etik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2021 Pazartesi

Uyum İhlallerinde Ceza Hukuku Uygulamaları

Etik ve İtibar Derneği’nin 9. Döneminin 10. Gününde ikinci dersimiz “Uyum İhlallerinde Ceza Hukuku Uygulamaları oldu. Avukat Kemal Altuğ Özgün’ün eğitmenliğindeki dersimize rüşvetin etraflıca tanımı başladık. Daha önceki notlarımda da belirttiğim şekilde, derste belirtilen tanımlamaları buraya direk taşımam söz konusu değil. 

Dersimizde kamu görevlisinin tanımını da yaptık. Notlarıma göre, kişi kamusal bir faaliyet yönetiyorsa kamı görevlisi olarak tanımlanmaktadır. Yeni Türk Ticaret Kanunu’ndaki düzenleme ile artık kamu görevlisi tanımı genişlemiştir.



Suistimallerde günümüzde dört ana unsur vardır. Suistimal karesi (fraud diamond) finansal baskı, fırsat, meşrulaştırma ve kabiliyetten oluşur. Daha önceden suiistimalin üçgeni (fraud triangle) kabul edilmektedir ve bunu baskı, fırsat ve meşrulaştırma oluşturmaktadır. Bir bakıma bireysel farklılıklar da denkleme “kabiliyet” boyutu ile dahil edilerek, şirket içi suiistimalin hem önlenmesinde hem de ortaya çıkarılmasında öneminin altı çizilmiştir.



9 Ekim 2021 Cumartesi

Etik Uyum Eğitimi, İletişimi, Etik Kültürü

Etik ve İtibar Derneği’nin 9. Döneminin 8. Gününde birinci dersimiz “Etik Uyum Eğitimi, İletişimi, Etik Kültürü, Liderlik, Ölçme, Değerlendirme, Raporlama” oldu. Tayfun Zaman’ın eğitmenliğindeki dersimize ticari, hukuki ve etik unsurlardan bahsederek başladık. Tabi olunan tüm mevzuat hukuki, iş dinamikleri ve ticari menfaatler ticari, prensip ve politikalar ise etik diye nitelendirebiliriz. Daha önceki notlarımda da belirttiğim şekilde, derste belirtilen tanımlamaları buraya direk taşımam söz konusu değil. Bu sebeple derste aldığım notları kendimce değerlendirerek, üzerine internetten herkesin ulaşabileceği bilgileri derleyerek bu içeriği hazırlıyorum.

Bir uygulamanın, aksiyonun etik olup olmadığını belirlemek için şirketin değerlerine ve varlık sebebine uygun olup olmadığına bakmak lazım.

Siemens, 2008 yılında 800 milyon USD’lik ceza yemesinin ardından bugün en etkin uyum programlarından birine sahiptir. Siemens konusu ile ilgili hemen şunu paylaşayım:

Uluslararası bir şirketin FCPA kapsamına girmesi için ABD'de yerleşik olmasına gerek yok: (i) ABD'de faaliyet gösteren bir şirketin yurtdışındaki ortakları ve iştirakleri, (ii) payları ve diğer menkul kıymetleri bir ABD borsasında işlem gören yabancı şirketler, (iii) ABD'de yerleşik veya borsaya kayıtlı şirketler adına faaliyet gösteren hissedarlar, yetkililer ve vekiller, (iv) ABD'de ikamet eden yabancılar, (v)ABD'de ticari faaliyet gösteren kişiler de FCPA kapsamına giriyor. Hatta ve hatta Amerika'da hiçbir faaliyet göstermeyen bir yabancı şirket tarafından yine yabancı bir kamu görevlisine veya başka bir şirkete dolar üzerinden para transferi yapılması durumunda, bankacılık işleminde Amerikan bankalarının hesapları kullanıldığı için, bu işlem de FCPA kapsamına girebiliyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) bu şirketlere karşı soruşturma açabiliyor. 2008 senesinde bir Alman şirketi olan Siemens, buna benzer işlemler sebebiyle FCPA kapsamında kabul edilmişti; yapılan soruşturma ve yargılama sonucunda ABD Adalet Bakanlığı ile 800 milyon dolarlık bir anlaşma imzalayarak, cezai yaptırımlardan kurtulmuştu.

https://www.mondaq.com/turkey/white-collar-crime-anti-corruption-fraud/614850/yolsuzlukla-mcadele-dzenlemelerimiz-eksik

Tayfun Bey, son dönemde çok popular olan oyunlaştırmanın (gamification) etik ve uyum eğitiminde tehlikeli olduğunu çünkü yanlış cevabın arkasındaki dinamikleri eğitime katılan kişinin bilemeyeceğini belirtti.

Benzer şekilde eğitimlerde animasyon kullanmayı da önermedi ve konunun ciddiyetinden uzaklaştıracağının altını çizdi.

Tayfun Bey’in “Etik ve Uyum Eğitimi Hayat Kurtaran Bir Önlem mi Yoksa Katlanılması Gereken Bir Zorunluluk mu?” başlıklı makalesini okumanızı özellikle tavsiye ederim:

https://viewer.joomag.com/inmagazine-say%C4%B1-23-etik-ve-%C4%B0tibar-derne%C4%9Fi-etik-ve-%C4%B0tibar-derne%C4%9Fi/0653872001633001412?short&



4 Ekim 2021 Pazartesi

Çıkar Çatışmaları ve Çıkar Çatışmalarının Etkin Yönetimi

Etik ve İtibar Derneği’nin 9. Döneminin 6. Gününde ikinci dersimiz “Çıkar Çatışmaları ve Çıkar Çatışmalarının Etkin Yönetimi” oldu. Av. Altuğ Özgün’ün eğitmenliğindeki örneklerle iş etiğinde çıkar çatışması kategorilerini inceledik. Daha önceki notlarımda da belirttiğim şekilde, derste belirtilen tanımlamaları buraya direk taşımam söz konusu değil. Bu sebeple derste aldığım notları kendimce değerlendirerek, üzerine internetten herkesin ulaşabileceği bilgileri derleyerek bu içeriği hazırlıyorum.

TEİD’in websitesinde bu konuda içerik araştırırken şu tanımlamayı buldum:

Çıkar çatışmaları, şirket yöneticileri ve çalışanlar tarafından en çok yanlış anlaşılan ve tespit edilip tanımlanması en zor kavramların başında gelmektedir. Uluslararası şirketlerde çalışanların çıkar çatışmalarını tespit etmek ve yönetmek etkin bir Etik ve Uyum programının vazgeçilmez unsurlarından biridir.

https://www.tice.org.tr/etik-ve-uyum-yoneticileri-platformu-cikar-catismalari/

Yine kamuya açık bilgilerden eğitmenimiz Av. Altuğ Özgün’ün hazırladığı, kaynağını aşağıda paylaştığım sunumdan alıntılarla devam edelim:

OECD’nin tanımına göre: “Bir şahsın veya kurumun (özel veya kamu), sahip olduğu veya oldukları bir pozisyonu, şahsi veya kurumunun çıkarları için kötüye kullanması durumunda çıkar çatışması meydana gelmektedir”

ÇÇ VE YÖNETİMİ TEİD SUNUM rev3 (googleusercontent.com)

Çıkar Çatışmalarının Etkin Yönetimi. Av. Gökçe Türkoğlu & Av. Altuğ Özgün. Hidiv


Çıkar çatışmalarının kategorileri ise aşağıdaki gibi sıralanabilir:

- Hediyeler, Eğlence veya İkram

(Hediye sepetleri, eğlence veya diğer etkinlikler için bir iş ortağı tarafından veya iş ortağına sağlanan biletler veya davetiyeler)

- Harici Pozisyon

(İkinci bir işte çalışmak veya bir yönetim kurulunda görev yapmak)

- Aile Üyeleriyle Ticari ilişkiler

(Bir akrabanın yönettiği bir tedarikçiye iş vermek; bir aile üyesinin bir müşteri olmasını istemek)

- İlgili Şirketlerde Mali Çıkarlar

(Şirketin rakipleri veya iş ortaklarında doğrudan bir yatırım veya sahip olma durumunun bulunması)

- Şirket Malı ve Bilgilerinin Kişisel Kullanımı

(Kişisel çıkar veya başkalarının çıkarı için kurumsal bilgileri, varlıkları veya fırsatları veya şirketteki pozisyonunuzu kullanmak)

Projelerde Uyum Yönetimi

Etik ve İtibar Derneği’nin 9. Döneminin 5. Gününde ikinci dersimiz “Projelerde Uyum Yönetimi” oldu. Esra Özak Oyman’ın eğitmenliğindeki dersimizde proje yaşam döngüsünde uyum risklerinin altını çizdik. Daha önceki notlarımda da belirttiğim şekilde, derste belirtilen tanımlamaları buraya direk taşımam söz konusu değil. Bu sebeple derste aldığım notları kendimce değerlendirerek, üzerine internetten herkesin ulaşabileceği bilgileri derleyerek bu içeriği hazırlıyorum.


Dersimizde farklı örnek vakalar üzerinden giderek vakalar özelinde karşılaşabileceğimiz uyum risklerini değerlendirme fırsatı bulduk. Dersteki örnekleri paylaşmam mümkün olmayacağı için bu konuda sizlere bakış açısı kazandıracağına inandığım aşağıdaki linki paylaşıyorum:

https://www.solvexia.com/blog/what-is-compliance-risk-and-how-to-manage-it

Burada belirtilen risk örneklerini farklı proje ve vakalarda karşınıza çıkacak uygulamalarda değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Etik Kodu

Etik ve İtibar Derneği’nin 9. Döneminin 5. Gününde birinci dersimiz “Etik Kodu” oldu. İdil Gürdil’in eğitmenliğindeki dersimize etik kodu tanımlayarak başladık. Daha önceki notlarımda da belirttiğim şekilde, derste belirtilen tanımlamaları buraya direk taşımam söz konusu değil. Bu sebeple derste aldığım notları kendimce değerlendirerek, üzerine internetten herkesin ulaşabileceği bilgileri derleyerek bu içeriği hazırlıyorum.

“Etik kodu” şeklinde google’da bir arama yaptığımda çıkan ilk sonuç İdil Hanım’ın eski şirketi KPMG’nin websitesi oldu. Ben de oradaki tanımı sizinle paylaşmak isterim:

Etik Kod, kurumların çalışanlarına, beraber iş yaptığı kişi ve diğer kurumlara ve kamuya sorumluluklarını özetleyen, temel değerlerini ve ilkelerini yansıtan, çalışanlara kabul edilebilir ve edilemez davranışlar konusunda yol gösteren bir kurallar bütünüdür.

https://assets.kpmg/content/dam/kpmg/tr/pdf/2016/09/tr-etik-kod.pdf

Daha sonra etik kodun içeriğinde neler olması gerektiğine geçtik. Yine “etik kodun içeriği” diye google’ladığımda ilk sonuç KPMG çıktı ve içeriğin de derste öğrendiklerimiz ile parallel olduğunu gördüm:

En genel tanımıyla iş hayatındaki evrensel doğruları ifade eden etik kod kurum tarafından, kurumun yöneticilerinin ve çalışanlarının mevcut ve gelecekteki davranışlarına rehberlik etmesi için hazırlanan yazılı kurallar bütünüdür.


Etik kodların oluşturulması sürecinde, kurumsal yönetim ilkeleri, misyon, vizyon ve değerlerden yola çıkılması gerekir. Sadece temel alt yapıyı kuracak bu temel ilkeler şirketlere başlangıç için yardımcı olur. Bunların üzerine sorumluluklar, standartlar ve kuralların da eklenmesiyle bütünün parçaları tamamlamış olur. Etik kodların içeriği bir piramidin katmanları gibi düşünülürse, bu piramidin en tepe katmanını “misyon” oluştururken, en alt katmanda “standartlar ve kurallar” yer alır. Piramidin en alttan en üst katmana doğru verilen detaylar ve teknik bilgiler azalır. Bir etik kodun bütün katmanları bazı durumlarda tek bir dokümanda yer almayabilir. Bu katmanlardan bir ya da birkaçını daha detaylı açıklamak isteyen şirketler, ayrı ayrı dokümanlar hazırlamayı tercih edebilir. Ancak her durumda, bu katmanlar bir arada ve bütünleşik bir şekilde şirketin etik bel kemiğini oluşturur.

Şirketlerin etik kodlarının bulunmasının en önemli amaçları arasında; ortak bir kurum kültürü yaratmak, kurum itibarını koruyarak geliştirmek, çalışanların davranışlarını iyileştirmek, yasal gerekliliklere uyum sağlamak, paydaşların beklentilerini karşılamak, topluma karşı sorumlu bir şirket olabilmek, rakiplere karşı şirketin konumunu korumak ve güçlendirmek, oluşabilecek bir suistimalin olası etkilerini azaltmak ve şirketin regülasyonlarla uyumlu olmasını sağlamak gelir. Etik kodlar bu etmenleri gerçekleştirebilmek için öncelikle temel değerlerden yola çıkar.

https://home.kpmg/tr/tr/home/gorusler/2017/03/sirketlerin-olmazsa-olmazi-etik-kod.html

Şirketler tarafından kullanım şekillerine göre etik kodlar 3 gruba ayrılır. Birinci grupta kurala dayalı kodlar, ikinci grupta prensibe dayalı kodlar, üçüncü grupta ise kurala ve prensibe dayalı kodlar yer alır.

Kurala dayalı etik kodlarda standartlar ve kurallar detaylı olarak belirtilir, prensibe dayalı etik kodlardaysa misyon, temel değerler ve/veya sorumluluklar özet halinde yer alır. Kurala ve prensibe dayalı etik kodlar detaylı standartlar ve kurallarla genel prensiplerin birleşiminden oluşur. Kurala dayalı kodlar genellikle prensibe dayalı kodlardan daha uzundur ve ikinci ya da üçüncü tekil şahıs ekiyle yazılır. Çoğunlukla buyurgan, kural koyucu ve hukuki bir dili vardır ve iç kullanıma yöneliktir. Prensibe dayalı kodlar daha özettir ve genellikle birkaç sayfadan oluşur. Birinci çoğul şahıs ekiyle yazılır, daha olumlu bir dili vardır, kural koymaktan ziyade yönlendiricidir ve ‘’iş yapış şeklimiz’’ gibi daha doğal bir anlatım taşır. Sadece iç kullanıma yönelik değillerdir ve dış paydaşlara da dağıtılabilir.

Her iki kodun da etkin olmasında çeşitli faktörler rol oynar. Kurala dayalı kod netlik ve benzerlik yaratırken, prensibe dayalı kod daha erişilebilir ve esnektir. Bu nedenle, günümüzde artan sayıda şirket her ikisini bir arada kullanmayı tercih ediyor.

Şirketlerin, etik kodlarını oluştururken dikkat etmesi gereken önemli noktalardan biri kodun kimler tarafından ve nasıl yazılacağıdır. Peki, etik kod nasıl yazılmalıdır? İlk olarak şirketin amaçları ve etik kodu ile başarmak istedikleri belirlenerek işe başlanmalı. Etik kod yazmanın en etkin yolu, şirket genelindeki tüm paydaşların katılımı ile yazılmasıdır. Üst yönetimin de desteğini alarak, kodun yazım sürecinde bir proje ekibi oluşturulmalıdır.


Etik kodu yazarken şirketin kültürü, ihtiyaçları, politika ve prosedürleri incelenmeli, anketler, süreç sahipleri ile görüşmeler ve fokus grup çalışmaları yapılmalıdır. Kodun yazımı için ihtiyaç duyulan bilgileri topladıktan sonra, şirketin değerleri, uygulamaları ve sektör standartları ile uyumlu olacak bir etik kod taslağı hazırlanmalıdır. Hazırlanan bu taslak, bir yandan üst yönetimle paylaşılırken bir yandan da saha çalışmaları ile test edilmeli ve gerekli düzeltme ve değişiklikler yapmalıdır. Etik kod son haline geldikten sonra mutlaka şirketin hukuk danışmanı tarafından da incelenmelidir. Nihai haline gelen etik kod üst yönetimin onayına sunulmalıdır. Etik kodun üst yönetim tarafından onaylanmasından sonra kodun ilgili taraflara duyurulması ve içselleştirilmesi için iletişim planı ve eğitim stratejisi belirlenmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki, etik kod bir kere yazıldıktan sonra tamamlanmış olmaz, sürekli gözden geçirilerek güncel kalmasına çalışılmalıdır.

Birkaç temel ilkeye dikkat ederek etkin ve içselleştirilmiş bir etik kod yazılabilir. Etik kodla gerçekleştirilmek istenen amaçlar hakkında açık ve net olunmalıdır. Etik kodun anlaşılabilir olması için sade ve anlaşılabilir bir anlatım dili kullanılmalıdır. Hukuki terimler ve genellemelerden kaçınmak gerekir. Etik kod gerçek hayatta karşılaşılabilecek sorunlara, yaşanabilecek çelişkili ve ikilemli durumlara cevap vermelidir. Rehberlik edici bir kaynak olmalı, sektöre özgü son gelişmeleri, kanun ve regülasyonları takip etmelidir. Ancak esas önemli olan, etik kodun kullanılır olmasıdır çünkü kullanılmayan ve içselleştirilmemiş bir etik kod başarıya ulaşamaz.

26 Eylül 2021 Pazar

Risk Değerlendirmesi, Kurumsal Risk Haritası

Etik ve İtibar Derneği’nin 9. Döneminin 4. Gününde ikinci dersimiz “Risk Değerlendirmesi, Kurumsal Risk Haritası” oldu. Gülçin Turasay’ın eğitmenliğindeki dersimize risk türlerini tanımlayarak başladık. Daha önceki notlarımda da belirttiğim şekilde, derste belirtilen tanımlamaları buraya direk taşımam söz konusu değil. Bu sebeple derste aldığım notları kendimce değerlendirerek, üzerine internetten herkesin ulaşabileceği bilgileri derleyerek bu içeriği hazırlıyorum.

Risk türleri genel olarak operasyonel, finansal, mevzuat, bilgi sistemleri, insan kaynakları, piyasa, stratejik, repütasyonel ve teknik şeklinde sıralanabilir.

Uyum riski ise yürürlükteki kanunlara, diğer hukuki düzenlemelere, uluslararası mevzuata, etik kurallara, şirket içi politikalara uyulmaması halinde karşılaşılabilecek yasal müeyyideler, itibar kaybı, maddi ve benzeri kayıpları ifade eder.

Uyum riskini google’ladığımda şirketlerin içinde bulundukları sektöre göre raporladıkları uyum risklerinin farklılık gösterdiğini kamuya ve yatırımcılarına yapmış olduğu açıklamalarda net bir şekilde gördüm.


Dersimizde bir risk değerlendirmesini örnek üzerinden takip edip, yapılan değerlendirmenin nasıl hesaplandığını ve bu riskin nasıl raporlanarak takip edildiğini görmüş olduk.

20 Eylül 2021 Pazartesi

Etik ve Uyum Yöneticiliği & Uyum Krizi Yönetimi

Akademi 9. Dönem Etik ve Uyum Yöneticisi Sertifikasyon Programı’nın 2 gününde “Bir meslek olarak Etik ve Uyum Yöneticiliği” ve “Uyum Krizi Yönetimi” derslerine katıldık.

Aslı Ertekin’in anlattığı “Bir meslek olarak Etik ve Uyum Yöneticiliği” dersinde TEİD websitesinde de belirtildiği üzere Etik ve Uyum Yöneticisinin bir meslek olarak tanındığının altını çizerek başladık:

“TEİD’in hazırlayıp T.C. Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun onayına sunduğu “Etik ve Uyum Yöneticisi” mesleğinin standartları, ilgili makamlarca kabul edilerek 09/06/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.”

https://www.teid.org/etik-ve-uyum-yoneticiligi-meslek-standardi-resmi-gazetede-yayimlandi/

Bu mesleğin sorumluluklarını da konuştuğumuz dersimizde notlarımı ya da derste kullanılan slaytları paylaşamayacağım için temel olarak aşağıdaki sorumlulukların bir Etik ve Uyum Yöneticisinden beklendiğini söyleyebilirim:

Etik ve Uyum Yöneticisi,

  • Bir kuruluşun etik ve uyum programlarının ve bunların politika ve prosedürlerinin hazırlanmasını ve uygulanmasını sağlar,
  • Kuruluş içi rol ve sorumlulukları tanımlar,
  • Kuruluşun tâbi olduğu mevzuat, hizmet prosedürleri, kalite gereklilikleri, risk yönetimi öncelikleri ve etik ilkeleri çerçevesinde iletişim mekanizmalarının oluşturulmasını sağlar,
  • Etik ve uyum programının uygulama sürecine yönelik bilgilendirme, eğitim ve farkındalık çalışmaları yürütür,
  • Programın izleme, raporlama ve güncelleme çalışmalarını yapar, ihlal ve bildirimleri takip eder.

https://www.morogluarseven.com/tr/news-and-publications/etik-ve-uyum-yoneticiligi-meslek-standardi-resmi-gazetede-yayimlandi/

Dilerseniz Resmi Gazete’den de detaylı tanımlamalara ulaşabilirsiniz:

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/06/20180609M1-1-2.pdf

Peki bu meslek dünyada ve ülkemizde nasıl evriliyor, nereye gidiyor diye merak ederseniz, takip edeceğiniz temel içerikler burada:

https://fcpablog.com/

https://www.etikblog.com/

Deloitte raporu: https://www2.deloitte.com/content/dam/Deloitte/uk/Documents/risk/deloitte-uk-compliance-thought-leadership-16.pdf

Programın 2. Gününün 2. Dersinde Avukat Seçkin Savaşer ile “Gerçek Hayattan Uyum Krizi Yönetimi” konularına giriş yaptık. Bu seansta Seçkin Bey risk değerlemesinin adımlarından bahsetti ve sonrasında çalışmakta olduğu Good Year’da kamuya da yansımış olan üç krizi ve bu krizleri nasıl yönettiğinden bahsetti.

Herhangi bir kişisel yorumu eklemeden bu üç olayla ilgili internetten bulduklarımı paylaşmak isterim.


İlki CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı Adalet Yürüyüşü'ne el işareti ile fotoğrafta gördüğünüz şekilde hakaret eden kişiler sebebiyle sosyal medyada şirket aleyhine oluşan algı ile ilgili Goodyear’dan aşağıdaki şekilde açıklama yapılmış:

Goodyear Lastikleri T.A.Ş: Goodyear Tire and Rubber Company'nin Türkiye'deki iştiraki olarak, sadece lastik üretimi ve satışına odaklı faaliyet göstermektedir. Dün gerçekleşen bir olaya dair sosyal medya üzerinden yayılan paylaşımlarda yer alan kişi Goodyear çalışanı değildir, Goodyear ile hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."  

https://t24.com.tr/haber/goodyeardan-adalet-yuruyusune-el-hareketleri-yapan-kisilerle-ilgili-aciklama,412322

İkinci örnek ise banka işlemlerinde oynama yaparak usulsüz olarak haksız kazanç elde edilmesi ve sonrasındaki eylemlerle ilgiliydi. Konu şöyle:

“… Fabrikada bordro şefi olarak çalışan Y.T., çalışan personelin maaş, maaş avansı, yıllık izin avansı ve acil ihtiyaç avansı gibi ödemelerle ilgili sahte belge düzenleyerek bu belgeleri fabrikanın kullandığı ‘Lotus Notes’ isimli sisteme yükledi. Fabrikanın finans bölümü ise sisteme yüklenen bu talebe göre aylık olarak bütçe ayırdı ve ödemeler bu şekilde gerçekleştirildi. Ancak Y.T., bu ödemelerle ilgili ihtiyacı olan personel yerine kendi IBAN numarasını verdi ve ödemeler Y.T.’nin hesabına gönderildi.

İddianamede yer alan bilgilere göre Y.T., fabrikanın kullandığı GENOM Bordro Sistemi ve EBA isimli programa sahte bordro girişi yaptı. Yapılacak ödemeleri yüksek göstererek, ödemelerin yapıldıktan sonra geriye kalan kısmını hem kendisinin hem de belirlediği 3 kişinin hesabına gönderildi. Y.T.’nin hesabına usulsüz olarak gönderdiği parayla yasadışı bahis sitelerinden yüksek miktarlarda bahis oynadığı tespit edildi.

Y.T. bu yöntemle kendi banka hesabına usulsüz olarak toplamda 6.599.938,29 TL para gönderimi gerçekleştirdi. Yine iddianamede yer alan bilgilere göre Y.T. hesaplardaki hareketliliğin dikkat çekmemesi için T.Ş.’nin hesabına 140.749,32 TL, F.K.’nın hesabına 73.079,62 TL ve H.A.’nın hesabına ise 27.167,00 TL gönderdi. 4 şüphelinin fabrika üzerinden edindiği haksız tutarı ise toplamda 6.84.934,23 TL olarak iddianamede yer aldı.”

https://www.ozgurkocaeli.com.tr/haber/4528559/lastik-fabrikasinda-buyuk-yolsuzluk

Üçüncü örnek ise ölümle sonuçlanan bir krize ait. Sendika başkanının Goodyear çalışanı tarafından öldürülmesi ve sonrasında izlenen kriz yönetimini içeriyor. Tabi ki Seçkin Bey’in aldığı aksiyonları paylaşamam ancak bu olaya ilişkin kamuya yansıyan bilgiler bu şekilde:

“Lastik İş Sendikası Genel Başkanı Abdullah Karacan Sakarya’da silahlı saldırıya uğradı. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Karacan’ın kafasından vurulduğu ve durumunun kritik olduğu öğrenildi. Olayda Karacan’ın yanında bulunan Lastik İş Sendikası Goodyear Fabrikası işyeri temsilcisi Osman Bayraktar ve Mustafa Sipahi’nin de vurulduğu öğrenildi. Silahlı saldırının Adapazarı Goodyear çalışanı Sedat U. (33) tarafından gerçekleştirildiği iddia edildi. Karacan’ın durumunun ağır olduğu, hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenilirken yaralılar Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.

Silahlı saldırgan Sedat U.'nun fabrikadaki pres pişirme bölümünde çalıştığı ve yer değişikliği ile ilgili tartışma yaşaması üzerine Karacan'ın ruhsatlı tabancasını çekmeceden alarak Karacan ve beraberindeki iki kişiyi vurduğu öğrenildi.”

https://www.ozgurkocaeli.com.tr/haber/4425374/abdullah-karacan-silahli-saldiriya-ugradi

Göreceğiniz üzere konular oldukça ilgi çekici, konuların eğitmenleri ise bu konularda derinlemesine bilgi sahibi ve bizlerin de gelişimi için oldukça yardımseverler. Bakalım bir sonraki derste hangi olayları işleyip, neler öğreneceğiz.

 

17 Eylül 2021 Cuma

Etik ve Uyum – Temel Kavramlar

Temmuz ayından beri heyecanla beklediğim Etik ve İtibar Derneği’nin 9. Dönemine bugünkü (17 Eylül 2021, Cuma) tanışma ve temel kavramlar konuları ile nihayet başladık. Çok değerli eğitmenlerimizle ve farklı tecrübelere sahip katılımcılarla yolculuğumuza çıktık. Kendimi tanıtma fırsatı bulduğumda da ifade ettiğim gibi, bu yolculuk beni gerçekten çok heyecanlandırıyor ve umarım bana kazandıracağı yeni perspektiflerle bu alanda gelişimime de çok katkı sağlayacak.

Takdir edersiniz ki not almayı ve paylaşmayı seven ben, eğitim esnasında küçük yazımla sayfalarca not alma fırsatı buldum ancak eğitim içeriğini paylaşmamız uygun olmayacağı için bu kez içeriğe dönük bir paylaşımda bulunamayacağım. Yine de eğitmenimiz Ertuğrul Onur’un sunumundan aldığım notlardan bazı konuları öne çıkararak, bu konular üzerinde biraz daha ek okumalar yapıp ben de bıraktıklarını aktaracağım. Böylece aldığım eğitimin de bana faydasını artıracağıma inanıyorum.

Eğitimdeki temel kavramları incelemeye tabii ki “etik”i tanımlayarak başladık. Eğitimdeki tanımdan ziyade internette yaptığım araştırmada karşıma çıkan şu tanımı paylaşmak isterim:

“Etik felsefenin bir dalı olarak insan ilişkilerine temel teşkil eden değerlerin ahlaki bakımdan iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış olarak nitelendirilmesi ile ilgilenmektedir.”

http://www.etik.gov.tr/wp-content/uploads/2019/03/abdulkadirmahmutoglu-etikveahlak-benzerliklerfarkliliklar.pdf

Bu vesileyle T.C. Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun etik.gov.tr adlı websitesinden de haberdar oldum.


Tanımlamalara devam ederken dikkatimi çeken ve özellikle aklımda kalan bir ifade oldu; “Hukuksal olan etik olmayabilir ama hukuksal olmayan etik değildir.” Bu söz üzerinden hukuk ile etik ilişkisini okurken radarıma takılan ise şu oldu:

“… etik ilkeler ile hukuk kurallarının her zaman birbiriyle örtüşmediğidir. Bazen etik ve hukuk kendi içinde çelişkiler taşımaktadır. Mevzuata uygun olduğu halde, etiğe aykırı durumlar olabilir. Örneğin, bir siyasetçinin oy kullanmak için tutamayacağı vaatlerde bulunmasının etik olmadığı ve etik ilkelere aykırı olduğu söylenebilir; ancak bu davranışın hukuk kurallarından oluşan mevzuata aykırı olduğu söylenemez”

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/980898

Kanıt sahibi olmadan yorumda bulunmamamız gerektiği üzerinde durulurken konu bir ara Ford Otosan’a geldi. Konuyu bilmeyenler için durumu kısaca şöyle aktarabiliriz:

Şirket, E.’nin görevi sayesinde ulaşabildiği şirket kayıtları ve elektronik sistemleri manipüle ettiğini öne sürüyor.

Dava dilekçesinde özetle şöyle deniyor: “Davalı, limiti olmayan bayiye mal satışı yapılmasına neden oldu. Hileli işlemlerle bayi limitlerini yükseltti. Bu sayede diğer birimleri yanıltarak araç veya parça satışı yapıldı. Davalı, kimi zaman da bayi borcunu gizledi. Bazı bayilerin şirkete yatırdıkları avans paraları ile ilişkisi içinde olduğu bayilerin borcunu ödenmiş gibi gösterdi. Örneğin, bankadaki limiti 1 milyon lira olan Okutgen’in limitini 30 milyon olarak kayda girdi. Borcu görünmez hale getirilen bir diğer şirket ise Şahsuvaroğlu Otomotiv… Bu şirketin 2017’de 21 milyon 643 bin 462, 2018’de 45 milyon 531 bin 293, 2019’da 81 milyon 27 bin 428 TL, 2020’de ise 38 milyon 611 bin 406 liralık borcu ödenmiş gibi gösterildi.”

https://www.diken.com.tr/ford-otosanda-247-milyonluk-yolsuzluk-iddiasi-nasil-basladi-suclamalar-ne/

Bu olay patlak verdiği günlerde Bloomberg TV’yi izlerken Şahsuvaroğlu Otomotiv’in ortaklarından birinin canlı yayına katılarak kendilerinin suçsuz olduğunu ve bu konudaki söylemlerin hiçbirinin kanıtlanmadığını ve konunun yargıya taşınması sebebiyle daha fazla spekülasyon yapılmaması gerektiği o yayını hatırladım.

Ertuğrul Onur, etik konusunun tarihsel gelişiminden bahsederken ilgili döneme etki eden önemli olaylardan da bahsetti. Bunlardan biri de futbola olan ilgim sebebiyle kısmen hatırladığım Nike vakası idi. Konuyu eğitim sonrası biraz daha araştırdığımda karşıma şu çarpıcı fotoğraf çıktı: 

“Nike farklı ülkelerde sürdürdüğü üretim süreçlerinde uyguladığı çalışma koşulları ile tüketicilerin tepkisine maruz kalmıştır. Nike markasının 1996 yılında, Endonezya ve Çin’de yasa tarafından belirlenmiş ücret düzeyinden daha düşük maaş vermekteydi. Bu durum dünyanın birçok yerinde markaya karşı protestoların oluşmasına sebep olmuştur. Nike daha sonra marka imajını düzeltmek adına üretim yerlerinde denetlemeler uygulamak gibi düzenlemeler yapmaya başlamıştır. 2006 Dünya Kupası döneminde, Pakistanlı çocuk çalışanların Nike marka futbol ayakkabıları dikerken çekilmiş fotoğrafların basına sızması markanın daha önce yaşamış olduğu durumun tekrarına neden oldu. Görsel no çalışmasının da bu durumu karşı yapılan bir kültür bozumu çalışması olduğunu söyleyebiliriz. Kullanılan çocuk çalışan görseli üzerinde kullanılan Nike logosu ve sloganı ile markanın çocuk işçi çalıştırmasına karşı eleştiri getirilmektedir.”

https://acikerisim.ege.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11454/60988/sinemhasretozer2019.pdf?sequence=1&isAllowed=y

Vaka demişken, Alman devi Siemens’in de 2006 yılında bir vaka yaşadığı ve o günden bugüne etik ve uyum konusunda önemli adımlar attığından bahsedildi. Neymiş bu vaka diye araştırdığımda çıkan sonuç şuydu:

“Alman ekonomi tarihinin en büyük rüşvet skandalı Siemens’in adını taşıyor. 2006 yılındaki soruşturmada Siemens’in toplam 1,3 milyar Euro’luk kapalı ödeme yaptığı ortaya çıkarılmıştı. Şirket Alman ve Amerikan makamlarına 1,2 milyar Euro ceza ödedi. Yolsuzluğun aydınlığa çıkarılması için yapılan çalışmaların faturası da bu miktardan az değildi. Konstanz Üniversitesi'nde İktisat Etiği doçentliği yapan Josef Wieland, “Siemens’teki skandal, dürüstlük kurallarına uyum göstermemenin son derece pahalıya mal olabileceğini gösterdi. Şirketin itibarına leke düşmesi, hissedarları için son derece önemlidir. Aslında şirketin ticari dürüstlüğün dışına çıkmamasına özen göstermek, bunda büyük çıkarı olan pay sahiplerine düşer.” Ekonomi etiği uzmanlarının ortak kanısı da zaten, uzun vadede sadece dürüstlüğün para edebileceği. Münih'li öğretim üyesi Christoph Lütge de tüketicinin de rol oynayabildiği tam rekabet ortamında en doğrusunun, dürüstlüğün başarıyı getirmesi olabileceğini ve böylece hem ticaret ahlâkına hem de iş hayatındaki başarıya hizmet edilmiş olacağını, dile getiriyor.”

http://www.yapi.com.tr/haberler/dunyaca-taninmis-sirketlerin-yolsuzlukla-sinavi_103443.html

Siemens yöneticileri ise geçmişten ders almış olmalı ki ülkemizde etik konusunda önemli adımlar atmışlar:

“Rüşvet konusunda adı sık sık gündeme gelen ve bu konuda açılan davalarda önemli cezalar alan Siemens, Türkiye'de etik ve itibar konusuna öncülük yapıyor. Türkiye'de etik ve itibarın bir iş kültürü haline gelmesi amacıyla kurulan Etik ve İtibar Derneği'nin (TEİD) başkan yardımcılığını Siemens A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Ali Rıza Ersoy üstlendi. 2 yıldır hazırlık çalışmaları yürütülen TEİD'in aktif kurucularından olan Ali Rıza Ersoy, geçmişteki kötü deneyimlerden önemli dersler aldıklarını belirtti. Son yıllarda etik ve itibar konusunun Siemens'de en çok önemsenen konu haline geldiğine dikkat çeken Ersoy, “Herkes ve her şirket hata yapabilir. Önemli olan hatalardan ders alıp herkesin önüne geçebilmektir” dedi.”

https://www.yenisafak.com/gundem/rusvetten-agzi-yandi-itibar-dernegi-kurdu-292649

Şirket içerisindeki etik konusunda sorumluluklara baktığımızda çalışanların sorumluluğu en azdır. Sorumluluk yönetim kurulu, genel müdür, yöneticiler ve çalışanlar şeklinde sıralanmaktadır. Şirketin tüm paydaşları açısından değerinin korunmasını sağlayan en önemli yatırım etik ve sürdürülebilir olmaktır. Borsa İstanbul’un Sürdürülebilirlik Rehberi’ndeki Etik Değerler bölümü ile bu konuyu pekiştirerek ilk günden notlarıma son veriyorum:

“Etik değerleri ön planda tutan şirketler hem saygınlık kazanır, hem de toplumsal ve ekonomik faydanın artması ve daha fazla katma değer yaratılması suretiyle sürdürülebilirliğe katkıda bulunurlar. Etik ve ahlaki değerlerin önemi, geçmişte etik değerlere bağlı kalınmaksızın alınan bazı kararlar sebebiyle itibarı yerle bir olan dev şirketler sayesinde daha iyi anlaşılmış bulunmaktadır.”

https://www.borsaistanbul.com/data/kilavuzlar/surdurulebilirlik-rehberi.pdf

Google adsense

Analytics