hedefler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hedefler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2025 Perşembe

Cenevre’ye Uçarken

Bu Pazar, Anneler Günü olmasının dışında benim için ayrıca bir önemi daha var: bir yıl aradan sonra yine Lozan’a gidiyorum. Geçen sene hayatımda ilk kez şirket merkezine giderken yaşadığım heyecandan çok uzaktayım. İlkler bir başka oluyor pek tabii ki ama kafamın da ajandamın da dolu olması bu kez İsviçre Lozan ziyaretimi sıradaki bir aktivite gibi görmeme sebep oldu. Nasıl farklı olabilir di bilmiyorum ama geçen Perşembe bir eğitim için ofiste ofis dışı modda olunca mailler öyle bir birikti ki Cuma günü yaptığım fazla mesai ile bile okunmamış (okunup okunmamışa alınmış) mail sayımı onikinin altına düşüremedim. Ama var bu akşam ve yarın bir hayalim: toparlayacağım Allah’ın izniyle...


Üç saatlik uçuşumun ilk iki saatini izlemek için söz verdiğim hatta yeni yıl hedeflerime eklediğim Star Wars’ın ilk filmine ayırdım. Samimi olacağım, beni inandıramayan şeylere kendimi veremiyorum ama görevi tamamladım, tiki attım, en azından fikir sahibiyim. Bir başka deyişle bir büyüktür sıfır, değil mi?




Bu akşam ve bu hafta yapmayı planladığım şeyler var, bunlardan biri Microsoft 365 Finance Agent ile yaptığım küçük bir otomasyon çalışmasını video haline getirip şirket içinde paylaşarak birilerine ilham vermek. Film izlerken de aklımda nasıl yaparım, arka fona ne eklerim gibi düşünceler vardı, umarım güzel bir ürün ortaya çıkar. Kalan vakitte de okunmamış maillerden biraz temizlik yapıp dışarıda karnımı doyurup çevrede yürüme hedefimi tutturursam başarılı sayılırım. Hatta bugün ailenin büyük üyelerinin isteği olan kesme bıçaklarını da alıp bavula atabilirsem şahane olur. Bir önceki ziyaretimde de yazmıştı, İsviçre biz Türkler için pahallı ama “price for value” alınabilecek şeyler varsa başında da bu bıçaklar geliyor.





Dönüş kısmetse Cuma gecesi, bakalım bu kez yanıma neler katarak döneceğim. Gelirken asıl hedefim Lozan’daki paydaşlarımla bağ kurmak ve çok sevdiğim biriyle (o kendini biliyor) bir akşam yemeği yiyip dertleşmek ya da ondan değerli koçluk yönlendirmelerini almaya devam etmek.


Yükseklerde yolculuğa devam...


Sevgiyle,

Volkan



7 Şubat 2020 Cuma

Hiç İyi Gelmez mi Havaalanı?

Hiç iyi gelmez mi deniz havası? Galiba bu sözü değiştirip “hiç iyi gelmez mi havaalanı?” diye kendime uyarlayabilirim. Neden mi? Çünkü kaçıyorum, uzaklaşıyorum, geride bırakıyorum ve kendim için bir ara veriyorum… O içine girdiğimiz rutinde, o koşturmacanın, kovalamacanın, ardı arkası gelmeyen yapılacaklar listesinin içinde kaybolmuşken sistemin dışına çıkmak iyi geliyor.




Son dört gündür ayağımda çarıklar, kulağımda tıkaç üretim hattında makinaların arasında gezip fazla mesaili çalışırken o kadar yorulmuş, yıpranmıştım ki bu sabah 5’te İstanbul’a gitmek için uyandığımda kendimi fazlasıyla halsiz hissettim ama workshop için gelmiş olmak, farklı insanlarla tanışmak, sohbet etmek, kendimi ifade etmek bana iyi geldi. Yükseliş trendindeki bir hisse kağıdının grafiği gibi enerjim gün içerisinde yukarı çıktı. Şimdi de havaalanında bir şeyler yiyip içerken kendimi sosyal medyada ona buna twitler atarken, yorumlar yazarken buldum ve ne zamandır yapmıyordum böyle dedim. Adına boşluk deyin, fazla zaman deyin, boş vakit deyin ne derseniz deyin ama şunu da bilin ki bünyenin buna da ihtiyacı var. Bünye derken, fiziğin değil bence psikolojinin buna daha çok ihtiyacı var. Benim de bu ihtiyacım karşılayabildiğim yegane zamanlar iş için yolculuk yaparken kendimle baş başa kalabildiğim anlar oluyor. Hazır bu anlardan birini yakalamışken de hislerimi yazıya dökeyim istedim. Böylece geriye dönüp baktığımda, ihtiyaç halinden kendi ilacımı da bulmuş olurum.

Bugün bir toplantıya katıldım, ödüllendirme ve takdirle ilgili şirketimde ne gibi karın ağrılarımız (pain point’i bu şekilde Türkçeleştirmişler ki bence çok yerinde olmuş) var onları konuşup sorunlarımız için çözüm önerilerimizi sunduk. Farklı dünyalardaki çalışanların farklı noktalardan kanayan yaralarını görüp herkesin aslında sorunları ve bununla beraber hayata tutunduğu noktaları var diye düşündüm. Gelecek için belki köklü değişiklikler olmaz ama en azından sesimi, hislerimi duyurmak bana iyi geldi, kendimi değerli hissettim. “Önce insan” diyen organizasyonun bir parçası olmak yaşanan tüm hayal kırıklıklarına rağmen güzel, bir filiz var içimde gelecekte çevreyi yemyeşil sarabilecek…

İşte böyle bir Cuma günü akşam saatlerinde bu hisler yazıya dönüştü. Histe kalmadı, ölümsüzleşti…

7 Şubat 2020, 19:08, Sabiha Gökçen Havalimanı


29 Aralık 2019 Pazar

Bir Kariyer Tavsiyesi


Linked’inde Forbes'ta yayımlanan bir makale gördüm bu akşam, kafamın içindeki soru işaretine şeytanın bakış açısıyla dalan bir yaklaşımla "kariyerde bekleyerek bazı şeylerin değişmesini beklememek gerektiği"ni öğütlemiş. Uzun uzun bu konuda yazabilecek kadar doluyum ama şimdilik bu konunun izi olsun diye not alıp park etmek istiyorum. Kim bilir belki bir gün bu yazıya atıfta bulunurum…



“You should just stay there and wait it out.”
If you’re in a toxic work environment, if your boss doesn’t support you, if there’s no room for career growth, if the opportunities for career growth don’t align with what you want to do next, if you feel stagnant at work, you should not just stay there and wait it out. It doesn’t matter how many people think your company is so cool, or how well you’re paid in your role, nothing changes if nothing changes. If you’ve tried all the things to make it work and it’s still not working, you need to implement an exit strategy. Waiting for your boss or other people to make your career more fulfilling puts the responsibility in someone else’s hands, and your career is, and will always be your responsibility.

https://www.forbes.com/sites/adunolaadeshola/2019/12/27/8-terrible-career-tips-you-should-leave-in-2019/#7c52e242af46

6 Eylül 2019 Cuma

Düşünce ve Üretkenlik Merkezi: Havaalanı

Size de öyle oluyor mu bilmiyorum ama havaalanlarında yalnızken geçirdiğim vakit, benim kendimle baş başa kalmam ve fokuslanma için çok iyi bir fırsat oluyor. Ne zaman havaalanında tek başıma kalsam plan program yapıp en azından yakın vadede yapmak istediğim şeyleri sıralıyorum. Bu kez yine öyle oldu, youtube kanalıma (https://www.youtube.com/channel/UC-QG98AFU_zaguhi9Hjbvtw/) hangi videoyu yayınlarım, blogda ne konuda içerik üretirim gibi pek çok şey geldi aklıma. Ee bir de yazmak için iyi bir fırsat oldu ki bu satırlar yazıya dönüştü.

Bu aralar “Nasıl BağımsızDenetçi Oldum?” adlı içerik (http://volkanyorulmaz.blogspot.com/2018/12/nasl-bagmsz-denetci-oldum.html) özellikle medium.com vasıtasıyla (https://medium.com/@VolkanYorulmaz) pek çok okunur oldu. Bu konuda maille ve instagramdan DM ile sık sık sorular alıyorum. En iyisi bir video ile kendi bağımsız denetçi olma serüvenimi ve bu süreçte tecrübe ettiklerimi paylaşmam. Blogumda en çok okunan içeriklerin başında gelen “Nasıl SMMM Oldum?” için de (http://volkanyorulmaz.blogspot.com/2010/06/nasl-smmm-oldum.html) yine fırsat yaratıp bir video çekersem hem benim için nostaljik olur, hem de mesleğin gönüllülerine faydam dokunur. Bir de işle ilgili yapmam gereken şeyler var. Onlar da aklımın bir köşesine kaydoldu bir yandan bu yazıyı yazıp diğer yandan telefonumu şarj ederken. Özetle havaalanındaki bu bekleyiş sadece telefonumun bataryasını değil beni de şarj etmiş oldu.

Daha üretken, düşüncelerin meyvelere dönüştüğü günlere…



1 Ocak 2019 Salı

Lessons from 2018 to 2019

Madem bugün 1 Ocak 2019, motivasyon için okuduğum Robin Sharma'dan kendim için aldığım notları şuray bırakayım. Etkileyici bulduklarım bunlar, ya sizin?


THE GREATEST LESSONS 2018 HAS TAUGHT ME

BY ROBIN SHARMA

Success has less to do with hard work and more to do with massive focus on your few best opportunities.

If you don’t make the time for yourself to get inspired, no one around you will ever be inspired.

Reviewing your Big 5 annual goals every morning and working on your plan every day is an exceptionally powerful way to breed unbeatable focus and drive.

Self-belief is so incredibly important. Because if you don’t believe you can achieve a vision/goal, then you won’t even start to do the work needed to achieve that vision/goal.

Our biggest enemy is our own self-doubt. We really can achieve extraordinary things in our lives. But we sabotage our greatness because of our fear.

Join a mastermind group. It’s just remarkable what being in a room full of people who are smarter than yourself does for your performance.

Related to the above, remember what Dennis Kimbro once said: “If you’re the smartest one of your friends, you need new friends.”



Google adsense

Analytics