26 Kasım 2017 Pazar

İş Dünyasının Temelleri Üzerine Kısa Kısa


Kim övülmekten hoşlanmaz ki? Bunun cevabını herkes bilir ama pek az insan övmeyi tercih eder. Karşısındakinin, ya da şöyle de diyebiliriz "altındakinin" şımaracağından çekinir ve onun övülmeye layık olan işlerini ve yeteneklerini farketse de bunu dile getirmez.

İnsanlara gerçek liderlik yapmanın sırrı onları övmekte yatar. Samimi övgü insan yüreğini en iyi harekete geçiren şeydir. Hiçbir zaman unutma ki ödüllendirilen davranış tekrarlanır.

Halbuki kişi övüldüğünde illa ki yaptığı işte daha mutlu olur, daha motive bir şekilde aynısı tekrarlamayı hatta geliştirmeyi hedefler. Bu çabası da takımına, şirketine pozitif bir şekilde yansır.

Bakın bu konuda Goethe, “insanlara olmaları beklenen biriymiş gibi davranarak olabilecekleri kişi olmalarına yardım edin” demiştir.
 

Bir insana olduğu gibi davranan, öyle kalacaktır. Bir insana olabileceği ve olması gerektiği gibi davran, öyle olacaktır. (J.W. VON GOETHE)

İşteki başarının özü insanların yüreğiyle bağlantı kurmaktır. İnsanlarla ilişkin ne kadar derinse onlara yaptığın liderlik o denli etkili olacaktır. İnsanlar sana güvenmezse seni takip etmezler.

Bu noktada genelleme yapmaktan kaçıp, kendi tecrübemi paylaşmam gerekirse, özelimi paylaşabildiğim, kendimi açabildiğim yöneticilerime karşı hep daha yüksek bir güven hissedip takım ruhunu performansıma yansıtmayı başardım ve bu da ekip olarak daha iyi sonuçlar almamızı sağladı. Özetle iş dışında birşeyler paylaşabilmek, kısacası ilişkiyi "iş"ten öteye taşıyabilmek, ilişkiye derinlik katabilmek liderin ekibinden alacağı sonuca direk pozitif katkı sağlayacaktır.
Hayatta gerçekten başarılı olmanın en iyi yolunun gerçekten nazik olmaktan geçtiğini unutma.

Bazı sert tavırlar işin yapılmasını sağlayabilir, bazı kişilerce bu "otoriter" tavır sonuç odaklı bir izlenime de sebep olup pozitif algılanabilir. Ama tatlı dilin yılanı bile deliğinden çıkaracağını unutmamakta fayda vardır. Günün sonunda kalp kırarak yaptırılan bir işin orta ve uzun vadede getireceği negatif geri dönüşleri gözden kaçırmamak lazım. İnsanları kazanmak nezaketten geçer ve siz bir insanı kazandığınızda bir değil pek çok işi başarmış olursunuz.
Başarısızlık başarıya giden otoyoldur. Başarısızlık nasıl kazanacağını öğrenmekten ibarettir. Başarısızlıkta asla olumsuz ya da tenkit edici bir lisan kullanma. Azarlamak, insanları özel kılan yegane ışıklarını söndürür.

Nezaketi her an korumak ise asıl fark yaratandır. İşler yolundayken nezaket göstermek kadar işler iyi gitmediği anlarda da nezaketi korumak gerekir. Kriz anlarında nezaket sınırlarının aşılması sonrasında pek çok olumsuz sonucu da beraberinde getirir. Unutulmamalıdır ki, iş yapan kişi hata da yapar. Bu işin doğal bir sonucudur. Bu gibi durumlarda önemli olan gerekli dersin alınmasıdır. Hatayı yapan kişiyi sert bir dille eleştirmek o insanın yeteneklerinin körelmesine, kendine güveninin azalmasına sebep olur. Ondan iyi bir yönetici bu anlarda da destek olabilmelidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Google adsense

Analytics