etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2019 Cumartesi

Mutfakta "Deney"imledik


Hafta sonları kahvaltı sofrasından kalktıktan sonra eğer yapacak planlı bir aktivite yoksa bizi en çok zorlayan soru Okan’ın “Ben Şimdi Napayım?” sorusu oluyor. Bu Cumartesi sabahı da aynı soruyla muhatap olmadan önce, kahvaltı sonrası Okan biraz tabletindeki “minecraft” benzeri oyununu oynadıktan sonra tableti kapatmasını istediğimizde o soru geldi. Önce eşim onu evde bir köşeye atılmış aktivite kitaplarına ardından da okuldan gelen aile etkinliği kitaplarına yönlendirdi. Bir süre anne-oğul eşleştirme oyunlarıyla vakit geçirdikten sonra bu kez etkin olma sorumluluğu bana geçti. Ben de Okan ile eşleştirme ve boyama üzerine çalışırken Okan birden benden kağıt kalem almamı istedi.

Heyecanlı bir şekilde bana deney yapacağımızı söyleyip, deneyde takip edeceğimiz metodu yazdırmaya başladı. Hemen ardından da, kağıda döktüğü planı hayata geçirmek için beni mutfağa götürdü.

Mutfakta özgün malzemeler kullanarak iki farklı karışımla “deney” yaptık. İçinde şaraptan süt tozuna, salatalık kabuğundan pul bibere ne kadar alakasız malzeme varsa kullandık, bir başka deyişle israf ettik. Ama bu sayede beraber iyi vakit geçirmiş olduk. Bu esnada o malum “Ben Şimdi Napayım?” sorusundan da uzak kaldık. Geriye de iki hatıra video kaldı. Umarım videolarımızı beğenirsiniz:


24 Şubat 2019 Pazar

Popcorn Bahane, Ailece Film İzlemek Şahane

Başlık size biraz tanıdık gelebilir, daha önce buradan sizlerle "Makarna Bahane Aile Aktivitesi Şahane" adlı içerikle Okan'ın öğretmeni Gizem Öğretmenimizin planladığı aile aktivitemizden bahsetmiştim. Bu hafta sonu da sağolsun bizim için benzer bir aktivite düşünmüş. Hem keyifli, hem de göreceli olarak önceki aktivitelerimize göre "kolay" bir etkinlik yaptık geçtiğimiz Cumartesi akşamı: önce baba oğul mısır patlattık, ardından da ailece film izledik. Hem bizim patlamış mısırımız sinema salonlarındaki gibi vıcık vıcık yağlı ve bol tuzlu da değildi, ondan ağzı tadıyla, gönül rahatlığıyla yedik. Film tercihimizi yaparak, her ne kadar Okan'a internet üzerinden seçebileceği onlarca filmi sunsam da kendisi ısrarla bildiği, sevdiği ve izlemekten sıkılmadığı bir film seçimi yaptı: "Uçaklar"

Günün sonunda bize ailece keyifli geçirdiğimiz iki saat ve bu güzel fotoğraf ve videolar kaldı. Bakalım bir sonraki etkinlikte bizi neler bekliyor?




Herşey mısır patlatmak için, haydi iş başına...

Patlayan mısırları dökmeden tencereden çıkarabildik :)

İşte "ürünümüz"

Haydi başlasın artık filmimiz...

Ve sahne "Uçaklar"ın

31 Aralık 2018 Pazartesi

Makarna Bahane Aile Aktivitesi Şahane

Oğlum Okan'ın öğretmeni hafta içinde gönderdiği WhatsApp mesajı ile bu haftaki aile aktivitemizin baba oğul makarna yapmak olduğunu ilettiğinde açıkçası "yaşadık" dedim. Hem makarnayı çok sevdiğimiz için hem de önceki aktivitelere kıyasla makarna yapmak "kolay" olduğu için haftasonu keyifli bir aktivitenin bizi beklediği kesindi. Öyle de oldu...

Bize de geriye 2018'in son günlerini hatırlatacak güzel hatıralar kaldı...

Kaynayan suyumuzu dikkatle tenceremize boşalttık

Yağımızı "fazla kaçırmadan" kaynayan suya ekledik

Makarnamız pişerken hatıra "selfie" çektirmeyi de atlamadık

Makarnamız istediğimiz kıvama gelirken Okan üretkenliğe devam etti, işte "günün gemisi"

Makarna süzmek ciddi bir iştir, sadece Okan biraz ti'ye alıyor

Makarnamızın tadı oldukça başarılı, Okan'ın yüzünden anlayabilirsiniz!

İşte böyle bir haftasonu etkinliği de geride kaldı. Damaklardaki tad geçse de gönüldeki hatıralar burada kalsın istedim. Bu güzel aktivitelerin 2019'da da devamının gelmesi dileğiyle...

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Kartondan Gemi

Oğlum Okan Yorulmaz kartondan gemi çalışması yapmış. Ve bu çalışmanın Google da arama sonuçlarında çıkmasını çok istiyor. Bakalım başarabilecek miyiz?

26 Ekim 2013 Cumartesi

PepsiCo Sesimi Duydu


Sabahları durakta servis beklerken elimde telefon twitter’da yazılanları takip etmeyi seviyorum. Sabah daha 7 bile olmadığı için genelde yabancılardan takip ettiğim kişilerin iletileri oluyor o saatlerde. 24 Ekim Perşembe sabahı da yine bu şekilde twitter iletilerini okurken bir sponsorlu bağlantı dikkatimi çekti:

“Bugün şanslı günün olabilir! @PepsiCoTurkiye hesabını takip et Xbox Kinect senin olsun!”

İlgimi çekti ve hesabı takip etmeye başladım. Hesabın önceki paylaşımlarında bloggerlarla etkinlikler düzenlediklerini ve birlikte hasat topladıklarını ve Kapadokya’ya gezi düzenlediklerini okudum. Bloggerlara bu şekilde destek olan çok fazla firma olmadığı için ilgiyle yazılanları paylaşılanları okudum. Daha sonra Şubat ayında düzenlenen bir organizasyon aklıma geldi. PepsiCo o dönemde  bloggerların buluştuğu “İyi İçerik Kampı” adlı ülkemizde eşi benzeri fazla rastlanmayan bir organizasyon da bumerang ile birlikte rol almıştı. Ben de katılabilmek için bir içerik hazırlamıştım ama davet edilmek nasip olmamıştı. İşte o yazım:


Neyse, biz bugüne dönelim... Twiti okuduktan sonra PepsiCo’nun bundan sonraki aktivitelerinde yer almayı o kadar çok istediğimi farkettim ki kendimi beyaz bir Word sayfasında bu konu hakkında yazarken buldum. Daha sonra bunu bloguma bir içerik olarak girdim:


Akabinden de firmanın kurumsal websitesinden medya bölümüne girip ilgili kişilere niyetimi mail ile açıklayıp blogumda paylaştığım içeriği de referans olarak sundum. Twitter’dan da hesaba bu linki gönderdikten bir kaç saat sonra o sabah okuduğum yarışma duyurusuna ilişkin süreç başladı.

#ensevdiğim hashtagi ile PepsiCo’nun markalarından birini nedeniyle beraber en iyi şekilde anlatan kişiye Xbox Kinect verileceği duyurulmuştu. İyi mi ettim kötü mü ettim bilmiyorum ama yarışma koşullarında bir kişinin sınırsız sebep gönderebileceğini okuduktan sonra 140 karaktere sığacak kadar bir çok twit gönderdim. İşte onlardan bir kısmı:

Ertesi gün sonuçlar açıklandığında sonuç hüsrandı. Bir twit atan, ama bunu bir video ile diğer yarışmacılardan farklılaştıran biri ödülü kazanmıştı. O anda “sağlık olsun, yola ve üretmeye devam” diye içimden geçirdim. Adeta evren o an bana torpili yaptı. Aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra bir mail aldım.

PepsiCo’nun iletişim ajansından bir yetkili bundan sonra düzenlenecek olan blogger etknliklerine benim de davet edileceğimi yazılı şekilde bana bildiriyordu. Gerçekten çok sevindim. Direk olarak tanımadan, blog içeriği, mail ve twitter’ı kullanarak bu şekilde bir geri dönüş almak bana büyük bir haz verdi.

Şimdi heyecanla davet edileceğim PepsiCo etkinliklerini bekliyorum. Sizlerle de sevincimi paylaşmak ve size hayatta gösterdiğiniz her eforun bir gün size geri döneceğini bir kez daha hatırlatmak istedim.

9 Temmuz 2013 Salı

Bloggerlar Alaçatı'da hem Sörf, hem de Test Sürüşü Yaptı!

Bumerang’ın #BumerangDeneyimGunleri kapsamında Ege’ye dair yazılan bloglar arasından seçtiği 10 şanslı bloggerdan biri olarak geçtğimiz Cumartesi (6 Temmuz 2013) gününü Alaçatı’da geçirdim. Çok hoş hatıralarla geride kalan bu etkinliği sizlerle de paylaşmak isterim…

Cumartesi sabahı sırt çantamı hazırlayıp, Cumhuriyet meydanına 9.35 gibi geldim. Çevrede çekingen adımlarla dolaşıp, zamanın buluşma saati olan 10 olmasını bekledim. Saat 10 gibi, Postane’nin yanında Renaul Captur’lar sıralanmaya başlayınca kendimi tanıtıp, Renault’nun reklam ajansındaki arkadaşlarla sohbete başladım. Daha sonra ekip tamamlandı. 3 Captur ve 1 Megane ile yola çıktık. Eski bir Megane kullanıcısı olarak özellikle bu araçta yolculuk etmek ve farkları görmek istedim. Otomatik vites Megane, ani hızlanmalarda biraz gürültülü geldi ama 1.5 motoru 18 derecede çalışan klimayı gayet yeterli şekilde taşıyordu. Otobanda 4’lü konvoyumuz oldukça sakin, hatta yer yer yavaş, bir şekilde yolculuk yapıp, Alaçatı’daki Bora Kozanoğlu Surf Center’a vardık.

Kozanoğlu ailesi oldukça misafirperver. Aynı Ege’ye dair bloğumda anlattığım Ege insanları gibiler. Sıcak karşılama ve aperatif bir atıştırma sonrası teorik sörf eğitimimizi Bora Kozanoğlu’ndan aldık. Birşeyi bilmek ile onu aktarabilmek çok farklı iki yetenektir. Bora bey bence bildiğini çok iyi aktarabilen bir öğretici. Verdiği teorik eğitim esnasında bunu bizlere hissettirdi. Daha sonra sıcağı sıcağına pekiştirmek için denize indik ve gruplar halinde hocalarımızla işin pratik boyutuna geçtik. Gözlemlediğim kadarıyla Bora Kozanoğlu’nun ekibindeki tüm hocalar cana yakın ve sevecen profilde insanlar. Benim grubumdaki Baransel Hoca’da son derece yardımsever bir şekilde işin inceliklerini bizlerle paylaştı.


Peki sörf yapmak nasıl bir deneyimdi? Açıkçası ben yapabilceğime inanmadan gitmiştim ama yapılabileceğini gördüm. Çok mu iyidim? Hayır. Ama en azından korkulacak bir şey olmadığını tecrübe ettim. Deneyip zevk aldığım bir spor oldu. Her defasında düşüp tekrar mücadeleye başlamak için çıkmak sanki bir hayat felsefesi gibiydi…



Saatler 2’yi geçtiğinde sörfe ara verip, Renault’larla Alaçatı’nın merkezine yol aldık. Çeşme’ye gelip de kumru yememek olmazdı. Uzun masamızda karnımızı doyurup sohbet ettik. Alaçatıda geçen dar vakitte 2 tane gelin&damat gördük, tıpkı önceki ziyaretlerimde olduğu gibi, sıcak ve kalabalık çiftlerin burada fotoğraf çektirme isteğini engellemiyordu.

Karnımızı doyurduktan sonra sörf okuluna geri döndük. Bir kısmımız sörf yapmak için denize yöneldi, bir kısmımızda Captur ile test sürüşü için sıra beklemeye başladı. Ben, bir Opel çalışanı olarak, Renault’nun soın aracını test etmek istedim. Araç bence sürüş zevki olarak oldukça başarılı. Direksiyonundaki yumuşaklık özellikle bayanlar için çok cazip. Bluetooth ile telefona bağlanma özelliği ve araç üzerinde kişiselleştirme yapılabilmesi güzel nitelikler. Ama arka koltukta oturan arkadaşların bacaklarının sıkışması tüm aile için rahatlık arayanlar adına eksi puan olacaktır.



Test sürüşü ve öğleden sonraki sörf aktivitesi sonrası Renault ve Bumerang ekibinin bizlere sunduğu hediyeleri de yanımıza alıp, İzmir’e geri dönüş için yola çıktık. Keyifli bir yolculuk sonrası kariyerimin ilk blogger aktivitesinden güzel anılarla ayrıldım. Eşimle, ailemle ve dostlarımla bu anılarımı memnuniyet duyarak paylaştım.


Yaşattıkları güzel hisler için Hürriyet ve Bumerang ekibine, Bora Kozanoğlu’na, ailesine ve ekip arkadaşlarına, Renault camiasına lansmanı yürüten reklam ajansındaki arkadaşlara teşekkür ederim. Blogger arkadaşlarla tanışmış olmaktan duyduğum memnuniyeti de özellikle belirtmek isterim. Bir başka etkinlikte buluşmak dileğiyle…

Google adsense

Analytics