantamı hazırlarken tatil öncesi yapmayı planladığım ama fırsat bulamadığım şeyler aklıma geldi. Ne yalan söyliyeyim, içim şöyle bi burkuldu açıkçası. Yapabilceğim daha bir kaç şey vardı ama zaman da kısıtlıydı, anca yani... Hem beni bilen bilir, öyle uzun uzun uyuyan, saatlerce playstationda vakit öldüren biri de değilimdir.

Efendim yavaştan konumuzu toparlayalım... Hayatta sürekli planlar yapıyoruz. Bazen hedeflerimize tamamiyle erişiyor, bazen de bu yaptığımız planlarla sadece Tanrı'yı güldürüyoruz. Ama ne olursa olsun siz yaşamanın hakkını verin. En çok yapmak istediklerinizi mutlaka ama mutlaka yapın. Deneyin, tecrübe edin. Sonra yapmadığınız için pişman olmayın. Basit bir tatil bile bunu bir insana yaşatabiliyorsa, bir ömrün sonuna geldiğinizde pişmanlıklarınız çok büyük olabilir. İşte sırf bu yüzden hakkını vererek yaşayın...
 

Google adsense

Analytics