fitness etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fitness etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2017 Pazar

2016 Yılı Egzersiz Raporlaması

Geçen yıl başında “2015 yılı egzersiz raporlaması” adı altında bir blog içeriği hazırlayarak yıl içerisinde kaçgün spor yaptığımı ve her seferinde ne kadar kalori yaktığımı paylaşıp bir takım istatistikler sunmuşum. Bu içeriğin sonunda da “2016 yılında aynı planı sürdürüp sene sonunda da artık 2015 ile karşılaştırmalı tablolar hazırlamak gibi bir hedefim var. Umarım bu hedefe ulaşırım ve seneye bu dönem yine paylaşırım.” deyip konuyu kapatmışım.
Spor salonlarında fotoğraf çektirmeyi, paylaşmayı çok sevmesem de arşivimde salonda çekilmiş fotoğraflarım mevcut

İlgili içerik için:


Ne mutlu bana ki bu yıl da düzenli şekilde spor salonuna gitmeye vakit ayırabildim. Herşeyden ötesi, bunu kendime bir alışkanlık edindim. Ofisteysem öğle aramı salonda geçirmek benim için artık bir standart haline geldi. Aynı şekilde, yıl içerisinde eğitim, toplantı gibi sebeplerle otelde konakladığımda da spor yapma alışkanlığımı sürdürdüm. Fiziksel olarak sporun bana katkısı olduğuna kesinlikle inanıyorum, herşeyden önce çok çok uzun yıllar sonra ilk defa bu yaz sahilde tshirt’ümü rahatlıkla çıkarıp güneşlenebildim. Önceden göbeğim sebebiyle t-shirt adeta benim kalkanım gibiydi.


Peki bakalım bu yıl spor salonunda neler yapmışım?

Aylar
#Salona Gidilen Gün
#Yakılan Kalori
Ocak
16
4,946
Şubat
10
2,818
Mart
18
5,749
Nisan
14
4,329
Mayıs
12
3,201
Haziran
12
2,505
Temmuz
16
3,845
Ağustos
16
3,146
Eylül
14
2,982
Ekim
17
4,291
Kasım
17
4,619
Aralık
20
4,002
Genel Toplam
182
46,433

Temel bazı verileri geçen yıl ile kıyaslayacak olursak önümüze çıkan tablo ise şu şekilde:

2015
2016
Değişim
Egzersiz için spor salonuna gittiğim gün sayısı:
169
182
7.7%
Spor salonuna gittiğimde yaktığım ortalama kalori:
353
255
-27.8%
Bir günde salonda yakılan en çok kalori:
480
425
-11.5%
Spora salonuna en çok gittiğim ay:
Aralık
Aralık

Salonda en çok kalori yaktığım ay:
Nisan
Mart


Bu tabloya ilişkin rakamların arkasındaki gerçekleri de açıklamam gerekir. Öncelikle geçen yıla göre 13 gün daha fazla spora gitmiş olmak benim adıma çok sevindirici. Sadece mesai günlerinde spor salonuna gitme şansı olan biri olarak geçen yıla kıyasla yaklaşık %8’lik artış bence tatmin edici. Kabaca yılda 52 hafta ve 260 iş günü var desek. 15 iş günü iznimi, yaklaşık 10 gün de resmi tatillerini düşsek, geriye 235 gün kalır. 235-182=53 gün de benim toplantımın olduğu, hasta olduğum, misafirimin olduğu günlerle açıklanabilir. Tabloda değişimin düşüş gösterdiği konularla ilgili ise şunu söyleyebilirim; bu yıl belli bir kiloya düştükten sonra almış olduğum geri bildirimlerle biraz daha kardiyonegzersizlerinden ağırlığa yönelmem söz konusu oldu. Bu da makinalarda hesaplanabilen kalori yakımlarından ağırlık kaldırarak yırtılmaya çalışılan kaslara bir kayış olduğunu göstermektedir. Bunun fiziksel olarak gözükmesi için ise biraz daha zamana ve özveriye ihtiyacım olduğunu da kabul etmem gerekir.

2016’yı bu şekilde geride bıraktım. Bu yazıyı bloguma eklediğimde 2017 de yakacağım kalorileri takip edeceğim Excel dökümanını hazırlayıp yakılacak kalorileri takip etmeye hazır olacağım. Bakalım seneye bu dönemde karşılaştırmalı tablolar yapmış olacağım egzersizlere yönelik neleri gösteriyor olacak?

1 Eylül 2016 Perşembe

Eğitim Şart, Hem de İstanbul'da

Liderlik eğitimi için geldiğim İstanbul'da bu kez eğitimi aldığım Kağıthane'ye yakın olması sebebiyle Park Dedeman'da konakladım. Otelde beni rahatsız eden soğuk bir atmosfer vardı. Odada bir zarf, bir vücut kremi ya da buzdolabında atıştırmalık birşeylerin olmaması ilk anda beni hayal kırıklığına uğrattı. Sonrasında da otelin kim kime, dum duma yapısı ile asansör ve lobide kuyruk yaratan Arap turistler beni otelde yalnız hissettirdi. Neyseki otelin spor salonunda da aynı yalnızlığı yaşadım ve ortak alanlardaki yoğunluğa rağmen orada rahat rahat çalışabildim.

Spor sonrasında da protein ihtiyacımı otelin hemen yanındaki Kanyon'daki Num Num'da karşıladım. İnşallah bir dahaki sefere yalnız değil de ailemle bu mekanın ve yemeğin tadını çıkarıyor olurum. Şimdilik ise onlara buradan ufak hediyeler getirerek dönüyorum.

5 Temmuz 2015 Pazar

CVK Park Bosphorus Otel'de 3 Gece

22 - 25 Haziran 2015 tarihlerinde İstanbul'da CVK Park Bosphorus Otel'de iş amaçlı olarak konaklama fırsatı buldum. Konaklama öncesinde booking.com ve tripadvisor.com da okuduklarım genel olarak konaklayanların otelin konumundan memnun kaldıkları ancak ödedikleri bedelin karşılığında tatmin edici hizmet almadıkları yönündeydi. Benzer yorumları benimde yapmam yerinde olacak. 

Geceleri Taksim dönüşü otel son derece ihtişamlı gözüküyordu
 
Otel Taksimden aşağı inerken hemen sağda. Konum ve dış görünüş olarak gerçekten şahane. Ancak içeri girerken "hoşgeldiniz" gülümsemesini eksik tutan personel topluluğu sizi odanıza gönderdikten sonra sizin misafir olduğunuzu hissettirecek pek bir girişimde bulunmuyor. Gecelik konaklama fiyatlarının belli bir seviyenin üstünde olduğu böyle  bir otelde kısaca ilk gün başıma gelen bir tecrübeyi de sizinle paylaşmak isterim.
 
Odama girdiğimde dinlenmek için TV'yi açmaya çalıştım ancak üst üste denememe rağmen hiç bir kanalı izlemeyi başaramadım. Teknolojiye ilgili biri olarak bu durum ağrıma gitse de gurur yapmadan oda servisine durumu bildirdim. Konuyla ilgileneceklerini belirttiler. Ben de bavulumu açmaya başladım. Yaklaşık yarım saat sonra işlerim bittiğinde halen gelen giden yoktu. Bunun üzerine oda servisini tekrar arayıp konuyu hatırlattım. Ardından çok geçmeden görevli geldi. Sistemin donması sonucu sorunun yaşandığını belirtip TV ye bağlı modemi resetledi ve 5 dakika beklememiz gerektiğini söyledi. Sonrasında belirttiği şekilde TV açıldı ve kanallar çalıştı. Görevli gittikten kısa bir süre sonra spor salonuna gittim. Geri geldiğimde aynı sorun yine yaşanmıştı ve TV de hiç bir kanal çalışmıyordu. Yine görevli çağırıp beklemekle uğraşmak istemedim. Konakladığım 3 gece 4 gün boyunca aklıma geldikçe TV'yi yokladım, bir kere kendiliğinden çalıştı, yemeğe gitmek için kapattım ve döndüğümde malesef yine çalışmıyordu. Sonrasında ben de bu konuda daha fazla savaş verip hem zaman kaybetmek istemediğim için uğraşmadım.
 
Bunun yanında otelin çok beğendiğim yanları da yok değildi. Örneğin spor salonu, son derece teknolojik cihazlarla donatılmış, tertemiz ve ferah bir ortamı vardı. Sabah 7'den akşam 11'e kadar faydalanabileceğiniz fitness merkezi benim oldukça hoşuma gitti. Bunun dışında saunada hafta içi akşam saatlerinde oldukça müsaitti ve terleyerek gözeneklerini açmak isteyenler için yeterli sıcaklığı sunmaya hazırdı.
Sporun teknoloji ile buluştuğu fitness salonunu oldukça beğendim
Oteldeki yeme-içme konuları bence oldukça görecelidir. İnternet üzerindeki yorumlarda kahvaltıların kendini tekrar ettiği yazılmış. Açıkçası kahvaltıdaki çeşit oldukça yeterli olduğu için tekrar eden yiyecekler beni rahatsız etmedi. Özellikle sabahları sunulan kakaolu kek favorimdi. Bu arada malesef manzaralı masaların adedinin az olması sebebiyle hemen kapıldığını ve bu masaların üzerindeki klima sebebiyle burada oturmanın çok da kolay olmadığını belirtmek isterim.

Kahvaltı esnasındaki manzara sizin güne harika başlamanızı sağlıyor
Otelin ve odaların iç dizaynı konsepti gereği oldukça klasik. Eğer modern çizgileri arayan biriyseniz, bir süre sonar otel size boğabilir ama ben daha klasikçi bir insan olduğum için açıkçası bana rahatsızlık vermedi. Hatta özellikle oda konsepti oldukça hoşuma gitti. 

Klasik bir dizaynı sevenler özellikle odaların dizaynına bayılacaktır
Sonuç olarak, İstanbul'un merkezinde Boğaz manzaralı CVK Park Bosphorus otel konumuyla gerçekten fark yaratıyor. Bence otelin konsepti, dizaynı, yemekleri, spor salonu ve SPA'sı beklentinizi karşılayacaktır. Eğer personelden büyük bir beklenti ve hizmet alma isteğiniz yoksa otelden memnun ayrılırsınız. Aksi takdirde verdiğiniz ücretin karşılığını alamadığınızı düşünerek ayrılma ihtimaliniz de olası.


Google adsense

Analytics