aktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2018 Pazartesi

Makarna Bahane Aile Aktivitesi Şahane

Oğlum Okan'ın öğretmeni hafta içinde gönderdiği WhatsApp mesajı ile bu haftaki aile aktivitemizin baba oğul makarna yapmak olduğunu ilettiğinde açıkçası "yaşadık" dedim. Hem makarnayı çok sevdiğimiz için hem de önceki aktivitelere kıyasla makarna yapmak "kolay" olduğu için haftasonu keyifli bir aktivitenin bizi beklediği kesindi. Öyle de oldu...

Bize de geriye 2018'in son günlerini hatırlatacak güzel hatıralar kaldı...

Kaynayan suyumuzu dikkatle tenceremize boşalttık

Yağımızı "fazla kaçırmadan" kaynayan suya ekledik

Makarnamız pişerken hatıra "selfie" çektirmeyi de atlamadık

Makarnamız istediğimiz kıvama gelirken Okan üretkenliğe devam etti, işte "günün gemisi"

Makarna süzmek ciddi bir iştir, sadece Okan biraz ti'ye alıyor

Makarnamızın tadı oldukça başarılı, Okan'ın yüzünden anlayabilirsiniz!

İşte böyle bir haftasonu etkinliği de geride kaldı. Damaklardaki tad geçse de gönüldeki hatıralar burada kalsın istedim. Bu güzel aktivitelerin 2019'da da devamının gelmesi dileğiyle...

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Kartondan Gemi

Oğlum Okan Yorulmaz kartondan gemi çalışması yapmış. Ve bu çalışmanın Google da arama sonuçlarında çıkmasını çok istiyor. Bakalım başarabilecek miyiz?

24 Ekim 2013 Perşembe

PepsiCo'ya Teklifim Var

Bu sabah (24.10.2013) twitter’da Pepsico’nun hesabını incelerken blogger’lar ile geçtiğimiz Eylül ayında hasat toplama aktivitesi yaptıklarına ilişkin tweetleri okudum. Okurken oldukça keyif aldım ve açıkçası o organizasyonda ben de yer almak istedim. Daha önce PepsiCo’nun yine bloggerlar için düzenlemiş olduğu iyi içerik kampına katılmak istemiş ama o dönem davet edilmemiştim.

Şimdi PepsiCo’ya açık açık bir kez de buradan herkesin önünde yazmak istiyorum: Lütfen bundan sonraki organizasyonlarınıza beni de davet edin. Ben de yaşattığınız bu sıradışı faaliyetlerde yer almak, sizlerle paylaşımlarda bulunmak ve yaşadıklarımı çevreme ve takipçilerime aktarmak istiyorum.

Bir şans, bir “+1”... Birlikte daha iyiye...

Teşekkürler,
 

PS: Yeri gelmişken iyi içerik kampı için hazırlamış olduğum PepsiCo ile ilgili blog içeriğimi de paylaşmak isterim:

9 Temmuz 2013 Salı

Bloggerlar Alaçatı'da hem Sörf, hem de Test Sürüşü Yaptı!

Bumerang’ın #BumerangDeneyimGunleri kapsamında Ege’ye dair yazılan bloglar arasından seçtiği 10 şanslı bloggerdan biri olarak geçtğimiz Cumartesi (6 Temmuz 2013) gününü Alaçatı’da geçirdim. Çok hoş hatıralarla geride kalan bu etkinliği sizlerle de paylaşmak isterim…

Cumartesi sabahı sırt çantamı hazırlayıp, Cumhuriyet meydanına 9.35 gibi geldim. Çevrede çekingen adımlarla dolaşıp, zamanın buluşma saati olan 10 olmasını bekledim. Saat 10 gibi, Postane’nin yanında Renaul Captur’lar sıralanmaya başlayınca kendimi tanıtıp, Renault’nun reklam ajansındaki arkadaşlarla sohbete başladım. Daha sonra ekip tamamlandı. 3 Captur ve 1 Megane ile yola çıktık. Eski bir Megane kullanıcısı olarak özellikle bu araçta yolculuk etmek ve farkları görmek istedim. Otomatik vites Megane, ani hızlanmalarda biraz gürültülü geldi ama 1.5 motoru 18 derecede çalışan klimayı gayet yeterli şekilde taşıyordu. Otobanda 4’lü konvoyumuz oldukça sakin, hatta yer yer yavaş, bir şekilde yolculuk yapıp, Alaçatı’daki Bora Kozanoğlu Surf Center’a vardık.

Kozanoğlu ailesi oldukça misafirperver. Aynı Ege’ye dair bloğumda anlattığım Ege insanları gibiler. Sıcak karşılama ve aperatif bir atıştırma sonrası teorik sörf eğitimimizi Bora Kozanoğlu’ndan aldık. Birşeyi bilmek ile onu aktarabilmek çok farklı iki yetenektir. Bora bey bence bildiğini çok iyi aktarabilen bir öğretici. Verdiği teorik eğitim esnasında bunu bizlere hissettirdi. Daha sonra sıcağı sıcağına pekiştirmek için denize indik ve gruplar halinde hocalarımızla işin pratik boyutuna geçtik. Gözlemlediğim kadarıyla Bora Kozanoğlu’nun ekibindeki tüm hocalar cana yakın ve sevecen profilde insanlar. Benim grubumdaki Baransel Hoca’da son derece yardımsever bir şekilde işin inceliklerini bizlerle paylaştı.


Peki sörf yapmak nasıl bir deneyimdi? Açıkçası ben yapabilceğime inanmadan gitmiştim ama yapılabileceğini gördüm. Çok mu iyidim? Hayır. Ama en azından korkulacak bir şey olmadığını tecrübe ettim. Deneyip zevk aldığım bir spor oldu. Her defasında düşüp tekrar mücadeleye başlamak için çıkmak sanki bir hayat felsefesi gibiydi…



Saatler 2’yi geçtiğinde sörfe ara verip, Renault’larla Alaçatı’nın merkezine yol aldık. Çeşme’ye gelip de kumru yememek olmazdı. Uzun masamızda karnımızı doyurup sohbet ettik. Alaçatıda geçen dar vakitte 2 tane gelin&damat gördük, tıpkı önceki ziyaretlerimde olduğu gibi, sıcak ve kalabalık çiftlerin burada fotoğraf çektirme isteğini engellemiyordu.

Karnımızı doyurduktan sonra sörf okuluna geri döndük. Bir kısmımız sörf yapmak için denize yöneldi, bir kısmımızda Captur ile test sürüşü için sıra beklemeye başladı. Ben, bir Opel çalışanı olarak, Renault’nun soın aracını test etmek istedim. Araç bence sürüş zevki olarak oldukça başarılı. Direksiyonundaki yumuşaklık özellikle bayanlar için çok cazip. Bluetooth ile telefona bağlanma özelliği ve araç üzerinde kişiselleştirme yapılabilmesi güzel nitelikler. Ama arka koltukta oturan arkadaşların bacaklarının sıkışması tüm aile için rahatlık arayanlar adına eksi puan olacaktır.



Test sürüşü ve öğleden sonraki sörf aktivitesi sonrası Renault ve Bumerang ekibinin bizlere sunduğu hediyeleri de yanımıza alıp, İzmir’e geri dönüş için yola çıktık. Keyifli bir yolculuk sonrası kariyerimin ilk blogger aktivitesinden güzel anılarla ayrıldım. Eşimle, ailemle ve dostlarımla bu anılarımı memnuniyet duyarak paylaştım.


Yaşattıkları güzel hisler için Hürriyet ve Bumerang ekibine, Bora Kozanoğlu’na, ailesine ve ekip arkadaşlarına, Renault camiasına lansmanı yürüten reklam ajansındaki arkadaşlara teşekkür ederim. Blogger arkadaşlarla tanışmış olmaktan duyduğum memnuniyeti de özellikle belirtmek isterim. Bir başka etkinlikte buluşmak dileğiyle…

11 Nisan 2013 Perşembe

Bir Takım Çalışması: Çikolata Soslu İncirli Kek

Farklı şeyleri tecrübe etmek iyidir. Geçen hafta Cuma günü şirkette her zaman beraber çalıştığımdan farklı bir grupla tüm personele yetecek kadar kek yaptık. Hem de ne kek: Çikolata Soslu İncirli Kek…


Bu keyifli organizasyondan bir kare hatıra düşmek isterim.



Meraklısı için kekimizi tarifi de aşağıda mevcuttur:

Çikolata Soslu - İncirli Kek


1 su bardağı şeker

1 su bardağı incir

1 su bardağı kaynamış su

125 gr margarin ya da ince belli çay bardağı mısır özü yağı

İncirleri doğra, margarini küçük parçalara böl, şekeri ve margarini koyup üzerine kaynamış suyu dök. 20 dakika dinlensin.İncirler emsin ve yumuşasın.

Aşağıdaki malzemeleri ayrı bir yerde karıştır . En son incirli karışımı ilave et ve hepsini tahta kaşıkla karıştır. Kalıba dök ve düzgün yayıldıktan sonra 180 derece de 45 dk. pişir.

2 yumurta

2.5 su bardağı un

1/2 su bardağı ince dövülmüş ceviz

1 paket kabartma tozu

1 Tatlı kaşığı tarçın

Üzerine Çikolata Sos için,

500 gr kuvertür çikolata - elit veya melodi marka bizim tavsiyemiz :)

250 ml krema

Kremayı kaynat. Kaynadıktan sonra ocaktan al ve rendelenmiş oda sıcaklığındaki çikolatayı kuvvetli ve hızla karıştırarak kremaya ilave et. En son hazırlamış olduğun çikolata sosunu soğumuş kekin üzerine dök.

Afiyet olsun!



Google adsense

Analytics